İTÜ İşletme Fakültesi Mimari Proje Yarışması Hakkında…

İTÜ İşletme Fakültesi Mimari Proje Yarışması'nda ödül kazanan projelerin müellifleri, asil jüri üyeleri Melike Altınışık, Hüseyin Bütüner, Özcan Uygur, danışman jüri üyesi Ömer Yılmaz ve yedek jüri üyesi Sezer Bahtiyar yarışmanın sonuçlanmasının ardından yaşanan süreç ile ilgili ortak bir yazı yayınladılar.

Kamuoyuna Duyurulur,

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörlüğü, Maçka’daki İşletme Fakültesi Binasını yarışma yolu ile elde etmek için ulusal ölçekte bir mimari proje yarışması açtı. Yarışma Eylül 2019’da başladı, Aralık 2019’da sonuçlandı. Ülkemizin en iyi üniversitelerinden biri, bir binasını yarışma yolu ile elde etmeye çalışıyordu. Bu takdir edilmesi gereken, diğer üniversitelere örnek olması gereken bir şey idi. Hatta İTÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karaca, yarışma şartnamesinin önsözünde “…Çünkü burası bir fakülte olmasının ötesinde aynı zamanda ülkemizin ilerlediği yoldaki taşlarını döşeyen bir kurumun binası.” demiştir. Bir kısmı üniversitelerde çalışan biz mimarlar da, ancak her şeyden önce birer aydın olarak çeşitli platformlarda bunu dile getirdik, örnek bir davranış olarak gösterdik. Nitekim yarışmaya birçok katılım oldu. Her biri en az beş kişiden oluşan 205 ekip, aynı yer ve program için 205 adet farklı proje geliştirdi. Bu durum, yarışmayı açan bir idare için bulunmaz bir zenginlikti. Daha sonra ise yarışma, takvimine uygun olarak, yetkin bir jüri tarafından değerlendirildi ve sonuçlar ilan edildi. 21 Aralık 2019 günü ödül töreni ve kolokyum yapıldı. Törende “güzel” konuşmalar yapıldı. Hatta sayın Rektör büyük bir heyecanla birinci projenin hayata geçmesi için bir kaynak arayışına daha o gün, kolokyumda, katılımcıların önünde başladı.

4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 23. maddesi ile Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yönetmeliği doğrultusunda açılan yarışma şartnamesinin 6. sayfasında, “Jüri değerlendirme sonuçlarının ilanından sonra, yukarıda yazılı ödül ve mansiyon tutarları, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 29. maddesine göre, yarışmacılara en geç 30 gün içinde net olarak ödenecektir,” der. Bu ifade, çoğu zaman yarışmaya katılma konusunda tereddüt yaşayan yarışmacı için bir güvencedir.

Deneyimimize dayanarak ödüllerin nadir de olsa ödül töreninde (hatta nakit olarak) bazen ise birkaç ay sonra ödendiğine şahit olmuşuzdur. Yarışmacılar olarak bu sistemin ufak tefek aksaklıklarla da olsa işlediğini, dolayısı ile yarışma kurumu ile yarışmacı arasında bir güven tesis edildiğini söyleyebiliriz. Ancak üzerinden dokuz ay geçtiği halde -ki bu dokuz ayın sadece 6 ayı pandemi sürecinde idi- bu yarışmadaki ödüllerin sadece bir kısmının ödenmesini, ödenmeyenler için ise herhangi bir muhatap bulunamamasını, İTÜ gibi, ülkemizin dünya çapındaki nadir eğitim kurumlarından birine yakışmayan bir davranış olarak değerlendiriyoruz. İstanbul Teknik Üniversitesi gibi, özel iştirakleri de olan, vakfı ile döner sermayesi ile gerçekten büyük bir bütçeyi idare eden, belki de Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından biri tarafından küçük denebilecek bu meblağların bugüne kadar ödenmemiş olmasını anlamakta zorlanıyoruz.

Son olarak yurtiçi ve yurtdışında Cumhurbaşkanlığı, bakanlık, belediye gibi çeşitli kurumların açtığı yarışmalara katılmış, çeşitli ödüller kazanmış yarışmacılar olarak bu durumun “Yarışma Kurumu”na, hatta giderek yarışmayı açan kurumun, İstanbul Teknik Üniversitesi’nin kurumsal kimliğine büyük zarar verdiğini belirtmek istiyoruz.

Saygılarımızla,

Erol Kalmaz (Mimar, 1. Ödül)
Kemal Bal (Mimar, 1. Ödül)
Alişan Çırakoğlu (Mimar, 2. Ödül)
Ilgın Avcı (Mimar, 2. Ödül)
Zeynep Altınbaşlı (Mimar, 3. Ödül)
Tuna Han Koç (Mimar, 3. Ödül)
Hatice Büşra Al Özdilek (Mimar, 1. Mansiyon)
Ozan Özdilek (Mimar, 1. Mansiyon)
Bihter Öztürk (Mimar, 1. Mansiyon)
Nevzat Oğuz Özer (Mimar, 2. Mansiyon)
Yasemen Say Özer (Mimar, 2. Mansiyon)
Seden Cinasal Avcı (Mimar, 3. Mansiyon)
Merve Özduman (Mimar, 3. Mansiyon)
Regaip Adem (Mimar, 4. Mansiyon)
Nihat Eyce (Mimar, 5. Mansiyon)
Erdal Sorgucu (Mimar, 5. Mansiyon)
Aslı Özbek (Mimar, 5. Mansiyon)
Arman Akdoğan (Mimar, Satınalma)
Kerem Piker (Mimar, Satınalma)
Ömer Yılmaz (Mimar, Danışman Jüri Üyesi)
Melike Altınışık (Mimar, Asil Jüri Üyesi)
Hüseyin Bütüner (Mimar, Asil Jüri Üyesi)
Özcan Uygur (Mimar, Asil Jüri Üyesi)
Sezer Bahtiyar (Mimar, Yedek Jüri Üyesi)

Etiketler

3 yorum

  • Nevzat SayınNevzat Sayın says:

    Ödül kazananlar ve jüri üyelerinin açıklaması çok zarif. Oysa durum bu kadar zarif değil. Kaba bir “dekadans” örneği… Yarışmayı açan kurum İTÜ, yarışmaya katılan 205 ekip iyi mimarlık konusunda ısrarlı bir tayfa. Daha ne olsun?.. Yıllar önce Abdi Güzer’in bir yazısının başlığı geldi aklıma; “fevkalade + fevkalade = alelade”.

  • AvatarRichter Ölçeği says:

    ITU’nün özellikle mimarlık fakültesinun dünya çapında olduğu iddiasını da Nevzat beyin değindiği zarafet kapsamına dahil etmek gerekir belki. Nitekim son 15 yıldır her geçen sene akademik kadronun geçirdiği değişimin dışında özellikle öğrenci profilinin inanılmaz bir hızla “kötü”ye gidişini farketmemek imkansız. Her gelen nesil bir öncekine göre daha yüzeysel daha az entelektüel daha hırslı ama daha az azimli ve hatta daha nobran. Kampüste biraz vakit geçirince bir araya gelmiş yeni nesil şımarıklığını ve yüzeyselliğini oldukça belirgin bir şekilde hissediyorsunuz maalesef. Klasik “yeni nesil” aşağılaması gibi algılanmasın, ITU (özellikle Taşkışla) özelinde bir kırılma söz konusu. İçerisi artık dizilerde tipleştirilen paralı şımarık öğrencilerle dolu liseleri andırıyor. Bu durumu ben bir yere oturtamadım ancak son 15 yılda artan sosyal medya etkisine bağlayabildim. Mimarlığın sosyal medya modası olması en çok ITU öğrenci profilini değiştirdi belki. Veya yukarıdaki açıklama ile ilişkili şekilde kurumun mimarlığa verdiği önemle ilgilidir.

    Yeri değil belki ama konuşulması, birilerinin artık açıktan dillendirmesi gerekiyor diye düşünüyorum.

  • Avatarbüşrakaya says:

    Şartnamede Jüri insiyatifine “satın alma” katagorisinde bir ödül ayrılmamasına karşın jürinin satın alma ödülünü uydurup vermesine de değinilseymiş güzel olurmuş.

Bir cevap yazın