Kuşaklar Boyu Yaşayan Miras

Raúl Sánchez Architects, İspanya’nın Mataró kentinde yer alan aile mirası evi, çağdaş dokunuşlarla yeniledi.

Fotoğraflar: José Hevia

Raúl Sánchez Architects, İspanya’nın Mataró kentinde yer alan ve 19. yüzyılda bir denizciye ait olan tarihi evi, günümüzde orada yaşayan torununun çağdaş yaşam tarzına uygun olarak yenileyerek tarihi doku içinde yeni bir kullanım senaryosuyla yaşatıyor.

Yapının kökleri, denizde geçirdiği uzun yılların ve Güney Amerika’daki ticari faaliyetlerinin ardından hayatının geri kalanını memleketi Mataró’da geçirmek isteyen denizci Antoni Cuyas’ın 1865 yılında yan yana duran iki ayrı konutu birleştirmesine dayanıyor.

Cuyas’ın vefatının ardından nesiller boyu aile mülkiyetinde kalan evde, 2012 yılından bu yana denizcinin beşinci kuşak torunu Manuel Cuyas ve eşi Nuria yaşıyor. Çift, zamanla giderek “çarpıtılmış bir geçmişte hapsolmuş mekanlarda yaşadıkları” hissine kapılmaları ve evden çalışma rutinlerinde zorluklarla karşılaşmaları üzerine, yapıyı günümüz standartlarına uyarlamak amacıyla Raúl Sánchez Architects’in kapısını çalıyor.

Tasarım ekibinden evin üç ana mekanına odaklanması istenmiş: giriş holü, yemek odası ve oturma alanı. Ofis, projenin tasarım kriterlerini şu sözlerle aktarıyor: “Talepler oldukça yalındı: Tüm mekanların keyfini doyasıya çıkarabilmek, oturma odasını aynı zamanda verimli bir çalışma alanı olarak kullanabilmek, yemek odasını yalnızca yemek eylemine saklamak, giriş holüne bütün içinde anlamlı bir rol yüklemek ve evin geçmişte sahip olduğu ancak zamanla hırpalanmış o görkemli ruhunu yeniden canlandırmak.”

Oturma alanında, odanın arka duvarı boyunca uzanan paslanmaz çelikten dinamik bir platform kurgulanmış. Her iki uçta dışa doğru açılanarak bir çift çalışma masası oluşturan bu metal platform, orta kısımda içe doğru bükülerek entegre bir kanepeye dönüşüyor. Platformun alt kısımlarına yerleştirilen depolama çekmeceleri ise doğal taş kulplarla detaylandırılarak mekana zanaat odaklı bir dokunuş katıyor.

Mekanın özgün tavan süslemeleri, duvar kağıtları ve desenli terakota zemin karoları korunurken; tarihi karoları yıpranmaya karşı korumak amacıyla zemin özel bir reçine ile işlemden geçirilmiş. Odanın çeperi boyunca uzanan sıradan karolar ise sökülerek yerine güçlü bir kontrast oluşturan beyaz mikromorter (mikro çimento) bir bordür yerleştirilmiş.

Duvarları süsleyen tabloların merkezinde Antoni Cuyas’ın altın varak çerçeveli portresi yer alıyor. Bu portrenin tam karşısına ise aynalı yüzeyiyle derinlik hissi katan yüksek bir televizyon ünitesi konumlandırılmış. Ünitenin iç yüzeyi, oturma alanındaki özel tasarım sehpanın sarı tonuyla uyum sağlayacak şekilde canlı bir renkle boyanmış.

Uygulanan teknik çözümlerin karmaşıklığına dikkat çeken ofis, şu açıklamada bulunuyor: “Müdahalenin ardındaki yoğun teknik detaylar arka planda kalarak mekanın eski ihtişamına kavuşmasını sağlıyor. Burayı çoğu zaman hiç var olmamış idealleştirilmiş bir geçmişe zincirlenmiş bir müze parçası olarak değil, kendi geçmişini ve tarihini selamlayarak bugüne taşıyan canlı bir mekan olarak kurguladık.”

Son olarak giriş holünde, yapının dönem özellikleriyle uyuşmayan sonradan eklenmiş tüm niteliksiz ögeler ayıklanmış ve duvar yüzeyleri iddialı bir nar çiceği kırmızısı tonuyla boyanmış. Denizci Antoni Cuyas’a ait tarihi kılıçlardan biri de bu holde, özel bir cam vitrin içinde sergilenerek mekanın tarihsel kimliğine doğrudan bir atıfta bulunuyor.

Raúl Sánchez Architects’in yakın dönem diğer konut projeleri arasında, Barselona yakınlarında konumlanan ve kiremit rengi cephesiyle dikkat çeken Casa Magarola ile dramatik bir çift kat yüksekliğindeki oturma alanı etrafında şekillenen beton kütleli House in Cala Tamarit yer alıyor.

Etiketler

Bir yanıt yazın