Sinop’ta Yaratıcı Araştırmalara Yolculuk

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü, Sinop'ta yaratıcı endüstrilerin izini sürüyor.

Sinopale’nin eş zamanlı etkinliklerinden biri de MSGSÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü tarafından farklı bir planlama deneyimi olarak kurgulanan yaz atölyesiydi.

Planlama atölyesi dendiğinde çoğumuzun (özellikle de şehir plancılarının) aklına sıkıcı haritalar, belki anlamlandırmakta bile zorluk çekilen ancak yine de hazırlanan analiz paftaları, emsaller belirlenen imar planları gelir. Ancak bu atölye bildiklerimizden çok farklı. Çünkü burada hem keyifli bir çalışma yapmanın hem de kenti birebir hissetmenin, gözlemlemenin yaratıcı yolları bulunmuş. Sıkıcı haritaların aksine renkli ponponlarla işlenmiş bir harita görmek, Sinop sokaklarında ise yaşayanlardan bilgi almak için değil, onların yardımına başvurmak üzere kentliyle muhabbeti koyulaştıran öğrencilere rastlamak mümkündü.

20 kişilik öğrenci ve 10 kişilik öğretim üyesi kadrosuyla 2 hafta boyunca Sinop’un altını üstüne getiren atölye çalışmasını öğretim üyelerinden Yrd.Doç. Kevser Üstündağ ile konuşma fırsatı bulduk.


Kevser Üstündağ (Fotoğraf: Barış Göğüş)

Bahar Bayhan: Bildiğim kadarıyla atölyede, bilinen ŞBPB çalışmalarına göre yeni bir yöntem deniyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız? Çalışmayı neyin üzerine oturttunuz, nasıl kurguladınız?

Kevser Üstündağ: Bir kentte pekçok dinamik var. Biz de bunlardan sadece akademik olarak çalıştığımız kısmını şehirle ilgili tüm mesleklerle buluşturma hedefiyle çok disiplinli bir çalışmaya giriştik. Burada hem yaratıcı sektörleri, hem kamusal- kentsel mekandaki tüm aktörleri hem de kentin geçmişle gelecek arasında kurduğu ilişkiyi biraraya getiren bir çalışmanın kurgusunu hazırladık. Sinop üzerine düşünenleri yanyana getirecek bir atölye çalışması gibi kurguladık.

Neden Sinop?

Yıllardır Sinopale etkinliklerinn gerçekleştirildiği, kültürü sanatla buluşturan istekli ve davetkar bir kent diyebiliriz. Geçmişle geleceği bağlayabilecek, henüz kopmamış bağlar var burada. Sinopale için Sinop’un seçilmesindeki en önemli etkenlerden biri de bu aslında. Bizim üniversitemizin öğretim üyesi olan Melih Görgün’ün sanat ve kültüre açık olan bir kentte bu potansiyelleri de keşfedip ileriye taşımak istemesi de henüz bir başlangıç.

Şimdi yaz okulu kapsamında öğrencilerle yaptığımız en önemli şey bugüne kadar parça parça duran veriyi yanyana getirmeye çalışmamız. Bu veriler daha sonra yapılacak her türlü çalışmaya kaynak olacak. Yani sadece şehir planlama ve imar planlamaya katkı olacak bir toplama süreci değil, bu kentin hem belleğini tutmak için, hem gelişme dinamiğini keşfetmek için farklı yöntemlerin biraraya getirilerek elde edildiği bilgiler bunlar.

Bu bilgilerle sosyal yapıyı keşfediyoruz, katılımcı yöntemlerle kentin mevcut ilişkilerini daha görünür hale getiriyoruz. Yaşayarak öğrenme ve deneyim paylaşımından yola çıkarak Sinoplu’nun yerle kurduğu ilişkiyi, kenti nasıl benimsediğini ve bunu nasıl geliştirebileceğimizle ilgili ipuçlarını yakalıyoruz.

Kentin kendi dinamikleriyle gelişmesini sağlayacak yöntem arayışları içindeyiz. Bunlar hem ekonomik anlamda, hem de kentin kamusal mekanlarının keşfedilmesi ve iyileştirilmesi anlamında. Diğer taraftan sanat ve zanaatkarlar üzerinden kentteki kültür odaklarının mekansal dönüşümünü sağlamak ve bu mekansal dönüşümü toplumsal verilerle bütünleştirmek Sinop’a fazlasıyla değer katacak. Kendine yeterli bir ekonominin geliştirilmesi aşamasında doğaya, çevreye duyarlı, tehditlere karşı bilinçli Sinoplu’yu da yeniden düşünmeye çağırıyor aslında bu çalışma.

Sinop’ta sizi heyecanlandıran, hevesle çalışmaya iten şey ne oldu? Bu çalışmayı Sinopale kapsamında ortaya çıkarmanın anlamı nedir sizler için?

Bizi heveslendiren kısmı Sinoplular’ın sanata ve kültüre gösterdikleri ilgi ve saygı, bu çok önemli. Burada var olan bir sanat etkinliğinin kentle bütünleşmesi sırasında kent hakkında tüm karar vericilerin iletişim kurması çok önemli bir aşama. Burada yapılacak olan yaz okulu da aslında bir katalizör görevi üstlendi. Çünkü kentin var olan potansiyellerini keşfederek geldik biz burada. Ve farklı bakış açılarıyla yaratıcı, katılımcı ve bütünleştirici bir süreci buraya nasıl dahil ederiz sorusunu sorarak geldik. Asıl amaç da buradaki deneyimleri paylaşmak ve bu deneyim paylaşımlarını farklı şehirlere de taşıyabilecek yeni bir model oluşturabilmek. Çünkü kentin gelişmini tetikleyen bir unsur sanatsal ve kültürel etkinlikler. Bunu temel alan bir çalışmada diğer dinamikleri de harekete geçrirsek eğer hem idari, hem kurumsal anlamda hem de sivil toplum kuruluşlarıyla yanyana gelerek kentin yerel potansiyellerini keşfedip onları envanter, arşiv oluşturarak hafızasını tutup, bu hafızayı kullanabilecek bilgi haline getirebiliriz.

Bu çalışma sonucunda çıkan kitap kütüphanede veya belediyenin raflarında kalmasını istemiyorz. O yüzden Sinopale’ninn heveslendirmesi çok önemli. Sinopale mekanlara iz bırakıyor ve farklı disiplinlerle, mesleklerle çalışmanın, farklı bakış açılarından kente bakmanın zenginliğini de buradaki yapılan çalışmalarla bütünleştirici olduğunu düşünüyorum. Bundan sonraki çalışmalarında izler, anılar ve sadece kitaplarda, raflarda kalacak değil, birebir insanlarla kurulan iletişim ağıyla sürekliliğini sağlayacağını düşünüyorum.

Diğer taraftan gönüllülük esası burada çok önemli. Sinop’ta bizi heyecanlandıran bir başka durum, Sinopale’nin burada yaşayan gençlerin ve özellikle STK’ların ve idarecilerin de bu çalışmalara gönüllü olarak katılmalarını desteklemesi. Herkes bir şeyler yapmaya hazır Sinop’ta. Çok davetkar ve istekliler bu konuda. Sinopale bugüne kadar buranın gençlerine yatırım yapmış. 10 yıllık bir süreçte başlangıçta 10-15 yaşında olan gençler artık uluslararası platformda sanatçı kimlikleriyle yola devam ediyorlar. Buradaki gönüllülük esası da bizi heveslendirdi.

Sinopale için neler düşünüyorsunuz?

Sinopale Türkiye’deki farkı disiplinleri biraraya getirmekten öte uluslararası sanatçıları buluşturması anlamında da önemli bir proje. Sinop her ne kadar Türkiye içinde küçük bir nokta gibi görünse de Sinopale sayesinde burada yapılan her çalışmanın dünyanın farklı noktalarına ulaşması mümkün. Bu iletişim ağı sayesinde, sanatçıların açtığı kanaldan şehrin de gelişmesine yönelik ipuçlarını çok iyi yakalayabiliyoruz. Ve bu ağı da güçlendirerek Sinopale, sınırları ortadan kaldırıyor ve uluslararası ortamda da Sinop’un varlığını, geleceğini ortaya koyuyor.

* Söyleşi konusunda yardımlarından ötürü Arş.Gör. Barış Göğüş’e, misafirperver karşılamaları için tüm ekibe teşekkür ederim.

* Sinop Yaz Atölyesi Ekibi: Prof.Dr. Fatma Ünsal, Doç.Dr. Ebru Firidin Özgür, Yrd.Doç.Dr. Kevser Üstündağ, Yrd.Doç.Dr. Bahar Aksel, Arş.Gör. Ahmetcan Alpan, Arş.Gör. Barış Göğüş, Arş.Gör. Arzu Erturan, Arş.Gör. Tuğçe Tezer, Arş.Gör. Kumru Çılgın, Erman Topgül, Ayşenur Baş, Cansel Ceviz, Cansu Kırcan, Ceyda Şimşek, Dilan Saray, Emine Nazlı Altınorak, Erdal Engin, Ezgi Akdoğan, Güneş Şenyeşil, Meltem Eroğlu, Merve Özzaim, Gizem Temizkan, Nadin Nalbandiyan, Safa Akbulut, Seda Işık, Seyhan Diren, Şule Tekkol, Timuçin Kaan Manço, Türkü Tunceri, Zeynep Bala Tunçer

Etiketler

Bir cevap yazın