“Aslında Binanın Kendisi Neden Aday Gösterdiğimizi Söylüyor”

2011 Arkitera İşveren Ödülü'ne layık görülen projelerden biri olan Vehbi Koç Vakfı Kültür ve Sanat Merkezi'nin mimarları Tülin Hadi ile Cem İlhan ve işverenlerinden Alper Çelik ile görüştük.

Selin Biçer: 2011 Arkitera İşveren Ödülü’ne başvurma nedeniniz neydi?

Tülin Hadi: Aslında binanın kendisi neden aday gösterdiğimizi söylüyor. Değerlerimiz örtüşüyordu. Bizim fikirlerimizin arkasında durdular. Belli noktalarda zor bir binaydı. Zaman zaman inancımızın kırılabilecek hale geldiği yerlerde binanın karakteristiği kaybetmemesi için fikirlerin arkasında oldular. Bu çok önemli bir konu. Yaptığımız işlerde çoğu zaman bazı engellerin bir şekilde aşılmaya çalışıldığını görüyoruz. Bir yerden kendimizi sonra ne için yola çıktığımızı unutup bambaşka bir yerde bulabiliyoruz. Özellikle işverenler neden o işi yapmaya başladıklarını unutuyorlar ama bu projede gerekçeleri hiçbir zaman unutmadık.

SB: Proje sürecinden biraz bahsedebilir misiniz?

Cem İlhan: İşveren proje elde etme yöntemi olarak doğrudan temin ya da sipariş yolunu seçmedi. Kıymetli ve özel bir yere proje yapıldığının bilincinde, kendi oluşturduğu bir mimar listesini indirgeyerek davetli teklif alma yöntemine başvurdu. Bu durum onların iş konusundaki hassasiyetini gösteriyordu. Sonrasında da ilk başta konulan ana düşünceyi özünden hiçbir şey kaybettirmeyecek şekilde en son güne kadar korudular. En sıkıntılı anlarda bile bize danıştılar. Bir şeye inanmışlardı, biz de bir şeye inanmıştık ve bu sonuna kadar samimi bir şekilde devam etti.

SB: Bir de hikayeyi bir de işverenin ağzından dinleyebilir miyiz?

Alper Çelik: Cem Bey’in de anlattığı gibi bizim için çok farklı bir yapı. Biz normalde sanayi tipi yapılar yapıyoruz. Ford Otosan’ın hemen yanında bu güzel bir doğaya sahip bir arazi vardı. Cem Bey’in de bildiği gibi burada 50 – 60 yıllık ağaçlar ve yemyeşil bir ortam bulunuyor. Hem fabrikanın hem de bu bölgenin böyle bir yapıya ihtiyaçları vardı. Fabrika çalışanları ve yakınlarının kullanımı için bir tesis yapma fikri çok eskiye dayanıyor ancak bir türlü başlayamamıştık.

Biz işveren olarak nasıl yapacağımızı epey düşündük. 15 – 20 tane mimarlık ofisi araştırdık.

SB: Bu araştırmanızı neye göre yaptınız?

AÇ: Genelde ekiplerin hangi türde yapılar yaptıklarına baktık. Malzeme seçimi de bizim için önemliydi. Buranın fabrika yapısından farklı, daha sıcak olmasını istiyorduk. Daha sonra kendimize göre yöntemlerle eleyerek sonunda 3 mimarlık ofisinden konsept projeyle birlikte teklif istedik. TeCe Mimarlık’ın projesinin bizim istediğimiz tür yapıya yakın olduğunu gördük.

SB: Peki Seçici Kurul’da kimler vardı?

AÇ: Fabrika genel müdürü ve yardımcıları, holding eski genel müdürü ve CEO’muzun görüşleri ve onayları alınarak TeCe Mimarlık ile çalışmaya karar verdik, çalışabileceğimiz bir firma olduğunu gördük. Sonuçta dışarıdan baktığınız zaman çok farklı olan ve herkesin beğendiği bir yapı ortaya çıktı.

SB: İşveren Ödülü’ne layık görüldüğünüzü öğrendiğinizde ne düşündünüz?

AÇ: Aslında burada ilginç bir durum var, arazinin sahibi Ford Otosan iken yapının sahibi Vehbi Koç Vakfı. İşveren Ödülü’nü Vehbi Koç Vakfı kazandı. Biz, Vehbi Koç Vakfı adına inşaatı yaptık.

Böyle bir ödülü kazanmak çok heyecan verici. Bu biraz da sanatla ilgili olduğu için bizim için daha farklı bir konumda. Sonuçta biz fabrikada otomobil üretiyoruz…

Sevinç Hadi: Daha farklı ödüller kazanmaya alışmıştınız…

AÇ: Evet, bize biraz değişik geldi. Ancak böyle bir ödüle sahip olmak gurur verici.

SB: Peki bu ödülü kazanacağınızı tahmin ediyor muydunuz?

AÇ: Bir ödül kazanacağımızı tahmin ediyorduk.

SH: Peki, ben bir şey sorabilir miyim?

SB: Tabii! Lütfen…

SH: Binanın yapımı tamamlandı ve galiba 7 ay önce kullanılmaya başlandı. Fabrikanızın, topluluğunuzun hayatında bir değişiklik yarattı mı?

AÇ: Zaten tesisin ana amacı bölge halkının kültürel ve sosyal yönden gelişimine katkıda bulunmak. Fabrikada çalışan personelin böyle bir tesise ihtiyacı vardı. Tesisin çok yoğun bir şekilde kullanıldığını da görüyoruz. Burada düzenlenen sosyal aktivitelere bölgenin yoğun ilgisi var, dolayısıyla yapı yapılış amacına ulaşmaya başladı.

SH: Sanat ve spor var…

AÇ: Evet, ayrıca tiyatro, konferans gibi etkinlikler düzenleniyor. Çocuklara yönelik eğitici faaliyetler de var. Şu an amacımıza ulaştığımızı düşünüyoruz, ancak giderek daha da ilerleyeceğiz.

SH: Peki bu konu daha da geliştirilebilir mi?

AÇ: Mimarları daha iyi bilir, arazimiz 27 bin metrekare. Doğal yapısı başka yapıları eklemeye uygun değil. Ağaçlara dokunmadan iki fikri bu bölgeye oturttuk. Ağaçlar ve imar durumu yapıyı sınırlandırdı.

SH: Tebrik ediyorum, çok güzel bir yapı ortaya çıktı.

SB: Biz de Arkitera Mimarlık Merkezi olarak sizi tebrik ediyoruz.

TH: Mimarları seçerken Arkitera’ya baktınız mı?

AÇ: Arkitera’nın bize bu konuda çok faydası oldu. Tüm mimar ve projeleri ARKİV’den inceledik.

SB: Çok teşekkür ediyoruz…

Etiketler

2 yorum

Bir yanıt yazın