Ceren Çamlıca, Cem Gedik, Özgenur Uçkun ve Selimcan Kaçan'nn Dr. Öğretim Üyesi Paola Ardizzola ve Öğr. Gör. Sergio Taddonio danışmanlığında tasarladığı proje, Mimarhane Öğrenci Projeleri Ödüllü Seçkisi 2025'te "Seçki Ödülü" kazandı.
Bu proje, Basmane’de yer alan eski ve yanmış deri fabrikasının yeniden yapılandırılmasını amaçlamaktadır. Tasarım yaklaşımı, yapının tarihsel izlerini ve mekânsal belleğini koruyarak mevcut yapı kalıntısı içinde çağdaş bir üretim, sergileme ve kamusal etkileşim ortamı oluşturmayı hedefler. Müdahale stratejisi, tarihi taş duvarlara doğrudan temas etmeyen, eski ile yeniyi okunabilir biçimde ayrıştıran bağımsız bir strüktürel sistem önerir.
1. Konsept: Dokuma
Tessitura, Anadolu halı dokuma mantığından türetilmiş bir mimari dokuma sistemi olarak kurgulanmıştır. Dokuma bir metafor değil; mekansal, yapısal ve organizasyonel kararları yönlendiren üretken bir sistemdir.
Düşey iç duvarlar çözgü (warp/ordito) elemanları gibi çalışarak mekânsal yönelimi tanımlar ve dolaşımı organize eder. Çatı strüktürü ise atkı (weft/trama) rolünü, çözgü duvarlarını dik açıyla kesen bir grid sistemi aracılığıyla üstlenir. Bu karşılıklı ilişki sayesinde dokuma mantığı iki boyutlu bir organizasyondan üç boyutlu bir mimari sisteme dönüşür; mekân, strüktür ve hareket bütünleşik bir kurgu içinde ele alınır.
2. Mekansal Tasarım
Mekansal organizasyon yatay katmanlaşma ve doğrusal olmayan dolaşım prensibine dayanır. Sergi, atölye, konservasyon ve kamusal alanlar düşeyde dağıtılırken görsel ve mekansal bağlantı korunur. Çözgü (warp/ordito) duvarları dolaşımı yönlendirir ve işlevleri tamamen ayırmadan farklı mekânsal mahremiyet dereceleri oluşturur.
Zemin kat sakin ve erişilebilir bir kamusal katman olarak kurgulanmıştır. Üst katlara çıkıldıkça daha kontrollü üretim ve konservasyon mekanlarına geçiş sağlanır. Dolaşım; açılı duvarlar, platformlar, merdivenler ve sahanlıklar aracılığıyla gelişir ve çeşitli mekansal deneyimler üretir. Mekanlar arasındaki şeffaflık, üretim, sergileme ve dolaşım arasında süreklilik kurar.
3. Malzeme ve Strüktürel Sistem
Strüktürel sistem, mevcut tarihi taş duvarlara müdahale etmeyen, yerleştirme (insertion) prensibine dayalı modüler ve okunabilir bir çerçeve olarak tasarlanmıştır. Mevcut duvarlar mekansal sınır ve bellek taşıyıcısı olarak korunurken, yeni strüktür bağımsız ve kendi kendini taşıyan bir sistem olarak çalışır.
Ana düşey yükler, betonarme çekirdekle entegre edilmiş çelik kolonlar tarafından taşınır. Çelik kirişler ve ikincil taşıyıcı elemanlar geniş açıklıklar ve esnek plan düzenleri sağlar. Dokuma ızgarasından türetilen çatı strüktürü, atkı (weft/trama) olarak bağımsız açıklık geçer ve düşey çözgü (warp/ordito) duvarlarla kesişerek üç boyutlu dokuma mantığını tamamlar. Yapısal boşluklar ve birleşim detayları bilinçli olarak açıkta bırakılarak eski ile yeni arasındaki ayrım vurgulanır.
Malzeme seçimi dayanıklılık ve malzemenin okunabilirliğini önceliklendirir. Zemin katta ve ana dolaşım alanlarında mikro çimento kullanılarak süreklilik sağlanmıştır. Atölye mekanlarında terracotta zemin daha sıcak ve dokunsal bir yüzey oluşturur. Üst kat konservasyon alanları daha kontrollü bir malzeme diliyle kurgulanmıştır.
İç bölücülerde mesh alüminyum paneller kullanılarak geçirgenlik ve filtrelenmiş görsel ilişki sağlanır. Ana ayırıcı duvarlarda titanyum kaplamalı paneller çelik profiller üzerine monte edilmiştir.
Cephe, kontrollü oksidasyon, uzun ömürlü dayanım ve katmanlı malzeme ifadesi sağlayan havalandırmalı korten çelik sistemi olarak tasarlanmış; katmanlaşma ve birleşim detayları görünür bırakılmıştır.