Eşdeğer Mansiyon, Alaşehir Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi Yarışması

Eşdeğer Mansiyon, Alaşehir Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi Yarışması

Berrenur Yalçın, Berfin Yıldız, Fatma Betül Hakyemez, Mehmet Emin Sarıhan, Rafet Barkın Sarıhan ve Sedef Ülkü Yıldırım tarafından "Alaşehir Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi Yarışması" için tasarlanan proje, eşdeğer mansiyon ödülü kazandı.

Proje Raporu:

Alaşehir Yakın Çevre ve Bölge İlişkisi

Bölgesel Ölçekte Makro Entegrasyon ve Tarımsal Eşik Olarak Alaşehir

B(AĞ), Alaşehir’in bağlarla kurduğu tarihsel ve kültürel ilişkiden yola çıkarak; toprağı, üretimi, insanı, bilgiyi ve ulaşımı birbirine bağlayan çok ölçekli bir kentsel ağ önerir. Kavram, yalnızca üzüm bağlarını değil, bu bağların oluşturduğu ekolojik, sosyal, üretimsel ve lojistik ilişkiler bütününü ifade eder. Güçlü bir tarım havzası olmasına rağmen tarımsal kültürün kentin gündelik yaşamında yeterince karşılık bulmaması ve kent çeperlerindeki bağların artan imar baskısıyla parçalanma ve yok olma tehdidi altında olması, projenin temel çıkış noktalarını oluşturur. Bu doğrultuda bağlar, kentsel gelişimin dışında kalan boşluklar olarak değil, kentin kurucu omurgası ve geleceğini besleyen üretim peyzajı olarak yeniden ele alınır. Bağlardan türeyen mekânsal örüntü, kent, mahalle ve okul ölçeklerinde bostanlar aracılığıyla yeniden üretilerek tarımsal hafızayı kentin gündelik yaşamına taşır. Burada bostan, yalnızca üretim alanı olmaktan çıkar; üretimin öğrenildiği, bilginin paylaşıldığı, kuşakların buluştuğu ve ortak bir tarım kültürünün yeniden kurulduğu kamusal bir öğrenme ve etkileşim alanına dönüşür. Bu sistemin lojistik sürekliliğini ise demiryolu üstlenir; yerel üretimi kentten bölgeye taşıyan demiryolu, B(AĞ)’ın fiziksel ve ekonomik bağlantısını kuran lojistik omurgaya dönüşür. Ağın bilgi ve yenilik odağını oluşturan inovasyon merkeziyle birlikte B(AĞ), topraktan bilgiye, bilgiden inovasyona, üretimden lojistiğe uzanan; Alaşehir’i yalnızca tüketen değil, üreten, öğrenen, paylaşan ve ürettiğini bölgesel ölçekte dolaşıma sokan canlı bir kentsel ekosistem olarak yeniden tanımlar.

Makro Analizler

Ulaşım

Gediz Ovası’nın doğu kesiminde yer alan, çevresindeki ilçe ve kentlerle hem karayolu hem de demiryolu üzerinden bağlantı kuran stratejik bir merkezdir. Batıda Salihli, doğuda Sarıgöl ve Eşme, güneyde Nazilli ve Kuyucak, kuzeyde ise Kula ile çevrili olması, ilçeyi çevresel ulaşım ağları açısından bölgesel bir geçiş noktasına dönüştürmektedir. Bu konum, Alaşehir’in özellikle tarımsal ürünlerin toplanması, pazarlanması ve kırsal nüfusun merkeze erişimi bakımından önemli bir çekim alanı oluşturmasını sağlamaktadır.

Tarımsal Üretim ve Lojistik

Alaşehir üzüm başta olmak üzere tarımsal ürünlerin toplanması, işlenmesi ve çevre kentlere dağıtımında, karayolu ve demiryolu bağlantıları sayesinde önemli bir lojistik düğüm işlevi görmektedir. Bölgenin tarımsal üretim kapasitesi ile ulaşım altyapısı arasındaki bu eşgüdüm, hem iç pazara hem de liman kentleri üzerinden dış pazarlara erişimi kolaylaştırarak tarımın katma değerini artırma potansiyeli taşımaktadır.

Bağ Turizmi

Alaşehir, İncil’de adı geçen Yedi Kilise’den biri olan Philadelphia’ya ev sahipliği yapması, Gediz Havzası’ndaki üzüm bağlarıyla güçlü tarımsal peyzaj üretmesi ve Salihli–Alaşehir–Sarıgöl hattı boyunca bisikletle erişilebilir kırsal güzergâhlar sunması sayesinde, kültürel miras, bağ/agroturizm ve yavaş turizmi birlikte kurgulamaya elverişli bir potansiyele sahiptir. Üzüm odaklı deneyimsel ziyaretler ile ovaya ve yamaçlara açılan bisiklet rotalarının birbirine ağ mantığıyla bağlandığı bir planlama vizyonu, Alaşehir’i günübirlik geçiş noktası olmaktan çıkararak, konaklamalı, düşük karbon ayak izine sahip ve yerel ekonomiyi doğrudan besleyen bir turizm destinasyonuna dönüştürme potansiyeli bulunmaktadır.

Isı Adası Risk/Hassasiyet Analizi

Odak alandaki yoğun yapılaşma, yüksek orandaki geçirimsiz yüzeyler ve yetersiz gölgeleme kentsel ısı adası etkisini kritik bir seviyeye taşımaktadır. Beton, asfalt ve metal yüzeylerde biriken ısı özellikle açık otoparklar, pazar çatısı ve ana ulaşım akslarında yüzey sıcaklıklarını tırmandırırken; kütle yoğunluğu hava sirkülasyonunu sınırlandırmaktadır. Bu durum mikroklimatik konforu zedeleyerek özellikle yaz aylarında kamusal alanların nitelikli kullanımını ve yaya sirkülasyonunu olumsuz etkilemektedir.

Isı Adasına Yönelik Müdahale Stratejileri

İklimsel hassasiyeti kırmaya yönelik tasarım kurgusu; yeşil altyapı, yüzey geçirgenliği ve açık alan sürekliliği ekseninde şekillendirilmiştir. Demiryolu hattı boyunca kesintisiz bir yeşil koridor kurgulanmış, ana yaya aksları iklimsel konfor sağlayacak nitelikte ağaçlandırılmıştır. Meydan, çarşı ve kavşak odaklarında sert zemin oranı azaltılarak gölgeli, geçirimli ve nefes alan yüzeyler artırılmıştır. Böylece ekolojik onarım ile kamusal dönüşüm eş zamanlı ele alınarak mikroklima konforu yüksek, dirençli ve yaşanabilir bir kentsel çevre hedeflenmektedir.

Sismik Kırılganlık ve Zemin Riski Analizi

Ege Bölgesi, aktif fay hatlarıyla çevrili graben sistemleri nedeniyle sismik açıdan Türkiye’nin en kırılgan bölgelerindendir. Bu yapının merkezinde yer alan Alaşehir, Gediz Grabeni’nin dinamik tektoniği üzerinde bulunur. İlçenin tarımsal kalbi olan Büyükova; gevşek, suya doygun alüvyal toprak yapısıyla ciddi bir zemin tehlikesi barındırır. Olası bir depremde bu zemin, sıvılaşma riski ve sismik dalgaları büyüterek yapısal hasarı katlama potansiyeline sahiptir. Bereketli tarım arazilerinin yerleşime açılması, Alaşehir ve çevresinde afet kırılganlığını kritik seviyeye taşımakta; zemin mekaniğine uygun planlama ile dayanıklı yapılaşmayı zorunlu kılmaktadır.

Yeşil Ağ Sisteminde Bostan Kurgusu: Üretim, Hafıza ve Kamusal Ağ

Güçlü bir tarım havzasının merkezinde konumlanan Alaşehir’de, tarımsal üretimin kentin gündelik yaşamından giderek kopması**, üretim kültürünün yeniden kentsel yaşama dahil edilmesini** temel bir tasarım meselesi olarak ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda proje, “Neden bostan?” sorusunu yalnızca bir tarımsal üretim alanı üzerinden değil; üretim, bilgi, hafıza ve kamusal yaşamı bir araya getiren bir mekânsal araç olarak ele almaktadır. Bostan; toprağın işlendiği pasif bir peyzaj parçası olmaktan çıkarılarak yerel bilginin aktarıldığı, farklı kuşakların karşılaştığı, üretimin deneyimlendiği ve kentsel hafızanın gündelik yaşam içinde yeniden üretildiği kolektif bir kamusal odak olarak kurgulanmaktadır. Bu yaklaşım, kent, mahalle ve okul ölçeklerinde kademelenen üretim, mahalle ve bilgi bostanları aracılığıyla yeşil sistemin farklı ölçeklerde süreklilik kazanmasını hedeflemektedir. Böylece tarımsal üretim yalnızca kentin çeperlerinde gerçekleşen bir faaliyet olmaktan çıkarılarak, gündelik yaşamın içerisine taşınmakta; çocukların, gençlerin, üreticilerin ve kentlilerin bir araya geldiği öğrenme ve paylaşım ortamlarına dönüşmektedir.

1. Çok Katmanlı Pazar Kurgusu ve Kamusal Odak Pazar

Önerilen pazar alanı, sadece dönemsel bir alım-satım mekanı olmanın ötesine geçerek; üretim, yatırım, turizm ve kültür temaları ekseninde kendi sosyo-ekonomik ekosistemini üreten vizyoner bir kent katmanı olarak kurgulanmıştır. Haftalık kurulan geleneksel semt pazarı işlevinin yanı sıra; bünyesinde barındırdığı tiicaret alanlarıyla çarşı meydanı,Kent Oditoryumu gibi ikincil/kamusal fonksiyonlarla alanın 7/24 yaşayan bir çekim merkezine dönüşmesi hedeflenmiştir. Proje alanının mevcut topoğrafyası ve kot ilişkileri, mekânsal programı ayrıştıran ve akışkanlaştıran bir tasarım enstrümanı olarak kullanılmıştır. Tasarım, üst ve alt pazar olmak üzere iki ana düzlemde katmanlaşır:

1.1 Üst Kot (Süreklilik Arz Eden Çarşı Düzlemi): Kent Meydanı ve Turhan Alakent Caddesi üzerinden tanımlanan stratejik giriş-çıkış akslarıyla beslenen üst kot, pazarın kurulmadığı günlerde dahi kesintisiz şekilde işleyen, dinamik bir “Çarşı Meydanı” omurgası üretir. Kent dokusuna doğrudan eklemlenen bu düzlem, gündelik yaya sirkülasyonunu ve ticari canlılığı sürekli kılar.

1.2 Alt Kot (Sosyal Donatılarla Beslenen Pazar Düzlemi): Doğal kot farkının sağladığı mekânsal korunaklılıkla alt kotta konumlandırılan pazar yapısı, sadece bir alışveriş alanı değil; çevresindeki sosyal donatılardan, kültürel mekanlardan ve yeme-içme alanlarından beslenen, konforlu ve nitelikli bir etkinlik yüzeyine dönüşür.

2. Kent Oditoryumu: Çok Katmanlı Kültürel Odak ve Kamusal Sahne

Esnek ve nitelikli altyapısı sayesinde yerel festivallere, disiplinlerarası sahne sanatlarına, tematik film gösterimlerine ve geniş katılımlı panellere ev sahipliği yapar. Bu çok katmanlı program yapısıyla; üreticilerin, genç girişimcilerin ve Alaşehir halkının rastlantısal olarak buluştuğu, kentsel aidiyeti ve toplumsal etkileşimi en üst düzeye çıkaran yaşayan bir kültürel katalizör işlevi görür

3. Sosyal İnovasyon Merkezi

İlçenin en büyük problemi olan genç nüfus kaybını engellemek üzere tarımın teknolojiyle nitelik kazandığı bir ‘Agro-Kuluçka Merkezi’ modeli önerilmiştir. Genç nüfusu akıllı tarım uygulamaları, otonom sulama, dron teknolojileri ve tarımsal yapay zekâ bileşenlerinin Ar-Ge süreçlerine dahil eden bu merkez; kuşaklararası bilgi köprüsü kurarak yerel çiftçilere sürdürülebilir tarım, jeotermal sera teknolojileri ve dijital Pazar yönetimi eğitimleri sunar. Merkez bünyesindeki ortak çalışma alanları, gıda güvenliği laboratuvarları ve döngüsel ekonomi atölyeleri; genç tasarımcılar ile mühendislerin start-up girişimlerini filizlendirerek Alaşehir’i agro-teknoloji alanında bölgesel bir cazibe ve kariyer merkezine dönüştürmektedir

4. Ticaret / Ofis Alanları (Ticari Ofisler)

Proje alanının batı çeperinde kurgulanmış olan Ticaret ve Ofis bölgesi; bünyesine dahil ettiği TARİŞ ve Ziraat Odası gibi köklü idari birimlerle kurumsal altyapısını güçlendirirken, paylaşımlı ve esnek kiralık ofis mimarisi sayesinde ulusal ve uluslararası tarım markalarını yerel çiftçiyle aynı toplantı masasında buluşturan yenilikçi bir “Açık İnovasyon Platformu” üretir. Doğrusal kurgusu boyunca uzanan tarihi Metal İşleme Atölyeleri, özgün endüstriyel kimlikleri korunarak tarım aletleri ve teknolojik prototipler üretmeye devam eden aktif zanaat istasyonlarına dönüştürülmüştür.

5. Demiryolu Çevresi Yapısal Dönüşümü ve Kent Mirası

Kent morfolojisinde tarihsel olarak kuzey ve güney bölgeleri arasında keskin bir eşik oluşturan demiryolu hattı, koridor boyunca tanımlanan rekreasyonel ve fonksiyonel programlar sayesinde homojenize edilmiştir. Hat boyunca kurgulanan peyzaj düzenlemeleri, bu kuvvetli sınır etkisini kırarak çeperdeki yaya akışını maksimum seviyeye çıkarır ve kentin iki yakasını pazar alanı odağında bütünleştirir. Demiryolu aksında yer alan endüstriyel ve lojistik kültür mirasları titizlikle korunmuş; bu yapılar atıl bırakılmak yerine, çağdaş sosyo-kültürel programlarla yeniden işlevlendirilerek kentsel hafızanın günlük yaşamla kesiştiği kamusal nirengi noktaları olarak projeye dahil edilmiştir.

5.1 Su Kulesi

Su kulesi, Proje alanında bulunduğu önemli konumu ve ikonik görüntüsü ile kent belleğinde güçlü bir imgeye sahiptir. Mevcutta atıl olarak duran Su kulesi restore edilerek Sürdürülebilir tarım ve Su Kültürü konsepti ile müzeleştirilmiştir.

5.2 Torna :

Dönen platform gibi halihazırda kullanılan miras değerleri mevcut işlevleri sürdürülerek açık hava sergi, sahne ve etkinlik gibi ek programlar ile zenginleştirilmiştir.

5.3 Çırçır Fabrikası Dönüşümü:

Endüstri mirası niteliği taşıyan ve proje alanının doğrusal morfolojik kurgusunda stratejik bir nirengi noktası oluşturan bu yapı, korunarak yeniden işlevlendirilmiştir. Yapı, tüm muhdes eklerinden arındırılarak Endüstri hafızası/Üzüm ve bağcılık müzesi olarak yeniden işlevlendirilmiştir.

5.4 Cer Atölyeleri Dönüşümü:

Cer Atölyeleri, günümüzde işlevini yitirmiş lokomotif bakım birimleri olarak proje alanın içinde bulunan demiryolu hattı üzerinde konumlanmaktadır. 2 ayrı birim olarak konumlanan yapılar niteliksiz muhdeslerden arındırılarak yeniden işlevlendirilmiştir. Buna göre demiryolunun girdiği birimde trenlerin rutin bakımlarının sürdürülmesi karar verilmiş, böylece özgün işlevinin sürdürülmesi hedeflenmiştir. Rutin bakımın olmadığı zamanlar mekan geçici sergi alanı olarak da hizmet vermektedir. Amfi etkinlik saçağı ise bu yapıya bitişik bir ek olarak kurgulanmıştır. Diğer birim ise Alaşehir kent belleği kütüphanesi ve çalışma alanı olarak kente kazandırılmış, böylece kentlinin Alaşehir’e ait yazılı kaynaklara doğrudan erişebileceği demiryolu mirası ile iç içe bir çalışma ortamı oluşturulmuştur.

Anı Kompartmanı: Cer atölyesinden kalkan ve proje alanın belirli yerlerine ve Alaşehir’in belirli köylerine seyahat eden gezgin bir kent sergisi vagonu olarak işlevlendirilmiş bir tren vagonudur.

Etiketler

Bir yanıt yazın