Katılımcı, Kuşadası Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması

Orçun Cavit Alp’in OCA/Mimarlık çatısı altında tasarladığı proje, belediye binasını kent yaşamıyla iç içe geçen bir geçit olarak ele alıyor.

Kuşadası, 1960’lı yıllarda Efes Antik Kenti’nin ziyarete açılması ve kıyı turizminin gelişmesiyle Türkiye’ninilk öne çıkan tatil merkezlerinden biri olmuş ve bu kimliğini günümüze kadar korumuştur. Ancak bu kimlikleberaber Türkiye’deki neredeyse tüm büyük kentler gibi plansız ve hızlı büyümenin sonucu olarak niteliklialanlardan yoksun gelişmiştir. Kuşadası uydu görüntüsü incelendiğinde kentte yeşil alan eksikliği olduğugörülebilmektedir.(1)

Kuşadası, Akdeniz ikliminin Ege kıyılarına özgü ılıman karakterine sahiptir. Yazları sıcak, kurak ve güneşli;kışları ılık ve yağışlıdır. Denizden gelen meltemler yaz sıcaklıklarını hafifletirken uzun güneşlenme süresi,açık ve yarı açık mekânların yıl boyunca etkin kullanılmasına olanak tanır. (2)

Bu iki unsur projenin çıkış noktası olmaktadır. Proje, yukarıda belirtilen ilk soruna cevabı geniş yeşil alanlaroluşturarak, ikinci soruna cevabı bina kütlesi ile vermiştir; yapı yer yer boşaltılarak, parçalanarakkullanıcıların oturabilecekleri, dinlenebilecekleri, konuşabilecekleri, kısaca vakit geçirebilecekleri yarı açıkmekanlar yaratılmıştır. Projenin başlangıcında, yapının merkezinde büyük ve kapalı bir galeri oluşturmak ile kütleyi parçalayarak yarı açık mekânlar tasarlamak arasında bir karar verilmesi gerekmekteydi. Galerili bir bina tercih edilmemesinin ana nedeni binanın çevresi ile, bulunduğu yer ile ve en önemlisi iklim ile uyumlu bir şekilde varlığını tesis etmesini sağlamaktır. Bu kararın bir yan etkisi olarak, parçalara ayrılan bina, kent ve Garaj Yolu caddesi arasında bir geçit, pasaj işlevi görmektedir. Bu durum Garaj Yolu Caddesi üzerinde planlanan kurumsal yapıların yapılması ile bu geçit tam işlerlik kazanacaktır. Proje, alanın kent ölçeğindeki ilişkilerini de değerlendirmiştir. Bu noktada projenin amacı yürünebilir bir kent oluşturmaktır. Bunun için yapılan en radikal müdahale Kentsel Kurgu Planı’nda 2 Numaralı Durak olarak gösterilen noktada yeni bir park yapılması olmuştur. Bu park halihazırda yaya caddesi olan Çarşı Caddesi ile sahile bağlanır. Yürüyüş güzergahı deniz kenarında, Atatürk Bulvarına paralel Kordon ile marinaya bağlanır. Son durak Kuşadası’nın yeni sosyal odağı olan, yeme-içme ve eğlence mekanlarının olduğu Tabakhane’dir.

Ulaşım için Kuşadası’na ölçeği itibarıyla bir metro ağı yapmak mümkün değildir. Mevcut dolmuş sistemi ise trafik yoğunluğu, düzensiz duraklama ve çevresel etkileri nedeniyle kent ve kentli açısından nitelikli bir ulaşım alternatifi sunmakta yetersiz kalmaktadır. Proje, sürdürülebilir ve erişilebilir bir ulaşım alternatifi olarak Kuşadası genelinde bütüncül bir bisiklet yolu ağı oluşturulmasını önermektedir. Bisiklet kullanımını desteklemek amacıyla Kuşadası Belediyesi tarafından işletilecek paylaşımlı bir bisiklet sisteminin kurulması öngörülmüştür. Bu sistemin ilk etabı olarak Kentsel Kurgu Planı’nda gösterilen, eğim değerleri bakımından bisiklet kullanımına uygun güzergâh belirlenmiş; hat boyunca stratejik noktalara bisiklet alma ve bırakma istasyonları düşünülmüştür. Bu istasyonların tasarımı, yeni belediye binası mimarisinin bir türevi şeklinde önerilmiştir.

Araç Sürkülasyonu ve Araç ile Yaklaşım

Projenin getirdiği en radikal çözüm Süleyman Demirel Bulvarı’nın altında kalan kavşağın bir alt geçit olarak düşünülmesi ve zeminin yeşil alan olarak kullanılması olmuştur. Böylece kent ve Belediye Binası birbirine bağlanmış ve Kuşadası geniş bir yeşil alana kavuşmuş olacaktır. Alt geçitte araç sirkülasyonu değişmeden devam etmektedir. Araçların Söke tarafından (Güney) binaya yaklaşımını Hükümet Konağı’nın yanındaki yoldan yapması ve Garaj Yolu’na bağlanması düşünülmüştür. İzmir tarafından (Kuzey) gelen araçlar alt geçiti kullandıktan sonra U dönüş yaparak Garaj Yolu’na bağlanacaklardır. Garaj Yolu geliş ve gidiş olacak şekilde iki şerit düşünülmüştür.

Yaya Sirkülasyonu 

Proje, yayayı önceleyen bir yaklaşım benimsemiştir. Belirlenen yaya akslarından araçlar olabildiğince uzak tutulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda önerilen alt geçit, zeminde yaya sirkülasyonunu özgür kılmıştır. Çarşı Caddesi’nden yürüyerek gelen bir insan araç trafiği ile karşılaşmadan Belediye Binası’na veya Belediye Binası’nın içinden geçerek Garaj Yolu’na ulaşabilecektir. Garaj Yolu’na kolay ulaşılması gelecekte planlanan kurumsal binaların yapılması ve tepe üstünde öngörülen rekreasyon alanının hayata geçmesi ile daha da önem kazanacaktır. Önerilen kararların hayata geçmesi ile Salı Pazarı’nın da bir değişim içine girmesi düşünülmüştür. Pazarın, alışverişin yanında yeme-içme, sokak lezzetleri ve eğlence mekanı olarak kullanılması önerilmektedir.

Yeşil Alanlar

Kuşadası Kent Merkezi’nin uydu görüntüsü incelendiğinde nitelikli geniş kamusal alan azlığı dikkat çekmektedir. Proje, önerdiği alt geçit ile beraber 20.000m²’ye yakın yeni yeşil alan oluşturacaktır. Bu yeşil alanlara özellikle herhangi bir işlev tanımlanmamıştır. İşlevler insanlar tarafından verilecektir. Top oynayan, piknik yapan, dans eden, kitap okuyan, güneşlenen, ağaç altında oturan, şarkı söyleyen insanların parkı kullanması hayal edilmiştir. Kuzeyde bulunan Belediye Hizmet Alanı arsasının yeşil alan olarak planlanması önerilmiştir. Çocukların bulundukları mekana enerji vermesi sebebiyle, onları parka çekmek için bir su fıskiye parkı düşünülmüştür. Bu parkta özgürce ıslanmaları ve oynamaları hayal edilmiştir.

Hem bu parkının yerinin uzaktan belli olması hem de Belediye Binasının referansı olması için bir kule düşünülmüştür. Eski sanayi bacalarından esinlenerek tasarlanan bu kule zeminde maksimum geçirgenlik için çelik ayaklar üzerinde yükseltilmiştir. Post modern bir yaklaşımla yorumlanan kulenin fırın tuğlalardan oluşan kaplaması çift eğrisel yüzey olarak tasarlanmıştır. Bu tasarım kararı kuleye soyut bir heykel duruşu kazandırmıştır.

Kulenin tasarımında seçilen çift eğrisel yüzey uygulamaları Türkiye inşaat sektörünün yabancı olduğu yapım teknikleri olmasından dolayı küçük ölçek uygulamalarda tercih edilmiş ve daha büyük ölçek projelere kaynak olması ümit edilmiştir.

Ana Kararlar

Proje alanı incelendiğinde en önemli sorun proje alanı ve kent merkezi arasındaki kopukluk değerlendirilmiştir. İlk eskizler bu bağlantının nasıl kurulabileceğini çözmeye yöneliktir. Fizibilete değerlendirilmesi yapılmadan değerlendirilen seçenekler alttaki gibi olmuştur:

1. Viyadük altından, kavşak üstünden bir yaya köprüsü yapılması

2. Kavşağın altında bir alt geçit yapılması

3. Kavşağın bir alt geçit olarak yer altına alınması ve zeminin yayalara geri verilmesi

İlk iki seçeneğin araçları önceleyen yaklaşımlar olmasından dolayı kente artı değer katmak yerine daha fazla karışıklık, gürültü, kirlilik getireceği değerlendirilmiş ve 3. seçenekte karar kılınmıştır. Takiben bina kütlesinin nereye, nasıl geleceği incelenmiştir. Mevcut ağaçların yerleri, binanın parselin doğusuna yerleşmesini en optimum çözüm olarak yönlendirmiştir. Korunması gereken mevcut ağaç olmaması, viyadük ile bina arasına belli bir mesafe koyulabilmesi ve geniş park alanı yaratılabilmesi, Garaj Yolu Caddesi’nden araç giriş-çıkışı yapılabilmesi bu kararın alınmasında en önemli etkenlerdir.

Kütle Oluşumu

Kütle’nin yerine karar verildikten sonra bu alanda nasıl bir form oluşturulacağı çalışmaları başlamıştır. Tek büyük bir kütle, iki farklı kütle, birçok küçük kütlenin bir araya gelmesi vs gibi seçenekler değerlendirilmiştir. Kütle oluşumunda alınan ilk karar park tarafında insan ölçeğinin yakalanması olmuştur. Bu sebeple kademeli bir yaklaşım denenmiş ancak bu durumda yeterli kapalı alan yaratılamaması, 4. ve 5. Katların büyütülerek kullanılması kararını getirmiştir. Yapılan bu mimari hamle sayesinde, ikincil bir kazanım olarak, Zemin seviyesi için de fiilen bir saçak oluşmuştur. Ancak bu kütlenin de programın gereksinimlerini karşılamadığı görülmüş ve park tarafına ikinci bir blok yapılması gerekmiştir. Bu blok yapı kütlesinin kademeli bir şekilde arkadaki tepeye doğru arttığı algısı yaratmak için 4 katlı yapılmıştır. Bu 4 katlı yapıda sadece gerektiği kadar alan kullanılmış ve kalan fazlalık olarak düşünülen alanlar ana kütleden çıkarılmıştır. Çıkartılan kütleler yer yer iki, yer yer 1 kat yüksekliğinde üstü kapalı açık alanlar ortaya çıkarmaktadır. 1. Kat seviyesinde bu açık alanlar açık sergi olarak değerlendirilmiştir. Hem büyük kütlede hem küçük kütlede yapılan bu çıkarma işlemi yapının üst ölçekteki sadeliğine dinamizm katmıştır. Yürüyerek binaya yaklaşan biri her adımda farklı perspektifler, farklı sürprizlerle karşılaşmaktadır. İki küp olarak algılanan yapılara yaklaştıkça boşluklar belirginleşir; iki bina bir arasında geçit görünür hale gelir. Geçit, sonraki adımlarda büyüyerek bir avlu oluşturur. Yukarıdan ve yanlardan kapalı olan bu avlu/açık alan yılın büyük bir süresi bir kafe/restoran olarak hizmet vermesi düşünülmüştür.

Cephe Tasarımı

Cephe tasarımında en önemli etken Güneş olmuştur. Bina, cephelerin yönelimine göre farklı güneş kırıcı sistemleri kullanmaktadır. Güneş ışınlarının yatay geldiği Doğu ve Batı yönünde ETFE Yastıklardan oluşan üçgen bir güneş kırıcı sistemi tasarlanmıştır. ETFE Yastık sisteminin seçilmesinin sebebi bombeli bir yüzey oluşturulabilmesinden kaynaklanmaktadır. Bombeli yüzey hem bina tarafında hem de dış tarafta rüzgarlı havalarda yüzeydeki basıncı azaltacaktır, böylece güneş kırıcı sistemin bir yelken gibi davranmasının önüne geçilecektir. Bu yastığın yapısını kısaca özetlersek ortada şişirilmiş çok katmanlı ETFE yastık, iki uçta alüminyum sıkıştırma profilleri, içeride düşük basınçlı hava bulunmaktadır.

Üçgen form, geleneksel Türk evlerinin hımış yapım sisteminde düşey dikmeler, yatay kayıtlar ve çapraz kuşakların oluşturduğu karakteristik karkas diziliminden türetilmiştir. Güneş ışınlarının gün içinde binaya dik geldiği Güney yönünde, özellikle yaz aylarında binanın fazla ısınmasının önüne geçmek için yatay güneş kırıcı sistemi kullanılmıştır. Tüm binada kullanılan güneş kırıcı sistemlerinden sadece Kuzeyde olanı cephelerde bir dil birliği yakalamak için estetik amaçla kullanılmıştır.

Bina İşlevlerinin Yerleştirilmesi

Belediye’nin müdürlükleri ve birimleri yerleştirilirken vatandaş tarafından en çok kullanılan birimler zemin kattan başlayarak yerleştirilmiştir. Üst katlarda görece daha az ziyaretçi alan müdürlükler ve birimler bulunmaktadır. B Blok zemin kat Güvercin Masasına ve mali işlere ev sahipliği yapmaktadır. Bunlar vatandaş ile en yoğun etkileşimde olan birimlerdir ve bu sebeple banko şeklinde bir planlama yapılmıştır. Vatandaşlar için yeterli bekleme alanları ve beklerken zaman geçirebilecekleri sergi alanları planlanmıştır. Belediye binasına vatandaşların sadece kamu hizmetleri için değil ancak kaliteli zaman geçirmek, binanın mimarisini deneyimlemek, sergilere ve gösterilere katılmak içinde gelmesi planlanmıştır. Bunun desteklenmesi için A Blok’ta sadece dışarıdan girilebilen bir kafe düşünülmüştür. B Blok zemin kat gene vatandaş ile yoğun etkileşimde olan Sosyal İşler Müdürlüğü bulunmaktadır. A Blok 1.Kat imar ve şehircilik müdürlüğü ve yapı kontrol müdürlüğü bulunmaktadır. B Blok 1.Kat yapının mimarisini derinden etkileyen bir kattır. B Blokta 1. Ve 2. Katta yayaların parktan binaya yaklaştığı yönde yapının insan ölçeği ile uyumlu olması için dikdörtgen kütleden çıkartmalar yapılmıştır. Dış mekan olan bu alanlar açık sergi mekanı, restoran, kafe olarak değerlendirilmesi düşünülmüştür. Tüm işlevlerle uyumlu bir peyzaj da tasarımın parçasıdır.

2. ve 3. katlarda belediyenin diğer birimleri bulunmaktadır. 3. katta A Blok ve B Blok bir köprü ile birbirine bağlanmış ve iki binada bulunan müdürlük ve birimlerinin birbiri ile iletişimi sağlanmıştır. 4. kat genel işlevi itibarıyla Başkanlık katı olarak değerlendirilebilir. Başkanlık ofislerine ek olarak direk Belediye Başkanına bağlı olarak çalışan Hukuk İşleri ve özel kalem müdürlüğü gibi birimler de bu katta bulunmaktadır. Zemin katta Başkanlık girişinden direk bu kata ulaşan asansör başkanlık karşılama alanına açılmaktadır. Bu birimin en üst katta olması ışık almayan orta noktasında üstü açık bir avlu yapma imkanı sağlamıştır.

Çatı katı, çekme kat olarak tasarlanmıştır. Merdiven ve asansör çekirdeğinin önünde yer alan ilk modül, belediye personelinin kullanımına yönelik kapalı dinlenme ve kafe alanı olarak düzenlenmiştir. Çatıda kalan alan, fotovoltaik güneş panelleri ile değerlendirilmiştir.

1. bodrum kat hem vatandaşa yönelik hem de binanın işleyişi ile ilgili işlevleri barındırmaktadır. Çok amaçlı salon bu katta bulunmaktadır. Çok amaçlı salona zemin kattan büyük, amfi gibi de kullanılabilen bir merdiven ile ulaşılır. Bu merdivenin önünde kalan açık fuaye konser, tiyatro gibi etkinlikler için kullanılabilecektir. Açıkta, “herkesin gözü önünde bulunan bu alan” belediye binasına hayat katacaktır. Başkanlık ve merkez garajları bu katta bulunmaktadır. Başkanlık asansörüne bu alandan direk ulaşılabilmektedir. Başkanlık ve merkez garajlara komşu elektrik ve mekanik odalar bulunmaktadır. Bu odaların konumlarına geniş araçların da gelmesi gerekeceği düşünülerek karar verilmiştir. 1. bodrum katın devamında destek müdürlüğünün ve belediyenin genel deposu bulunmaktadır. Depolara ulaşan koridorlar forklift gibi araçların girebileceği ölçülerde tasarlanmıştır. 2. ve 3. Bodrum katlar binanın otopark ihtiyacını karşılamaktadır. Ek olarak 2.Bodrum katta sığınak bulunmaktadır.

Etiketler

Bir yanıt yazın