Satın Alma, Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması

Satın Alma, Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması

TOZ Works ve Front Workshop'un Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması için tasarladığı proje, satın alma ödülü kazandı.

Proje Raporu:

Prolog

“Kent, yalnızca taş ve sokak değildir; insan, doğa ve tarih arasındaki karşılıklı bağımlılık örgüsüdür.” Lewis Mumford, The City in History, s. 39

“Yeşil”, Türkçe bir sözcüktür ve eski biçimi yaşıl, “yaşam” kökünden gelir; XıV-XV. yy’da Osmanlı döneminde de aynı biçimiyle kullanılmış ve suyla kurduğu güçlü yapısal ilişki nedeniyle kent kültüründe merkezi bir yer edinmiştir. Proje, bu tarihsel sürekliliği sürdürerek ekosistem, gündelik hayat ve tarih arasında kurduğu bütüncül ilişkiyi mavi (su) ve yeşil (topoğrafya ve bitki örtüsü) ekseninde yeniden tanımladığı için “Yeşil” adını taşır.

Setbaşı–Yeşil–Emirsultan hattı, Uludağ’dan süzülen su yolları, vadiler, topoğrafik eşikler ve tarihî yapılar arasında kurulan çok katmanlı bir kültürel coğrafyadır. Bursa’nın yeşil kimliğini kuran bu su–topoğrafya ilişkisi, son yıllarda artan kentsel baskılar, taşkın riski, geçirimsiz yüzeyler, dere yataklarının kapanması ve ekosistem kopuklukları nedeniyle giderek zayıflamış; bununla birlikte bu coğrafyayı var eden tarihî sokak, bahçe ve yapı dokusu da aynı süreçte görünürlüğünü kaybetmeye başlamıştır. Öneri, bu hattı “yeşil ve su şehri Bursa” fikrini yeniden hatırlatan; ekosistem–tarih–gündelik hayat bütünlüğü içinde ele alan onarıcı bir yaklaşımla yeniden kurar.

Bu bütünlük, 1862 Suphi Bey Haritası’nın izlerinin çağdaş şehirle yeniden buluşturulmasıyla başlar. Haritada görülen yeşil alan süreklilikleri, bahçeli mahalle dokuları, dere kenarı boşlukları ve anıtsal yapı odakları hâlâ arazide titreşen bir tarihsel bellektir. Öneri, bu izleri hem korur hem de bugünün ihtiyaçlarına dokunan yeni mekânsal ilişkilerle yeniden örer.

Bu yaklaşımın temelini oluşturan su ekosistemi diyagramı, Bursa’nın fiziki coğrafyasını; su yollarını, havzaları, vadileri ve kentsel baskıları aynı anda görmeyi sağlayarak tasarımın ekolojik tavrını tanımlar. Uludağ’dan başlayan su rejimi—vadi kesit diyagramı ve su ağı diyagramında izlendiği gibi—Kocaçay Deltası’na ulaşan bir akış sistemi oluşturur. Setbaşı–Yeşil–Emirsultan hattı bu sistemin kent içindeki en okunabilir parçasıdır.

Ekosistem, tarih ve gündelik hayatın birlikte ele alındığı bu okuma, projenin temel ilkelerini oluşturur.

Ekosistem Odaklılık: Vadi, su rejimi ve mikro iklimi belirleyici tasarım verileri olarak ele almak.

Tarihsel Duyarlılık: 1862 Suphi Bey Haritası’nda okunan yeşil alan süreklilikleri, sokak dokusu, kamusal alanlar ve anıtsal yapılar, önerinin tarihsel duyarlılık yaklaşımının temel referansını oluşturur. Bu tarihsel izler, çağdaş kullanım senaryolarıyla uyumlu biçimde yeniden yorumlanarak özellikle karınca deresi çevresi, Hocataşkın–Beyazıd Paşa çeperi ve sırtlardaki bahçeli mahalle dokusu güçlendirilir.

Gündelik Hayatın Zenginleştirilmesi: Kamusal kullanım, turistik tesisler, tarihî mekânlar, sosyal ve kültürel programlar ile park ve dere kenarı gibi açık hava rekreasyonlarını bütüncül bir çerçevede ele alarak, yerel yaşamın farklı paternlerini destekleyen çok işlevli bir kamusal omurga oluşturulur.

Yaya Odaklı Erişilebilirlik: Tüm kullanıcı grupları için güvenli ve kesintisiz bir hareket ağı sağlanır.

Sosyo-ekonomik Canlılık: Yerel esnaf, üretim, bostan ve sürdürülebilir turizm odaklı kapsayıcı bir ekonomik zemin kurulur.

Kültürel Coğrafya Atlası: Anıt Ağaç, Kültür, Mimari Miras, Topluluk Yaşamı, Su ve Türbe–Cami gibi tematik rotalar aracılığıyla doğal peyzaj, tarihî mekânlar ve gündelik yaşam arasında bütüncül bir dolaşım ağı kurulur; böylece alanın çok katmanlı yapısı bir kültürel coğrafya atlası olarak deneyimlenebilir.

1. Strateji ve Kentsel Tasarım Kararları

1.1. Tarihsel İzler, Ekosistem ve Güncel Kullanımın Uyumu

Bu çalışmada tarihsel morfolojinin ana referansı 1862 Suphi Bey Haritasıdır. Harita, Setbaşı–Yeşil–Emirsultan hattının Karınca Deresi, yeşil alan izleri ve düşük yoğunluklu yerleşim dokusu üzerinden bir su–yeşil omurgası ile şekillendiğini açık biçimde gösterir. Hocataşkın Camii ve Beyazıd Paşa Külliyesi çevresindeki geniş yeşil bant ile derenin devamındaki bahçeli ev dokusu, bölgenin tarihsel olarak coğrafya ile uyumlu, geçirgen ve ekolojik bir yapıya sahip olduğunun ispatıdır.

Günümüzde ise yoğun ve topoğrafyayı dikkate almayan yapılaşma bu doğal sürekliliği zayıflatmış; Karınca Deresi’nin akış rejimi bozulmuş, yeşil alan bağlantıları kopmuş ve bölgede tekrarlayan taşkın riskleri ortaya çıkmıştır.

Öneri yaklaşım, 1862 haritasında net biçimde okunan su–yeşil sürekliliğini güncel ihtiyaçlarla uyumlu şekilde yeniden kurmayı hedefler. Karınca Deresi ekolojik bir omurga olarak görünür kılınmakta; dere hattındaki bahçeli ev morfolojisi açık alan ve geçirgen yüzeyler açısından yol gösterici bir ilke olarak ele alınmaktadır. Bu bağlamda Hocataşkın ve Beyazıd Paşa çevresi, tarihsel külliye mantığıyla yeniden yorumlanmış; çeperlerine kent parkı, kütüphane, topluluk merkezi, mahalle bostanı ve kolektif mutfak gibi kültürel ve sosyal programlar yerleştirilmiştir. Böylece hem tarihsel peyzaj karakteri iade edilmekte hem de su döngüsünü iyileştiren iklim-adaptif bir kentsel yapı önerilmektedir.

1.2. Ölçekler Arası Su Senaryosu

Proje alanı, Uludağ’dan gelen Gökdere, Karınca Deresi ve bunların nihayetinde bağlandığı Nilüfer Çayı arasında kurulan çok katmanlı bir su ekosisteminin parçasıdır. 1862 Haritası, bu sistemin geçmişte açık ve geçirgen bir vadi omurgası olarak çalıştığını gösterirken; özellikle Karınca Deresi’nin kapatılan kesitleri ve geçirgen yüzeylerin azalması bugün alanı tekrarlayan taşkınlara açık hâle getirmiştir.

Su Senaryosu Diyagramı, suyun havza ölçeğindeki akışından, kentsel dolaşımına ve yapı ölçeğindeki yüzey akışına kadar uzanan döngünün nasıl kurgulandığını görünür kılar. Projenin su stratejisi, diyagramın sunduğu bu çok ölçekli okuma biçimiyle şekillenmiş; suyun farklı ölçeklerde birbirini besleyen bir sistem olarak yeniden ele alınması hedeflenmiştir.

Havza Ölçeği: Gökdere–Karınca Deresi ilişkisi korunur; kapatılmış dere kesitleri yeniden açılarak doğal akış iade edilir; kıyıdaki yeşil bant genişletilerek taşkın riski azaltılır.

Kentsel Ölçek: Zayıflamış dere izleri biyohendek sistemleriyle yeniden tanımlanır; yağmur suyunun yüzeyde yönlendirilmesiyle doğal drenaj çizgileri güçlendirilir.

Mahalle ve Sokak Ölçeği: Su yolları, taş oluklar, yağmur bahçeleri ve geçirgen yüzeylerle sünger kent etkisi oluşturulur; sokak–park–dere sürekliliği yeniden kurulur.

Yapı ve Cephe Ölçeği: Cephe rehabilitasyonu kapsamında oluk, korniş ve drenaj detayları düzenlenir; yüzey suyu akışını yönlendiren çözümler bitkilendirme ile desteklenir.

1.3. Yeşil Ağın Genişletilmesi

Yeşil alan stratejisi, 1862 Suphi Bey Haritası’nda açıkça görülen tarihî yeşil alan izlerini güncel mekânsal ihtiyaçlarla uyumlu biçimde geri çağırmayı hedefler. Bu doğrultuda özellikle Karınca Deresi çevresi, Hocataşkın Camii ve Beyazıd Paşa Medresesi çeperlerinde tarihsel yeşil bant yeniden güçlendirilerek bir kent parkı elde edilmiş; korunan ve açığa çıkarılan bahçeli dokular, imar planı için plan notu olarak önerilmiştir.

Alan genelinde yerel bitki örtüsünü güçlendirmek amacıyla bitki rehabilitasyonu uygulanmış; ekolojik sürekliliği destekleyen yeni ağaç ve bitki türleri önerilmiştir. Bu yaklaşım, dere koridoru, parklar, sokak dokusu ve anıtsal yapılar arasında süreklilik sağlayan, mikro iklimi iyileştiren ve tarihî peyzaj karakterini görünür kılan bütüncül bir yeşil ağ ortaya çıkarır.

1.4. Yaya Öncelikli Tarihi Aks

Setbaşı–Yeşil–Emirsultan hattı, tarihsel sürekliliği, anıtsal yapıları ve vadi morfolojisiyle bölgenin en güçlü mekânsal omurgalarından biridir. Projede bu omurga, yaya öncelikli bir hat olarak yeniden tanımlanmış; taşıt trafiği belirli noktalarda tek yönlü hâle getirilmiş ve servis–acil durum araçları dışında kullanım en aza indirilmiştir.

Yayalaştırma stratejisi, anıtsal yapılar, meydanlar, dere kenarı rekreatif alanları ve mahalle içi sosyal odaklar arasında kesintisiz bir kamusal bağlantı kurmayı hedefler. Genişletilmiş yaya yüzeyleri, gölgelik bitkilendirme, oturma–bekleme durakları, aydınlatma ve yönlendirme elemanlarıyla hat hem gündüz hem gece kullanılabilir bir yürüyüş güzergâhına dönüştürülmüştür. Bu yaya odaklı omurga, elektrikli otobüs ring hattı, desantralize otoparklar ve sokak ölçeğindeki trafik düzenlemeleriyle bütünleşerek tarihî çevreyi koruyan sürdürülebilir bir hareketlilik sistemi sunar.

1.5. Tarihi Aks Cephe Rehabilitasyon Stratejisi

Emir Sultan Caddesi’ndeki niteliksiz cepheleri iyileştirmek amacıyla, tarihî değeri olmayan yapılara mevcut yapıya zarar vermeden eklemlenen modüler bir ikincil cephe sistemi önerilmiştir. Bu sistem, cepheye estetik ve mekânsal bir ara katman ekleyerek düzenleme, gölgeleme ve kullanıcı etkileşimi sağlar; aynı zamanda tarihî yapıların silüetlerde daha açık ve okunabilir hâle gelmesine katkı sunar.

Cephe rehabilitasyon diyagramında ve silüetlerde görüldüğü üzere, cephe bitkilendirilmiş yüzeyler, kişiselleştirilebilir modüler paneller ve bütünleşik tabela–kimlik düzeniyle zenginleştirilmiştir.

Böylece cadde boyunca sürdürülebilir, okunabilir ve kimlik kazandıran bir kentsel yüzey elde edilir. Sistem; ekonomik, kişiselleştirilebilir ve geri dönüştürülerek farklı yapılara da uygulanabilir bir strüktür olması sayesinde yaygınlaşabilir, uzun vadeli bakım maliyetlerini azaltan esnek bir çözüm sunar ve mevcut kentsel dokuyu su rejimini düzenlemenin bir aktörü haline getirir.

1.6. Sürdürülebilir Turizm Stratejisi ve Mahalli Yaşamın Desteklenmesi

Proje alanı, Bursa’nın en yoğun ziyaretçi alan tarihî bölgelerinden biridir. Bu nedenle geliştirilen yaklaşım, yoğun ziyaretçi trafiğini yönetirken turistlerin ihtiyaçlarını karşılayan programları, rotalarla desteklenen nitelikli bir deneyimi ve mahalle yaşamını koruyan mekânsal kararları aynı çatı altında birleştiren sürdürülebilir turizm stratejisine dayanır.

Ziyaretçi Deneyimi ve Rota Stratejisi: Turist akışını dengeli dağıtmak ve kültürel sürekliliği görünür kılmak için altı tematik rota tanımlanmıştır: Anıt Ağaç, Kültür, Mimari Miras, Topluluk Yaşamı, Su ve Türbe–Cami. Bu rotalar, dar sokak ve konut alanlarındaki baskıyı azaltarak ziyaretçi dolaşımını mahalleyle uyumlu hâle getirir.

Turist Programları ve Ulaşım Düzenlemeleri: Ziyaretçi deneyimini güçlendirmek üzere karşılama–bilgilendirme noktaları, seyir durakları ve dere kenarı dinlenme alanları tasarlanmıştır. Tur otobüsleri park alanları iyileştirilmiş ; elektrikli otobüs ringi ve güçlendirilmiş yaya bağlantılarıyla turizm kaynaklı trafik mahalle dışına çekilmiştir.

Mahalli Yaşamın Desteklenmesi: Turizmin mahalle gündeliğini baskı altına almaması için topluluk merkezi, kütüphane, mahalle bostanı ve kolektif mutfak gibi sosyal programlar önerilmiş; bahçeli doku korunmuş ve küçük esnafın görünürlüğü artırılmıştır. Böylece turizm ile yerel yaşam arasında dengeli, birbirini destekleyen bir ilişki kurulmuştur.

2. Odaklar Arası Strateji

Proje alanındaki üç odak, tarihî aks boyunca birbirini tamamlayan turistik, sosyal ve ekolojik işlevler üzerinden kurgulanmıştır. Bu odakları birbirine bağlayan “tarihi aks”, yaya öncelikli hâle getirilen cadde düzenlemesi, cephe rehabilitasyonu ve yönlendirme sistemi sayesinde hem okunabilir bir silüet üretir hem de aksı yaşayan bir kamusal omurgaya dönüştürür. Elektrikli ring hattı ve tematik rotalarla desteklenen bu ana hat, Odak 1 ile Odak 3 arasında güçlü bir bağ kurarken; hattın tam merkezinde yer alan Odak 2, Odak 1 ve 3’ün ağırlıklı olarak turistik ve sosyal karakterlerine karşılık ekolojik ve sosyal bir odak olarak aksı yan koldan besler ve gündelik yaşam ile dere/kent parkı ilişkisini güçlendirir. Böylece aks, üç odağı birbirine ekleyen kesintisiz bir tarih–ekoloji–gündelik hayat bütünlüğüne dönüşür.

Odak 1

Odak 1, Yeşil Türbe–Yeşil Camii çevresinde tarihî peyzajın okunabilirliğini artıran, türbe çeperi, kent terası ve ziyaretçi karşılama avlusuyla güçlendirilmiş bir kamusal karşılama alanı oluşturur.

Turistik akışı düzenleyen bu odak, aynı zamanda mahalle ölçeğinde yaya sürekliliğini iyileştiren ve anıtsal yapılar çevresinde nitelikli bir sosyal açık alan sunan bir kentsel eşik olarak çalışır. Bu kapsamda türbe eteğinde topoğrafik bir geçiş bandı ve kent sahnesi tasarlanmış; Burfaş Kafe ve Kahve Evi çevresi turist odaklı bir açık alan platformuna dönüştürülmüş; 1862 izini takip eden kent terası yeniden tanımlanmış ve Yeşil Medrese karşısında İpek Pazarı’yla bütünleşen bir ziyaretçi karşılama–bilgilendirme odağı kurgulanmıştır.

Odak 2

Odak 2, ekolojik ve sosyal odakların kesiştiği Karınca Deresi çevresinde geliştirilmiştir. Bölgede uzun süredir hissedilen park ve nitelikli açık alan eksikliğini karşılamak üzere tasarlanan kent parkı hem mahalle yaşamını hem de kentsel ekosistemi doğrudan iyileştiren bir çekim noktası oluşturur. Beyazıd Paşa Medresesi külliye mantığıyla yeniden yorumlanarak mahalle kütüphanesi, topluluk merkezi, mahalle bostanı ve kolektif mutfak gibi programlarla desteklenmiş; bu yapıların birlikte çalışmasıyla hem mahalli dayanışmayı güçlendiren hem de ekolojik bir koridor oluşturan bütüncül bir sosyal peyzaj üretilmiştir.

Odak 3

Odak 3, Emir Sultan çevresinin mekânsal okunabilirliğini artırmayı, dini peyzaj ile kamusal alan ilişkisini güçlendirmeyi ve meydanın iki yönlü erişimini iyileştirmeyi hedefleyen bütüncül bir düzenleme olarak ele alınmıştır. Meydana ulaşan iki ana giriş—batıda Emir Sultan Parkı, doğuda Zeyniler Camii yönü—yeniden kurgulanarak alanın hem görsel algısı hem dolaşımı belirgin şekilde iyileştirilmiştir. Bu kapsamda batıda Emir Sultan Parkı giriş bandı düzenlenip yeşil doku genişletilmiş; doğuda ise ada bazlı dönüşümle oluşturulan dil parkı ve ticari çeper sayesinde hem cami silüeti açığa çıkarılmış hem de meydanın iki yönlü erişimi güçlü, algılanabilir ve davetkâr bir kamusal yapıya dönüştürülmüştür.

3. Peyzaj Uygulama Stratejisi

Projenin peyzaj yaklaşımı, Setbaşı–Yeşil–Emirsultan hattını doğal bir vadi sistemi olarak ele alır. Su döngüsü, topoğrafya, bitki örtüsü ve iklim koşulları birlikte değerlendirilerek hem ekolojik hem sosyal olarak işleyen bir peyzaj altyapısı geliştirilmiştir. Strateji beş ana bileşen üzerinden kurgulanmıştır.

3.1. Su Temelli Peyzaj Kurgusu

Alan, suyun doğal döngüsünü görünür kılan ve dere ekosisteminin sürekliliğini güçlendiren bir peyzaj anlayışıyla ele alınmıştır.Bu kapsamda Karınca Deresi, mevcut izi korunarak genişletilmiş; kıyı şeridi geçirgen yüzey uygulamaları, oturma cepleri, yürüyüş platformları ve rekreatif duraklarla zenginleştirilmiştir. Dere ekosistemine uygun bitki türleriyle desteklenen bu alan, hem ekosistem hizmetlerini artıran hem de kamusal kullanımı güçlendiren bir açık alan kurgusu sunmaktadır.

Koridor boyunca kapatılmış eski dere izleri ise biyohendek sistemi ile yeniden görünür kılınmıştır. Bu biyohendekler, yağmur suyunun yüzeyde toplanmasını sağlayarak doğal drenaj çizgilerinin tekrar işlemesini desteklemekte; aynı zamanda suyun yavaşlatılarak toprağa sızmasına imkân tanıyan bir doğal su yönetimi altyapısı oluşturmaktadır.

Sokak ve meydan düzenlemelerinde su yolları, taş oluk hatları, drenaj kanalları, biyohendekler ve yağmur bahçelerinden oluşan bütüncül bir yüzey suyu yönetim sistemi olarak kurgulanmıştır. Bu sistem, yüzey akışını yavaşlatarak taşkın riskini azaltmakta ve yağmur suyunun filtrelenerek toprağa iletilmesine katkı sağlamaktadır. Su temelli bu kurguya eşlik eden geçirgen zeminler ve artırılan bitkisel katman, yüzey ısısını düşürerek mikroiklim konforunu güçlendirmekte ve açık alanların iklimsel dayanıklılığını artırmaktadır. Cephe su yönetimi, oluk–korniş–drenaj detaylarının peyzaj elemanlarıyla bütünleştirilmesiyle desteklenmiş; yüzey suyu akışı yönlendirilerek taşkın riskleri azaltılmıştır. Dere koridoru boyunca suyla ilişkili mikro ekosistemler oluşturularak kıyı (riparian) habitatlarının sürekliliği güçlendirilmiştir.

3.2. Yeşil Alan Sürekliliği ve Bitki Rehabilitasyonu

Peyzajda temel hedef, 1862 Suphi Bey Haritası’ndaki tarihî yeşil bantları günümüz ihtiyaçlarıyla uyumlu biçimde yeniden kurarak koridor boyunca kesintisiz bir yeşil doku oluşturmaktır. Karınca Deresi ve Hocataşkın–Beyazıd Paşa çevresinde bu tarihsel yeşil iz güçlendirilmiş; bahçeli ev dokusunun açık alan karakteri korunarak imar planı notu olarak önerilmiştir. Alan genelindeki bitkisel seçimler, bölgenin doğal florası ve ekolojik zonları dikkate alınarak yapılmıştır. Bu kapsamda:

Gölge sağlayan yapraklı ağaçlar (çınar, ıhlamur, dişbudak) ile yaya akslarında gölgeleme ve mikroiklim konforu desteklenmiştir. Dere koridoruna yakın alanlarda kıyı (riparian) zonunu destekleyen suya toleranslı bitki toplulukları kullanılmıştır. Daha kuru ve yapı çevresi alanlarda ise düşük bakım isteyen çalı grupları ve yer örtücüler tercih edilmiştir.

Bitki rehabilitasyonu sayesinde cephelerdeki ısı birikimi azaltılmış; gölgeli, iklimsel konforu yüksek yürüyüş rotaları oluşturulmuştur. Ayrıca yeşil alanlar, çocuk oyun alanları, mahalle bostanı ve topluluk kullanımını destekleyen açık alanlarla çeşitlendirilmiştir.

3.3. Mikro İklim ve Gölgeleme Stratejisi

Dere koridorları boyunca biyohendekler ile oluşturulan yeşil koridorlar, tarihi aks üzerinde önerilen yeşil cepheler ve kentsel açık alanlarda artırılan yeşil doku birlikte ele alınarak alan genelinde bütüncül bir mikroiklim iyileştirme stratejisi geliştirilmiştir. Bu yeşil süreklilik, gölge etkisiyle yaya konforunu artırmakta, yüzey sıcaklıklarını düşürerek kentsel ısı adası etkisini azaltılmasına katkı sağlamaktadır. Kentsel ölçekte güçlendirilen bitkisel katman, hem karbon döngüsünü desteklemekte hem de daha geçirgen, yürünebilir ve iklimsel açıdan konforlu açık alanlar oluşturmaktadır.

3.4. Malzeme, Zemin ve Topografya Yönetimi

Peyzaj uygulamasında, doğal topografyayı güçlendiren ve tarihî dokuya uyum sağlayan malzeme ve zemin kararları benimsenmiştir. Dere kenarı ve park alanlarında geçirgen zemin malzemeleri kullanılarak yüzey suyu yönetimi desteklenmiştir. Yaya akslarında kaymaz ve doğal dokulu taş kaplamalar tercih edilmiş, böylece hem güvenli hem de tarihî doku ile uyumlu bir zemin karakteri oluşturulmuştur. Kot farkı bulunan alanlarda topografyaya uyumlu zemin kademeleri ve oturma basamakları kullanılarak süreklilik sağlanmıştır.

3.5. Cephe–Peyzaj Entegrasyonu ve Bakım Stratejisi

Cephe rehabilitasyonu, peyzaj tasarımıyla bütünleşik bir yaklaşımla ele alınmıştır.

İkincil cephe sistemlerinde bulunan entegre saksılar, çatıdan toplanan yağmur suyu ile kontrollü şekilde sulanır. Cephe önlerindeki küçük yeşil cepler, bitkisel karakteri güçlendiren mikro habitat alanları üretir. Bakım stratejisinde düşük su tüketimli türlere öncelik verilmiş; sulama altyapısı dere–biyohendek sistemiyle koordineli çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Cephe rehabilitasyonu ile tarihi aks boyunca ekolojik bir koridor oluşturmak hedeflenmiştir.

3.6. Ulaşım ve Mobilite Kararları

Projenin ulaşım yaklaşımı, tarihî dokuya zarar vermeden yaya odaklı, erişilebilir ve düşük karbonlu bir hareketlilik sistemi kurmayı hedefler. Bu doğrultuda Setbaşı–Yeşil–Emirsultan hattı yaya öncelikli omurga olarak yeniden tanımlanmış; araç trafiği belirli bölümlerde tek yönlü düzenlenmiş ve yaya kaldırımı genişlikleri artırılmıştır. Zemin döşemesi, hız azaltıcı küp taş kaplamalar ve yönlendirme elemanlarıyla desteklenerek güvenli bir yaya ortamı oluşturulmuştur.

Tur otobüsleri, mahalle içi yoğunluğu azaltmak amacıyla yalnızca battı–çıktı indirme–bindirme ve park alanlarında konumlandırılmış; böylece ziyaretçi hareketi kontrollü biçimde yönlendirilmiş ve yerleşim dokusundaki trafik baskısı minimize edilmiştir. Bu noktalardan aksa bağlanan güvenli yaya rotaları güçlendirilmiştir.

Alan içi dolaşım, Bursa’da üretilen elektrikli ring otobüsleri ile desteklenmiş; üç ring hattı tramvay, teleferik ve yaya omurgasıyla entegre edilerek tarihî bölgeye düşük emisyonlu, erişilebilir bir toplu taşıma ağı kazandırılmıştır. T3 Nostaljik Tramvay Hattı aksın Hanlar Bölgesi ve kent merkeziyle bağını güçlendiren ana toplu taşıma omurgası olarak korunmuştur. Planlanan teleferik hattı ise Uludağ bağlantısını destekleyerek turistik erişimi kolaylaştırır.

Otopark kullanımı, yaya sürekliliğini kesen alanların kaldırılmasıyla birlikte merkezden desantralize edilmiştir. İhtiyaç, periferal otopark alanlarıyla karşılanmıştır. Emir Sultan Meydanı’ndaki mevcut yeraltı otoparkı korunmuş; üzeri yeşil doku ile bütünleştirilerek kamusal kullanıma entegre edilmiştir. Bahçe nizamı getirilen adalarda otopark, kullanıcı talebine bağlı olarak kendi parselinde çözülebilir.

Etiketler

Bir yanıt yazın