Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü mimari tasarım stüdyolarından AtölyeDüşleDüşün/A3 öğrencisi Ezgi Kocaokutgen, Archiol tarafından düzenlenen “Architectural Tribute to Nature - Design a Nature Museum Pavilion” Yarışması'nda Honourable Mention ödülünü kazandı. Atölye DüşleDüşün’ün “Seç&Yarış-11” teması kapsamında yapılan projede Prof. Dr. Pınar Dinç Kalaycı (koordinatör), Doç. Dr. Can Güngör, Öğr. Gör. Dr. Göksu Günay Öğüt, Öğr. Gör. Tarık Mermer ve Arş. Gör. Meltem Köse ile birlikte çalışıldı.
Archiol Competitions tarafından düzenlenen “Architectural Tribute to Nature: Nature Museum yarışması, mimariyi doğaya eklenen yabancı bir kütle olmaktan çıkarıp ekosistemle bağ kuran bir parçaya dönüştürmeyi hedefler. Tasarımcıları bağlama saygılı, toprağa yük olmayan ve doğayı bütüncül deneyimleyen sürdürülebilir müze pavyonları üretmeye davet eden bu organizasyon, mimarlığın onarıcı rolü üzerine önemli bir tartışma alanı açar.
Bu çağrıya Samsun Bafra’dan, Kızılırmak Deltası üzerinden yanıt veren “FRAMING” projesi, bölgenin giderek kuruyan yapısına odaklanıyor. Pavyon, deltanın henüz tam kurumamış ve canlılığını koruyan bir noktasında konumlanıyor. Temel hedefi, suyun tamamen çekildiği o olası kötü senaryonun önüne geçmek ve alana onarıcı bir müdahalede bulunmak. Bu amaçla tasarım, ziyaretçisini pasif bir izleyici olmaktan çıkararak doğanın iyileşme sürecine doğrudan katılan aktif bir aktöre dönüştürüyor.
Yapının araziye yerleşiminde, insanların zamanla doğal olarak oluşturduğu yürüme yolları referans alınıyor. Bu organik rotalar hiçbir kesintiye uğratılmadan pavyonun içinden akıp geçiyor. Doğaya minimum müdahale prensibiyle hareket eden yapı, toprağı tahrip etmemek için ahşap taşıyıcılar üzerinde araziden yükseliyor. Zeminle kurulan bu temassızlık hali; yüzey sularının, bitki köklerinin ve tüm ekolojik akışın yapının altından özgürce devam etmesini sağlıyor.
Pavyonun kalbini oluşturan iç avlu, bölgeye özgü endemik bitkilerin yetiştirildiği canlı bir odak noktası olarak kurgulanıyor. Ziyaretçinin buradaki mekansal yolculuğu; Geçmiş, bugün ve gelecek sergileri etrafında şekilleniyor. Özellikle “Bugün” sergisi, ziyaretçiyi doğrudan Kızılırmak manzarasıyla yüzleştirerek güncel ekolojik durumu şeffaf bir şekilde deneyimletiyor. Ayrıca bünyesinde barındırdığı atölyelerle bu müze, Kızılırmak ekosistemini onarmaya ve çevresel tahribatı tersine çevirmeye yönelik pratik eylemlere ev sahipliği yapıyor.
Sonuç olarak FRAMING, doğayı sadece gözlemleyen değil, onu iyileştiren ve yenileyen bir mimari öneri sunuyor. Çevresine hükmetmeyen, insan hareketiyle ve alanın mevcut ekosistemiyle uyum içinde nefes alan bu tasarım, Kızılırmak için sürdürülebilir bir geleceğe adım atıyor.