Folkart Blu

TUR, Tuerkei, Cesme, Luxus-Ferienwohnanlage Folkart Blu am Meer, Architektur von Durmus Dilekci | TUR Turkey, Cesme, luxury holiday apartments Folkart Blu, architecture by Durmus Dilekci
Resmi orijinal boyutunda göster

TUR, Tuerkei, Cesme, Luxus-Ferienwohnanlage Folkart Blu am Meer, Architektur von Durmus Dilekci | TUR Turkey, Cesme, luxury holiday apartments Folkart Blu, architecture by Durmus Dilekci
Resmi orijinal boyutunda göster

TUR, Tuerkei, Cesme, Luxus-Ferienwohnanlage Folkart Blu am Meer, Architektur von Durmus Dilekci | TUR Turkey, Cesme, luxury holiday apartments Folkart Blu, architecture by Durmus Dilekci
Resmi orijinal boyutunda göster

Folkart Blu

Dilekci Mimarlık (DDA) tarafından tasarlanan konut projesi

Durmuş Dilekci, projeyi anlatıyor:

Ben form, malzeme ve ışığın yarattığı dil ile ilgiliyim. Bu dil her projenin kendi ruhunu oluşturur. Her proje; konusuyla, topoğrafyasıyla ve çevresiyle birlikte bana bir şeyler anlatır. Folkart Blu projesinin de özgün dilini bunun üzerine oluşturduk.

Folkart Blu’nun bulunduğu arsa, Çeşme’nin en güzel koylarından biri olan Paşalimanı’nda yer alıyor. Proje alanı, çevresinin barındırdığı potansiyelleri açığa çıkartacak bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyordu.  Buna karşın arsa, koy ile kenardan ve dar bir açıdan ilişki kurmaktaydı.

Projeye başlarken kuzeyden esen rüzgarların serinletici etkisini içeri alarak onu kullanan bir tasarım dili oluşturmak istedik. Bir taraftan imar durumunun getirdiği yüksek yoğunluklu çevre unsurları değerlendirip yönetmeye çalışmak, diğer taraftan iklimsel verileri tasarım girdisi olarak kullanmak çözmemiz gereken temel problemlerdi.

Bu amaçla, denize sıfır bir noktada yüksek yoğunluklu ve beş kat imarlı bir yapı blokunun masif etkisini kırmamız gerekiyordu. Bu sebeple yoğunluğu arsanın arka sınırına doğru kaydırdık. Koya yaklaştıkça da yapının yüksekliğini 3 kata indirerek kıyıyla nispeten mütevazi bir ilişki kurmaya çalıştık. Bununla beraber, yüksek katlı yapı algısını azaltmak için kütleyi yatayda ve düşeyde parçaladık, yapıyı üst üste binen, parçalı yatay bloklar halinde tasarladık. Bu parçalanmış blokları bir avlu etrafında şekillendirdik. Bu şekilde avluyu sınırlayan bloklara ait hem çift cepheli birimler oluşturma imkanımız oldu, hem de kuzeyli rüzgarların yumuşatılarak yapının içine alınması konusunda önemli bir iklimlendirme potansiyeli sağladı. Avlu, kendi hacmi ve projenin sosyal alanlarıyla kurduğu ilişkiyle zengin bir iç mekan yaratıyor. Ayrıca düşey dolaşım alanları da burada asılı durarak farklı perspektifler sunuyor. Tüm sosyal donatılar; restoran, spa ve spor alanları bu avlu aracılığıyla doğrudan açık havuz ve denize bağlanıyor. Bu şekilde de yapı içi farklı fonksiyon alanlarına erişim çok rahat ve kolay oluyor.

Yapının manzara yönü olan güney cephesinde ise hem güneş kontrolü sağlamak hem de birimlere ait teras-bahçeler oluşturmak için geniş teraslar yarattık. Bu şekilde birimlere kendilerine has kapalı ve açık alan erişimleri de sağlanmış oldu.

Proje içindeki tüm birimlerin bakış açılarını değiştirerek sürpriz manzara alanları yarattık. Ana dolaşım alanlarında ve açık alanlarda yarattığımız geniş ve ferah iç bahçe ve bahçeler ile mekan deneyimini zenginleştirmek, denize kesintisiz bakan birimlerde doğrudan suyla buluşma; özel olma hissini kuvvetlendirmeyi istedik.

Malzeme seçimleri tasarımı oluşturan dinamik formun ifadesinde en önemli yeri tutuyor. Cam ve taş, beraberce formun boşluk ve doluluk alanlarını tariflemekte ve kütle tasarımını doğrudan şekillendirmekte. Burada, camın metaforik olarak gölge ve boşluk yaratan, hafifleten, yansıtarak yok olan özelliklerini kullanmaya çalıştım.

Çeşme gibi bölgelerde yapılan projeler 365 gün yaşam oluşturmayan projelerdir; dönemsel yoğunlukları artar, onun dışında hayat genel olarak sakin geçer buralarda. Bu projede kullanıcılara dinamik ve iç içe geçen bir kurguda, kaliteli bir mekan sunmak istedik.

Etiketler

1 Yorum

Bir cevap yazın