Eşdeğer Mansiyon (46983), İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Entegrasyon Merkezi Yarışması

MİMARİ RAPOR

Konum

“İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Entegrasyon Merkezi ve Yakın Çevresinin Düzenlenmesi Ulusal Mimari Proje Yarışması”na konu olan tasarım alanı, İzmir İli Halkapınar semtinde; kentin geometrik anlamda neredeyse orta noktasında, kent içi odak noktalarına eşit sayılabilir mesafede, kolay ulaşılabilir bir lokasyondadır. Konumu dışında, “Sosyal & Ulaşımda Fiziki Sürdürülebilirlik” tabanında, kentli hafızasında rahat yer edinebilir ve halkında kısa sürede alışabileceği bir alandadır. İlgili yarışma konusu kapsamında da okunabileceği üzere; tasarım alanı İzmir kent ulaşımının düğüm noktasında, (daha detaylı bahsetmek gerekirse) otobüs geçiş güzergâhları, İZBAN, İzmir Metro ve Tramvayı ile yapılması planlanan Hızlı Tren hattının kesişim noktasında yer alır. Bu bağlamda, tasarlanacak yapının salt bir idare ofis binası şeklinde değil; kamusal sirkülasyonu da içerisine dâhil eden bir “Aktarım Noktası” olacağı aşikârdır.

Tasarım alanı, kuzeyinde İZBAN ve tramvay durakları, güneyinde de metro, tramvay ve otobüs durakları ile çevrelenmektedir. Buna göre, yapının Kuzey – Güney aksında yoğun yaya geçiş trafiğine ev sahipliği yapacak olması ilk çıkarılan neticedir. Aynı şekilde parsel, doğusunda İzmir Atatürk Olimpiyat Stadyumu, çeşitli açık & kapalı spor salonları, batısında ise Halkapınar Aktarma Merkezi ve otobüs durakları ile komşudur. Dolayısıyla tasarıma taban olacak parsel, özellikle etkinlik ve merasim günlerinde, tıpkı Kuzey – Güney aksında olduğu gibi Doğu – Batı aksında da yoğun bir kamu geçiş kullanımına ev sahipliği yapacaktır. Bununla birlikte parselin güneyinde yer alan taşıt yolu, İzmir kent içi ana arterlere bağlantıları sebebiyle yoğunluğunu her zaman koruması öngörülen bir akstır.

Özetle, söz konusu çevre verileri irdelendiğinde; kent kullanıcılarının bürokratik işlem yoğunluğu ve buna yönelik mekân gereksiniminin tek bir parsel bazında toplandığı; kent içi odak noktaları arasında ana güzergâhlardan biri olma özelliği taşıyan lastik tekerlekli ve raylı taşıt yollarına bağlantısı, sürdürülebilir bir peyzaj tasarımının olanaklı hale gelebileceği potansiyele sahip tesislere (Bkz. İzmir Atatürk Olimpiyat Stadyumu, Kapalı Spor Salonu) yakınlığı gibi parametreler ile karşılaşılmaktadır.

Bağlam

Kütle yerleşiminde, Halkapınar Aktarma Merkezi’nden gelip kent içi yeşil lekenin spor alanları bazında devam ettirildiği yoğun kentli kullanım aksı doğrultusu, mevcut ve uzun vadede de sürdürülebilirliğini koruyan tramvay duraklarının tasarım alanına paralel uzanışı gibi etmenler göz önünde bulundurularak promenatın kurgulanması ve açığa çıktığı alanlarda toplanma mekânları oluşturması, birinci tasarım kararı olmuştur.

Kentsel ölçekte yapılan analizler sonucu ortaya çıkan yeşil örüntüler, kamusal alan tip dokusu (“Patern”), ulaşım aksları, çevre yolların parsele bağlantıları dikkate alınarak leke oluşumları ortaya çıkmıştır. Bu etkenlerin yanı sıra, İzmir coğrafi ve meteorolojik özellikleri doğrultusunda, yazları çok sıcak ve kuru, kışları ise ılık ve yağışlı iklim koşullarının kentli refleksi ve istemli hareketlerini engellemeden; sosyal sürdürülebilirliğe dair herhangi bir soru işaretine sebep olmadan alt birimlerin de işleyişine izin verecek niteliklerin de göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Aynı şekilde, sadece sağlıklı bireylerin değil, engelli vatandaşların da söz konusu hayata katılabildiği, aynı zamanda ulaşım aktivitelerinin herhangi bir sıkıntıya uğramadan rutin düzeninde devam edebildiği tasarım kurgusu peşinden gidilmiştir.

Bu bağlamda, Doğu – Batı aksında gölgelikli alan imkânı sunan ve içeriğinde kentlilerin sosyalleşmesine izin veren bir “Kent Koridoru” tasarlanmıştır. Söz konusu geçiş mekânı, biçimsel anlamda Doğu – Batı aksında uzansa da, tramvay durağı ile otobüs duraklarını birbirine bağlaması sebebiyle Kuzey – Güney yönünde de istemli bir şekilde bölüntüye uğrar. “Kent Koridoru” üzerinde yer alan baza ise, sadece gölgelikli alan imkânı tanımaz; aynı zamanda “Ulaşım Entegrasyon Merkezi” özel kullanımı ile “Kentsel Koridor” kamu kullanımı arasında bir arayüz tarifler. Buna göre, kentlinin gerektiği zaman kullanımına dâhil olabileceği çok amaçlı ve esnek mekânlar bu kat dâhilinde çözülerek “Yarı Kamusal” bir kimliğe bürünür.

Mekansal Oluşum

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Entegrasyon Merkezi Hizmet Binası için önerilen yapı, mimari ihtiyaç programı doğrultusunda birbirinden farklı işlevleri barındırmaktadır. Söz konusu işlevler, farklı kullanıcı profilleri için farklı kullanım zamanları ve değişken mekân büyüklükleri gerektirmektedir. Önerilen mimari çözüm, bu farklılıkların “Bir Arada” lığını vurgulamak üzere kurgulanmıştır. Bunun yanı sıra, makro ölçekte spor alanlarının ve ulaşım transfer merkezinin oluşturduğu odaklardan gelen yoğun kullanım aksını (promenatı) karşılayan yeni bir kentsel odak olması amaçlanmaktadır. Aynı zamanda, söz konusu kamusal geçiş, yeşil leke ve üst ölçek ulaşım güzergâhları ile paralel yapıda kurgulanarak kent kullanıcılarının “Kent Koridoru” boyunca peyzaj öğelerinden ve kentsel donatılardan en üst düzeyde faydalanabilmesi amaçlanmıştır.

Önerilen Ulaşım Entegrasyon Merkezi Hizmet Binası, kent kullanıcılarının çeperinde, altında toplanma ve sosyalleşme eğilimine uygun bir hacim olanağı sunmaktadır. Bu bağlamda, Ulaşım Entegrasyon Merkezi Hizmet Binası tasarımında, kent kullanıcılarının sirkülasyon yoğunlukları ve dereceleri göz önünde bulundurularak “Kent Koridoru”, “Restaurant”, “Kafeterya”, “Ulaşım Müzesi”, “Bilgi Edinme Masaları” ile donatılmıştır. Böylelikle kentlinin günün her saati en kısa yoldan sosyalleşmesi sağlanmış; bırakılan geçiş güzergâhları ile yaya ulaşım aksları kesintisiz sürdürülmüştür.

“Katmanlaşma” kavramının kendisini rahatça okutabildiği davetkâr mimari üslup ile şekillenen yapı, 1. Kat’ ta ise Yarı – Kamusal işlevleri barındırmaktadır. Daha çok idare personeli tarafından kullanılacak; fakat genel anlamda kentli kullanımına da izin verecek diğer birimlerin de (Bkz. “Yemek Salonu”, “Toplantı Salonları”, “Çok Amaçlı Salon”, “Konferans Salonu”) söz konusu katta organize edilmiştir. Zemin ve 1. Kat’ larda bulunan “Kütüphane”, “Sergi Alanı”, “Kafeterya”, “Sosyal Müdürlükler ve Halkla İlişkiler) “Kent Koridoru” ndaki kültürel zenginliğe katkı koyması beklenmektedir. “Kent Koridoru” nun açığa çıktığı alanlar, konumu gereği açık & davetkâr bir odak noktası olma özelliği taşır. Öte yandan korunan ağaç kümesi ve önerilen yeşil leke ile bağlayan promenat ile yukarıda tariflenen tüm bu sosyal birimlerin yarattığı saçak altı mekânlar, kullanıcıya farklı bir atmosfer sunmaktadır.

Yapı geometrisinde, nitelik ve işlevsel anlamda birbiri ile ayrışabilen mekân hiyerarşisi temel alınmıştır. Söz konusu seperasyonun doğal sonucu olarak, Ulaşım Entegrasyon Merkezi yapısı, kendi içerisinde 3 dilime ayrılmış; yapı tektoniğinde de bu ayrışma kendini göstermiştir.

Buna göre açık ofislerin ve müdürlüklerin yoğun bir şekilde yer alacağı, herhangi bir konsol birleşim detayına sahip olmadan konvansiyonel işleyiş prensibine dayalı şekillenen, genişliği 12 m’ yi bulan 2 dilim; “Kent Koridoru” çevresinde sıralanır. Barındırdığı yoğun kullanım alanı sebebiyle “ESHOT” birimleri, kuzeydeki yapı dilimde çözülmüş; geriye kalan müdürlükler ise güneydeki yapı diliminde konumlanmıştır. Ofis kullanımının yoğun bir şekilde kendine yer edineceği bu yapı dilimleri, gridal düzen güneş gölgelenme sistemleri ile ilgili yöne bağlı korunmaktadır.

Yapının bir diğer önemli alt birimi otopark için ise biri “Şehitler Caddesi”, diğeri ise “2844. Cadde” olmak üzere çevre önemli taşıt akslarından giriş ve çıkışlar alınmıştır. Yoğun yaya kullanımına karşı ise 4′ ü kontrollü müdürlük çekirdeği olmak üzere toplam 6 adet geniş kapasiteli merdiven & asansör öbeği, yapı genelinde birbirine eş konumlarda dağıtılmıştır. Söz konusu girişlerin, aynı zamanda zemin katından rahat okunmasına çalışılmıştır.

Etiketler

Bir yanıt yazın