3. Ödül [9016 Mimarlık], Sağlık Çalışanlarına Şükran ve Anma Mekânı Proje Yarışması

PROJE RAPORU

Şükran bahçesi, gündelik hayatın dinamizmine eklemlenmiş bir durma mekanıdır; durmak, yeşil bir çerçeveden “göğe bakarak” nefes almak üzere tasarlanmıştır. Nefes almamıza vesile olan sağlık çalışanlarına minnet ile…

Projede, pandemi yorgunu bir topluma, tutamadığı yas için kamusal bir alan sağlamak, gelecek nesiller için bir bellek oluşturmak, ama en önemlisi de hayat kurtarmak üzere hayatlarını feda etmiş sağlık çalışanlarına duyulan minneti mekânsal kılarak kalıcılaştırmak amaçlanmıştır. Geçmişin görünür olan ve olmayan izlerinden beslenerek tasarlanan anma mekanları, bir yandan sembolleşerek diğer yandan yasın kendisine ve yas tutanlara duyulan saygıya istinaden içe dönük bir duruş sergiler. Bu duruş, kavramsal çerçevede ele alındığı üzere, kültürel normlardan beslenen, bu toplum için ve toplumun değerleri ile harmanlanmış bir kullanıma zemin sağlar. Anma mekanları, gündelik akışın yanı başına sakince uzanıvermiş, sosyal ancak içedönük bireyler gibidir. Bu bir çelişki değildir, tohumun üzerindeki çizgi gibidir; yaşam da ölüm de aynı anda ve hep vardır ve birbirini destekler. Bu çerçevede projedeki anma mekanları, sosyal alanlar ile bir arada ele alınmıştır.

Proje alanı, birbiri ile etkileşim içerisindeki 4 ana bölüm olarak ele alınmıştır: Anma mekanları, tören alanı, sosyal alan ve satış (pazar) alanı. Anma mekanları olarak belirlenen alanlar; Şükran ve Minnet bahçeleri, Minnet yolu ve İfade Alanı olarak adlandırılmıştır ve her mekan, farklı bir anma eylemine olanak sağlar. Projenin bahsedilen farklı bölümlerinde “yeşilin sürekliliği” kararının ortak bir etken olduğu görülebilmektedir. Bu ortaklık, detaylarına alt başlıklarda yer verilmiş olan peyzaj kararlarını şekillendirmiştir.

Tasarımın şekillenmesinde mekanların genel peyzaj karakteri, bu karakterin sunduğu algı, peyzajın eşlik edeceği anma eylemi ve eylem ile oluşacak mekânsal etkileşim etkili olmuştur. Tasarım, etkileşimli ve katılımcı yas sürecinin bir parçası olacak ve sürecin doğal işleyişine aracılık yapacak fiziki bir arayüz olmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda, Anma mekanları farklı eylemlere alan sunar. Toplumsal normlar göz önüne alınmış ancak yas sürecinin bireyselliği göz ardı edilmemiştir; her insanın yas süreci, ona özgüdür. Sunulan farklı alanlar ile deneyim tercihi, kişilerin kendisine bırakılmıştır.

Anma Mekanı: Minnet Yolu

Minnet Yolu, anma mekanlarının omurgasıdır. Bu omurga proje alanı boyunca uzanarak projedeki diğer sosyal alanlar, çevredeki kamusal yapılar ve yeşil alanlar ile etkileşimi sağlar. Yol, Abdi İpekçi Parkı’ndan Kurtuluş Parkı’na doğru uzanan bir yeşil bant sunar. Başlangıç noktası Abdi İpekçi Parkı olarak ele alınırsa; sırası ile bir anma mekanı olan İfade Alanı ile başlar, satış alanı ve yeme-içme alanlarını izleyen Anı Duvarlarına eşlik ederek ilerler, ve Şükran ve Minnet Bahçeleri ile kente karışır.

Proje genelinde döşeme malzemesi olarak suyu yer altına alabilecek doğal küp taş malzeme önerilmektedir. Anma yolu üzerinde yarı geçirgen bir döşeme malzemesi kullanılmıştır. Duraksama noktaları olarak ve Anı Duvarları ile etkileşim halinde granit blok banklar konumlandırılmıştır. Yolda, yaprak dökmeyen Magnolia grandiflora (manolya) tercih edilmiştir.

Anma Mekanı: Anı Duvarları

Minnet yolu üzerinde Anı Duvarları adı verilmiş olan düşey elemanlar tasarlanmıştır. Bu duvarlar, benzer özellikler taşımak ile birlikte, aralıklarla yerleştirilerek yolun iki tarafını tutar. Duvarlar yolu tanımlayıp yönlendirirken; duvarsız alanlar, satış alanını besleyen ve hayatın gündelik hareketine çerçeve olan boşluklara dönüşür. Bu duvarlarda hatıra hazneleri olarak nitelendirdiğimiz nişler oluşturulmuştur. Haznelere yerleştirilecek fotoğraflar ya da objeler, Minnet Yolu’nun ve pazar alanının izleyicilerine dönüşür.

Anma Mekanı: Şükran Bahçesi

Nefes almamıza vesile olan sağlık çalışanlarına minnet ile oluşturulmuş kamusal alanlar, yeşil bir süreklilik arz ederek Minnet Yolu’na bağlanır. Şükran Bahçesi ile Minnet Bahçesi yan yanadır ve Minnet Yolu’nun devamındaki ana anma mekanlarına ev sahipliği yapar. Şükran ve minnet duygusu, kavramsal yaklaşımda da aktarıldığı üzere, ‘gratitute’ün karşılığı olarak, anlamca birbirine neredeyse eş olan ancak bağlamı ile farklılaşan iki ayrı duygu-durumu temsil eder.  “Şükran” anlamı kişilerarası bağlamdan çıkarır ve bir yaşam yönelimi sunar. Şükran Bahçesi, gündelik hayatın dinamizmine eklemlenmiş bir durma mekanıdır; durmak, yeşil bir çerçeveden “göğe bakarak” nefes almak üzere tasarlanmıştır.

Taşıyıcı duvarların bir üst kotta asılı tuttuğu dikdörtgen üst örtü, iç-dış ilişkisinin muğlaklaştığı bir deneyim sunar. Alana yönelimde bir yapı hissi veren bu örtü, çevredeki dokuya adapte olur, sakin bir varlık gösterir. Kendini mütevazi bir iddia ile belli eder. Örtü içerisinde gizlenmiş olan su tahliye kanalları görünmezdir ve iç dünyasında başka bir hayata ev sahipliği yapar. Bitki yerleştirme haznesinden insan ölçeğine doğru uzanmakta olan yeşil alan, Şükran Bahçesi’nin ‘içerisindeki’ bir göz için gökyüzünü yeşil bir çerçeveye alır.

Şükran Bahçesi ve Minnet bahçesi çevresinde kullanılan ağaçlar şu şekildedir: Magnolia grandiflora (manolya), Platanus Occidentalis (batı çınarı), Acer platanoides ‘Crimson King’ (kırmızı çınar yapraklı akçaağaç), Fagus sylvatica (kayın).  Ayrıca, proje alanının yanında yer alan yoğun kavşak alanına ağaçlandırma yapılması önerilmekte, böylece gürültü yoğunluğunun azaltılması hedeflenmektedir. Şükran Bahçesi özelinde, her dem yeşil Hedera Helix Orman Sarmaşığı kullanılmıştır, ayrıca saksı içerisinde çayır ve çalı tohum karışımı uygulanması önerilmiştir. Yapı tasarımında Drenaj ve sulama kanalları önerilmiş olup bakımının kolaylaştırılması hedeflenmiştir.

Anma Mekanı: İfade Alanı

Abdi İpekçi Parkı ile pazar alanı arasında konumlandırılmış olan bir diğer anma mekanı, etkileşimli bir yas alanı sunması yönü ile İfade Alanı olarak adlandırılmıştır. Yeşil sürekliliği amacı ile ele alınan ve başlangıç noktası kabul edilen parktaki yeşil doku, İfade Alanı’na katılarak Minnet Yolu’na doğru uzanır. Bu alan, yas tutmanın bir diğer yüzü olarak, bireylerin kendini ifade etme ve/veya paylaşma ihtiyacı göz önünde bulundurularak düşünülmüştür.

Anma yolunun bir ucundaki bu alanı içerisinde, estetik ve anıtsal nitelikleriyle öne çıkan Ginko Bilboa Mabet Ağacı tercih edilmiştir. Beraberinde Alnus glutinosa  Kızılağaç, Fagus sylvatica Kayın, Magnolia grandiflora kullanılmıştır. Yer örtücü olarak bakımı kolay olan sedum önerilmektedir. Ayrıca, projenin tamamında az bakım gerektiren Orta Anadolu iklimine uygun bitki türleri önerilmektedir

Satış alanı: Pazar Alanı ve Sosyal Alan

Yarışma alanı içerisinde yeniden yorumlanması istenen pazar yeri, yoğun kent merkezi içerisinde farklı kullanımlara ev sahipliği yapabilecek, çok yönlü bir alan olarak ele alınmıştır. Bu alan, hem Sıhhiye meydandan gelip geçecek, hem de bu çevrede yaşayanlar için bir ….. bakimindan önemli bir potansiyeldir. Kentlinin bu kullanımların bir parçası olabilmesi ve nitelikli bir kent hayatı için ulaşımı kolaylaştırıp bisiklet ve yaya sürekliliğinin sağlanması hedeflenmiştir. Bu ‘örtü altı‘ gündüz vakitlerinde kentlinin keyifli zaman geçirmesini sağlayan bir alışveriş mekanı olup, günün arda kalan zamanlarında ise mahalle şenlikleri, sinema  gösterimleri, müzik dinletilerine ev sahipliği yaparak kentlinin aidiyetini pekiştirilmesi amaçlanmıştır.

Tasarlanan Üst örtü ve bu üst örtü içerisinde  yerleştirilen sosyal odak ( yeme –içme alanı ) mekanın tümünün 24 saatlik bir kullanıma alan sağlayarak  doğal bir güvenli alan vaadetmektedir.  Örtü anma yolu ile birlikte Kent içerisinde hem bir durak hem de bir geçit işlevindedir, bu geçit Kurtuluş parkından Abdi ipekçi parkına buradaki ulaşım ağrlarıyla birlikte tüm Kente değebilmektedir.

Satış alanı: Örtü Tasarımı

Islah projesi kapsamında üstü kapatılan dere yataklarından İncesu deresi, proje alanının altından geçmektedir ve derenin plandaki izi, Minnet Yolu’nun şekillendirilmesine katkı sağlamıştır. Bu iz, Minnet Yolu yanında konumlanan pazar alanı örtüsü için de bir sınır oluşturmuştur. Örtü taşıyıcı sisteminin düşey elemanlari olan dikmeler, bu dere yapı yaklaşma sınırına göre konumlandırılmış olup, tekil temel üzerinde yükselmiştir. Ahşap taşıyıcı dikme aks aralıkları 10 m olarak ele alınmıştır. 2.5 m x 2.5 m’lik gridal kiriş sistemi ile tamamlanan örtüde malzeme olarak, fotovolvaik camlar tercih edilmistir. Malzeme seçimindeki amaç, enerji yeterliliği açısından kendi kendine yeten bir yapı oluşturmaktır. Böylelikle gece kullanımında oluşabilecek maliyet yükü azaltılmış olacaktır.

Yeni bir yapı malzemesi olan fotovoltaik cam paneller, güneş enerjisi kullanarak elektrik enerjisi üretmesi ve yeşil enerji sağlaması bakımından tercih edilmiştir. Panellerin kullanımda öne çıkan diğer önemli özellikleri, elektrik enerjisinin üretim sürecinde çevreyi kirletmemeleri ve gürültü kirliliğine yol açmamalarıdır. Paneller, çatı yüzeylerinde ya da cephe üzerinde, saçak ya da parapet gibi yapı elemanlarında kullanılabilmektedir. Sürdürülebilirlik bağlamında oluşturulan tasarım konseptinde, yapıda kullanılan malzemelerin geri dönüşümü olan ve toksik içermeyen malzemeler olması, binanın ihtiyacı olan elektrik enerjisinin bir kısmının fotovoltaik sistem ile karşılanması amaçlanmıştır. Çatıda kullanılan panellerin ışık geçirgenliği sayesinde bir yandan iç mekana gerekli günışığı alımı sağlanırken diğer yandan elektrik üretimi gerçekleşmektedir.

Yeni üretilen saydam fotovoltaik camlar ile hem güneş enerjisinden elektrik üretmek hem de dış ortamla kesintisiz görsel bağlantı sağlamak mümkün olmaktadır. Yağmur veya kar olaylarına karşı koruma sağlayan fotovoltaik camlar, aynı zamanda rahatsız edici güneş ışınlarından koruyarak, gölgeleme sağlamaktadır. Fotovoltaik camların yapıya kazandırdığı faydaları şunlardır: Yenilikçi tasarım, güneşten koruma, enerji üretimi, binanın karbon ayak izini azaltma, ısı yalıtımı, konfor artışı, binanın değer artışı ve sürdürülebilirlik. Kentin yoğun bir noktasında yer alan proje alanı çevresindeki yapılaşma da öngörüldüğünde, panellerin bahsedilen bu özellikleri, projenin hem kısa hem de uzun vadedeki çevresel etkileşimi bakımından elzem rol oynamaktadır.

Sağlık Çalışanlarına Şükran ve Anma Mekânı Proje Yarışması

Sağlık Çalışanlarına Şükran ve Anma Mekânı Proje Yarışması Sonuçlandı

Etiketler

Bir cevap yazın