2. Mansiyon, Ulus Modern Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimarlık Yarışması

2. Mansiyon, Ulus Modern Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimarlık Yarışması

PROJE RAPORU

ULUSMODERN | KAPSAYICI, ÇOĞULCU VE DEMOKRATİK BİR KENTSEL ODAK

ULUSMODERN, yapıyı tarihi kente entegre etmek için üst ölçekte tarihi kentin bütününde görülen açık alanlar dizisini (Ulus Meydanı, Hacı Bayram Meydanı, vd…), farklı kotlarda yapının içine taşır ve açık alanlar dizisi oluşturarak, kentle bütünleştirir. Tarihten aldığı referansları ve izleri – Roma Dönemi Su Yolu, Selçuklu Dönemi’nden beri ticari aks olarak sürekliliğini koruyan Kızılbey Caddesi (Günümüzde Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi), 1924 Kadastral Planı – yorumlayarak günümüze aktaran proje, hem yakın çevrede yer alan alt merkezler ile kurmuş olduğu ilişki, hem de bağlamın gerekliliklerine cevap verebilecek fiziksel-görsel-fonksiyonel önerileriyle, bütüncül bir yaklaşım ile kurgulanmıştır.

Hem kentsel ölçekte hem de yapı ölçeğindeki bu sürekli açık alan dizisi, farklı kotlarda ULUSMODERN yapısını fiziksel ve görsel olarak tarihi kent merkezine bağlayarak, tarihi kenti deneyimleyebileceğimiz/görebileceğimiz/öğrenebileceğimiz [kapalı ve açık] karşılaşma mekanları tanımlar. Farklı Vista’lara sahip bu karşılaşma mekanları sayesinde ULUSMODERN, sosyal sınıfsal ayrışmayı reddederek farklı kullanıcıları içine davet eder; kullanıcıların hem kent ile hem de kendi içlerindeki çoğulcu ilişki ve kaynaşmaları öne çıkarmak için farklı boyutlarda ve farklı niteliklerde kapalı ve açık alanlar sunar.

TARİHSEL BAĞLAM | ULUS: ÇOK KATMANLI VE ÇOK KÜLTÜRLÜ BİR TARİHİ MERKEZ

Ankara’nın MÖ 25’de kentin Roma İmparatorluğu’na bağlanması ve Galatya Eyaleti’nin başkenti ilan edilmesi ile birlikte; iskân hareketleri yoğunlaşmış, kent anıtsal yapılar ve açık alanlarla şekillenmeye başlamıştır. Roma döneminde önemli aksların kesişiminde olan alan, Osmanlı Dönemi’nde de ticari merkezin odağı konumuna gelmiş ve zaman içinde önemini attırmıştır. 15-16.yy Osmanlı Dönemi’nde farklı nitelikteki ticari yapıların ve kullanıcı gruplarının yoğunlaştığı, karşılaştığı bir kentsel mekân karakteri kazanmaya başlamıştır.

1920’de Meclisin açılması, 1923’de de Cumhuriyet’in ilan edilmesi ile Ankara için yeni bir dönem başlamıştır. Ancak, 1929 senesinde çıkan yangın sonucunda, yüzyıllar boyu ticari merkez olarak kullanımını sürdüren Tahtakale Çarşısı ve yakın çevresi yıkılmış ve alan kısa süreli de olsa önemini kaybetmiştir. Yangından boşalan alanın doğu kısmına, Robert Oerley tarafından 1937 senesinde Hal Binası tasarlanmıştır.

1950’li ve 1960’lı yıllarda, Ankara’nın ana arterlerinin genişletilmesi ve kent meydanlarının yeniden tanımlanması gündeme gelmiştir. Proje alanının yer aldığı bölge için açılan yarışmada, Yüksek Mimar Rıza Aşkan birinci olmuş ve tasarlamış olduğu Modern Çarşı, 1957 senesinde kullanıma açılmıştır. 1990’lara gelindiğinde Ulus hızla merkezi önemini kaybetmeye başlamıştır. 2003 senesinde Modern Çarşı’da yangın çıkmış ve çarşıda bulunan işyerlerinin çoğu büyük zarar görmüş ve Modern Çarşı’nın 2004 yılında yıkım kararı alınmıştır. Yapının yıkılması ile boşalan arazi günümüzde otopark olarak kullanılmakta olup, ULUSMODERN yarışmasının konusu olan arazidir.

KENTSEL BAĞLAM | ULUS’UN İÇİNDE VE ULUS’U İÇİNE ALAN KAMUSAL BİR KURGU

Ankara Tarihi Kent Merkezi’nin uzun süre unutulması ve kaderine terk edilmesi sonucu günümüzde birçok Ankaralı, kentinin zengin geçmişinden ve çok katmanlı kimliğinden haberdar değildir. Proje alanının da içinde yer aldığı bölge, Roma Dönemi’nden başlayarak günümüze dek yoğun bir şekilde kullanılmış, dönem temsili yapı ve açık alanlarıyla, bu dönemlerin ayrı ayrı ve bir arada temsil edildiği kimlik alanlarıyla çok katmanlı bir ticari merkez olarak önemini korumuştur. Bu nedenle önerilen ULUSMODERN yapısı, alanının çok katmanlı kimliğinin ve sahip olduğu farklılaşmış ticari kullanımlar doğrultusunda toplumun farklı kesimlerini bir araya getirebilen bir merkez olma özelliğinin farkında olarak geliştirilmiştir.

Kenti kamusal mekanları üzerinden insan ölçeğinde yeniden okuyabilmek bu anlamda projenin temelini oluşturmaktadır. Mevcutta yer alan ancak âtıl durumda olan bu kamusal mekanların sürekliliğinin sağlanarak kentse yeniden kazandırılması, ULUSMODERN yarışmasını bir yapı ölçeğinden çok daha öte kentsel ölçekte etkisinin gözlemlenebileceği bir hale çevirmektedir. Proje, kentsel bağlamdaki kamusal kurgunun yapıya da yansıması ile meydan ve meydancıklar bütünü içerisinde değerlendirilmiştir.

Bu meydan ve meydancıklar bütününün gelecek kullanımlarını hayal ederken, Ankara’nın çok görünür olmamasına rağmen oldukça sıra dışı ve çok boyutlu (alt) müzik kültürünü de hatırlamak iyi olacaktır. Özellikle Ankara’nın görünür olmayan yüzü, ULUSMODERN’e bağlı kurgulanan kamusal alanlar dizisinde kendine yer bulacaktır. Örneğin, kimi günlerde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası halka açık bir konser verebilecekken, kimi zamanlarda MEYDANMODERN’in misafiri Ankaralı Turgut olabilecektir. Ankara Caz Festivali’nin kimi konserleri hem Performans Salonu’nda hem de ULUSMODERN’in açık alanlarında [MEYDANMODERN ve TERASMODERN] geçekleşirken, bazen de Ankara’nın rap, heavy metal ve punk müzik grupları aynı açık alanlarda spontane olarak sahne alabileceklerdir.

MEYDANMODERN | ANKARA’NIN GEÇMİŞİNİN İPUÇLARININ İZİNDE

Proje kapsamında, ULUSMODERN’in doğu cephesine bakan yüzünde – Sulu Han ve Ulus Hali’nin tanımladığı alanda – bir yaya meydanı tanımlanmış ve yapının ana girişi, Ankara’nın çok katmanlı simge yapıları (Ulus Hali ve Sulu Han) ile beraber Ankara’nın yeni simgesi olacak ULUSMODERN’in tanımladığı meydandan verilmiştir ve meydan MEYDANMODERN olarak adlandırılmıştır.

MEYDANMODERN, kentlilerin Ankara’nın çok katmanlı geçmişi hakkında ipuçlarını bulabilecekleri bir karşılaşma mekanıdır. Proje alanı ve yakın çevresinin, Ankara’nın 1924 yılı kent planındaki izleri meydanın yüzeyine işlenmiş; böyle kentlilerin şu anda var olmayan ve bambaşka bir çehreye bürünmüş Ulus’un geçmişini kentlilere hatırlatmaya amaçlamaktadır. Aynı zamanda, proje alanı sınırları içerisinde ve alanın güneyinden geçen, Roma Dönemi’ne ait bir su yolunun varlığı bilinmektedir. Roma Dönemi su yolunun verdiği ilhamla ve Roma Dönemi su yolunu hatırlatma amacıyla, meydan yüzeyinde ince bir havuz tasarlanmıştır.

Öte yandan, MEYDANMODERN’in güneyinden geçen ve ULUSMODERN’in Selçuklu Dönemi’nden günümüze kadar önemli bir ticari aks olarak sürekliliğini korumuş olan günümüzün Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi’ne – Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Posta Caddesi, Selçuklu ve Osmanlı Dönemleri’nde Kızılbey Caddesi – bakan yüzü; kolonlu bir ara geçiş mekân ile vurgulanmış ve bu kolonlu ara geçiş mekanının yapılaşma sınırları içerisinde kalan kısmında ise işlikler yerleştirilmiştir. Bu işlikler, Ulus ve çevresindeki zanaatkar ve tüccarların bir araya gelip ortak üretim yapabilecekleri ya da üretimlerini sergileyip satabilecekleri, Ulus’un yerlisinin yerinde; kentli ile ilişki kurdukları bir mekâna dönüşmektedir.

ULUSMODERN’e ana yaklaşım mekânı olarak tasarlanan MEYDANMODERN, kullanıcıları alt zemin katta yer alan Performans Salonu ve Çok Amaçlı Salonlara, basamaklı olarak düzenlenmiş bir duraklama/geçiş mekânı aracılığıyla ulaştırır. Çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapması planlanan basamaklar aracılığıyla alt zemin kota inen kullanıcılar, iki tarafı işlik ve ticari birimlerle çevrelenmiş ve Ulus’taki zanaatkarların üretimlerini sergiledikleri ve kamuya sundukları “iç promenad”da ilerlerler. İç pasajda devam eden kullanıcılar kafeterya’ya da ulaştıktan sonra son olarak, Susam Sokak ve Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi kesişimde yer alan BAHÇEMODERN’e erişirler.

BAHÇEMODERN | YOĞUN KENT MERKEZİNDE YEŞİL BİR VAHA

Proje alanındaki önemli bir diğer nirengi noktası olan ve Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi ile Susam Sokağı’nın kesişiminde yer alan bölüme, kot farkından yararlanarak oluşturulan ve “iç promenad”ın başlangıç noktası olan bir bahçe önerilmiştir. BAHÇEMODERN olarak adlandırılan bu mekân, yoğun ve yeşilin az olduğu kent merkezinde kentlilerin kafeteryadan aldıkları yiyecek ve içeceklerini alıp dinlenebilecekleri, yeşil bir duraktır.

AVLUMODERN | İÇSEL ODAK

AVLUMODERN, yarışma alanını çevreleyen dört sokaktan da – Doğu’da Hal Sokak, Güney’de Şehit Teğmen Kalmaz Caddesi, Batı’da Susam Sokak, Kuzey’de ise Kızılbey Sokak – erişilebilen; yapının içinden dört tarafa da bakışlar veren tanımlı bir iç avludur. Bu nedenle, çevre sokaklar ya da MEYDANMODERN’den yapıya girildiğinde ilk ulaşılan yer, AVLUMODERN’dir. Bu iç avlu, dışarının karmaşasından soyutlanabildiğiniz ve yapıyı bütünüyle deneyimleyebildiğiniz bir yapı-kent ara yüzüdür. Bu ara yüzde, hem sergi salonundaki sergiyi göz ucuyla izleyebilir, KENT ODASI’nda olan bitene kulak misafiri olabilir, Kızılbey Sokak üzerindeki Atölye’lerde çalışan zanaatkarların üretimlerine tanıklık edebilir, aynı zamanda kütüphanede vakit geçiren kentlileri gözlemleyebilirsiniz. 

Kullanıcılar, üst kotlarda yer alan kamusal programlara ulaşmak için, bu alandan başlayan ve farklı kotlardaki açık alanları bağlayan dolaşım sistemini kullanır ve Kafeterya, İşlikler, Kütüphane, Medyatek gibi mekânlarının içinden geçerler. Bu mekânlar farklı kamusallıklara ve güvenlik seviyelerine sahiptir ve günün farklı saatlerinde kullanıcılara açıktırlar – performans salonu, sergi salonu ve çok amaçlı salonlarda etkinlik olsun ya da olmasın. Kullanıcılar bu mekanlara erişirken, yapının parçalı formu sayesinde oluşturulan farklı kotlardaki ve Ulus’un farklı katmanlarına vista’lar veren teraslarda soluklanabilirler.

TERASMODERN | ANKARA’NIN TARİHSEL KATMANLARINA PANORAMİK BİR BAKIŞ

ULUSMODERN’in içinden, farklı mekanlara bazen ulaşarak bazen de onları teğet geçerek ilerleyen “iç promenad”ın son noktası, yapının teras katında yer alan TERASMODERN’dir. Farklı zamanlarda farklı açık alan etkinliklerine ev sahipliği yapması planlanan bu alanda, Ankara Kalesi’ne doğru bir Vista sunan basamaklandırılmış izleme/etkinlik alanı yer almaktadır. Bu Vista, sadece Ankara Kalesi’ne değil, Ankara’nın farklı dönemlere tarihlenen kültürel değerlerinin – Ulus Hali, Sulu Han, Hacı Bayram Meydanı, vd… – izlendiği ve onların farkına farkına varıldığı bir öğrenme mekânı da olacaktır.

ESNEK BİR YAPI PROGRAMI ÖNERİSİ: KENT ODASI VE FARKLI KAMUSALLIKLAR

ULUSMODERN, esnek bir yapı programı sunmakta olup, bu esnek yapı program önerisinin kalbinde, KENT ODASI yer almaktadır. MEYDANMODERN ile aynı kotta yer alan ve meydandan doğrudan erişilebilen yarı-kontrollü bir alan olan KENT ODASI, günün her saati kullanılabilecek, kentlilerin bir araya gelip ortaklaşa üretim gerçekleştirebilecekleri ya da güncel bir konu üzerine istişare edebilecekleri demokratik bir kentsel mekândır. KENT ODASI’nın sergi salonu ile bağlantılı olması da, kentlilerin ortak üretimlerinin doğrudan sergilenebilmesi için de fırsatlar yaratabilmektedir.

KENT ODASI’na ek olarak; Kütüphane, Medyatek, Kolektif Üretim Mekânı, Alışveriş ve Zanaat için ayrılmış mekanlar da kullanım esnekliğine sahiptir. Güvenlik seviyesi en düşük veya diğer bir deyişle kamusallık seviyesi en yüksek mekanlar [GS01 en düşük güvenlik seviyesi, GS03 en yüksek güvelik seviyesi olarak tanımlanmıştır], yapının farklı kotlarda ve farklı büyüklüklerdeki açık alanlarıdır. Bu açık alanların neredeyse tümü, gün boyunca kentlilere hizmet etmekte ve spontane ya da programlı karşılaşmalar/buluşmalar için yeni fırsatlar sunmaktadır.

Ulus Modern Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimarlık Yarışması

Ulus Modern Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimarlık Yarışması Sonuçlandı

Etiketler

Bir cevap yazın