2. Mansiyon, Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması

2. Mansiyon, Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması

Halil Soysal Cirit, Şimal Avcı, Aslıhan Yaşar, Burak Teker ve Süleyman Cem Divrik'in Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması için tasarladığı proje 2. mansiyon ödülünü kazandı.

Mekanın Ruhu

Şehirler, bünyesinde barındırdığı yapılar vasıtasıyla çevresini değiştirir, dönüştürür ve yeniden şekillendirir. Nitelikli bir yapı, sunduğu mekânsal deneyimlerle kullanıcısını yepyeni bir sürece hazırlar. Bu süreçte, yapıların kurguladığı fonksiyonlar mekânı katmanlaştırır; mekânda filizlenen bu yaşantı önce insanla yapının diyaloğuna, ardından sokaklara ve nihayetinde kentin bütününe yayılan organik bir etkileşim ağına dönüşür. Mekânın sunduğu bu kurgu, kullanıcısının belleğinde kalıcı izler bırakarak aidiyet duygusunu inşa eder.

Konum ve Bellek

1. Kentsel Konum ve Fiziksel Bağlam

Proje alanı, Samsun kent makroformu içerisinde, ulaşım ağlarının ve kentsel yeşil alanların kesişiminde yer alan stratejik bir geçiş düğümüdür. Alanın kuzeydoğu çeperi, kentin ana sirkülasyon omurgalarından biri olan Atatürk Bulvarı ve bu aksa entegre sahil şeridi ile sınırlandırılmıştır. Bu durum, proje alanının Doğu Park gibi kentsel rekreasyon alanlarıyla doğrudan mekansal ve görsel ilişki kurmasını sağlamaktadır.

Güneydoğu sınırını tanımlayan D010 karayolu viyadüğü, alanın bölgesel taşıt erişilebilirliğini maksimize eden teknik bir altyapı elemanı olmakla birlikte, kentsel tasarım kararlarında (akustik kontrol, yapısal yaklaşım mesafeleri) yönlendirici bir sınır faktörüdür. Güneybatı yönünde yer alan Millet Bahçesi ise, projenin açık alan kurgusu ve iklimsel peyzaj stratejileri için ekolojik bir referans noktası ve yeşil doku sürekliliği için temel bir rezerv alanı oluşturmaktadır.

2. Kentsel Dönüşüm ve Morfolojik Projeksiyon

Yarışma alanı, Samsun’un kentsel gelişim senaryosu doğrultusunda köklü bir morfolojik ve işlevsel dönüşüm sürecinin merkezindedir. Mevcut kentsel dokuyu oluşturan düşük yoğunluklu ve parçalı sanayi sitesi yapılaşması, kentsel dönüşüm master planı kapsamında yerini orta/yüksek yoğunluklu karma kullanımlara (konut, ofis ve ticaret) bırakmaktadır.

Bu dönüşüm projeksiyonu neticesinde, proje alanının özellikle kuzeybatı ve güneybatı akslarının çeperlerinin gelecekte yeni nesil konut ve ofis tipolojileri ile komşuluk kuracağı öngörülmektedir. Tasarlanacak kütle kompozisyonunun, çevresinde yükselecek olan bu yeni yapısal yoğunluk ile rasyonel bir gabari ve silüet ilişkisi kurması, kentsel ölçekte bütüncül bir okuma sağlayacaktır. Ayrıca Güney yönde D010 karayolu altında kalan mevcut kentsel dokuyu oluşturan konut alanı ve bu alanın yarışma alanı ile olan erişilebilirlik ve silüet ilişkileri tasarıma referans oluşturacaktır.

3. Kent Belleği ve Süreklilik

Kent belleği bağlamında alan, endüstriyel üretim kimliğinden kamusal, idari ve sosyo-kültürel merkez kimliğine geçişin mekansal arayüzüdür. Mevcut sanayi fonksiyonun yerini yıkılarak tamamen yeni bir dokunun inşa edilmesi süreci kentsel açıdan sorunlu görülse de kentin altyapısının güçlendirilmesi ve kentli erişilebilirliğinin ve günlük yaşantının bu bölgede devamı için, Büyükşehir Belediye Binası, Kültür Merkezi ve Cami kompleksi kentsel bir odak ve nirengi noktası işlevi üstlenmelidir.

Tasarım, geçmişin sanayi üretim alanını günümüzün kamusal etkileşim alanına dönüştüren bir “katalizör” olarak kurgulanmalıdır. Kompleks; idari, kültürel ve dini fonksiyonları bir araya getirirken, aynı zamanda çevresinde yeni gelişen konut/ofis dokusunu, kıyı şeridi (Doğu Park) ve yeşil akslar (Millet Bahçesi) ile birbirine bağlayan geçirgen bir kentsel zemin tanımlamalıdır. Yeni yapı grubu, insan ölçeğinde, şeffaflık ve rasyonel form diliyle modern bir yönetim anlayışını yansıtmalı ve barındıracağı erişebilirlik ve sirkülasyon tasarımı ile kentlinin kolayca yapıya ve alana dahil olabildiği, kentlinin buluşma, duraksama, karşılaşma gibi durumları deneyimleyebildiği bir tasarım anlayışına sahip olmalıdır.

4. Tarihsel Nirengi Noktası

Proje alanı ile doğrudan görsel ve fiziksel ilişki kuran Doğu Park sahil bandı, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun mekansal başlangıcını temsil eden Bandırma Vapuru’na ev sahipliği yapmaktadır. Bu obje, kent makroformu içerisinde salt bir müze gemisi olmanın ötesinde, ulusal bağımsızlık vizyonunun eyleme dönüştüğü ilk kentsel eşik ve anıtsal bir odak noktasıdır. Tasarım stratejisi, bu güçlü tarihsel veriyi projenin altlıklarına entegre ederken, referansı rasyonel ve yönlendirici bir mekansal parametre olarak konumlandırmaktadır.

Vaziyet planı ve kütle yerleşim kararları alınırken, Bandırma Vapuru’nun bulunduğu koordinattan başlayarak proje alanının merkezine doğru uzanan doğrusal bir “referans aksı” kurgulanmıştır. Kentsel belleğin bu fiziksel izdüşümü, peyzaj geometrisini, açık alan organizasyonunu ve yapı kütlelerinin yönelimini dikte eden ana kurgu elemanı olarak çalışmaktadır. Sahildeki bu tarihsel odaktan projenin kalbine çekilen hat, tasarımı şekillendiren manevi, mekansal bir vektör ve alanın “genius loci”sini (yerin ruhu) görünür kılan mimari bir omurgadır.

Kurgulanan bu tarihsel ve manevi aks, aynı zamanda kompleksin ana yaya sirkülasyonunu ve kamusal erişilebilirliğini organize eden aktif bir promenad bir sergi ve deneyim alanı olarak işlevlendirilmiştir. Yaya akışı, sahil bandından başlayarak yapı kompleksinin içine doğru şu rasyonel mekansal dizilimi takip eder:

Park Arayüzü: Kıyı şeridindeki referans noktasını proje alanına bağlayan, kentsel yeşil omurganın başlangıcını oluşturan toplanma ve geçiş zonudur. Yapılar bütününün başlangıç noktasıdır. Meydanı ve yapıları çevreler ve ses, gürültü önleyicidir.

Meydan /Tören Alanı: Aksın kütlelere yaklaşım noktasında genişleyerek oluşturduğu, Kamusal Meydan alanıdır. Bu alan sadece bir tören alanı değil ayrıca kentin ve kentlinin katılacağı etkinliklerin düzenlendiği değişebilir dönüşebilir bir mekanı tarifler. Kültür Merkezi, Cami ve Belediye binası yapılarının bağlayan ortak alandır. Törenlerin ve resmi davetlerin yapıldığı mekandır. Kentlinin buluştuğu açık hava konserlerinin yapıldığı, açık hava tiyatrosunun yapılıp amfilerden izlenebilindiği alandır. Bu meydan ayrıca Festivallerin, spor etkinliklerinin, dini ritüellerin(Cuma namazı, toplu iftar), festivallerin yapılacağı ortak kullanım alanıdır. Meydanın Kültür merkezi ile olan doğrudan iletişimi ile kapalı ve açık kültür sanat etkinliklerini beslenmesi düşünülmüştür.

İdari Avlu ve Ana Giriş: Meydanın devam eden yönelimin, yapı bloklarının yarattığı gölgeli ve rüzgar kontrollü mikro-kamusal avluya; oradan da Belediye Binası’nın şeffaf ana girişine ve galerili atriumuna ulaştığı nihai varış noktası.

Mekansal Bir Saygı Duruşu

Bandırma Vapuru’ndan projenin zemin kotuna ve peyzaj kararlarına aktarılan bu lineer iz, kentsel yeşil omurga ile entegre olarak çalışır. Tarihsel bellek, yapısal formlarda herhangi bir biçimsel öykünmeye gidilmeksizin; vaziyet planındaki rasyonel aks kurgusu, peyzajın yönlenimi ve yaya sirkülasyonunun mekansal hiyerarşisi üzerinden modern mimari dile tercüme edilmiştir. Bu analitik yaklaşım, vaziyet planına işlenmiş kalıcı ve mekansal bir “saygı duruşu” niteliği taşımakta, belediye kompleksini bağımsızlık felsefesiyle doğrudan görsel ve rotasal bir diyalog içine sokmaktadır.

Tasarım Kararları ve Mekânsal Kurgu

1. Kentsel Yeşil Omurga ve Makro-Sirkülasyon Stratejisi

Tasarımın ana kurgusu, alanın kuzeydoğusundaki Doğu Park ve sahil bandından gelen kentsel yeşil dokunun, güneybatı yönündeki Millet Bahçesi’ne kesintisiz bir biçimde entegre edilmesi üzerine kurulmuştur. Bu doğrultuda tasarlanan “Yeşil Omurga”, projenin ana taşıyıcı yaya sirkülasyon aksı ve rekreasyonel altyapısı olarak çalışmaktadır.

Bu omurga, Atatürk Bulvarı ve mevcut tramvay hattı gibi sahil ile kentlinin ilişkisini kesen ve yaya geçişini kısıtlayan kentsel eşikleri fiziksel, görsel ve fonksiyonel olarak aşarak, sahil bandı ile iç bölgeler arasındaki yaya erişilebilirliğini maksimize eden bir arayüz tanımlamaktadır.

Bu aks sadece bir köprü değil yapının sahil ile olan devamlılığıdır.

2. Üç Boyutlu Sokak Kurgusu ve Parçacıl Kütle Organizasyonu

Omurga, yalnızca zemin kotunda çalışan bir peyzaj aksı değil, kotları birbirine bağlayan “üç boyutlu bir sokak” olarak tasarlanmıştır. Kompleksi oluşturan yapısal programlar monolitik bir kütle yerine, bu sokağa takılı (plug-in) bağımsız birimler halinde parçacıl bir yaklaşımla organize edilmiştir. Bu rasyonel parçalanma, yapı grubunun insan ölçeğinde algılanmasını sağlamaktadır. Ayrıca mevcut kentsel doku ile silüetsel olarak ilişki kurulması sağlanmıştır. Alanda tasarlanan yeni konut ve ofis blokları ile mevcut kentsel doku arasında geçiş sağlayan bir ölçek ve tasarım dili oluşturulmak istenilmiştir.Fonksiyonel dizilim, sahil bandından (Doğu Park) kentin iç kısımlarına doğru hiyerarşik bir kamusallık kurgusuyla yerleştirilmiştir:

– Meydan Park: Doğu Park’ın doğrudan bir uzantısı olarak kurgulanan, kentlinin serbest toplanma ve dağılma alanı olarak çalışan tanımlı kentsel boşluktur. Çevredeki ses ve görüntü kirliliğinin önünde subap alanı olarak tasarlanmıştır. Yapının kamusallığını arttırırken alanın en büyük problemlerinden olan ses ve gürültüyü azaltarak daha sakin bir yaşantı sağlamaktadır. Kentlinin etkinlik için buluşma noktasıdır.

– Cami: Park ve Meydan ile entegre olarak aksın başlangıç noktasında yer almaktadır. Özellikle park alanı ile doğrudan ilişki ile dinginlik sakinlik ve doğa içinde olma kurgusuyla konumlandırılmıştır.Yapının avlulu tasarımı yapıya hem mahremiyet kazandırırken hem de iklimlendirme ve gürültü için çözüm üretmiştir. Kentsel omurga ile kurduğu ilişki ile Caminin daha görünülür olması hedeflenirken yapının kamusallığı arttırılmıştır. Yapının avlusu ile dış mekan etkileşimi ve açık hava dini ritüeller için uygun mekansal esneklik sağlanmıştır.

– Kültür Merkezi: Park/Meydan ile birlikte ilişkili bir şekilde sokak aksına entegre olan, kamusal etkileşimin ve sosyo-kültürel faaliyetlerin yoğun yaşandığı birimdir. Meydan ile kurduğu doğrudan iletişim ile birlikte etkinliklerin kapalı bir hacimden çıkıp meydanla etkileşime geçerek açık havaya taşınması istenilmiştir. Merkezde yer alması ile birlikte sirkülasyonun ve etkileşime en açık konumdadır. Sokak kurgusuna entegre olmasıyla yapılan etkinliklerin iç mekana girilmeden dahi izlenebildiği dışa dönük bir tasarım kurgusuna sahiptir. İçinde barındırdığı Büyük ve Küçük salonlar ve kentsel omurgaya paralel fuayesi ile birlikte sirkülasyonda olan kentliyi içine davet etmesi ve etkileşime geçmesi düşünülmüştür.

– Kentli Birimleri ve Avlu: İdari kütle öncesinde geçiş ve dinlenme alanları sağlayan, mikro-kamusal boşluklar yaratan birimlerdir. Bu alanda belediye fonksiyonlarına dahil olmadan kentlinin etkinlik ve sosyal konularda katılım sağlayabileceği birimler yer almaktadır. Bu birimlerde Kreş, cafeler, yemekhabe, çok amalı belediye salonu, dönüşebilir black box sahnesi, kütüphane, satış birimleri vs. yer almaktadır. Bu birimler kentsel omurgaya takılı bir biçimde aksın devamında yer alırken kentlinin kolayca içine dahil olabileceği mekansal kurguyla tasarlanmıştır.

– Belediye Binası: Aksın sonlandırıcı kütlesi olarak konumlanan, idari yoğunluğun merkezlendiği ana yapı birimidir. Yapı ihtiyaç programındaki istenilen birimleri olabildiğince zemin kat ve kamusal kotlara yayarak insan ölçeğinde kalmayı hedeflenmiştir. Basın Yayın, Meclis salonu ve halkla ilişkiler gibi birimler zemin katta kentli ile etkileşimde bulunabilirken daha özellikli ve öncelikli birimler üst katlarda yer almaktadır. Yapı kompleksinin Kuzeydoğu tarafından gelen parçacıl ve birimsel kütle tasarımı belediye binası ile devam ederek yapı üst katlarında son bulmaktadır. Yapının parçalı kurgusu fonksiyonların yerleşimi ve algılanabilirlik açısından önemlidir. Yeşil terasların omurga etrafında devamlılığı ve belediye binası üzerinden 3. Boyuta taşınmış olması. Yeşil omurganın 3. Boyutta kentli tarafından okunmasını ve yapının karakterini ortaya çıkarmaktadır.

3. Peyzaj Sürekliliği ve Ekolojik Entegrasyon

Yeşil omurganın zemin kotundaki sürekliliği, yapısal birimlerin katmanlaşmasıyla üst kotlara taşınmıştır. Birimlerin üzerinde oluşturulan yeşil teraslar ve bitkilendirilmiş çatılar, yeşil dokunun üç boyutlu sokak boyunca yukarı doğru tırmanmasını ve Belediye Binası kütlesinin iç mekanlarına kadar sızmasını sağlamaktadır. Bu entegrasyon, yapı kompleksinin ısı adası etkisini düşürerek ekolojik performansını optimize etmektedir.

4. Cephe Tektoniği ve Rasyonel İfade

Projenin kütle dili, “şeffaf ve erişilebilir yönetim” prensibini mekansal bir karşılığa dönüştüren rasyonel bir yaklaşımla ele alınmıştır. Zemin ve alt sirkülasyon kotlarında yoğun cam cephe sistemleri kullanılarak kentsel mekan ile iç mekan arasındaki sınır flulaştırılmış maksimum görsel geçirgenlik sağlanmıştır. Arkadlı cephe modülasyonu ile taşıyıcı sistem öne çıkarılarak açık yarı açık alan kurgusu ve geçişkenliği güçlendirilmiştir. Arkat sistemi aynı zamanda kullanıcılar için doğrudan bir iklimlendirmeye yardımcı sistem olarak kullanılmıştır. Kütlelerin üst kotlarında ise, hem iklimsel güneş kontrolünü sağlamak hem de idari yapıya modern bir kimlik kazandırmak amacıyla beyaz dikey lameller ve gridal formda mesh paneller kullanılmıştır. Bu cephe katmanlaşması, romantik ve stilize bir ifadeden kaçınarak, işlevsel, analitik ve sürdürülebilirlik odaklı teknik bir mimari dil kurmaktadır.

Gürültünün en yoğun olduğu Güney ve Güneybatı yönlerindeki kütle monoblok tutularak viyadüğe paralel konumlandırılmıştır. Şeffaf cephe kurgusu ile yapının algılanabilirliği arttırılırken Beyaz mesh paneller ile iklimlendirme gün ışığı kontrolü sağlanmıştır. Ses ve gürültü nedeniyle mesh paneller arkasına yeşil kat teraslarında yoğun bitkilendirilme tasarlanmıştır.

Yapının daha parçacıl olan kuzey ve kuzeybatı yönünde ise aluminyum kompozit beyaz lameller ile kontrollü güneş ışığı alımı sağlanmak istenirken gürültünün az olması ve yeşil omurga ile birlikte geçirgenliğin ve insan etkileşiminin fazlalaşması amacıyla tercih edilmiştir. Zemin katlarda ise arkatlı bir cephe sistemi kurgulanmıştır. Zemin katın üst kattan ayrışarak kompası insan ölçeğinden algılanmayı kolaylaştırırken meksimumda insan erişilebilirliği ve etkileşimi istenilmiştir. Ayrıca Karadeniz iklimi ve rüzgar ve yağmura karşı koranklı yarı açık alan yartması açısından arkatlı cephe dili tercih edilmişti. Ritmik ve sürekli yapısı ile tüm yönlerden eşit algılanması önemli görülmüştür.

Sürdürülebilirlik / Peyzaj / Malzeme

1. Sürdürülebilirlik ve Ekolojik Performans Stratejileri

Proje, pasif ve aktif sürdürülebilirlik sistemlerinin mekansal kurguya entegre edildiği rasyonel bir altyapı üzerine kurulmuştur. Enerji verimliliğini maksimize etmek amacıyla yapı çatılarına entegre edilen fotovoltaik (güneş) paneller, tesisin günlük enerji tüketimini optimize eden aktif bir enerji üretim stratejisi olarak tasarlanmıştır. Su yönetimi, projenin ekolojik ayak izini düşüren temel faktörlerden biridir. Yapıların önünde yer alan park/meydan alanının ve cephelerdeki yeşil terasların sulama ihtiyacı, şebeke suyu yerine kapalı devre yağmur suyu hasadı ve entegre gri su geri kazanım sistemleri üzerinden karşılanmaktadır.

Belediye binasının merkezinde tasarlanan galerili atrium, yalnızca mekansal bir boşluk değil, aynı zamanda yapının doğal iklimlendirme sisteminin bir parçasıdır. Bu atrium içerisinde farklı kotlarda konsol olarak çalışan döşemeler ve yeşil teraslar konumlandırılmıştır. Bu kurgu, baca etkisi yaratarak doğal havalandırmayı desteklerken, iç mekandaki hava kalitesini ve mikroklimatik konforu artıran işlevsel bir yeşil çekirdek oluşturmaktadır.

2. İklimsel Peyzaj ve Açık Alan Kurgusu

Açık alan ve teras bitkilendirmelerinde, yerel iklim verilerine adaptasyon sağlayabilen, su tüketimi düşük ve rasyonel bakım periyotlarına sahip türler seçilmiştir. Zemin ve örtücü bitki katmanında ekolojik dayanıklılığı yüksek olan eğrelti otu, ateş dikeni, şimşir, yayılımcı ardıç ve kekik tercih edilmiştir. Bu türler, erozyon kontrolü sağlarken aynı zamanda biyoçeşitliliği destekleyen bir mikro-habitat oluşturmaktadır. Dikey algıyı yönlendiren ve yapısal gölgelendirme sağlayan ağaç katmanında ise Karadeniz Bölgesi’nin floristik yapısına uygun akdeniz defnesi, kızılağaç, kestane ve ıhlamur kullanılmıştır. Bu peyzaj stratejisi, kentsel ısı adası etkisini minimize eden ve yapı fiziği ile uyumlu çalışan analitik bir bitkilendirme rejimidir.

3. Malzeme ve Tektonik Yaklaşım

Yapısal kabuk ve açık alan zemin kaplamalarının seçiminde, estetik kaygılardan ziyade uzun ömürlülük, düşük bakım maliyeti ve fonksiyonellik merkeze alınmıştır.

Zemin Kaplamaları: Yaya sirkülasyonunun yoğun olduğu park, meydan ve dış avlu zeminlerinde mekanik dayanımı yüksek bazalt plak taşlar, küptaş ve taş bordürler kullanılmıştır. Bu rasyonel malzeme tercihi, dış mekan sirkülasyon alanlarının fiziksel yıpranmaya karşı direncini artırmaktadır.

Cephe ve Kütle Tektoniği: Ana kütle kurgusunda strüktürel kararlılığı vurgulayan prekast beton elemanlar ve lamine ahşap paneller kullanılmıştır. Modern ve minimalist mimari dili desteklemek, aynı zamanda cephede iklimsel kontrolü (güneş kırıcı işlevi) rasyonel bir biçimde yönetmek amacıyla galvanize beyaz mesh paneller ile alüminyum kompozit dikey beyaz lameller tasarıma entegre edilmiştir. Bu elemanlar, yapının görsel şeffaflığını sağlarken güneş kazancını analitik olarak optimize eden teknik bir arayüz görevi görmektedir.

Strüktür ve Taşıyıcı Sistem / Maliyet

1. Taşıyıcı Sistem Kurgusu ve Strüktürel Rasyonalite

Yapının ana taşıyıcı iskeleti, mekansal organizasyonda maksimum esneklik ve mühendislik verimliliği sağlamak amacıyla 8 metrelik düzenli aks aralıkları üzerine oturtulmuştur. Bu gridal sistem, yeraltı katlarından üst idari birimlere kadar düşey yüklerin zemin profiline kesintisiz ve güvenli bir şekilde aktarılmasını sağlamaktadır.

Strüktürel kurguda betonarme ve çelik sistemlerin entegre olarak çalıştığı kompozit bir model uygulanmıştır. Çekirdekler ve ana taşıyıcı kolon-kiriş birleşimlerinde yüksek rijitlik ve yangın dayanımı sağlayan betonarme sistem kullanılmıştır. Yapının kütlesel hareketliliğini sağlayan, geniş açıklıklı ve konsol olarak çalışan bölümlerinde ise yapısal hafiflik sağlamak ve ölü yükleri minimize etmek amacıyla çelik taşıyıcı strüktür tercih edilmiştir.

2. Modüler Standardizasyon ve Maliyet Optimizasyonu

Projenin genel ekonomi politiği, yapım aşamasından işletme sürecine kadar maliyetlerin optimum düzeyde tutulması prensibine dayanmaktadır. Bu amaçla, hem taşıyıcı sistemde hem de yapısal kabukta modüler planlama ilkeleri şekilde uygulanmıştır.

Cephe kurgusu, yapının tamamında sistematik olarak tekrar eden 2 metre genişliğindeki standart panellerden oluşturulmuştur. Bu ölçüsel rasyonalizasyon; malzeme firesini sıfıra yaklaştırmakta, fabrikasyon üretime (ön üretimli elemanlar) olanak tanıyarak işçilik maliyetlerini düşürmekte ve şantiye montaj süresini ciddi ölçüde kısaltarak genel yatırım maliyetini optimize etmektedir.

3. Malzeme Yaşam Döngüsü ve Operasyonel Verimlilik

Malzeme spesifikasyonları belirlenirken, yalnızca ilk yatırım maliyeti değil, yapının operasyonel ömrü boyunca ortaya çıkacak “Yaşam Döngüsü Maliyeti” (Life Cycle Cost) dikkate alınmıştır. Fiziksel aşınmaya ve atmosferik koşullara karşı dayanımı yüksek, bakım-onarım periyotları uzun malzemeler tercih edilmiştir.

Sistem detaylarında ve kaplama bileşenlerinde, yapının ekolojik hedefleriyle uyumlu olarak, ekonomik ömrünü tamamladığında yapıdan ayrıştırılarak tekrar endüstriyel döngüye katılabilecek geri dönüştürülebilir donatılar kullanılmıştır. Bu teknik yaklaşım, yapının çevresel ayak izini daraltırken, belediye kompleksinin uzun vadeli işletme ve bakım bütçelerini rasyonel bir zeminde kontrol altında tutmaktadır.

Sonuç

Projenin temelini ve mekansal felsefesini oluşturan ana kurgu, kenti sahil bandı ve iç bölgedeki yeşil doku ile yeniden bağlayan “Kentsel Yeşil Omurga” ve bu omurga etrafında şekillenen “Üç Boyutlu Sokak” konseptidir. Tasarım, eski sanayi bölgesinin fiziksel sınırlarını ve kentsel eşikleri (Atatürk Bulvarı, tramvay hattı) aşarak Doğu Park ile Millet Bahçesi’ni birbirine diken kesintisiz bir ekolojik koridor yaratır.

Bu kurgu doğrultusunda kompleks, monolitik ve baskın bir “devlet dairesi” kütlesi olmak yerine; bu yeşil omurgaya sırasıyla takılan (meydan, kültür merkezi, cami, idari avlular ve belediye binası) parçacıl, insan ölçeğinde ve geçirgen bir “kamusal kampüs” olarak tasarlanmıştır.

Etiketler

Bir yanıt yazın