OMA’dan New Museum’a Yeni Bir Ek

OMA’dan New Museum’a Yeni Bir Ek

OMA’nın New York’taki New Museum için tasarladığı ek yapı, müzeyle bağlantı kurarken kendi bireyselliğini de koruyor.

Fotoğraflar: Jason O’Rear ve Jason Keen

OMA, SANAA tarafından tasarlanan Manhattan’daki New Museum’un programını, özgün bir profile ve cephe tasarımına sahip bir ek bina ile yansıtıyor.

OMA’nın New York ofisi tarafından yürütülen New Museum genişleme projesi, Japon mimarlık stüdyosu SANAA’nın 2007’de tasarladığı yapıya bitişik, sıfırdan inşa edilen yeni bir kütleden oluşuyor.

OMA’nın New York’taki ilk kamu yapısı olan bu proje, çağdaş sanat müzesinin alanını 11.000 metrekareye çıkararak iki katına ulaştırıyor. Artan ziyaretçi sayısı için ihtiyaç duyulan sosyal alanlar, galeriler ve ek çıkış yolları da projeye dahil ediliyor.

OMA New York’un yöneticisi Shohei Shigematsu, SANAA’nın binasının görece çağdaş olması nedeniyle genişleme koşullarının alışılmadık olduğunu belirtiyor ve tasarımın “ikiz/çift” fikrine dayandığını ifade ediyor.

Mimarlık ofisi, mevcut binanın cephesini koruma fikrinden vazgeçerek kesitte beşgeni andıran bir bina tasarlamış. Zemin katta derin bir oyukla geri çekilen yapı, yukarı doğru daralarak merkezi bir noktada SANAA binasının cephesine dokunuyor.

Yapı kuzeyden bakıldığında daha yüksek olan SANAA binasının arkasında kalsa da, parselin içine doğru derinlere uzanıyor.

Kırıklı cephe, SANAA binasının alüminyum örgü cephesini anımsatan metal mesh katmanlı lamine camla kaplanırken, özgünlüğünü de ortaya koyuyor.

Sokağa bakan duvarların hemen iç kısmında, galeriler ve cephe arasında yer alan bir atrium, her sahanlıkta iki binanın katlarını birbirine bağlayan kıvrımlı bir merdivene olanak tanıyor.

Shigematsu bu merdivenli atriumu, tüm müze kompleksini daha açık ve iletişim kuran bir hale getiren “sosyal ve görünür bir odak” olarak tanımlıyor. Ayrıca yerel mimariye özgü ön cephe yangın merdiveninin de bu merdiven kurgusunda önemli bir rol oynadığını belirtiyor.

Cephedeki diğer boşluklar, balkonları ve metal ağsız cam panelleri ile yapı boyunca uzanan şeritler oluşturuyor; bu da binaya kamusallık ve şeffaflık hissi kazandırıyor.

Üç yönlü bir kavşağın kesişim noktasında yer alan ve Prince Street’e bakan yapı, bir son durak görevi görüyor. Yeni giriş kurgusu ise caddeyi binanın içine ve yukarıya, yeni merdivenlere doğru taşıyor.

Zemin kotunda, cephenin eğimi kuzeyde içe doğru katlanarak SANAA binasının daha fazla bölümünü ortaya çıkarıyor. Bu durum orijinal cepheyi genişletmek için ek malzeme kullanılmasına yol açmış.

Kütledeki bu çift katlanma, üçgen şeklinde bir dış avlu oluşturuyor. Bunun yanında müzenin ana girişi, iki yapının da bilet gerektirmeyen zemin katlarını birleştiren bir lobiye açılıyor.

Orijinal lobiden ek yapının zemin katına geçiş, büyük bir portal kapı ile sağlanıyor. Bu mekan merkezinde yer alan gizli bir restoranın etrafında şekilleniyor. Restoranın gümüş varaklı genleştirilmiş mantar kaplaması, metal tavanlar ve polikarbonat giydirilmiş asansör çekirdeğiyle bütünleşiyor.

Restoran, lobinin içinde kapalı bir avlu görevi görüyor. Müze kapandıktan sonra hem lobiden hem de yapının arkasındaki Freeman Sokağı’ndan erişilebilir olması planlanıyor.

İç mekanda duvarlar ve tavanlarda uygulanan mantar kaplama, bu kez doğal haliyle bırakılmış. Dokulu cam yüzeyler, restoranın içini lobiden gizlerken müşterilerin dışarıyı görmesine de olanak sağlıyor.

Bilet gişeleri, zemin katta serbest dolaşımı mümkün kılmak için binanın ön tarafındaki merdiven boşluklarında konumlanıyor.

Yeni galeriler, yüksek tavanları ve beyaz duvarlarıyla orijinal yapının nispeten sade dilini sürdürüyor.

Galeri alanları ilk üç katta yer alıyor. Dördüncü katta ise Bowery manzarasına sahip, cephedeki camlı boşluğa bakan, yüksek tavanlı ve kolonsuz bir oditoryum bulunuyor.

Dördüncü katın üzerinde yer alan kuluçka alanları ve ofisler, stüdyonun ifadesiyle binanın kavramsal ve biçimsel “beyni”ni oluşturuyor.

New Museum

New Museum’un Yeni Binasının Tasarımı Gün Yüzüne Çıktı

OMA, New York’taki New Museum’a Ek Bina Tasarlıyor

Etiketler

Bir yanıt yazın