Kuryłowicz + Architects, Antarktika'nın King George Adası'nda inşası tamamlanmak üzere olan Arctowski İstasyonu ile araştırma üssü tipolojisini ev kavramı üzerinden yeniden ele alıyor. Ahşap strüktürü, ortak yaşam alanları ve zorlu iklim koşullarına uyum sağlayan tasarımıyla yapı, araştırmacılara konforlu bir yaşam ve çalışma ortamı sunmayı hedefliyor.

Fotoğraflar: Polonya Bilimler Akademisi
Kuryłowicz + Architects, yapıyı Polonya araştırma istasyonunda görev yapan 28 araştırmacı için ev konforu sunan bir yaşam alanı olarak tasarladı.
Piotr Kuczynski, “Temel fikrimiz, dünyanın en ücra noktalarından birinde bir ev hissi yaratmaktı; bilimsel işlevselliği gündelik yaşamın konforuyla bir araya getiren bir mekan tasarlamayı amaçladık. İstasyon yalnızca bir laboratuvar değil, aynı zamanda Dünya’nın en zorlu koşullarında çalışan insanlar için geçici bir ev niteliği taşıyor. Merkezde yer alan ortak kullanım alanı, doğal malzemeler ve sosyal etkileşimi teşvik eden mekanlar; yalnızca araştırma faaliyetlerini değil, kullanıcıların iyi oluş halini de destekliyor. Yapı, insanlara Antarktika’yla uyum içinde yaşama ve çalışma imkanı sunan akıllı bir dış kabuk tarafından korunan sıcak bir Polonya evi olarak kurgulandı.”

Arctowski İstasyonu’nun merkezinde, çift yükseklikli ve üstten gün ışığı alan bir hacimde konumlanan ortak kullanım alanı yer alacak. Bu bölümde ayrıca bir kütüphane, spor salonu ve sauna bulunacak.

Mimarlık ofisine göre konfor odaklı bu yaklaşım, yapıyı Antarktika’daki araştırma üslerinin çoğundan ayırıyor.
“Doğal malzemelerin kullanımı, özenle tasarlanmış iç mekanlar ve çevredeki peyzajla kurulan güçlü görsel ilişki sayesinde istasyon yalnızca bir araştırma tesisi olmanın ötesine geçiyor. Uzak bir bilimsel araştırma üssünü yaşamak ve çalışmak için anlamlı bir mekana dönüştürerek kullanıcılara aidiyet, ilham ve konfor duygusu sunuyor.”

Araştırma merkezi, çelik ayaklar üzerinde yükselen masif ahşap bir strüktür olarak kurgulandı. Yapının dış yüzeyinde ise yüksek performanslı yalıtım katmanlarıyla desteklenen altın renkli metal bir kabuk kullanıldı.

Tüm yapı, Antarktika’ya 113 nakliye konteyneri içerisinde taşınabilecek ve üç aylık inşaat süresi içerisinde monte edilebilecek şekilde tasarlandı.

“Modülerlik, tüm mimari konseptin temelini oluşturuyor. Her bileşenin bir nakliye konteynerine sığması, deniz yolculuğuna dayanması ve kısa süren Antarktika yazı boyunca hızla monte edilebilmesi gerekiyordu. Bu taşımacılık kısıtları yapının formunu belirlediği gibi karakterini de şekillendirdi. Polonya ormanlarından elde edilen ahşaptan oluşturulan iç mekanlar sıcaklık ve konfor sunarken, yolculuklarına evlerinden bir parça taşıyan ilk kaşiflerin ruhunu da simgesel olarak hatırlatıyor. Mekanın metal ‘kabuk’ olarak tanımlanan dış yüzeyi ise çağdaş teknolojik başarıları temsil ediyor. Bu iki unsur birlikte, nostalji ile ‘newstalgia’ arasında; geçmiş ile gelecek arasında bir diyalog kuruyor.”

Arctowski İstasyonu, Dünya’nın en zorlu çevresel koşullarından bazılarına dayanacak şekilde tasarlanan Antarktika yapılarının en yenilerinden biri. Bu koşullar, yapının üç kollu formunu büyük ölçüde belirledi.
