Nasıl Tasarlanır'ın bu bölümünde, meydan tasarımı kavramına değiniyoruz. Meydan tasarımını, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin son dönemde İstanbul'da hayata geçirdiği projeler olmak üzere diğer örnekler ile birlikte ele alıyoruz.

Haliç 1. Bölge, Eminönü Meydanı Kentsel Düzenlemesi, Fotoğraf: İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Şehir meydanları, şehirlerin akciğerleridir ve şehirlerimizin artık her zamankinden daha fazla nefese ihtiyacı var. Zamanla kabuklarımıza çekildik ve yalnızca iş veya kişisel gereksinimler için dışarı çıkar olduk. Oysa bugün, heterojen ve çok kültürlü yapılara sahip toplumlarımız için insan kullanımına açık ve gayriresmi sosyalliğe imkan tanıyan mekanlara ihtiyacımız var. Kevin Lynch’in Kent İmgesi kitabındaki fikirler hala geçerliliğini koruyor; çünkü kentlerimiz, imgesini ve kimliğini bir arada tutacak, bilinmeyen yolculukların daha büyük bir amaç uğruna kesişeceği bir düğüm noktasına ihtiyaç duyuyor.

Mecidiyeköy Meydanı, Fotoğraf: Gürkan Akay
Meydan formları, yıllar içerisinde ortak bir arayış olan “etrafı çevrili bir alan yaratma” amacı doğrultusunda geniş çapta incelenmiş. Şekil açısından bakıldığında bir meydan kare, dikdörtgen veya daire gibi çeşitli fiziksel biçimlerde tasarlanabilir. Ancak kamusal meydanlar, genel anlamda onu çevreleyen strüktürler tarafından belirlenir.
Meydanın konumu tasarım aşamasındaki en belirleyici unsurlardan biridir. Bir meydan konumlandırılırken öncelikli olarak, birkaç yaya yolunun kesiştiği ve insanların sıklıkla ziyaret ettiği bir kesişim noktası üzerinden ilerlenir. Tasarlanan kamusal alanın şehir yaşamını kolaylaştıracak bir araç olarak işlev görebilmesi için, seçilen konumun insanlar tarafından halihazırda farklı aktiviteler için kullanılıyor olması gerekir.
Bunların yanı sıra meydanın birden fazla girişi olması da büyük önem taşır. Bu sayede daha davetkar ve erişilebilir bir kamusal alan yaratılmış olur.
Meydanlar, çok sayıda insanın bir yerden bir yere giderken uğradığı, birçok sokağın kesiştiği noktalarda ortaya çıkar.
“Sistemin en önemli noktası sokak köşeleridir; çünkü bu köşeler, meydan ile sokak arasında bağ kurar. Bu noktalar insanların meydana giriş yaptığı alanlardır.”
William Whyte
Meydana duvar eklemek veya meydan içerisinde kot farkı oluşturmak, onun bir kesişim noktası olma özelliğini etkileyebilir ve insanların girişini engelleyebilir. 90 santimetreden yüksek eklentiler, görsel sürekliliği bozabileceği gibi fiziksel engelli bireyler için de sorun yaratabilir. Aynı şekilde, 90 santimetreden fazla bir kot düşüşü, izolasyon ya da ayrışma hissi oluşturabilir.
Ancak titizlikle tasarlandığı koşullarda seviye farkları, büyük etkinlikler veya aktiviteler için kullanılabilir ve meydan, bir amfitiyatro işlevi görebilir.

Beşiktaş Kent Meydanı Düzenleme Projesi, Fotoğraf: Cemal Emden
Bir şehir meydanının amacı, aktivitelere ve diğer faktörlere bakılmaksızın insanları bir araya getirmektir. Bu bağlamda kamusal açık alanlar aynı anda çok sayıda insana hizmet verebilmelidir.
Alışveriş merkezlerinin günümüzde bu kadar popüler olmasının sebebi de belki insanların birden fazla ihtiyacının karşılandığı yerlerde bulunmayı tercih etmeleri olabilir.
Meydan boyutları; aktiviteler, potansiyel kullanıcı sayısı ve yapılı çevre gibi faktörler tarafından belirlenir. Tanımlı bir mekan hissi yaratmak için genellikle, bina yüksekliği ile mekan genişliği arasında 1:2 oranını koruma yönündeki teori göz önünde bulundurulur.
“Bir meydanın genişliği, insanların kendi aralarında etkinlikler yapabilecekleri ve eş zamanlı olarak çevredekilerin yüz ifadelerini ve duygu durumlarını okuyabilecekleri boyutta olmalıdır.”
Jan Gehl
Geniş kamusal meydanlar, yeterli peyzaj düzenlemesi, kent mobilyaları veya alt mekanlar olmadığında göz korkutucu olabilir.
Christopher Alexander’a göre, büyük bir mekan, küçük ve hiyerarşik mekanlar ailesi olarak düşünülebilir. Ancak bu küçük mekanların, bir “alt meydan” olarak kabul edilebilmesi için, insanların kendilerini konforlu hissedebilecekleri şekilde, ortalama meydan boyutuna yakın tasarlanmaları gerekir. Aynı zamanda ana alandan görünürlükleri ve erişilebilirlikleri korunmalıdır.

Adana Sucuzade Kent Meydanı, Fotoğraf: Egemen Karakaya
Tarihi şehir meydanlarında, bir dikilitaş veya çeşme genellikle tam merkeze yerleştirilmez. Mekansal öğelerin konumu, her zaman geometrik kurallara göre belirlenmez; aksine çoğu zaman yayaların doğal olarak oluşturduğu yolların bir sonucu olarak şekillenir.
Girişler arasındaki bağlantılar, sirkülasyonu yüksek ana hatları oluşturur. Bu hatlar, bazen kullanılmayan ve zamanla durağan alanlara dönüşme eğiliminde olan mekansal adacıklar yaratabilir. Bu tür alanları canlandırmak için, genellikle bu noktalara çeşmeler veya heykeller yerleştirilir.
Bu nedenle, odak noktası olacak öğeleri konumlandırırken geometrik düzenin yanı sıra, yaya hareketlerini ve bu hareketlerin oluşturduğu mekansal dinamikleri dikkate almak gerekir.
Meydanların en kritik unsurlarından biri, çevresini tanımlayan ve onu çevreleyen yapılardır. Bu yapılar, insanları meydana çekme ve orada tutma konusunda önemli bir rol oynar.
Jane Jacobs’a göre, bina cepheleri yayaların gözünü meşgul edecek şekilde tasarlanmalıdır. Bu etki de, tek bir büyük işletme yerine, birden fazla küçük ölçekli işletme ile çok daha kolay şekilde sağlanabilir. Kafeler ve perakende mağazalarının bulunduğu bir meydan, ziyaretçileri cezbederek alanın daha canlı olmasına katkı sağlar.
Ayrıca yapılar, geniş açıklıklar aracılığıyla yayalar ile görsel bir bağ kurmalıdır; geri kalan cephe yüzeyi ise, düzen ve karmaşıklık arasında bir denge oluşturacak mimari ögelerle zenginleştirilmelidir.
Peyzaj, sert zemin düzenlemeleri (hardscape), bitkilendirme ve su ögeleri gibi unsurları kapsar.
Meydan tasarımında sert zemin düzenlemeleri oldukça önemlidir. Döşeme malzemeleri; dayanıklılık, estetik, yansıma, parlama ve sürtünme gibi faktörler göz önünde bulundurularak seçilmeli ve fiziksel engelli bireyler için herhangi bir engel oluşturmamalıdır. Ayrıca, çevrenin renk ve malzeme paletine uyum sağlamalıdır.
Ağaç ve bitki türleri, meydanın mikroikliminde büyük rol oynar. Yaz aylarında veya gün içinde meydanda ısı birikmesiyle ısı adası etkisi oluşabilir ve bu da alanı konforsuz hale getirebilir. Çiçekli çalılar, döşeme malzemelerinin sertliğini görsel olarak yumuşatırken, ağaçlar mevsimsel olarak gölge sağlayarak hem estetik hem de işlevsel bir katkı sunar.
Ayrıca, su ögeleri meydandaki sıcaklığı dengelemek ve formuna bağlı olarak huzurlu veya dinamik bir atmosfer yaratmak için kullanılabilir.

Taraklı Kent Meydanı
Kent mobilyaları, çöp kutuları, seyyar satış birimleri, direkler, tabelalar, oturma alanları gibi unsurları içerir. Bu öğeler, işlevsellik ve çevredeki bağlama göre seçilir. Yeterli aydınlatma, meydanın karanlıkta daha güvenli hale gelmesini sağlarken, tabelalar anlaşılırlığı kolaylaştırır. Malzeme kaotik bir etkiyle sonuçlanabilir; bu nedenle çevredeki binaların malzemesi göz önünde bulundurulmalıdır. (Murat Memlük, Designing Urban Squares)
Oturma alanları, iklim ve potansiyel aktiviteler dikkate alınarak tasarlanmalı, sabit ve taşınabilir olmak üzere iki formda sunulmalıdır. Sabit oturma alanı kapsamında banklar dışında geniş merdivenler de kullanılabilir. Taşınabilir mobilyalar ise insanlara meydanda kendi bölgelerini seçme özgürlüğü tanır.
Oturma alanları, müdahaleye gerek kalmadan etkileşime izin vermeli, aynı zamanda insanların başkalarının etkinliklerini gözlemlemelerini sağlamalıdır. İdeal bir oturma düzeni, insanlara iletişim ve dinlenme biçimlerini seçme özgürlüğü sunmalıdır.
Meydan tasarımını şekillendiren pek çok başka faktör olsa da, asıl amaç, şehir ve şehir sakinleri için mekanın demokratikleşmesini sağlamaktır.
Mehmet Ayvalıtaş Meydanı, Mahalle Sakinlerinin de Katılımıyla Yeniden Düzenlendi