Gezi Parkı Teklifi

Taksim Gezi Parkına İlişkin Tüm Türkiye’ye Teklif Çağrısı

Size bir teklif sunmak istiyorum. Bu teklif ile neredeyse her kesimin istediğini alması mümkün olacaktır. Hem daha iyi ve kardeşçe yaşayabileceğimiz bir Türkiye’nin oluşmasına hem de gündemin sakinleşmesine yardımcı olacaktır. Teklifim Gezi Parkı ve Taksim Meydanı’nı hep birlikte tüm Türkiye tasarlayalım. Peki nasıl olacak? Bir internet sitesi kuralım. Herkes ne istiyorsa onu söylesin, söyleyelim. Kimisi çok daha fazla ağaç istesin kimisi sanat merkezi istesin kimisi ilkokul istesin kimisi cami istesin kimisi hayvan barınağı istesin ona göre saygı çerçevesinde fikir ve projelerini sunsunlar, başka insanlar da bu projeleri geliştirebilsin. Bazıları daha iyi daha uzun ömürlü kablo kullanılmasını önersin bazıları da aoregel destekli su boruları kullanılmasını söylesin kimisi beton kullanılmasın alternatif çevreci kaynaklar(!var!) var desin yani kısaca yapabileceğimiz en mükemmel yapıyı hep birlikte tüm Türkiye tasarlayalım.  Bunlar insanların en doğal hakkıdır.Bunu gerçekleştirememek için hiçbir sebep yok. Devletin parası yoksa bağış yapalım insan kaynağı eksikse benim 24 saatim var gönüllü olarak ‘Amelelik’ yaparım ve inanıyorum ki Gezi Parkı’nda olan ve olmayan binlerce insan da bu yapının yapılması için ellerinden geleni yaparlar. Annelerimiz teyzelerimiz kekler ve börekler yaparlar. İnanıyorum ki Herkes elinden geldiği şekilde yardım edecektir. Bazı insanlar Türkiye daha o kadar gelişmedi diyecekler. Arkadaşlar gelişmesini beklemek zorunda değiliz. Biz geliştirelim. Bizi engelleyen sadece aşağılık psikolojisi. Biz bunu yapabiliriz! Eğer yapamayacaksak neden okuyoruz neden üniversitelere gidiyoruz? Bakın bu konuda Yunus Emre ne güzel söylemiş;

İlim ilim bilmektir 
İlim kendin bilmektir 
Sen kendini bilmezsin 
Ya nice okumaktır 
 
Ecdadımız zamanın Lideri olmuştur. Bizim de olmamamız için hiçbir sebep yok. Dünyaya Örnek olmamak için hiçbir sebep yok. Kardeşlik için Hakk için   daha iyi şartlarda daha iyi yaşamak için daha nefes alınabilir bir dünya için Haydi hep birlikte, kardeşçe yapalım. 
 
Benim önerim;
Taksim Gezi Parkı’na ”Dikey Orman” mimarı tarzıyla herkesin görmek istediği bir yapı yapılabilir hemde herkesin katkısıyla, isteğiyle. Gezi Parkı 38 000 m2 (otuz sekiz bin metrekare) araziye sahiptir. Ayrıca mimari yapısı ve sahip olduğu yeşil alan bakımından verimsizdir. Bu alan taksim meydanındaki otobüs durakları ve anıtın olduğu bölümün müsait arazilerini de içine alırsa toplam alan 50 000 m2 (elli bin metrekare) olabilir. Yani Taksim Meydanı 50 000 m2 (elli bin metrekare) yeşil alana sahip olabilir. Peki daha fazla yeşil alana sahip olsa daha iyi olmaz mı? İnsanlar daha fazla yeşil alan istemezler mi? Elbette ki insanlar daha fazla yeşil alan isterler. Peki ama bunun yanında insanlar Kütüphane, Müze, Sergi Salonu(Galeri), Konferans Salonu, Toplantı Salonları, Tiyatro Sahnesi, Bilim Merkezi, Camii gibi yapılar da istiyorlar. Bütün bunları aynı yerde yapmak bugünün teknolojisiyle zor değil. Benim teklifim yaklaşık 100 000 m2 (yüz bin metrekare) yeşil alan sunuyor. Yalnızca 50 000 m2 (elli bin metrekare) araziye. nasıl olur da 100 000 m2 (yüz bin metrekare) yeşil alan yapılabilir.

 image 
 
Dikey Orman olarak adlandırılan mimari terim ‘koru’ denilebilecek kadar fazla olan ağaçları üst üste güneş görebilecek şekilde katlara yerleştirmek suretiyle inşa edilmesidir. Böylece ağaç sayısında %800’e  (sekiz yüz) kadar bir artış sağlanabilir.
 
image

Ayrıca Yapının dış yüzeyi de yine çiçek ve çeşitli bitkilerle kaplanabilir. Bugünün teknolojisi ile bunlar mümkündür ve dünyadan örnekleri mevcuttur.
image 
 
Dış yüzeyin çiçek ve bitkilerle kaplanması binanın doğal yalıtımını sağlayacaktır. Yani kışın sıcak yazın serin olmasını ve iklimlendirme sistemlerine harcanan enerjinin büyük ölçüde azaltacaktır. Yani hem yan cepheden hemde kuş bakışı yapının tamamen ağaç ve bitkilerle kaplı olması hem Türkiye hem de Dünya için çok önemli bir gelişme olacaktır. Hem de görsel olarak insanları tatmin ve teşvik edecektir. 

image

 

NetZero prensibi uygulanırsa eğer yapının ekolojik değeri çok büyük artacaktır. NetZero israfın önlendiği geri dönüşümüm mümkün olduğunca uygulandığı bir yapı prensibidir. Örneğin, yağmur suyunu kullanmak, atık suyu içilebilir seviyeye getirmek, kendi kendine elektrik üretmek, elektrik tüketimini düşürmek gibi. Binanın içi ise Zemin katı Kütüphane 1. katı Bilim Merkezi 2. Katı Üniversitelerin birbirleriyle konuşup, tartışıp, eğlenebilecekleri bir yer olabilir 3. katı Galeri olabilir. -1. Kat Müze olabilir. -2. Kat 5000 Kişilik bir Konferans salonu olabilir -3. ve -4. katlar Otopark olabilir. Bunlar gibi birçok hizmet Taksim meydanına uygundur, yapılabilir. Teknik özellikleri ise 20 000 m2 (yirmi bin metrekare) Zemin ve yavaş yavaş azalan üst katlar ve yavaş yavaş genişleyen bodrum katları olarak toplam 22 kat ortalama 450 000 m2 (dört yüz elli bin metrekare) olabilir. Sapphire Istanbul yapısı 25 000 m2 (yirmi beş bin metrekare) arazi ile 66 kat (10 katı zeminin altında olmak üzere) ve 165 000 m2 (yüz altmış beş bin metrekare) alana sahiptir. Gezi parkı 38 000 m2 (otuz sekiz bin metrekare) ve Taksim meydanı ile beraber pratikte 50 000 m2 (elli bin metrekare) araziye ve 20 000 m2 (yirmi bin metrekare) zemin olmak üzere 22 kat ( 6 katı zeminin altında olmak üzere) ve toplamda yaklaşık 450 000 m2 (dört yüz elli bin metrekare) ile Sapphire Istanbul’dan 3 kat daha fazla alana sahip olabilir. Boğazdan bakıldığında müthiş bir manzara ile insanları gülümsetebilir. Kişisel kanaatim çevresindeki otellerden yüksek olmasıdır. Çünkü yeşil alana, çevremize ve sağlığımıza ne kadar önem verdiğimizin boğazdan Tüm İnsanlığa gösterilmesi bu şekilde mümkün olabilir. İstanbul’un çehresine Özgürlüğün, Kardeşliğin,Gelişmişliğin simgesini katabilir.

 
Benim uğraşım kişilerle değildir. 2013 yılında yaşıyoruz.  Maalesef ki insanlar seslerini duyurabilmek için sokağa çıkmak zorundalar. Yanlış yapıyorsunuz doğrusu böyledir diyemiyoruz. İnsanları sakinleştirmek onlara değer verildiğini hissettirmek çok zor değil. Devlet görevini yerine maalesef getirememektedir. Şiddete başvurmak acizliktir, cahilliktir. Ben Müslümanım. Doğruyu, Doğrusunu söylemek benim dini görevim ve borcumdur. Ben Ecdadımdan iyiyi, güzeli, hoşgörüyü, adaleti öğrendim. Haksızlığa karşı durmayı öğrendim. Ben babamdan böyle öğrendim, Yunus Emre‘den böyle öğrendim, Mevlana‘dan böyle öğrendim. Mehmet Akif’ten böyle öğrendim. Bu konuda Mehmet Akif düşüncelerime ve hislerime çok güzel tercüman olmuştur;
 
 
Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem; 
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem. 
Biri ecdadıma saldırdı mı, hatta boğarım! … 
-Boğamazsın ki! 
-Hiç olmazsa yanımdan kovarım. 
Üçbuçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam; 
Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam. 
Doğduğumdan beridir, aşığım istiklale; 
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale! 
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum? 
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum! 
Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim, 
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim! 
Adam aldırmada geç git! , diyemem aldırırım. 
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım! 
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu… 
İrticanın şu sizin lehçede ma’nası bu mu?
 
image
Bugün Atmosferdeki CO2 (karbondioksit) oranı 400 ppm (milyonda 400) olmuştur. 

Bu seviye kritik seviyedir(bkz. 400.350.org). Bundan sonraki baraj seviyesi ölümcül sonuçlar doğurabilir. 25 yıl sonra bu seviye 500 ppm e yaklaştığında ben kanserden ölmek istemiyorum. Kandaki CO2 seviyesi normal bir insanda %3’tür bu oran %8 olduğu zaman öldürür. Hayatımı devam ettirmek istemem benim en doğal hakkımdır, Hakk’tır. Geleceğinizi düşünün kendinizi düşünmüyorsanız çocuklarınızı düşünün. Çocuklarımız eğer yaşayamayacaksa o zaman yaşamamızın bir anlamı yok. Bu dünya hepimizin. Onu israf etmeden kullanmak onun israf edilmemesi için çalışmak daha iyi yaşamayı istemek en doğal hakkımızdır, Hakk’tır. Allah’ın verdiği emaneti korumak farzdır, Allah’ın emridir. Bu dünya hepimizin onu güzelleştirmek hayatımızı güzelleştirmek daha iyi yaşamak bizim elimizde.  Ölen insanlarımız (Allah Rahmet eylesin) boşuna ölmüş, yaralanan insanlarımız (Allah Şifa versin) boşuna yaralanmış olmasınlar boşuna gaz solumuş olmayalım. Daha iyi bir Türkiye için daha iyi bir Dünya için Haydi, bugün BİR olalım BİRLİK olalım KARDEŞ olalım.
Çok şey mi istiyorum?

Bu vatanın önündeki en büyük engel Siyaset ve Bürokrasidir. Bu engeller İnşallah kalktığında değil o zaman bu vatanın %8 %10 büyümesi %200 gibi büyümelerden söz ediyor olacağız. İnşallah o günleri göreceğiz. Bütün Girişimciler, Yeşili ve Doğa’yı sevenler, Daha iyi bir dünya isteyenler, MüslümanKardeşlerim sizlerden yardımlarınızı, desteklerinizi, görüşlerinizi, fikirlerinizi ve yanlışlarımı bana bildirmenizi rica ediyorum.

Benim ismim Çağrı ismimin ve inancımın gereği sizlere bu teklifi sunmaktır.
Sevgiyle kalın.
Etiketler

Bir cevap yazın