Katılımcının Gözünden Türkiye’de Yarışma Mimarlığı Üzerine İzlenimler

Ahmet Baylan bu yazısında, yarışmalar üzerine kendi deneyim, eleştiri ve görüşlerini aktarıyor.

Son zamanlarda çokça eleştirilen Türkiye’de yarışma mimarlığı ve yarışmalar üzerine ben de okul hayatımdan itibaren gerek öğrenci, gerek profesyonel ekiplerde yardımcı ve müellif, gerek ekip lideri olarak girdiğim yarışmalardaki deneyim ve gözlemlerimi özellikle yarışma mimarlığına ilgi duyan genç yaştaki katılımcılara kısa ve net şekilde aktarmak isterim.

Yarışmalar Kural 1: Şartnameyi, Soru Cevapları ve Kuralları fazla ciddiye almayın. Jüri genellikle marjinallik yapıp kendi koyduğu kuralları hiçe sayar. Belki de kendilerinin bile haberi yoktur çünkü şartnameyi ve soru cevabı hatırlamıyorlardır. Belki de hiç okumamışlardır.

Bkz: Kadıköy Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması‘nda herkes şartnamedeki program sonucu oluşan devasa yapı kütlesini çözmeye uğraşırken programının 1/4’ünü yapıp 2. ödül alan proje.

Bkz: Bursa Setbaşı-Yeşil-Emirsultan Tarihi Aksı Kentsel Tasarım Fikir Yarışması‘nda tescilli yapıları yıkıp ödül alan projeler.

Bkz: Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması‘nda üstüne basıla basıla “zinhar kavşak projesine müdahale edilmeyecektir” dendiği halde, kavşak projesini yapmayıp 2. ödülü alan proje ve mansiyon ödüllerindeki projeler.

Bkz: Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Proje Yarışması‘nın soru cevap aşamasında kaldırılmaması belirtilmişken anıtsal palmiye ağaçlarını kaldırarak ödül alan projeler.

Yarışmalar Kural 2: Yarışmalar adildir, fakat bazılarına daha adildir.

Aynı dil, renk paleti ve pafta stiliyle yarışmalara katılıp her ne hikmetse her yarışmada ödül grubuna girmeyi başaran daha adil projeler. Bazılarının fontları sembolleri direkt seçilebiliyor. Belli oluyor yani projeyi kimin yaptığı. Eğer çok ünlü bir ofis yarışmaya katılmadıysa belki ödül grubunda kendinize yer bulabilirsiniz.

Yarışmalar Kural 3: Jürilerin alan üzerine sizin kadar titizlikle düşündüğünü düşünmeyin.

Bazen bir görsel ya da render, fikir ve tasarımdan çok daha etkili olabiliyor. Alanı boşuna gezme zahmetinde bulunmayın. Güzel ve cilalı görseller üretmek (temsil konusu) son zamanda tüm bunların önüne geçmiş durumda. Jürinin yaya akışlarını tespit ettiğini, kentsel tasarımda kenti okuduğunu falan düşünmeyin. Güzel Pinterest görselleri üretmek ve estetik ana odağınız olsun.

Bkz: Balıkesir Cumhuriyet Meydanı Sosyal Merkezi Proje Yarışması’nda Oto Sanayi Bölgesinde yaya akışı varmış gibi ana akslarını kuzeydoğuya atıp janti görselleriyle ödül alan projeler.

Yarışmalar Kural 4: Alan analizi yerine, jüri analizi yapın.

Tüm jüri, genellikle yarışma bağlamı yerine kendi subjektif zevklerine göre tercih yapacağı için jüri üzerine bir strateji kurmanız doğru olur. Genellikle sonuç verir.

Yarışmalar Kural 5: Projenize maksimum 10 dakika bakılıp yüzeysel eleştiriler geleceğini unutmayın.

Projeniz çok detaylı ya da titizlikle incelenmeyecek. O yüzden ilk akla gelen eleştiri yazılıp geçilecek. Hatta çoğunlukla raportör uğraşmasın diye birbiriyle alakası olmayan 30 proje 3. turda aynı yorumu alarak elenecek. O yüzden projenize dışarıdan bir gözle baktığınızda ilk akla gelen yorum, muhtemelen jürinin yapacağı yorumdur.

Yarışmalar Kural 6: Emeğinizin muhtemelen boşa gideceğinin bilinciyle yarışmaya girin.

Kazanmak ya da kaybetmekten öte, sizin gösterdiğiniz emek ve titizlik muhtemelen değerlendirme sürecinde projenize gösterilmeyecek ve jüri sanki bir hafta sonu etkinliğine, bir workshopa gelmiş gibi çaylar kurabiyeler ve Instagram storyleri eşliğinde sizin kan ter gözyaşı ve aylarca çalışmanın, sabahlamaların sonucu ortaya koyduğunuz çalışmaya göz ucuyla bakıp yüzeysel bir değerlendirmede bulunacaktır.

Her şeye rağmen, çok iyi bir proje ortaya koyarsanız tüm bu denklemlere karşın kazanma şansınızın olduğunu söyleyelim ki herkesin hevesi de tamamen kırılmasın. En azından ben öyle olduğuna inanmak istiyorum.

Etiketler

1 Yorum

  • Kaan Efe Tanyeli says:

    Yorumlarınıza katıldığım noktalar var ve bir noktaya da dikkat çekilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yarışmalar dinamiğini takip edenler içerisinde mutlaka farkenler vardır. Yarışmalardaki görselleştirme mevzusu dönem dönem jürinin gözünü boyama, dikkat çekme, pozitif farkındalık katma gibi etkileri olduğu dile getirilir. Şu son iki senenin yarışmalarında sürekli olarak gözüme çarpan bir görselleştirmeci arkadaş var ve açıkçası kendisini çok başarılı buluyor çalışmalarını da takdir ediyorum. Fakat şunu görüyorum ki sürekli olarak aynı anlatım dilindeki (atmosfer, ışık, vb. görselleştirme ögeleri) bu görselleştirmeler kendisine ait olduğunu çok açık bir şekilde ifade ediyor ve kimliğini açık eden bir hale doğru götürüyor. Bu görselleştirmeleri gören kişi “aa bu xxx ‘ in aldığı renderlar” demekte. Bu durumu fark eden jüri üyeleri, yarışma organizatörleri durumu hala farketmediler mi merak ediyorum? Şaibeli bir durum olmasa bile bu gidişat soru işaretleri yaratan bir hal almaya başlıyor.

Bir yanıt yazın