“Okullar Mimarlık Diploması Veriyor Ama Mimarlık Yetkisini Oda Vermelidir”

Türkiye'deki mimarlık eğitimin durumunu tespit etmeyi amaçlayan Arkitera Kampüste projesi kapsamında sorularımızı Trabzon Avrasya Üniversitesi'nde Mimarlık Bölümü Başkanı Mustafa Kandil'e yönelttik.

Arkitera: Mimarlık eğitiminizle Trabzon’un ilişkisini nasıl kuruyorsunuz?

Mustafa Kandil: Konuları genellikle Trabzon’dan seçiyoruz. Trabzon’un içinden, çevresinden, kırsal alandan. Dolayısıyla Trabzon’u da tanımak zorundalar. Biçimine de giriyorlar, mimarisine de… Trabzon’la canlı bir ilişkimiz var kaçınılmaz olarak.

Peki, sizce mekan ve mimarlık eğitimi ilişkisi nasıl olmalı? 

Mekan çok önemli değil açıkçası. Yani önemli olan öğretim kadrosu. Boş bir kutu yapsanız ama herkes işini yapsa, asıl önemli olan o bence.

Kontenjanların artışına yönelik Mimarlık Fakültesi’nin bir önlemi var mı?

Evet. Şimdi yeni bir mekan açıyoruz. Orayı tamamen mimarlara ayıracaklar. Panayır konseptine uyuyor orası. Hocasını gören gelsin, eleştirisini alsın. Yani binanın kapasitesi şimdilik o esnekliği taşıyor.  

Mimarlık eğitimi ister istemez şehirden şehre değişiyor. Olanaklarla da alakalı, şehirle de alakalı bu. Sizce dört sene sonunda herkes mimar olabiliyor mu?

Çok tartışılan bir konu. Okullar mimarlık diploması veriyor ama mimarlık yetkisini oda vermelidir. Mimarlar Odası’nda da çeşitli toplantılarda konuşuldu. Bazılarında ben de oldum. Bir türlü sonuçlanmadı. Şöyle belli başlı itirazlar geldi. “Siz mimar adaylarını sömürmek istiyorsunuz” diye. 1-2 yıl çalışacak mesela. Avukatlar gibi, ondan sonra sınava girecek. Bunun jürisi kim olsun, nasıl olsun, bu yetkiyi verirler mi, iki yıl boyunca ne ücret alacak gibi sorular da var. Tartışma hala sürüyor. Bir eğitim planlaması yok. Bir kaos içinde gidiyoruz. Bu ortamda uzmanlaşma nasıl olacak? Artık genç mimarlar bu sorunlara el atmalı.

Etiketler

Bir cevap yazın