UNStudio ve Werner Sobek iş birliğiyle Dubai silüetinde yeni bir simge olarak tasarlanan proje, dünyada seramik cepheye sahip en yüksek yapılardan birisi.
Dubai şehir merkezinde konumlanan ve mühendislik danışmanı Werner Sobek ile birlikte geliştirilen Wasl Tower projesi tamamlandı. 2013 yılından bu yana Wasl Group ile yürütülen süreçte, Birleşik Arap Emirlikleri’nin sürdürülebilir dönüşüm hedeflerini destekleyen ve kentin küresel ölçekteki mimari vizyonuna katkı sunan bir gökdelen tasarlanmış.
Wasl Tower, Sheikh Zayed Yolu üzerinde ve Burj Khalifa’nın hemen yanında konumlanan, 302 metre yüksekliğinde bir gökdelen. 2025 yılı sonunda tamamlanan yapı, dünyanın en yüksek terrakotta seramik cephelerinden birine sahip.
Kule formu, güneş kaynaklı ısı yükünü azaltacak şekilde biçimlenirken, seramik kaplamanın koruyucu etkisi en üst düzeye çıkarılmış. Tasarım süreci, altyapı ile kurulan güçlü ilişki, program çeşitliliği ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda çözüm odaklı bir yaklaşım üzerinden geliştirilmiş.
167.733 metrekarelik bir alanı kapsayan yapı, otel, konut birimleri, ofisleri barındıran çok katlı karma kullanımlı bir program sunuyor. Kongre salonu, etkinlik alanları ve ortak kullanım mekânları ile birlikte farklı kullanıcı gruplarını bir araya getiren dikey bir yaşam kurgusu oluşturulmuş. Üst kotlarda konumlanan ortak alanlar, sosyalleşme, dinlenme ve karşılaşma deneyimlerini çeşitlendiren mekânlar olarak tasarlanmış.
Yapının cephe sistemi, malzeme ve performans açısından dönüştürücü bir yaklaşım ortaya koyuyor. Seramik kanatçıklardan oluşan dış kabuk, güneş kontrolü sağlayarak ısı yükünü azaltmakta ve rüzgâr etkisini yönlendiriyor. Bu sistem, çöl iklimine uyum sağlayan bir çevresel filtre olarak çalışırken enerji tüketimini düşüren bir performans sunuyor. Geleneksel bir malzeme olan seramik, düşük teknoloji üretim yöntemleri ile gelişmiş tasarım tekniklerinin birleşimiyle yeniden yorumlanıyor. Cephe, 360 derece çalışan katmanlı bir sistem olarak tasarlanmış olup güneş yönelimine göre optimize edilmiş.
Seramik modüller, günün farklı saatlerinde ve mevsimsel koşullarda değişen bir görsel etki üretiyor. Rüzgârın yönlendirilmesi ve hava akışının optimize edilmesi ile birlikte pasif soğutma destekleniyor. Dış kabuk ile iç perde duvar arasında oluşturulan boşluk, ısı kontrolünü güçlendiren bir tampon bölge olarak çalışıyor. Bu çift katmanlı cephe sistemi, işlevsel performans ile estetik etkiyi bütüncül bir yaklaşımla bir araya getiriyor.
Wasl Tower, yalnızca tekil bir yapı olarak değil, altyapı, program ve kullanıcıları bir araya getiren bir kentsel düğüm noktası olarak kurgulanmış. Sheikh Zayed Yolu’nun batı yakasında bu ölçekte inşa edilen ilk yüksek katlı yapı olarak, kentteki farklı odakları birbirine bağlayan bir geçiş noktası oluşturuyor. Yarı kamusal alanlar ve ortak kullanım mekânları aracılığıyla etkileşim ve katılım destekleniyor.
Sürdürülebilirlik stratejileri, tasarım ve uygulama süreçlerinin merkezinde yer alıyor. Cephede kullanılan seramik elemanlar ve enerji üretim sistemleri, yapı performansını artırırken çevresel etkiyi azaltıyor. Malzeme seçimleri, geri dönüştürülebilirlik ve düşük emisyon kriterleri doğrultusunda belirlenmiş. Pasif soğutma ve peyzaj stratejileri ile dış mekanlarda konforlu mikroiklimler oluşturulmuş.
