Teşvik Ödülü, Beton Prefabrike Konut Öğrenci Mimari Fikir Projesi Yarışması

Teşvik Ödülü, Beton Prefabrike Konut Öğrenci Mimari Fikir Projesi Yarışması

Süleyman Uluışık tarafından tasarlanan İstif adlı proje, Beton Prefabrike Konut Öğrenci Mimari Fikir Projesi Yarışması'nda teşvik ödülüne layık görüldü.

İstif, Hatay depremi sonrası ortaya çıkan yıkım ve enkazın geride bıraktığı moloz yerleşkeyi konu edinir. Bu yerleşkenin oluşturduğu yapay topoğrafyayı yer edinerek depremzedelerin acil konut ihtiyaçlarına prefabrike betonların hızlı kurulum ve sökümü ile yanıt bulmaya çalışır.

Yaklaşım, depremden fazlaca etkilenen Hatay’ın Defne ilçesinde Güneysöğüt’te bulunan depremden arta kalan moloz topoğrafyaya yerleşir. Plansız ve aciliyetçi bir yaklaşımla belirlenen yığıntı alanın ıslah edilmesi ve yeniden işlevlendirilmesi büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda ele alınan prefabrik beton yaklaşımın da yığılan molozlarla ilişkilendirilebilir olması proje yaklaşımları bakımından kıymetlidir. Depremden arta kalan molozların istiflendiği doğal topoğrafyanın üzerinde katmanlaşarak ortaya çıkan yapay topoğrafik yüzeyin öylece doğaya bırakılmış ve planlanmamış bir kirlilik olması, doğaya verdiği zarar bakımından düşünüldüğünde planlanmalıdır ve yeniden ele alınmalıdır. Bu doğrultuda bu alanın yeniden düşünülmesi ve doğaya verdiği hasarın en aza indirgenmesi kıymetlidir. Ayrıca yine bu bölgede açığa çıkan konut ihtiyacının da hızlı bir çözümü olarak ortaya atılan prefabrike beton uygulaması, alana entegre edilerek depremzedelerin barınma ihtiyacını karşılamayı hedefler.

Geçici konutların kısa vadede çözüm odaklı bir barınma mekanı üretiminde önemli rol oynadığı bilinmektedir fakat depremzedelerin kalıcı ya da uzun vadede düşünülmesi gereken konut ihtiyacı arka plana atılmaktadır. Bu doğrultuda orta ve uzun vadede kalıcılığın sağlanması, kullanıcının yer ve eviyle olan bağlar düşünüldüğünde yerleşimin oraya ait kılınması önemsenmektedir. Alanın fiziksel büyüklüğü ele alındığında başlangıçta bir bölümünün ele alınması ve bu alanın kendi kendine bir mahalleyi oluşturması hedeflenmektedir. Bu yaklaşımın bir pilot yaklaşım olarak ortaya çıkması düşünülmektedir. Kendi içinde beşeri oluşumları olan ve bir tür habitat kurgulanan alanın tamamının planlanması ve bir prefabrike beton konut yerleşkesi olması önerilmektedir. Bu yerleşkenin kendi içinde mahalleleri, sokakları, sosyal donatıları ve kullanıcıların ihtiyaç duyduğu açık ve yarı-açık alanların üst ölçekten ele alınması önemsenmektedir.

Yaklaşım konutlar ölçeğinde bir modülün belirlenmesi ile ortaya çıkmaktadır. Bu modülün belirli varyasyonları ile alanın çeşitlendirilebilir planlandırılmasının yapılması hedeflenmektedir. Bu sayede kolay ve hızlı üretilebilir prefabrik elemanlarla hem çeşitli konutların üretilmesine hem de farklı kullanıcı yapılarına hitap etmesi sağlanmaktadır. Bu bağlamda mahremiyet ve komşuluk ilişkilerinin farklı yönde düşünüldüğün Modül 01’in tekil, ikiz, sıra ve L formunda farklı dizilimleri ve iç mekan kurguları ile ortaya çıkan Modül 02, 03 ve 04’ün farklı ailelerin kullanımına hazır bir şekilde üretilmesi hedeflenmektedir. Prefabrike tek modül taşıyıcıların ve farklı tipte oluşturulmuş bölücülerin yerinde entegre edilmesiyle oluşan yerleşimin hızlı ve kolay kurulumu ön planda tutulmuştur. Böylece afet sonrası ortaya çıkan kalıcı konutların oluşturulmasında prefabrike beton uygulamasının önemi vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak; geri dönüşümü mümkün olmayan betonlardan oluşan bir moloz istifinin yeniden düşünülerek bir topoğrafik habitat oluşturulması hedeflenmiştir. Bunu yaparken de betonun geri döşümü ve yeniden kullanımı belki de en mümkün hali olan prefabrike beton uygulamasının alanla oluşturduğu tezatlıkla, gelecek depremlerde veya çeşitli afetlerde ö ek olabilecek bir çalışmayı ortaya sunmak hedeflenmiştir.

Etiketler

Bir yanıt yazın