Building Office'in "Kadıköy Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması" için hazırladığı proje.
1999 İzmit Depremi sonrası İstanbul’da hızlanan dönüşüm sürecinin merkezlerinden biri olan Kadıköy, Bağdat Caddesi, Erenköy ve Kadıköy aksındaki pek çok tarihi yapının sistematik olarak silindiği bir bölgeye dönüştü. Mevcut Kadıköy Belediyesi binası ise uzun yıllardır kentsel hafızada önemli bir yer edinmiş, yön bulmaya yardımcı olan ve Kadıköy’ün kamusal kimliğini pekiştiren bir yapı olarak öne çıkmıştır. Bu nedenle tasarımımız, mevcut yapının üç kollu formunu “kentsel hafıza” olarak korumayı, yeni binayı da topluluk için mekânsal bir referans noktası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Sadece bir idari yapıdan öte, Kadıköy Belediyesi yeni tasarımı, kutlamalar, protestolar ve kamusal buluşmalar için halkın bir araya gelebileceği açık bir forum olarak kurgulandı. Barış işareti formunu andıran mevcut yapının merkez bölümü, insan akışını kesmeyen ve binayı kentsel bir engel yerine geçirgen bir zemin haline getiren bir kamusal plaza yaratmak amacıyla bilinçli olarak çıkarıldı. Bu boşluk, projenin kalbi haline gelerek demokratik katılımı destekleyen ve kamusal ifade için bir sahne oluşturan bir alan sunuyor.
Yapısal anlamda, proje deprem dayanıklılığı ve görsel şeffaflık ilkeleri etrafında şekillendi. Strüktür, Sol LeWitt’in beyaz küp heykellerini anımsatan, rasyonel ve açık bir taşıyıcı sistem üzerinden kurgulandı. Kafes sistemli taşıyıcı düzeni, açıklık, düzen ve güç hissi vererek, binanın İstanbul’un olası depremlerine karşı güven verecek kalıcı bir yapı olmasını hedefliyor.
Binanın merkezinde yer alan spiral bir ana merdiven, yönetim katlarını kamusal zemin ile görsel olarak birbirine bağlarken, bu boşluk içinden aşağıya doğru inen kurgusuyla hem fonksiyonel hem de teatral bir deneyim sunuyor. Yönetim ile halk arasında sürekli bir görsel ilişki kurarak şeffaflık ve katılımcılık vurgulanıyor. Proje ayrıca Kadıköy’ün değişen kentsel akış dinamiklerine de doğrudan yanıt veriyor. Yeni geliştirilen Söğütlüçeşme İstasyonu ve alışveriş merkezi, yanı başındaki Fenerbahçe Stadı ile birlikte, güneybatı yönünden yoğun bir yaya hareketi oluşturuyor. Tasarım, bu akışı merkeze alarak geçirgenliği artırıyor ve binayı Kadıköy’ün sosyal ve kamusal dokusunun ayrılmaz bir parçası haline getiriyor.
Yapısal açıklık, kentsel hafıza ve kamusal açıklığın kesiştiği bu yeni Kadıköy Belediyesi Binası, yalnızca bir idari yapı değil; dinamik bir kentsel sahne, demokratik bir forum ve İstanbul’un geleceği için dayanıklı bir kent simgesi olmayı hedefliyor.
