Mecanoo tarafından tasarlanan Abu Dhabi Doğa Tarihi Müzesi, geleneksel yapı anlayışını bir kenara bırakarak mimariyi ve doğayı Saadiyat Kültür Bölgesi'nde buluşturan devasa bir keşif peyzajı sunuyor.
Orta Doğu’nun en büyük doğa tarihi müzesi olan ve Saadiyat Kültür Bölgesi’nin simgesel odak noktaları arasında yer alan Abu Dhabi Doğa Tarihi Müzesi, geleneksel müze anlayışını ziyaretçileri daha galerilere girmeden önce içine çeken, mimarinin, doğanın ve kamusal alanın buluştuğu bir keşif peyzajı olarak yeniden kurguluyor.
Tekil bir mimari nesne tasarlamak yerine projeyi, mimari ile arazinin birbirinden ayrılamaz hale geldiği, doğal kuvvetler tarafından şekillendirilmiş bir peyzaj olarak ele alan tasarımcılar, bölgenin jeolojik oluşumlarından ve vadilerinden ilham aldı. Zamanın şekillendirdiği heykelsi hacimler silsilesi şeklinde peyzajdan yükselen yapı, doğa tarihi deneyiminin müze binasına girmeden önce başlamasına olanak tanıyor.
Doğadaki hücresel yapılardan ilham alan beşgen desenler, bina ile peyzaj arasında güçlü bir ilişki kuruyor. Bu geometri, mikroskobik organizmalardan jeolojik oluşumlara kadar doğal dünyayı şekillendiren alt katmanlardaki sistemleri ve kalıpları ortaya çıkarma arzusunu ifade ederken proje genelinde bir bütünlük yaratıyor.
Sahil şeridini Saadiyat Adası’nın çevreleyen kültür kurumlarıyla bağlayan üç kamusal rota, peyzajın içinden akıp gidiyor. Biletsiz herkese açık olan bu güzergahlar müzeyi; mimarinin, peyzajın ve günlük kentsel yaşamın kesiştiği kamusal alanın bir uzantısına dönüştürüyor. Ziyaretçiler galerilere girmeden önce teraslar, gölgelikli geçitler ve kamusal alanlar aracılığıyla dolaşmaya, duraklamaya ve keşfetmeye davet ediliyor. Müze deneyimi, binanın peyzaj benzeri formundan oyulmuş devasa bir boşluk olarak tasarlanan anıtsal bir giriş lobisinde başlıyor. Derin çatı pencereleri, ışık, gölge ve dokulu yüzeylerin etkileşiminin sanki bir jeolojik oluşumun içinde duruluyormuş hissi uyandırdığı iç mekana gün ışığı taşıyor.
Mekanın cömert ölçeği, müzenin en büyük sergilerinden bazıları için dramatik bir zemin oluştururken ziyaretçileri varır varmaz müzenin mucizevi atmosferiyle tanıştırıyor. Merkezi bir avlu etrafında organize edilen galeriler, ziyaretçileri evrenin başlangıcından gezegenimizin bugün karşı karşıya olduğu zorluklara kadar doğa tarihi boyunca kesintisiz bir yolculuğa çıkarıyor. Sergi tasarımı hem kronolojik keşfi hem de kişisel keşfi teşvik ederek ziyaretçilerin eksiksiz anlatıyı takip etmelerine veya müze içinde kendi rotalarını çizmelerine olanak tanıyor.
Koleksiyonları korunan bir yerden çok daha fazlası olan Abu Dabi Doğa Tarihi Müzesi, sergileri, eğitimi ve bilimsel araştırmayı açık ve kapsayıcı bir kent odağında bir araya getiriyor. Mimariyi, peyzajı ve bilimi birbirine bağlayan müze; her yaştan ziyaretçinin bilgiyi keşfettiği, paylaştığı ve deneyimlediği bir buluşma noktası yaratıyor.
