Proje Önerisi, Dışişleri Şehitleri Anıtı ve Anı Mekanı Fikir Projesi Yarışması

Proje Önerisi, Dışişleri Şehitleri Anıtı ve Anı Mekanı Fikir Projesi Yarışması

Ekin Köle'nin "Dışişleri Şehitleri Anıtı ve Anı Mekânı Fikir Projesi Yarışması" için tasarladığı proje önerisi.

Proje Raporu:

Türkiye Cumhuriyeti’nin farklı dönemlerde, farklı coğrafyalarda görev yapan ve bu görevler sırasında hayatını kaybeden aziz şehitlerini anmak amacıyla tasarlanan bu proje; bir anıtın ötesine geçerek yaşayan, büyüyen, hatırlatan ve farkındalık yaratan bir mekânsal deneyime dönüşmeyi hedeflemektedir.

Projenin konumlandığı botanik park, içinde barındırdığı doğal çeşitlilik sayesinde sadece bir peyzaj alanı değil, aynı zamanda bir bilgi ve keşif ortamıdır. Parkta bulunan 17 farklı ağaç türü, çoğu zaman ziyaretçiler tarafından fark edilmeden geçilen, ama ekolojik açıdan kıymetli canlılardır. Parkın bu özelliğinden yola çıkarak, hem doğaya hem de tarihimize yönelik çift yönlü bir farkındalık yaratmak üzere tasarım kurgusu oluşturulmuştur.

Tasarımın Temel Fikri:

Proje, Türkiye’nin 15 farklı yabancı ülkede şehit verdiği gerçeğinden yola çıkarak, her ülkeye bir ağaç türünü eşleştirme fikriyle geliştirilmiştir. Her bir ağaç, hem o ülkeyi hem de orada şehit olan askerlerimizin hatırasını simgelemektedir. Bu yaklaşım, şehitlerimizin toprağa verdiği can ile doğanın köklenerek verdiği yaşam arasında sembolik bir bağ kurmayı amaçlamaktadır.

Her bir eşleşme, “toprağa düşen canların yeniden hayata kök saldığı” fikriyle şekillenmiştir. Çünkü biz biliyoruz ki:
“Bizi toprağa gömdüklerini sandılar, ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı. Bu ruhu asla öldüremezler.”

Bu güçlü söz, projenin temel yaklaşımını özetler niteliktedir. Şehitlerimizin uğruna can verdikleri topraklar, bu projede birer ağaç olarak hayat bulmuş, birer gölge olarak parkın içine sinmiştir. Her biri yeniden yeşermiştir. Her biri yaşamaya devam etmektedir.

Ağaçların yanında yer alan bilgi panolarında:

İlgili ülke hakkında kısa bir bilgi,

Türkiye’nin o ülkedeki misyonu ve varlığı,

Orada hayatını kaybeden şehitlerimizin isimleri (varsa),

Seçilen ağacın botanik özellikleri ve yaşamsal değeri paylaşılmaktadır.

Yürüyüş Yolu Kurgusu:

Anıt sadece bir durak değil, bir yolculuk olarak tasarlanmıştır. Park içinde mevcut sirkülasyon ağına entegre olan bu sergi yolu, aynı zamanda parkın içinden geçen kestirme bir rota da oluşturarak işlevsel bir katkı sunmaktadır. Bu yol üzerinde her bir durakta bir ülkeye ve bir ağaca selam verilirken, ziyaretçi hem mekânsal olarak hem de duygusal olarak bir yolculuğa çıkar.

Ziyaretçinin bu yolda ilerlerken yaşadığı deneyim şu aşamalardan oluşur:

1. Fark Etme – Daha önce dikkat etmediği bir ağaç türünü tanıma.

2. Okuma – Ağaçla ilişkilendirilen ülke ve şehit hakkında bilgi edinme.

3. Düşünme – Coğrafyalar arası mesafelere rağmen aynı ideal uğruna feda edilmiş hayatları düşünme.

4. Anma – Kısa bir duraksamayla manevi bir bağ kurma.

Yolun sonunda yer alan anıt taşı, bu yürüyüşün simgesel zirvesidir. Doğal taş dokusuyla sade ve etkileyici bir duruş sergileyen bu anıt, “unutmamak için yürü” fikrini mekâna sabitler. Anıtın üzerine kazınan şu söz, projenin ruhunu özetler niteliktedir:
“Bizi toprağa gömdüklerini sandılar, ama tohum olduğumuzu bilmiyorlardı. Bu ruhu asla öldüremezler.”

Malzeme ve Mekânsal Dil:

Proje boyunca sürdürülebilir ve doğayla uyumlu malzemeler tercih edilmiştir:

Panolar geri dönüştürülmüş Corten çelikten tasarlanmıştır.

Yürüyüş yolu doğal taş ve sıkıştırılmış toprak yüzeyden oluşmaktadır.

Anıt taşı yöresel kaya dokusuna sadık kalınarak seçilmiş, sade bir formda oyulmuştur.

Hiçbir ağaç kesilmemiş, güzergâh mevcut ağaçlar üzerinden biçimlendirilmiştir.

Mekânsal dil, şatafatlı değil sessiz ve saygılı bir anlatımı benimser. Çünkü burada ses, doğanın; söz ise geçmişin kendisindedir.

Kavramsal Katman:

Bu proje, yalnızca mimari bir tasarım değil, aynı zamanda kültürel ve duygusal bir anlatıdır.

  • Doğa → Süreklilik
  • Şehit → Fedakârlık
  • Yol → Hatırlama
  • Ağaç → Kök ve aidiyet
  • Anıt → Sessiz teşekkür

Bu kavramlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan şey; zamana dirençli bir mekân değil, zamana anlam katan bir hafıza mekânıdır.

Sonuç:

“Köklerde Hatıra, Dallarda Selam” projesi, bir botanik parkın içindeki doğal çeşitliliği, milli hafızamızla harmanlayarak özgün bir anma biçimi geliştirmektedir. Ziyaretçilerini sadece gezmeye değil, fark etmeye ve düşünmeye davet eden bu yürüyüş; sessiz bir dua, yeşeren bir teşekkür niteliğindedir.

Bu proje; vatanın sınırlarının, yalnızca çizgilerle değil, anılarla ve hatıralarla örüldüğünü anlatan bir mekânsal manifestodur.

Etiketler

Bir yanıt yazın