Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü öğrencisi Tuba Aydemir tarafından, Prof. Dr. Nazan Kırcı yürütücülüğünde hazırlanan dönem projesi.
Proje, kendi adıyla Phoenix Nest, afetzedeler için tasarlanmış bir acil yardım ünitesidir. Onu diğer barınaklardan farklı kılan; maliyeti minimumda tutarken insanlara maksimum konfor sunması, kolay taşınabilir ve kurulabilir olması, ayrıca dış cephesiyle kullanıcıya özel hissettiren bir tasarıma sahip olmasıdır. Bu proje aynı zamanda mimarlığın yalnızca teknik değil, sosyal bir bilim olduğunu da hatırlatır; afet sonrası yeniden ayağa kalkma sürecinde mimarlığın toplumsal dayanışmayı ve psikolojik iyileşmeyi destekleyen güçlü bir araç olup olmadığını sorgular.
Dış tasarımında kullanılan çelik makaslar sayesinde sağlam taşıyıcılara sahip olan Phoenix Nest, aynı zamanda cephesiyle insana güven, güç ve dayanıklılık hissi vermektedir. Katlanabilir sistemi sayesinde depolamada minimum yer kaplarken, açıldığında daha geniş mekânlar oluşturur. İki farklı modülden oluşan barınakta küçük modülün genişliği 40 cm’den 300 cm’ye, büyük modülün genişliği ise 80 cm’den 600 cm’ye ulaşmaktadır. Küçük modül 2 yetişkin + 2 çocuk, büyük modül ise 4 yetişkin + 2 çocuk kapasitesine sahiptir. İç alanlar sırasıyla 9 m² ve 18 m² olarak tasarlanmıştır. İç mekânda dönüşümlü akıllı eşyalar sayesinde sınırlı alan verimli kullanılmaktadır. Gündüzleri dolap veya tabure olarak işlev gören eşyalar, gece yatağa dönüşerek kullanıcıların temel ihtiyaçlarını karşılar.
Barınak, yalnızca iki kişiyle kolayca kurulabilmektedir. Katlanabilir makasların arkasında yer alan çelik panel çıtalar, makaslar açıldığında otomatik olarak duvarları oluşturur. Aynı sistemle Fiber Elyaf Takviyeli Plastik (TKF) çatı ve döşeme de açılarak mekânın sınırlarını belirler. Makaslara dik konumlanan cepheler bütün halde monte edilir. İçeriden çatı altı eğiminden kaynaklanan açıklıklar kapatılarak yapının izolasyonu sağlanır. Barınağın toplamda altı çelik ayağı vardır; sonradan eklenen iki ayakla kurulum tamamlanır. Son aşamada yağmur suyu toplama sistemi ve güneş panelleri eklenebilir. Ancak afet bölgelerinde maliyetin minimumda tutulması amaçlandığından bu sistemler çoğunlukla ortak alanlarda kurulmaktadır.
Phoenix Nest, Türkiye’nin afet koşulları ve olası hava şartları göz önünde bulundurularak tasarlanmıştır. Ayarlanabilir çelik ayaklar sayesinde yağışlardan ve engebeli zeminlerden etkilenmez. Çatı altında kapanabilen açıklıklar, iç mekânın doğal havalandırmasını sağlar. Soğuk havalarda güneşten maksimum fayda sağlamak için cephelerde saydam yüzeylere yer verilmiştir. Bu yüzeylerin bir kısmı pencere olarak çalışır ve havalandırmaya katkı sağlar. Yaz aylarında ise çelik panel çıtalar yerine, sıcak havayı içeri almayan polyester kaplı naylon kullanılır.
Mahalle kurgusunda alanın verimli kullanımı, açık alanların korunması ve birbirinin aynısı adacıkların önlenmesine özen gösterilmiştir. Mahallenin merkezinde otopark, spor sahaları, açık yeşil alanlar, yemekhane, çamaşırhane, revir, çalışma ve etkinlik salonları ile yardım deposu yer almaktadır. Barınma birimleri bu merkez çevresinde konumlandırılmıştır. Ortak avlunun yanı sıra barınma adacıklarında daha küçük avlular da bulunmakta, bu sayede kullanıcıların sosyal etkileşimi teşvik edilmektedir. Adacıkların birbirine ve merkez avluya bağlanması için yaya aksları düzenlenmiştir. Mahalle toplamda 22.000 m²’lik bir alanda, yaklaşık 750 kişiye barınma imkânı sunacak şekilde tasarlanmıştır. Her adacık ortalama 80 kişi kapasitelidir ve her 8 kişiye bir tuvalet ile bir duş düşecek biçimde donatılar planlanmıştır.
Mimarlık her ne kadar ağırlıklı olarak teknik bir bilim dalı olarak görülse de, insanın yaşamını şekillendiren güçlü bir sosyal bilimdir. Bu bakış açısıyla afet sonrası yaşanan zorlu yaşam koşulları ve psikolojik mücadelelere çözümler aranmıştır. Yapılan analizler sonucunda, en büyük eksikliğin afetzedelere verilen değerin onlara hissettirilmemesi olduğu görülmüştür. Bu durum, afetzedelerin kendilerini yalnız ve güçsüz hissetmelerine neden olan yıkıcı bir duyguya dönüşmektedir.
Bu proje ile yalnızca üstü kapalı ve eksiklerle dolu barınma üniteleri yerine; sağlam, güvenilir ve ihtiyaçlara tam olarak cevap veren bir çözüm geliştirilmiştir. Mahalle ölçeğinde sosyal alanlara verilen önem sayesinde yalnızlık duygusu azaltılırken, birlik duygusu pekiştirilmeye çalışılmıştır.
Sonuç olarak, Phoenix Nest güçlü bir mimarlık yaklaşımıyla sosyal bir yıkımın ardından yeniden ayağa kalkmanın mümkün olabileceğini savunan bir projedir.