Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü mimari tasarım stüdyolarından AtölyeDüşleDüşün/A3 öğrencisi Selinsu Taştan, Archiol tarafından düzenlenen “Elevated Communities - International Design Competition” Yarışması'nda Honourable Mention ödülü kazandı. Atölye DüşleDüşün’ün “Seç&Yarış-11” teması kapsamında yapılan projede Prof. Dr. Pınar Dinç Kalaycı (koordinatör), Doç. Dr. Can Güngör, Öğr. Gör. Dr. Göksu Günay Öğüt, Öğr. Gör. Tarık Mermer ve Arş. Gör. Meltem Köse ile birlikte çalışıldı.
Archiol tarafından düzenlenen Elevated Communities Yarışması kapsamında geliştirdiğim Vertic’o projesi, geleneksel yatay şehir dokusunun 90 derece döndürülerek dikey bir düzlemde yeniden kurgulanması felsefesine dayanmaktadır. Proje alanı olarak İstanbul’un yüksek katlı yapı stoğunun ve kentsel yoğunluğun en üst seviyede olduğu Maslak bölgesi seçilmiştir. Mevcut kentsel dokunun sunduğu fiziksel kısıtlar ve kamusal alan yetersizliği, projenin temel çıkış noktasını oluşturarak, kamusal yaşamı gökyüzüne taşıyan radikal bir dikey kent modeli önerisini doğurmuştur.
Yapı, 300 metre yüksekliğindeki iki devasa taşıyıcı duvarın yarattığı gerilim ve bu yüzeyler arasındaki mekansal diyalog üzerine inşa edilmiştir. Bu organizasyonda duvarlardan biri, mahremiyetin ve yerleşik yaşamın odak noktası olan bir “konut duvarı” olarak kurgulanırken; karşısındaki yüzey, sosyal etkileşim ve kolektif üretimle örülü bir “kamusal duvar” olarak işlev görür. Tasarımın felsefi derinliğini oluşturan perspektif kayması stratejisiyle, devasa ölçek içinde insan algısını korumak amacıyla bu duvarlara metaforik ve mekânsal roller yüklenmiştir: Konut duvarı, kullanıcının aidiyet kurduğu “ikinci yeryüzü” olarak tanımlanarak düşey düzlemde yeni bir zemin algısı üretirken; karşısındaki kamusal duvar, sonsuz etkileşimi temsil eden bir “ikinci gökyüzü” olarak kurgulanmıştır. Bu yaklaşım, hem düşeyde hem de yatayda perspektifi kırarak kullanıcıya alışılagelmişin dışında yeni bir dünya algısı sunar.
Bu çift gökyüzü ve çift zemin kurgusu, yapının belirli kotlarında yaratılan görsel kırılmalarla desteklenerek, kullanıcının 300 metrelik tekil bir boşluk hissi içinde kaybolmasını engeller. Yapı bloklarını birbirine bağlayan “Blon” köprüleri, bu ikinci yeryüzü ile ikinci gökyüzü arasında fiziksel ve sosyal bir bağ kurarak dikey düzlemde yeni bir kentsel sokak dokusu üretir. Teknik açıdan yapı, bu devasa yüksekliğin getirdiği rüzgar yükü ve stabilite zorluklarını tasarımın estetik bir parçası haline getirerek çözer. Genel olarak Vertic’o; konut ve kamusal duvar ayrımı, algısal zemin kurgusu ve radikal bağlantı elemanlarıyla, yüksek yoğunluklu metropollerde “elevated communities” kavramı üzerinden geleceğin dikey yaşam pratiğine dair bütüncül bir vizyon sunmaktadır.