Katılımcı, Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması

Elif Kutay Karaçor, Fatma Şeyma Biberci, Yaren Teker, Hatice Sümeyye Çelik, Sude Kansız, Büşra Özkapı, Zehra Ateş, Melike Boduroğlu ve Rasül Güngör'ün "Trabzon Ortahisar Sanayi Mahallesi Kentsel Tasarım Fikir Yarışması" için tasarladığı proje önerisi.

Yaren Teker ve Beyza Özer tarafından kaleme alınan proje raporu:

VİRA ARASTA

Trabzon, tarih boyunca liman kenti kimliğiyle birlikte Karadeniz ile Anadolu arasında kurduğu ticaret, üretim ve dolaşım ilişkileri sayesinde çok katmanlı bir kentsel organizasyon geliştirmiştir. Hanlar, bedestenler, çarşılar ve arastalarla şekillenen bu yapı, kentin ekonomik ve sosyal hafızasının önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Günümüzde Ortahisar Sanayi Mahallesi’nde karşılaşılan Değirmen Caddesi, Usta Sokak, Pazarkapı Sokak, Erzurum Sokak ve Küçük Sanayi Sokak gibi mekansal kodlar, bu hafızanın hâlâ okunabilen izlerini taşımaktadır. Böylece kentin kolektif belleği bir kimlik girdisi olarak varlığını korumaktadır.

Yaklaşık 800 dönümlük proje alanı; kıyı, Değirmendere koridoru, ulaşım ağı ve üretim alanlarının kesişiminde yer almasına rağmen, geçmişten gelen kolektif izler çeşitli parçacıl kentsel müdahaleler neticesinde bütüncül bir kent okuması sunamamaktadır. Mekansal üretim devam etmekte ancak kimlik mekanı üretimine aktarılamamaktadır. Kıyı ile iç kesimler arasında fiziksel yakınlık bulunmasına rağmen erişim büyük oranda kesintiye uğramıştır. Değirmendere güçlü bir coğrafi ve ekolojik unsur olmasına rağmen iki yakayı birbirine bağlayan bir omurga olmaktan çok, Kevin Lynch’in sınır elemanı tanımı gibi çalışmaktadır. Vira Arasta, bu parçalanmış yapıyı yeni işlevlerle doldurulması gereken bir boşluk olarak değil, yeniden ilişkilendirilebilecek güçlü potansiyeller bütünü olarak ele almaktadır.

Toponimi, Hodonimi ve Kentsel Yaşam Dinamikleri

Projenin çıkış noktası yalnızca fiziksel mekânın okunması değildir. Tasarım sürecinde alanın toponimik ve hodonimik katmanları da temel veri olarak değerlendirilmiştir. Değirmendere adı, suyun tarihsel olarak üretimi besleyen bir altyapı olduğunu ortaya koyarken; Değirmen Caddesi, Usta Sokak, Pazarkapı Sokak ve Küçük Sanayi Sokak gibi isimler üretim, ticaret ve zanaat kültürünün günümüze ulaşan izlerini taşımaktadır.

Bu katmanlar, Ortahisar sakinlerinin kentsel yaşam dinamikleri ile birlikte değerlendirilmiştir. Hareket sistemleri, üretim ve ticaret ağları, ekolojik yapı, sosyal ilişkiler ve kamusal boşluklar üst üste okunarak alanın işleyişi analiz edilmiştir. Analizler sonucunda alanın temel probleminin işlev eksikliği değil; mevcut sistemler arasındaki ilişki kopukluğu olduğu görülmüştür.

Üretim sürmekte ancak kamusal yaşama yansımamaktadır. Ustalar, küçük üreticiler, sanayi çalışanları, öğrenciler ve mahalle sakinleri aynı alanı paylaşmalarına rağmen ortaklaşma ve kolektif üretim zeminleri sınırlı kalmaktadır. Proje, alanı zonlara ayıran bir yaklaşım yerine, farklı katmanlar arasında yeni ilişkiler kuran bir organizasyon modeli geliştirmektedir.

Vira ve Arasta

Projenin çıkış noktası, Trabzon’un ticaret belleğinde önemli bir yere sahip olan arasta tipolojisinin çağdaş bir yorumudur. Arasta, bu projede tarihsel bir formun yeniden üretilmesinden ziyade üretim, dolaşım ve karşılaşmayı bir araya getiren lineer bir kentsel organizasyon modeli olarak değerlendirilmiştir. Karadeniz denizcilik kültüründe hareketi başlatmak anlamına gelen “Vira” kavramı ise bu organizasyonun dönüşüm ve süreklilik fikrini temsil etmektedir. Farsça arasten kökünden türeyen arasta, ticaret sokağı kimliğiyle birlikte düzen, ritim ve sürekliliğin aynı anda kurgulandığı bilinçli bir kamusal düzeni tanımlamaktadır.

Dört Arasta

Proje, alanı birbirini tamamlayan dört farklı arasta tipolojisi üzerinden yeniden örgütlemektedir. Her tipoloji kendi bağlamından türetilmiş, birlikte ele alındığında bütüncül bir kentsel ekosistem oluşturmaktadır.

Geleneksel Arasta, zanaat belleğinin taşındığı üretim koridorudur. Küçük üreticiler, atölyeler ve kamusal yaşam arasındaki ilişkiyi yeniden kurmayı hedefler. Üretim burada yalnızca kapalı mekânlarda gerçekleşen bir faaliyet değil, sokağın parçası olan görünür bir süreç olarak ele alınmaktadır.

Modern Arasta, ulaşım ve üretim ağlarının kesiştiği çağdaş ekonomik omurgadır. Yeni girişimler, yaratıcı üretim biçimleri, ticaret ve hizmet sektörleri bu aks üzerinde bir araya gelmektedir. Kuluçka merkezi ve üretim-satış birlikteliği, yerel ekonomiyi destekleyen temel bileşenler olarak düşünülmüştür.

Sosyal Arasta, kıyı ve liman kültürünü kamusal yaşama dönüştüren hattır. Karadeniz’in gastronomi kültürü, ticaret geçmişi ve gündelik yaşam pratikleri burada yeniden görünür hale gelmektedir. Kıyı rekreatif bir alan olmakla birlikte ekonomik ve sosyal etkileşimin aktif bir sahnesi olarak ele alınmaktadır.

Eko Arasta ise Değirmendere etrafında şekillenen ekolojik omurgadır. Dereyi bir sınır olmaktan çıkararak üretim alanları, kıyı ve yerleşimler arasında ekolojik ve kamusal süreklilik kurmaktadır.

Dört arasta birlikte düşünüldüğünde ortaya çıkan yapı, farklı işlevleri ayıran değil; üretimden ekolojiye, ticaretten kamusal yaşama kadar farklı sistemleri birbirine bağlayan bütüncül bir kentsel organizasyon oluşturmaktadır.

Üretimden Ekonomiye

Vira Arasta’nın temel hedeflerinden biri, Ortahisar’ın üretim kültürünü çağdaş ekonomik dinamiklerle yeniden ilişkilendirerek koruma altına almaktır.

Bu doğrultuda proje, üretimi görünür kılan ve kamusal yaşama açan bir mekânsal ağ geliştirmektedir. Küçük üreticiler, zanaatkârlar, yerel işletmeler, gastronomi aktörleri ve yeni girişimler için oluşturulan sistem; üretim, satış, öğrenme ve deneyim süreçlerini aynı yapı içerisinde buluşturmaktadır.

Amaç yalnızca ekonomik hareketlilik yaratmak değil; yerel bilgi birikiminin, ustalık kültürünün ve üretim hafızasının sürdürülebilir biçimde aktarılabileceği bir ekosistem oluşturmaktır. Böylece ekonomik canlılık yalnızca ticari alanlarda değil; sokaklarda, meydanlarda, atölyelerde ve kamusal açık alanlarda da hissedilebilir hale gelmektedir.

Peyzaj ve Ekolojik Altyapı

Peyzaj yaklaşımı, proje kapsamında dekoratif bir yeşillendirme stratejisi olarak görülmemiş, alanın kurucu altyapılarından biri olarak ele alınmıştır.

Değirmendere boyunca oluşturulan mavi-yeşil sistem; taşkın yönetimi, habitat sürekliliği, biyolojik çeşitlilik ve kamusal kullanım arasında çalışan bütüncül bir yapı olarak kurgulanmıştır.

Bitkisel tasarım stratejisi, Karadeniz ekolojik bölgesinin karakterini oluşturan yerel türler üzerinden geliştirilmiştir. Trabzon Söğüdü (Salix trabzonica) ve Sakal Kızılağaç (Alnus glutinosa subsp. barbata) dere koridorunun temel karakterini oluştururken; Laz Çuha Çiçeği (Primula sibthorpii), Doğu Karadeniz Siklameni (Cyclamen coum) ve Kolkis Kardeleni (Galanthus woronowii) gibi türler yerel kimliği güçlendiren ekolojik katmanlar olarak değerlendirilmiştir.

Meydanlar, kıyı alanları, dere kenarları ve yamaçlar için farklı bitkisel birliktelikler tanımlanmış; peyzaj sistemi yalnızca gölge ve yeşil doku üretmekle kalmayıp yönlenme, mikroiklim, habitat ve mekânsal karakter oluşturma işlevleriyle ele alınmıştır.

Sonuç

Vira Arasta, Ortahisar Sanayi Mahallesi’nin dönüşümü bağlamında üretim kültürü, ekolojik sistemler ve kamusal yaşam arasındaki ilişkileri yeniden kurmayı hedefleyen bir kentsel organizasyon modeli önermektedir.

Yerel üretimi destekleyen, zanaat bilgisini görünür kılan, girişimcilik ağlarını teşvik eden, kıyı ve dere sistemlerini kamusal yaşama entegre eden bu yaklaşım; ekonomik sürdürülebilirliği, ekolojik sürekliliği ve toplumsal etkileşimi birlikte ele almaktadır.

Trabzon’un kıyı, dere ve üretim katmanlarını ortak bir omurga içerisinde yeniden ilişkilendiren proje, arasta kavramını tarihsel bir referans olmaktan çıkararak günümüz kentinin koşullarında çalışabilen, uyarlanabilir ve uzun vadeli bir gelişim modeli olarak yeniden yorumlamaktadır.

Etiketler

Bir yanıt yazın