Emre Eren Özaşık, Zehra Öykü Çimoğlu, Doğa Döngel ve Aleyna İnal'ın "Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması" için tasarladığı proje önerisi.
“Şehrin ortasında bir Kurşunlu Camii vardır ki, bu şehirde ondan daha güzel, içi ondan daha aydınlık ve ferah bir başka ibadethane yoktur…”
— Evliya Çelebi, Seyahatnâme (1671)
Muğla Menteşe’nin çok katmanlı kentsel dokusu, Kurşunlu Camii çevresindeki kamusal akış ve alanın hemen yanı başındaki tescilli tarihi kamu binalarıyla (Atatürk İlkokulu vb.) kurduğu duyarlı diyalog üzerinden şekillenmiştir.
Öneri proje, geleneksel Muğla mimarisinin temel iki omurgasını mode bir tektonik dille bir araya getirir: Zemin kotta yerel taş malzeme kaplı cephenin masif ağırlığı ve arkatlı yapısı; üst katlarda ise geleneksel ahşap karkasın (bağdadi) mode ve sürdürülebilir CLT (Cross-Laminated Timber) ve Glulam teknolojisiyle yeniden yorumlandığı hafif, şeffaf ve modüler cephe dili. Yapı, taklitçi bir tarihselcilikten uzak durarak malzemenin dürüstçe sergilendiği özgün bir kamusal odak olarak kente eklemlenir.
Taş Baza ve Ritmik Cephe: Zemin kat ve masif cepheli kütle (betonarme İdari Hizmetler bloğu), Muğla’nın yerel taş mimarisine ve tarihi sokak dokusuna referans veren, açık renkli, ritmik dikey yırtıkları olan masif doğal taş (traverten/kalker) kaplama ile kurgulanmıştır. Bu baza, hem yapıya ağırbaşlı bir kamu kimliği kazandırır hem de komşu parseldeki yapılar ile sokak dokusunda süreklilik; geçiş sağlar.
Kent Amfisi: Kültür kütlesi ile İdari Hizmetler kütlesi arasında oluşturulan geniş kamusal dış merdiven (kentsel amfi), sokağın dinamizmini ve kaldırım akışını içeri davet eder. Bu merdiven, Evliya Çelebi’nin övdüğü “aydınlık ve ferahlık” hissini dikey bir kamusal “hayat” (avlu) boşluğu olarak yeniden yorumlar. Kentli için Kurşunlu Camii kubbesini ve Muğla siluetini izleyebilecekleri dikey bir seyir noktasıdır.
Karmaşık program gereksinimleri (sosyal, kültürel ve idari birimler), yapının tektonik katmanlaşmasıyla birebir örtüşen bir hiyerarşiyle çözülmüştür:
Zemin Kat (Baza, Kültür Girişi & Kafe / ±0.00 Kotu – +661.00 m): Ritmik taş cephenin gerisinde şeffaf fuaye, sergi ve buluşma alanları kurgulanarak sokağın dinamizmi içeri alınır. Eğimin geçiş noktasına yerleştirilen Kafe, kentsel amfi ile bütünleşerek ortak bir kamusal ‘’forum’’ oluşturur.
+1.00 Kotu (+662.00 m – İdari Hizmetler Girişi): Doğal topografya eğimiyle uyumlu olarak ayrı bir girişle erişilen idari hizmet birimleri ve danışma alanları bu kotta konumlandırılmıştır.
Performans Odakları (Blackbox ve Esnek Salon): Yapının betonarme servis kütlesiyle entegre çalışan bu salonlar, katlanır/teleskobik tribün sistemleri sayesinde tek bir hareketle düz bir sergi/etkinlik alanından 200+ kişilik bir oditoryuma dönüştürülebilir. Reji, ses-ışık kontrol odaları ve kulisler programa uygun olarak hizmet verir.
Kırmızı Çekirdek: Masif bazanın üzerinden üst katlardaki kütüphaneye ve teras katına doğru dikey bir omurga oluşturan akışkan formlu, kiremit rengi/kırmızı çekirdek (core), yapının dikey sirkülasyon merkezini ve omurgasını oluşturur. Kullanıcıya bina içinde sezgisel bir yönelim sunar. Ayrıca atölye ve kütüphane katlarını oluşturan CLT/Glulam strüktüre sahip kütleyi taşıyan betonarme çekirdek görevini görür.
Üst Katlar (Kütüphane, Atölyeler & Kent Feneri): Masif baza üzerinde duran üst iki kat, tamamen ahşap strüktürlü kütüphane, çalışma Masif baza üzerinde duran üst iki kat, tamamen ahşap strüktürlü kütüphane, çalışma alanları ve atölyeleri barındırır. En üst kat, yarı saydam/dikey ahşap finli cephesiyle gün boyunca içeriye homojen bir çalışma ışığı alırken; gece saatlerinde iç aydınlatmasıyla dışarıya narin bir ışık yayarak kentin siluetinde süzülen bir “bilgi fenerine” dönüşür. Kütlenin tasarımı; Muğla yerel mimarisinde bulunan, taş baza üzerine ahşap çatkı ve hımış sistemi ile yükselen Türk Evi konut mimarisi ile diyalog kurar.
Üst katların cephesinde, kaset ızgara tavanlarında ve çapraz (X) strüktürlerinde kullanılan masif ahşap, geleneksel yapım tekniğinin çağdaş mühendislikle buluşmuş halidir. İç mekanda sıcak, insan odaklı ve akustik açıdan konforlu bir atmosfer sunar. Yatay Saçak Hatları: Kat aralarında kullanılan koyu tonlu, ince kesitli yatay saçak hatları, yapının kütlesel yüksekliğini kırarak insani bir ölçek sağlar ve geleneksel Muğla evlerindeki saçak mimarisine mode bir gönderme yapar. Bölgenin sıcak ikliminde; konforlu mekanlara sahip, her mevsim ve saatte işlevini yerine getiren bir yapı olmasında rol oynar.

2. Mansiyon, Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması
Wilhelminalaan Evi
Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması
3. Ödül, Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması
4. Mansiyon, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması