Katılımcı, Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

Katılımcı, Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

MİMARİ PROJE RAPORU

“İhtiyaçlar geriye dönük olarak açığa çıkarlar. Bugünün geçmişten hareketle tanınmasından ziyade, geçmiş bugünden hareketle tanınır. Bu ise tarihselciliği İçermeyen bir tarihselliğe meşru bir yer verir.” Henri Lefebvre

Şehirlerin büyümesi nedeniyle gün geçtikçe şehir-köy arakesitleri daralmakta kaybolan arakesitlerle sınırları iç içe geçmiş kentler var olmaktadır. Gelişmekte ve büyümekte olan Lüleburgaz Kenti’nin kuzey girişinde, Pınarhisar Yolu ile Hamitabat Yolu kesişiminde bulunan ve kuzeyde Lüleburgaz Deresi yatağı (çatak) ile sınırlı alanda planlanan Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi kentsel arakesitte yer almaktadır. Konumunun bu özelliği sebebiyle kentsel ölçekte kırsal ve kentsel pratikler içerisinde yer alabilmesi beklenmektedir.

Proje alanının asal olmayan şeklinin referanslarıyla ana yol oluşturularak alan bölümlere ayrılmıştır. Alanın kuzey-batısında yer alan bölüm kent ormanı (kırsal peyzaj), kuzey-doğusunda yer alan bölüm otopark, güney-batı yönelimli olan bölüm meydan, kent parkı (kentsel peyzaj), anma alanı ve ziyaretçi merkezi (müze) olarak tasarlanmıştır. Alan tasarımının esasını “deneyim” kavramı oluşturmaktadır. Deneyim kavramının eş anlamlısı olan tecrübe edinmek, ders çıkarmak ifadeleri düşünüldüğünde bir savaşın anma alanı ve ziyaretçi merkezinden (müzesinden) edinilen tecrübe veya çıkarılan ders insanlığa dair umuttan ve barıştan yana olmalıdır. İnsanlık için kalıcı barış tarihsel bakış açısının yakalanması ile mümkün olabilecektir. Bu bağlamda müzenin kendisinin tarihsel süreci yansıtması düşünülmüştür.

Müze, konumlandığı zeminin şeklinden hareketle “ters” olarak yerleştirilmiştir. Bu terslik alışılagelmiş olan tarih okumasına yönelik eleştiridir. Geçmişin bugünden hareketle anlaşılması yerine, bugün geçmişten hareketle anlaşılabilir. Formun müdahalesiz hali tarihsel olarak bir başlangıç kabul edilebilir. Burada form bir bütündür. İnsanlığın dahiliyeti anma alanında mekansallaşmıştır. Bu müdahale sonrası kütle parçalanır. Parçalanmış kütle duvar ile bölünür. Duvar kütleyi (kalıcı sergi) ikiye böler. Üzerinde taşıdığı boşluklarla “karşıdaki”ni merak ettirir. Fakat duvarın (sınırın) her iki tarafındaki boşlukların farklı doğrultularda yer alması nedeniyle insan “doğru perspektif” ten bakmadığı sürece yalnızca karanlığı görür. Sınır; insan ölçeğini ezer, sıkıştırır, bunaltır. Tavanda açılmış pencereler sınırı vurgular.

Sergi alanının duvarlarının alt kotunda açılmış pencerelerden görülen su nedeniyle bulunduğumuz yer rahatsızlık hissi verir. Savaşa dair anılarla dolu olan bu mekan rahatsız edicidir. Müzeye dışarıdan farklı perspektiflerden bakma imkanı vardır. Forma dönüşmüş tarihsel süreci her deneyimleyen kendi perspektifinden görecektir.

Alana doğu ve batı yönlerinden giriş yapılabilir. Araçla ulaşım sonrası otoparktan kent ormanına veya müze girişinde bulunan meydana ulaşmak mümkündür.

Müze girişinin bulunduğu katta geçici sergi ve çay-kahve salonu yer almaktadır. Birinci katta ise kütüphane ve idari mekanlar yer almaktadır. Zemin kattan dışarı çıkılarak anma alanına ulaşılmaktadır. Anma alanından iki kapıdan birini “seçerek” kalıcı sergi alanına geçiş yapılmaktadır. Dışarıdan da görülebilen ve sergi alanını bölen duvarda yer alan boşluklardan “diğer” tarafa zorlanarak geçilebilmektedir.

Kent ormanı, kırsal peyzaj tasarım kriterleri esas alınarak tasarlanmıştır. Müzenin konsepti ile “umut” bağlamında bütünleşir. Alanın güney-batı yönünde tasarlanan kent parkı müze ile işlevsel bağ kurmaktadır.

PEYZAJ PROJESİ RAPORU

Proje alanının kentsel arakesitte yer alması nedeniyle peyzaj tasarımında alan; kırsal peyzaj (Kent Ormanı) ve kentsel peyzaj (Kent Parkı) olmak üzere iki farklı peyzaj yaklaşımı ile ele alınmıştır.

KIRSAL PEYZAJ – KENT ORMANI

Kent ormanı, proje alanının kentin kırsal alana yöneldiği kuzey-batısında yer almaktadır. Kent ormanının tasarımında kırsal peyzaj yaklaşımı esas alınmıştır. Kırsal peyzaj varoluşu gereği tam bir arakesit sunmaktadır. Kent ve doğa arasındaki geçişin güçlü olarak hissedilebilmesi için alan sade, yorucu olmayan öğelerle tasarlanmıştır. Alanda kullanıcılara direkt olarak tanımlanmış kısıtlı işlevler bulunmamaktadır.

Ormanın Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi içerisinde olması nedeniyle bünyesinde olacak bitkilerin, zeminin, su öğesinin ve aydınlatmasının müzenin bağlamı ile uyumlu olması gerektiği düşünülmüştür.

Milyonlarca yıldır Anadolu’nun endemik ağaçlarından biri olan Sığla Ağacı’nın (Liquidambar orientalis) nesli tükenmektedir. Dünya üzerinde nadir yerlerde var olabilen sığla ağacı Anadolu haricinde Kore’de de yetişebilmektedir. Mevcutta Türkiye’nin güneybatısında yetiştiği bilinen ağacın Lüleburgaz’da da yetişebildiği gözlemlenmiştir. Orman alanının dere kenarında yer alması da ağacın yaşam ortamı için olumlu etkilerden biridir. Orman sığla ağaçlarından oluşturularak hem nesli yok olmakta olan bir türün devamlılığı sağlanıp “yaşamdan yana olma (barış)” vurgusu yapılır hem de Türkiye ve Kore topraklarının bağı ikisinde de yetişen bir endemik bitki aracığıyla kurulmuş olur. Ormanın iç bölgelerinde sıcaklığın düşüşünü engellemek için hakim rüzgar yönü olan kuzey-doğu aksına Mavi Sedir Ağacı (Picea pungens) yerleştirilmiştir.

Zemine minimum müdahale yaklaşımı ile alan içerisine korten çelik platform tasarlanmıştır. Ormanı oluşturan sığla ağaçlarının yaşam kalitesini artırmak için eğimsiz topografyanın potansiyelinden yararlanılıp ormanın dereye yöneldiği bölgede durgun su öğesi tasarlanmıştır. Ormanda oluşturulan sade atmosfer ile uyumlu olarak geleneksel Kore armatürlerinden ilham alan aydınlatmanın renk sıcaklığı 2700 K olarak düşünülmüştür.

KENTSEL PEYZAJ – KENT PARKI

Kent parkı, proje alanının kentin kentsel alana yöneldiği güney-batısında yer almaktadır. Kent parkının tasarımında kentsel peyzaj yaklaşımı esas alınmıştır. Kentsel peyzaj insan müdahalesinin direkt olarak algılanabildiği tasarım yaklaşımını barındırır. Müzeyle işlevsel etkileşimde bulunan bu alan müzenin çevresinde dolaşılıp, görülebilmesi için alan sağlamaktadır.

Alanda kullanıcılara direkt olarak tanımlanmış işlevler (oturma, yürüme, oyun alanı vb.) bulunmaktadır. Bu bölümde mevcutta yer alan ağaçlar korunarak Diş Budak Ağacı (Fraxinus) dikimi düşünülmüştür.

Zeminde yürüme yolları net çizgiler ile tanımlanarak brüt beton kaplanmıştır. Müze kütlesinin ortaya çıkma etkisini vurgulamak amacıyla çevresinde su öğesi tasarlanmıştır. Müze kütlesini oluşturan asal formlarla uyumlu olarak seçilen armatürler güneşten elde ettiği enerji ile parkı 3000 K renk sıcaklığı ile aydınlatmaktadır.

Etiketler

Bir yanıt yazın