Katılımcı, Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

MİMARİ AÇIKLAMA RAPORU

Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi tasarım kurgusunda öncelikle korunacak ağaç dokusuna göre alan geometrisi ele alınmış, bu doğrultuda yapı sınırları oluşturulmaya çalışılmıştır. Alanın kentsel mekân sınırları yol kurgusu- anıt bina ilişkisi, anıt izleğinin mekân kurgusu bağlamında sorgulanarak bütünleşik bir mekânsal düzenek sağlanmaya çalışılmıştır. Anıt formunun biçimsel ve sembolik içeriğinin hem peyzaj ögeleriyle hem de ihtiyaç programında istenen ziyaretçi merkezi binasının programıyla olan bağıntısı öncellenerek mekânsal ayrıştırmalar yapılmıştır. Ziyaretçiler alana Pınarhisar Asfaltının yol aksından içeriye alınan otopark ve yolla ulaştırılmış, ve doğrudan karşılama mekanı üzerinden ziyaretçi merkezi binası konumlandırılmıştır. Alanın topografik örüntüsünde Tatarköy yoluna paralel olarak yerleştirilen ziyaretçi merkezi, alanın girişinde karşılayıcı tören alanıyla sınırlandırılarak anıt, Pınarhisar Asfaltının çerçevelediği yola açık bir perspektifte konumlandırılmıştır. Bodrum kat üzerine zemin+1 kat olmak üzere iki katlı olarak kurgulanan bina dikdörtgen planlı yapısıyla rasyonel bir kütle düzeneğinde ele alınmıştır. Tören alanının da konumlandığı doğu cephesi sağır brütal bir kabukla hareketlendirilen binanın toplam inşaat alanı 1649 m2 dir. Zemin katta giriş holüne bağlanan merdivenin anıt cephesinin yer aldığı kuzey batı hattında kalıcı sergi mekanı iki katlı olarak tanzim edilmiş olup, yine zemin katta çay salonu, şeref salonu ile ofis mekanları yer almaktadır. Üst katta ise kütüphane ve geçici sergi mekanının yer aldığı binanın yüksekliği 7.00 metredir. Anıtın dinamik kütle etkisiyle tektonik bağlamda benzer içerikle kurgulanan bina anıtın görselliğini ve imgeselliğini refere edecek şekilde kurgulanmış olup bina aynı zamanda anıtın yer alan topografik mekana yön veren bir konumdadır. Anıt platformunu yönlendirici ögelerden biri binayı saran su yüzeyidir. Binanın önünde yer alan Tören alanı sert zeminle aynı çizgiselliğin devamında önerilen su yüzeyine ve anıta doğru uzanır. Anıta ulaşan yol kurgusunun sembolik olarak içselleştirmesinde önemli bir öge olan su, izole edilerek anıtın rasyonel yol izleğine dahası saf temiz bir yolun imgeselliğine katkı sağlamaktadır. Türk Askerlerinin çoğrafi sınırları aşan kahramanlıklarını ve özgürlük için savaşlarının saflığına/açıklığını refere eden bu imgesellik aynı zamanda duvar örüntüleriyle güçlendirilerek, topografik örüntü içerisinde anıta odaklanmayı (contemplation) güçlendiren bir izlek sunmaktadır.

Anıt mekânın topografik düzlemde var ettiği mekansallığı, deneyim, farkındalık ve yeni bakış açıları yoluyla görselleştirmeye çalışan tasarım kurgusunda, kompakt rasyonel mimar dilin hem peyzaj ögelerinin bütünselliğine, hem de anıtın konumlanış ve ifade gücüne yansıtılması tasarım açısından birincil ögedir. Anıtın konumlanışı ve oluşturduğu düşey hareketliliğin peyzaj kurgusunda doğal örüntüyü zedelemeyen tam aksine karakteristik bir çeşitliliği sağlayacak şekilde örüntülenmesi amaçlanmıştır. Tektonik mimari biçimleniş ve peyzaj örüntüsünde okunaklı dizgelerle sembolik içerik araçsallaştırılmaya çalışılmıştır.

Brütal malzeme tektoniğiyle oluşturulan duvar kompozisyonları savaş izleğinin hikayeleştirildiği ve bir keşif sürecinin katmanları olup, düşey görsellik ve anıta odaklanma izleğinde hareket, yolculuk, duraksama, geçiş, boşluk, düzlük, dinginlik gibi ögeler anıtın kurgulanışında belirli bir aktivite alanının kompozisyonel bileşenleridir. Sakin bir köşeye alınmış olan anıtın alan örüntüsündeki işlevselliğini güçlendiren bu kurgusal yapılanma, mekânsal ölçeğin anıt odağında şekillenmesini sağlamıştır. Anıtın kuzeybatıyı karşılayan konumu, kütle etkisi kadar ışık-gölge etkisinin de anıtın bir parçası olmasını sağlar. Anıt, boşluk dizgesi ve yol kurgusunun oluşturduğu dehlizlerle devamlı ışık alır; gölgeler değiştikçe anıtın algısı değişir. Anıta yaklaştıkça düşey katmanındaki boşluklar, anıtın hacimsel dinamizminin farklı bir perspektifte algılanmasına olanak sağlar. Alanın kuzey batı uçununa kadar uzanan yol, peyzaj örüntüsüyle tanımlı hale getirilerek anıt izleğinin sağlandığı bir vista oluşmuştur. Anıtın dinamik ve rasyonel görselliğinin alanı deforme edici değil her noktadan geçirgen bir perspektif oluşturması hedeflenmiştir. Mütevazi bir doğa içinde soyut bir sembolik bağlamda anıt kabuğunu var eden çizgiselliğin insan ölçeğini koruyan bir törensellliği ortaya çıkarması hedeflenerek, alan örüntüsünde peyzaj kurgusuyla bütünleşik bir dizgede mekansallaşması sağlanmaya çalışılmıştır.

Etiketler

Bir yanıt yazın