Katılımcı, Kore Savaşı Anma Alanı ve Ziyaretçi Merkezi Mimari Proje Yarışması

MİMARİ RAPOR VE PEYZAJ RAPORU

Konsept ve Tasarım Yaklaşımı

Zorlu ve uzun bir gemi yolculuğu, acımasız ve sert bir savaş ve ardından gelen kardeşlik hikâyeleri… Barışın umuduyla bilinmeze doğru çıkılan bir yolculukta, Türkiye’den demir alan her bir asker, her bir genç insan bu süreçlerden geçerek bugün içinde bulunduğumuz barış atmosferini olağanüstü emekleriyle, ruhlarıyla ve bedenleriyle inşa ediyorlar. Biz onların deneyimledikleri bu süreci, mimari tasarım düzleminde yorumluyor ve barış odaklı bir perspektiften tekrar değerlendiriyoruz.

Kore Savaşı, sonucunda sağlanan barış ve bu süreçte şekillenen Kore – Türkiye dostluğunu odağa almak, anma aktivitesini yeniden sorgulamayı gerektiriyor. Bu bağlamda, bu alanı şehrin gençleri tarafından kullanılan, canlı ve hayat dolu bir anma alanı olarak kurguluyor ve anmayı yaşayarak hatırlamak, hatırlayarak yaşatmak üzerinden tanımlıyoruz.

Anıt Yolu, Barış Meydanı ve Anıtı

Yolculuk

Türkiye’den yola çıkan askerlerin tecrübesi uzun bir yolculuk ile başlıyor. İki ay boyunca sürecek bir gemi yolculuğu ile belki de daha önce yalnızca adını duydukları topraklara doğru denize açılıyorlar. Uzak ve sisli bir barış imgesinin rehberliğinde çıktıkları bu yolculukta zorlu bir yol onları bekliyor. Biz de benzer bir şekilde uzakta belli belirsiz gördüğümüz barış anıtına ulaşmak için öncelikle bilinmez bir yolculuğa çıkıyor ve bizi yavaş yavaş yer altına doğru çeken rotayı takip ediyoruz. Kore ve Türkiye gibi okyanuslarla ayrılmış iki ülkeyi bir araya getiren, yine okyanuslarda geçen bu yolculuk oluyor. Bu iki ülke, yolun iki tarafından akan bir su akıntısı olarak can buluyor ve barışa giden bu yolculukta bize eşlik ediyor.

Ucunda Barış Anıtı’nı gördüğümüz koridor boyunca yavaş yavaş evinden uzaklaşan askerler gibi, biz de tanıdık bir atmosferden daha soğuk ve farklı bir mekâna doğru ilerliyoruz. Daha sıcak döşeme malzemeleriyle başlayan yolculuk, yolda ilerledikçe ve “ev”den uzaklaştıkça daha sert ve soğuk bir hal alıyor. Yolda ilerledikçe uzun gemi yolculuğunun zorlukları ve sıkışmışlık hissi ile yaklaşmakta olan savaşın bilinmezliğinin bir yansıması olarak zemin kotunun altına çekiliyoruz.

Savaş

Barışa giden bu yolculukta aşılması gereken en büyük engel ve barışın inşasında bir vazgeçilmez öge olarak savaş karşımıza çıkıyor. Yolculuk süreci çevreden soyutlanan bir yol üzerinden tanımlanır ve savaş atmosferi engellerden oluşan fiziksel bir deneyim ile ifade edilirken, attığımız her adımda engelleri birer birer geçerek barışa biraz daha yaklaşıyoruz. Koridoru takip ettikçe yerden çıkan engellerin etrafından dolaşarak, bozuk bir yürüme temposuyla yokuşu tırmanmaya başlıyoruz.

Barış

Yavaş yavaş düzlüğe çıktığımız bu yokuşta, her adımda Barış Anıtı’nı daha fazla görmeye başlıyoruz. Bilinmezlik ve karanlık geride kaldıkça yola çıkmamızın sebebi olan barış daha da netlik kazanıyor. Çıktığımız alanda bir ferahlık ve yücelik hissi bizi karşılıyor. Hayatını savaşta kaybetmiş binlerce askerin bedenleri ve ruhları tarihi şekillendirecek dostluğun yapı taşlarını oluşturuyor ve yükselişini mümkün kılıyor. İki koldan akan sular yolun sonunda bir araya gelerek, bu ruhların arkalarında miras olarak bıraktıkları ve büyük zorluk ve mücadelelerle parça parça inşa edilen barışın anıtsal varlığı ile sonuçlanıyor. Kore Savaşı sırasında inşa sürecinin başladığı bu yapı, yükselmekte olduğu hissiyle inşa edilme sürecinin hala devam etmekte olduğunu gösteriyor.

Proje Alanına Yerleşim Kararları

Yapıların yerleşimi ve sirkülasyon çözümleri mevcut bitkisel doku, ihtiyaç programındaki fonksiyonların dağılımı ve alanın çevre ile ilişkisi göz önüne alınarak kararlaştırılmıştır. Kütle, parçalı yapısı ve üst örtü/saçak tasarımı ile mevcut bitkisel dokuyu tahrip etmeyecek şekilde tasarlanmış ve konumlandırılmıştır. Kurgulanan deneyimin yansıtılabileceği, uzun bir anıt yolu yaratmak ve oldukça keskin hatlara sahip olan proje arazisinin her köşesini tanımlı kılmak öncelikli hedefleri oluşturmuştur.
Alan iki ana bölüm halinde ele alınmıştır. Kore Savaşı Ziyaretçi Merkezi aktif rekreasyon aktiviteleri için tasarlanmış kapalı ve yarı kapalı mekanlardan oluşurken; Barış Anıtı ve Barış Meydanı tören ve anma alanı olarak da kullanılacağı için pasif rekreasyon aktiviteleri için düşünülmüştür. Böylelikle Anıt ve çevresi daha dingin bir anma alanı olarak kurgulanırken, Ziyaretçi Merkezi’nin çevresi daha canlı bir alan olarak kurgulanmıştır.

Kore Savaşı Ziyaretçi Merkezi Yapısı

Baskın bir saçak altında parçalanmış kütleler ve aralarında kalan boşluklar ile ortaya çıkan yarı-açık mekânlar ile daha korunaklı ve tanımlı alanlar yaratarak dört mevsim kullanım olanağı sağlamaktadır. Proje alanındaki korunması gereken ağaçlar yatayda uzanan bu saçağı yer yer delerek yükselmektedir. Yapıyı oluşturan ana kütlelere şeffaf hacimler saplanarak ağaçlar ve saçak arasındaki bu ilişkinin bir benzerini oluşturmaktadır. Bu hacimler aracılığıyla saçak altında kalan mekânlara doğal aydınlatma sağlanmakta ve yapı içindeki yatay ve düşey sirkülasyon çözümlenmektedir. Sirkülasyon kurgusunu güçlendiren ve anıtsallığı vurgulayan tekrar ögeleri yapının farklı yerlerinde tekrarlanmaktadır. Kimi zaman yürüyüş akslarını tanımlayan ağaçlar, kimi zamansa çatı strüktürünü taşıyan kırmızı kolonlar diziler halinde yerleşmektedir. Özellikle yuvarlak kesitli ve kırmızı renkli taşıyıcılar geleneksel Kore mimarisine bir atıf niteliğindedir. Yapı, proje alanı içindeki konumu aracılığıyla önünde tanımlı bir meydan oluşturmaktadır. Çim Meydan adı verilen bu alanın uygun koşullarda farklı etkinliklere ev sahipliği yapması ve şehrin gençleri için bir çekim noktasını tanımlaması beklenmektedir. Çim Meydan yapının izlerini takip eden ince akslar ile bölünmüştür.

Kurgulanan senaryoda ziyaretçilerin Barış Anıtı ve Meydanı’ndan sonra iki yanı ağaçlandırılmış koridor üzerinden ana kütleye ulaşması ve sergi mekânlarına yönelmesi beklenmektedir. Tören alanını ve ziyaretçi merkezini bağlayan bu aks yapıyla birleştiği noktada Sergi Meydanı’nı oluşturmaktadır. Sergi Meydanı’nda bizi karşılayan giriş kütlesi tuvalet ve vestiyer gibi servis hacimlerini barındırmaktadır. Kalıcı sergi mekânları cam bir kütle ile çevrelenen bir galeri ile iki kata bölünmüştür. Müze envanteri dikkate alınarak dikey sergilemeye olanak sağlayan çok parçalı sergileme elemanları yerleştirilmiştir. Benzer şekilde iki kata bölünmüş olan geçici sergi alanı, eş zamanlı olarak farklı sergilere ev sahipliği yapabilmektedir. Geçici Sergi Alanı’nın açık mekândaki uzantısı olarak alanın Güney sınırında oluşan Sergi Bahçesi bulunmakta ve uygun koşullarda Geçici Sergi Alanı’nın bir parçası olarak hizmet etmesi beklenmektedir.

Saçağın altından devam eden döşeme, giriş hacmine kadar uzanmakta ve yapının içindeki tüm mekânlara hizmet etmektedir. Kafeteryanın idari mekanlara hizmet edebilmesi ve üst kottaki mekanlara tek bir düşey sirkülasyon hacmiyle ulaşılabilmesi amacıyla giriş kotunda kafeterya, üst kotta ise kütüphanenin olduğu kütle ile idari mekanları içeren kütle yan yana konumlandırılmıştır. Kafeteryanın çevresinde oluşan yarı-açık alan, tüm hacimler için bir buluşma noktası olarak düşünülmüştür. İdari mekânlar çalışanların ve şeref konuklarının kolay ulaşabilmesi amacıyla girişin hemen yanında konumlandırılmıştır. Aynı zamanda, gece kullanımının yoğun olacağı öngörülen mekânlar girişe yakın yerleştirilmiş ve sergilerin kapalı olduğu saatlerde bağımsız olarak hizmet verebilecek şekilde kurgulanmıştır. Bodrum kat, teknik hacim ve depoların yanı sıra yaz aylarındaki etkinliklere gelecek ziyaretçiler için tuvaletler barındırmaktadır.

Kütlelerde giydirme cephe ile brüt beton kullanılmıştır. Mekânların fonksiyonlarına, mahremiyet gereklerine ve cephe konumlarına göre yer yer metal ızgara güneş kırıcılar ile geçirgenliği azaltılmıştır.

Etiketler

Bir yanıt yazın