Katılımcı, İTÜ İşletme Fakültesi Mimari Proje Yarışması

MİMARİ AÇIKLAMA RAPORU

Üniversiteler, kişilerin meslek edinmelerini sağlayan eğitim kurumları olmalarının yanı sıra, birçok kişi için kabuklarının dışına çıkmalarına, vizyonlarını geliştirmelerine, kültürel birikimlerini arttırmalarına ve sosyal becerilerini geliştirmelerine olanak sağlayan yerler olagelmiştir. Ancak bu kurumların eski ve kök salmış öğretilerinin sıklıkla sorgulandığı şu günlerde, kent için ve ülke tarihinin en eski eğitim kurumlarından olan İTÜ için yeni bir eğitim mekânı kurgulama sürecini eğitim olgusunun geleceğe yönelik dürtülerini destekleyecek bir düzen oluşturma fırsatı olarak görüyoruz.

Bu düşünceler ışığında tasarım önerimizi İstanbul’un tarihi bakımdan oldukça zengin ve kent bağlamı içinde önemli bir yer tutan bu tasarı alanında, ziyaretçilerini iç içe geçmiş mekân kurguları ile sürekli inovatif arayışlara iten ve yaratıcılığı destekleyebilecek öğrenim merkezleri (hub) olarak kurguladık. Bu kurgunun, yapının bulunduğu bağlam ve fiziksel koşullar göz önünde bulundurulduğunda, tarihi çevresinden referanslar barındıran bir zıtlık içinde kendine has karakteri ile vakur bir biçimde var olmasını amaçladık.

Tasarım

Kütlesel Yaklaşım
Arazi verileri ve ihtiyaç programı göz önüne alındığında oldukça yoğun ve masif bir sonucu ilk etapta dikte eden verilere zıt olarak kütlesel yaklaşımımızı mümkün olduğunca hafif ve parçalı olarak oluşturmak istedik. Bu parçalanma ihtiyaç programındaki işlevlerin sınırlarının kayarak yok olduğu ve iç içe geçtiği eğitim merkezlerine ve bu merkezlerin sıralı bir dizimde bağlandığı kesitsel sentakslara dönüşerek 5 ana kütle haline büründü. Bu kütleler bakı noktalarına yüzünü dönen ve araziye güneydoğu-kuzeybatı aksında konumlanan ince uzun parçalar halinde, yarışma alanında bulunan Karakolhane yapısı ile korunması gereken ağaçların referansları doğrultusunda oluşturulmuştur. Bu oluşturulan parçalar arazinin coğrafi verileri ile uyum içinde kot farklarına uyarak kademelenmiş ve peyzaj kararları ile zemin üstü (+0.7) kotuna konumlandırılmıştır. İdari birimler, Dekanlık birimleri ve Kütüphane ise mevcut Karakolhane binasında çözülmüştür.

İşlevsel Yaklaşım
İhtiyaç programında belirtilen 3 ana öge: eğitim, araştırma ve çalışma faaliyetlerinin oluşturduğumuz kurguda birbiri içinde çözünen, eriyen ve sınırlarını yavaş yavaş kaybeden, yeni biçimleri ile bütüncül bir karakter kazanan olgulara evirilmesini amaçladık. Oluşturmak istediğimiz bu öğrenim merkezlerinde bütün paydaşların bir arada ve birbiriyle ilişki içinde olması hedefi, kullanıcıların araştırma, öğrenme ve uygulama faaliyetlerinin anlık kurgularla hızlı ve pratik olarak şekillenebileceği çözümler sunan mekânlara dönüşmesi ve bu dönüşümün kesit ve planları kendine has çözümlerle biçimlendirmesiyle vücut buldu.

Yapıların toprak üstüne oturan kütleleri daha çok aktife ve öğrenim sürecinin oldukça hareketli olduğu açık ve kapalı çözümler barındırırken toprak altına konumlanan alanlar daha durağan ve dingin eylemlere olanak tanır. (Konferans salonları, amfiler, labler)

Cephe Tasarımı
Girişte de değindiğimiz noktalardan biri olan, programın taban alanına olan yoğunluğu nedeniyle sürecin masif sonuçlar doğurma ve yakın çevresinde bulunan tarihi dokunun algısını bozma ihtimali hep çekindiğimiz bir nokta olmuştu. Bu doğrultuda şekillenen kütlelerin cepheleri de iç mekânların en önemli ihtiyacı olan gün ışığı kullanımını biçimlendirecek ve kütlelerin hafifliğine vurgu yapacak şekilde şeffaf ile yarı şeffaf arasında sınırların kaybolduğu bir sürece büründü.

İlk olarak, birbirine oldukça yakın konumlanan bu cepheler, plan düzlemindeki hareketlerle her biri diğerinin ışığını kesmeyecek şekilde hareketlendirilmiştir. Bu sürecin bir devamı olarak gün ışığını en yüksek düzeyde yakalayabilmek için kütlelerin bütün cepheleri şeffaflaşmaya başlamıştır. Bu ilk katmanda, kısmen ışık kontrolü ve kısmen de iç/dış arasındaki mahremiyeti sağlayacak şekilde, kütlelerin uzun cepheleri yarı saydam cam ile örülmüştür. Bu örgü tektoniği Karakolhane ve Silahhane yapılarının masif taş örgüsüne referanslar barındırarak onun çağdaş bir yorumunu yansıtır. Bu katman ışığın içeri girmesini sağlarken aynı zamanda nefes alan bir deri gibi davranır.

Cam örgü katmanın hemen arkasında konumlanan ve iç ve dış ortamı birbirinden fiziksel olarak ayıran ikinci katman, gün ışığını kesmeden doğal havalandırmanın kontrolüne imkân verir.

Eğitim mekânları ile dolaşım mekânlarını birbirinden ayıran üçüncü katman ise patinalanmış bakır paneller ile şeffaf camların bir arada kurgulandığı, eğitim mekânlarının gerek duyduğu mahremiyeti ve ışık kontrolünü sağlayan önemli bir eşik rolü üstlenir.

Kütlelerin kısa cepheleri ise arazinin iki yönünde bakı noktalarına açılan geniş pencereler gibi davranır. Cam cephelerin içe çekilerek konumlanması gerekli güneş kontrolünü sağlar.

Mekân Kurguları
Kütleler arazinin iki ayrı tarafında iki ayrı kot yüksekliğine oturan döşemelerden oluşur. Bu bölünme her birimin görsel bağlantı kurmasını desteklerken kısıtlı taban alanını daha verimli kullanmaya da olanak tanır. Bu döşemeler arasında zaman zaman oluşturulan galeri boşlukları kütleleri çatı ışıklığı ile beslerken ortak kullanıma açık serbest çalışma terasları oluşmasına da imkân verir. Orta kütlelerde ise bu kot farkı, üst üste binen amfiler oluşturur.

Peyzaj Kararları
Arazinin doğal, engebeli karakterinin bir yansıması olarak, üst kütleler yukarı ve aşağı hareketler barındıran bir siluet oluşturur. Bu kütleler zaman zaman doğal eğime ek olarak oluşturulan tepelere oturarak zemin kotta sosyal etkileşimlere olanak tanıyan, serbest biçimli, açık ve doğal bir peyzaj alanı barındırır.

Arazide bulunan ağaçlar, kütleler oluşturulurken gerekli olmadıkça taşınması amaçlanmamış, gerekli hallerde taşınan ağaçlar ise kampüsün girişini tanımlayacak biçimde Seba Caddesi tarafına, Seba Caddesi ile kampüs arasında bulunan açık otoparkı tanımlayacak biçimde yol boyu ve mahalle dokusu ile üniversite yapıların arasında bir denge kuracak şekilde güneydoğu-kuzeybatı aksına yerleştirilmiştir. Gerekli görülen noktalarda mevcut türlerde, yeni ağaçların da yerleştirilmesi önerilmiştir.

Kampüs girişi Karakolhane binası ile yeni yapılar arasında kalan alanda, Seba Caddesi tarafında konumlanır. Yapı girişi ile cadde arasında bırakılan bu mesafe ağaçlarla ve girişin iki tarafında konumlanan havuzlarla beraber bir eşik tanımlar.

Yapı Sistemi
Kütleler toprak üstünde birbirinden kopuk çalışan ve ince köprülerle birbirine bağlanan bağımsız birimler olarak çalışır. Bu bölüm kurgulanan mekânların ihtiyaçları doğrultusunda çelik karkas bir yapı olarak düşünülmüştür. Bu çelik sistem, zemin kotta konumlanan perdelere oturarak toprak altında bulunan betonarme sistemle birleşir.

Malzemeler
Yapıda kullanılan malzemeler, mimari tasarı hedefleri doğrultusunda biçimlenmiş, hafif ve saydam özellikler taşıyan bir palet barındırır. Cam ve bakır sağladıkları mimari çözümlerin yanı sıra, uyumu, uzun yıllar bozulmadan kullanılabilecek malzemeler olması nedeniyle tercih edilmiştir.

Etiketler

Bir cevap yazın