Eşdeğer Mansiyon, Çuhadaroğlu Alüminyum 2021 Öğrenci Proje Yarışması

Eşdeğer Mansiyon, Çuhadaroğlu Alüminyum 2021 Öğrenci Proje Yarışması

PROJE RAPORU

[artı]kalan

“more a landscape than urbanism, more a forest than architecture”

R&Sie(n)

Kentler bulundukları topografyayı boşaltıp doldurur, üzerini kaplarken altta kalanları düşünmezler. Yer ile gök arasında sınır oluşturur, üzerine yeniden inşaya, yeniden yeşermeye, kalabalıklara izin vermezler. Oysa yaşam özgürdür, sınırlar içinde sıkışmayı sevmez. Kent doğaya dair her şeyin üstünü örtmeye, onu saklamaya çalışsa da ekledikleriyle, kalabalığıyla, engellediği rüzgarı, düşürmediği güneş ışığıyla yeni bir ekosistem oluşturur. Toprakta olanın; taşta, duvarda, plastik bir boruda yetişmesine olanak sağlar.

Kontrolsüz kentleşme, şehrin içinde kullanılamayan artık alanları barındırırlar. [artı]kalan, Kadıköy’deki kullanılmayan alanları belirler ve yoğun kentleşmeyle yok olan eylemleri, var oluşları insan ve insan olmayan varlıklar için yeniden üzerine inşa eder. Zemin artık geçirgendir. Üzerine düşen ışığı altındakine yansıtır. Bitkiler artık gökyüzünü görmeye alışmıştır, güneşin üzerlerine doğmasını beklemez, güneşe doğru hareket etmeye başlarlar. Kentli [ruderaller] kentin içindekini tanır, alır ve duvarına taşır. Artık kurtulmaya çalışılan, mekansız bir canlı değil, fark edilen ve yaşatılana dönüşür. Yer onun yetişmesine olanak sağlamazken, duvar, çatı, kentin içinde insanın dokunamadığı her çatlaktan çıkmaya başlarlar. Kırsalın hemzemin ilişkileri kentin ölü alanlarında yeniden yorumlanıp yönünü yataydan dikeye çevirerek kurulur.

İnsanın doğaya duyduğu özlem ve onunla kurduğu ilişki, bakışların kentten kırsala doğru çevrilmesine neden olmuştur. Kırsal ve kent birbirinden kopuk mudur?

Kırsalın izlerini kentte görmek mümkün değil midir?

Kenti inşa eden, toprağı kaplarına doldurup küçücük balkonlarını yeşil bitkilerle doldurur. Yok ettiğini arar, besler, büyütür.

Pandemi döneminde ev eylemlerin süperpoze olduğu mekanlara dönüşür. Eylemlerin belirli metrekarelerde sıkışıp mekanı yoğunlaştırması, gökyüzüne bakışların karelerle sınırlandırılması, bir strateji olarak, mekanların şehrin kullanılmayan yerlerinde [çatlaklarında] uzamasına neden olur. Kadıköy’ün yeşil balkonları genişler, büyük dikey bahçelere açılırlar. Yok etmeyip, yetiştirirler. Özel mülkler sağır bir duvarda çıkan sokak otu [mülkiyetsiz] gibi kente açılır. Kendini tüm kente armağan ederken kendisi gibi kentlileri de bir arada toplar. Üst üste binerek, yan yana gelerek katmanlaşan yeni peyzajlarla birlikte var olur, yaşarlar. Mekanı birlikte kurar, değiştirir ve dönüştürürler. Sağır cephelerin üstüne yeni düşey katmanlar ve yeni yüzeyler [şeffaf zeminler] oluştururlar.

Bina Tipolojileri

Düzensiz kentleşme, çatlakların farklı tipolojilerde oluşmasına, üzerinde oluşacak mekanlar için çeşitli kurulma biçimleri araştırmaya sebep olur. Kadıköy çevresindeki farklı tipolojilerdeki artık alanlar tasarımı farklılaştırırken, onu bulunduğu bölgenin koşullarına uygun şekilde yeniden kurulmasına olanak sağlar. [artı]kalan bu tipolojilerdeki farklılıkları özümser, ve oradaki öznel eylemlere, fiziksel koşullara, özel kullanımlara göre kurulmaya başlar.

Çuhadaroğlu Alüminyum 2021 Öğrenci Proje Yarışması

Çuhadaroğlu Alüminyum 2021 Öğrenci Proje Yarışması Sonuçlandı

Etiketler

Bir cevap yazın