Eşdeğer 1. Ödül, Adana Genç İş İnsanları Derneği (AGİAD) Adana İli Merkez İlçeleri Simgesel Odak Alanları Davetli Mimarlık ve Kentsel Tasarım Fikir Projesi Yarışması

Eşdeğer 1. Ödül, Adana Genç İş İnsanları Derneği (AGİAD) Adana İli Merkez İlçeleri Simgesel Odak Alanları Davetli Mimarlık ve Kentsel Tasarım Fikir Projesi Yarışması

Tasarım Alanı: Adana Büyükşehir Belediyesi ve Yakın Çevresi

PROJE RAPORU

Giriş

Cumhuriyet’in ilanı ertesi ve uzunca bir süre tarım ve sanayileşmeye bağlı büyüme eğilimi gösteren Adana kenti, özellikle 1950-1990’lı yıllar arası altın çağını yaşayan bu iki sektör aracılığıyla, kent hem kendi kırsalından hem de farklı şehirlerden oldukça fazla göç almıştır. Cumhuriyet’in ilk planlı modern kentlerinden biri olma özelliği taşıyan Adana, aldığı göçler neticesinde kontrolsüz ve plansız bir büyüme gerçekleştirmiştir. Elbette kentin kontrolsüz büyümesi ve yine özellikle son yıllarda yaşadığı ekonomik gerileme, kentin genel fiziksel doku ve örüntülerine de sirayet etmiştir. Neredeyse toplumsal olanla ilişkin her alanda bir gerileme dönemini yaşadığı da gözle görülür bir gerçekliktir. Jane Jacobs (2015) bu durumla ilgili, çürüyen şehirlerin, gerileyen ekonomilerin ve büyüyen sosyal dertlerin hep beraber gezdiklerini ifade etmekle beraber, bu bileşimin tesadüf eseri olmadığını altını çizmektedir. Günden güne yoğunlaşan araç trafiği, artan işsizlik rakamları, üretim araçlarını etkin bir şekilde kullanamama Adana’nın bugün yaşadığı en temel sorunların başında gelmektedir. Bu sorunlarının farkında olan ve uzunca bir süredir kendisine çıkış noktaları arayan kent, kent ekonomisine katkı sağlaması ve dünya ile entegrasyon gerçekleştirmek adına, son yıllarda kültür ve festival turizmine yönelmeye başlamıştır. Bu yönelim ve uygulamaları hem kent genelinde hem Türkiye genelinde ilgiyle karşılanmış, her sene artan yerli ve yabancı ziyaretçi sayıları ile kent yeniden bir çekim merkezi haline gelmeye başlamıştır. Elbette bu yeni durum ve artan ziyaretçiler kentin nitelikli kamusal mekân ihtiyaçlarını da beraberinde arttırmıştır.

Belirlenen yarışma alanı ve yakın çevresi kentin en aktif arterleri içerisinde yer almakta olup, içerisinde bulunan önemli yapıları ve kullanımları ile de kent belleği ile güçlü bağları bulunmakla beraber yine kendi içerisinde de ulaşım, erişilebilirlik, süreklilik ve kimlik eksikliği gibi pek çok sorunu da barındırmaktadır. Kentin ve alanın bütün potansiyel ve sorunlarını dikkate alarak hem günlük kent kullanıcısı hem de dışarıdan gelen ziyaretçiler için bütüncül bir kurgu içerisinde kent belleği ve kültürel gelişimini güçlendirecek farklı işlevlerle donatılmış bir deneyim güzergâhı ve tutarlı bir sistem/tasarım önerisi getirilmesi hedeflenmiştir.

Tanım: Tarihsel Perspektif – Morfolojik Yaklaşım

19. Yüzyıl’ın sonlarına doğru yaşanan endüstrileşme ve ertesinde gelişen olay örüntüleri, dünya kentleri ile eşzamanlı olarak Türkiye kentlerini de köklü değişimlere sürüklemiştir. Yine aynı dönemlerde Türkiye’de Cumhuriyetin kurulması ile yaşanan modernleşme hareketleri ve dünyaya entegre olma çabaları, modern kent planlama pratikleri ile kendisini en çok kentin fiziksel mekânlarında yaşanan değişimlerle hissettirmiştir. Aktif toplumsal yapısı, iktisadi olanakları ve zengin coğrafi imkânları bünyesinde barındıran Adana kenti de bu değişimlerin güçlü bir şekilde hissedildiği kentlerden bir tanesi olmakla beraber, erken dönem modern planlama pratiklerinin hayata geçirilmek istenmesi ile arzulanan değişimler doğrultusunda birtakım çalışmalar yürütülmüştür. Bu doğrultuda, 1930-40 yılları arasında, Alman mimar ve şehirci Hermann Jansen, döneminin anlayışı çerçevesinde bir Adana kent planı hazırlamıştır. Jansen’in hazırladığı bu planın en temel karakteristik özelliği ise, tarihi kent merkezine müdahale edilmeyerek tam çeperinden başlayacak bir biçimde merkeze dik gelen bulvar ve caddelerle kenti ızgara doku biçiminde kuzey aksı yönünde genişletilmiş, eski kentin yeni kentle kesiştiği/buluştuğu alanlar ise kentin kamusal mekân gereksinimlerine ayrılmıştır. Kamusal mekân diziliminin gerçekleştiği bu kesişim noktası morfolojik özellikleriyle bir çeper – kuşak (Conzen,1960; Ünlü, 2012) varlığına işaret etmektedir. Genel çerçevesi ile çeper – kuşak kavramı ise; kentin morfolojik özelliklerini anlamamıza yarayan bir araçtır. Kentin, kalbinde yer al(a)mayan, kamusal alanların yerleşim yeri, farklı derecede bir sınır belirleyicisi ve bir kesişim noktası olduğu söylenebilir. Yarışma için konu olan arazi ve yakın çevresi de tam da bu alanda konumlanmakta, konumu itibariyle bir sınırı, fiziksel mekân örüntüsü ve arazi kullanım prensipleri ile bir kesişim noktasını tanımlamaktadır.

Kararlar 1: Makro Ölçek

Ulaşım

Günlük aktivitelerin ve kullanımların yoğunlaştığı, Ziyapaşa Bulvarı ve paralellerinde yer alan Atatürk Caddesi ve Fuzuli Caddeleri kenti kuzey-güney aksında bağlayan önemli arterlerdir. Özel hatlarla beraber belediye bünyesinde bulunan motorlu toplu taşımanın yetersizliği ve alternatif toplu taşımanın bulunmaması ve kentin dağınık yerleşimi, ifade edilen arterler üzerinde yoğun bir özel araç trafiği yaratmaktadır. Özellikle kent ölçeğinde gerçekleştirilen etkinlik ve festivaller döneminde araç trafiği daha da yoğunlaşmakla beraber zaman zaman durma noktasına da gelmektedir. Bu doğrultuda başta İstasyon Meydanı ve Ziyapaşa Bulvarı aksı üzerinden başlamak üzere yarışma alanı çeperinden geçip Fuzuli Caddesine bağlanan oradan da Cevat Yurdakul Caddesi üzerinden tekrar İstasyon Meydanı’na bağlanan hafif raylı sistem ringi önerisi getirilmiştir. Öneri, günlük kent kullanıcılarının ulaşım ihtiyacını giderecek olmasının yanı sıra, etkinlik dönemlerinde kentin bütün merkez – odak alanlarına ulaşım ve erişim kolaylığı sağlayacaktır. Yanı sıra, dışarıdan gelen ziyaretçilerin kolaylıkla bu alanlara erişiminin sağlanması öngörülmüştür. Bununlar beraber kentte bulunan özel hat dolmuş ve otobüslerin, belediye bünyesine alınıp güzergâhlarının arttırılması gerekmektedir. Yine bu araçların tek tip standart araç modellerine dönüştürülerek kentsel bir estetiğin yakalanması öneriler arasında yer almaktadır.

Odak alanlar arası yaya ulaşımının niteliğini arttırmak ve erişim kolaylığı sağlamak üzere yavaşlatılmış – yaya öncelikli – yol ve güzergâh önerileri getirilmiştir. Yarışma alanının doğusunda yer alan 5 Ocak Caddesi güneyde İnönü Meydanı’na kuzeyde ise stadyuma bağlanan güzergâhlardan bir tanesidir. Cadde, kaldırım genişliklerinin arttırılması ve uygun zemin döşemesiyle beraber geniş taçlı, yaprak döken, gölge alanlar sağlayan yani bir ağaçlandırma prensibiyle Stadyum Caddesine, buradan da kuzey aksı yönünde Toros Caddesiyle buluşması sağlanmıştır. Aksın, etkinliklerin yoğunlaştığı dönemlerde öneri İnönü Meydanı ile kesintisiz bir yaya erişimini sağlaması hedeflenmiştir. Yanı sıra stadyumun da üzerinde yer aldığı Stadyum Caddesi batısında Atatürk Parkı ile doğusunda bulunan Merkez Parkla beraber önemli bir güzergâhı tanımlamaktadır. Cadde batı aksı yönünde günlük kullanımlarda tek yönlü trafiğe açık, etkinlik dönemlerinde ise trafiğe kapatılması önerilmiştir. Yine kaldırım genişlikleri arttırılarak bahsi edilen ağaçlandırma prensipleriyle bütüncül bir görünüm sağlanması hedeflenmiştir. Bu aksın batısında yer alan Atatürk Parkı’nın da üzerinde bulunduğu Cumhuriyet Caddesi ise yeni hizmete giren Adana Müzesi’ne (Eski Milli Mensucat Fabrikası) bağlanmaktadır. Caddenin çift yönlü araç trafiği muhafaza edilmiş olup, doğusundan gelen Stadyum Caddesi ile aynı yaya erişim düzenlemeleriyle ele alınmıştır. Cadde, Stadyum Caddesi ve üzerine asılmış olan odak alanlarla güçlü bir yaya öncelikli omurganın tamamlayıcısı olarak görülmektedir.

Arazi Kullanımları

Yarışma alanı, çevresinde bulunan ticari ve idari işlevlerin yoğunluğu da göz önünde bulundurularak, salt bir meydan ve yeşil alan tasarımı olarak görülmemiş olup çevresel işlev ve kullanımlarla nitelikli bir ilişki kurması hedeflenerek bütüncül bir sistem önerisi getirilmiştir. Bu doğrultuda belediye önünde yer alan park ve meydan alanının bir kısmı sosyal ve kültürel tesis alanı olarak düzenlenmiş yine benzer bir düzenleme önerisi İnönü Parkı çevresinde bulunan idari hizmet alanları (adliye yapıları) ve askeri tesisi de (orduevi misafirhanesi) içine alacak biçimde getirilmiş ve yarışma alanına dâhil edilmiştir. Bu alanlar yeniden işlevlendirilerek yine çevresinde bulunan kültürel işlevlerle de (Halkevi, Sabancı Kültür Merkezi ve eski Arkeoloji Müzesi) doğrudan bir ilişki kurması hedeflenmiş olup temel tasarım motivasyonunu bunun üzerine inşa etmiştir. Bunun yanında yarışma alanı içinde bulunan yeşil alanlarla beraber önerilen yeni alanlar, Seyhan Nehri kıyısında konumlanan Merkez Park ve Zübeyde Hanım Parkı ile de bütünleşmesi hedeflenmiştir.

Kararlar 2: Kentsel Tasarım

Kentin farklı yerlerinde konumlanan hizmet birimleri olduğu bilinen büyükşehir belediye binası ve yapı parseli hemen arkasında konumlanan dönüştürülmeye uygun yapı grubunun yer aldığı parsel ile birleştirilerek yeni bir belediye hizmet alanı ve ek yapı önerisi getirilmiş olup belediye hizmetleri tek bir yapı altında toplanmıştır. Eski halkevi olarak bilinen ve bugün büyükşehir belediye hizmet birimlerinin bir bölümünün de yer aldığı aynı zamanda şehir tiyatroları hizmeti yürüten yapıdan, belediye ile ilgili birimler ayıklanarak öneri ek yapıya eklemlenmiştir. Döneminin modernist çizgi ve biçimlerini nitelikli bir şekilde taşıyan 1940 yapımı, mimar Seyfi Arkan binası olan Adana Halkevi binası, konumu ve işlevleri ile birlikte Adana’nın önemli simge yapılarından bir tanesidir. Çevresindeki yeşil alanlar ile birlikte genel tasarım kararları doğrultusunda ele alınan düzenlemelerin önemli nirengi ve referans noktası olarak ele alınmış olup mevcut kültürel işlevi korunmuştur.

Atatürk Caddesi paralelinde tanımlanan öneri yaya omurgası, üzerine asılan ve belediye binası önünde konumlandırılan Koza Meydanı ve onu çevreleyen öneri Altın Koza Çağdaş Sanatlar Merkezi ve birimleri ile yarışma alanının kuzeyine yerleştirilmiştir. Kentin ve aynı zamanda Türkiye’nin en köklü film festivali Altın Koza Film Festivali’ne atıfta bulunularak önerilen Çağdaş Sanatlar Merkezi açık ve kapalı alan düzenlemeleri ile eski halkevi bünyesinde yürütülen kültürel aktivitelerle beraber çalışması öngörülmüştür.

Alanın güneyine doğru uzanan yaya omurgası, üzerine asılan ticari birimler ile mevcut kullanımının (kafa, pastane, tatlıcı ve büfe gibi) sürdürülmesi arzu edilmiş ve bir çarşı alanı önerilmiştir. Devamında konumlandırılan İnönü Meydanı ve meydan takı ile kentin açık hava kamusal etkinliklerine ev sahipliği yapması öngörülmüştür.

Yarışma alanına dâhil edilen adliye yapı parselleri ve Miralay Konağı ile parseli yeniden işlevlendirilerek tasarıma eklemlenmiştir. Hâlihazırda kullanımı sürdürülen adliye yapısı, 2000’li yılların başında o dönem kullanılan Eski Adalet Sarayı’nın yetersiz gelmesinden ötürü bugünkü yerine inşa edilmiştir. Bugün, ulaşım altyapısı yetersizliği ve yakın çevresiyle oluşturduğu çapraz kullanım uyumsuzluğu bakımından yapının kaldırılması önerilmektedir. Yerine, alanın kullanım değer ve niteliğini arttıracak Eski Adalet Sarayı ve öneri işlevi ile uyum içinde olması beklenen Tarım Araştırmaları Merkezi önerilmektedir. Merkez, barındırdığı araştırma birimleri ile hem üniversite hem de üreticilerle beraber çalışmalar yürütmesine olanak sağlamakla beraber, içerisinde yer alan tohum merkezi ve tarım müzesi ile de günlük ziyaretçilerin kullanımı hedeflenmiştir. Yine devamında yer alan Eski Adalet Sarayı yapısı yeniden işlevlendirilip Çukurova Gastronomi Merkezine dönüştürülmüştür. Çukurova’nın gastronomik zenginliği ve çeşitliliği göz önünde bulundurulursa; yapı içerisinde bu zenginliğin uygulandığı ve eğitimlerinin gerçekleştirildiği atölyelere, sergilere vb. çalışmalara ev sahipliği yapabileceği ön görülmektedir. Aynı zamanda yol cephesinde yine bu mutfağın zenginliklerinin tadılabileceği, hem yerel kullanıcılara ve hem de ziyaretçilere, kolonadlı anıtsal arkat altında, yerel lezzetler sunan restoranlar ile Çukurova’nın zengin mutfak kültürüne katkı koyması ve bu belleğin geleceğe aktarılmasını sağlayabilecek bir merkez önerisi getirilmiştir. Adana’nın önemli Cumhuriyet Dönemi miraslarından olan 1945 yılına ait, bir Abidin Mortaş eseri olan yapı, döneminin modernist ve güçlü anıtsal mimari dili ile birlikte alanda yerini almaktadır. Yine yapı, halkevi binası ile birlikte alanda bulunan en önemli kamusal yapılarından bir tanesini oluşturmaktadır. Mevcut adliye binası kullanıma geçtikten sonra, tescillenmiş olmakla beraber bugün işlevsiz bir şekilde kaderine terkedilmiştir. Tasarı alanı ile bütünleşmesi arzu edilen bu önemli yapı, belirlediğimiz kültürel aksın en önemli yapı taşlarından bir tanesidir.

Öneri tasarı alanının içerisine eklenen orduevi misafirhanesi uzun yıllar boyunca hizmet vermiş olup orduevinin yeni yerine taşınmasından ötürü yine alanda işlevsiz bir biçimde konumlanmaktadır. Hâlihazırda askeri bir tesis olarak varlığını sürdürmekle beraber, arazi ve yakın çevresi ile kurduğu ilişkinin kesintili olduğu gözlemlenmiştir. Öneri yapı adamızın ve kültürel aksımızın tamamlayıcısı olarak görülen Miralay Konağı ve arazisi, tasarım dili ile kamusal kullanım olanakları ile yarışma alanı ile bütüncül bir ilişki kurması arzulanmıştır. Öneri tasarım alanı karşısında yer alan Sabancı Kültür Merkezi de işlev uyumluluğu ve konumu itibariyle bu aksın önemli bir destekleyicisi olarak görülmüştür. Devamında yer alan ve Fuzuli Caddesi üzerine konumlanan eski arkeoloji müzesinin de yeniden işlevlendirilmesi hedefler arasındadır. Eski Milli Mensucat fabrikası yenilenerek Adana Müzesi haline getirilmiş olup arkeolojik eserler bu müze içerisine taşınmıştır. Hakkında pek çok farklı spekülasyonun yapıla geldiği bu mevcut bina bulunduğu konum ve taşıdığı nitelikli mimari özelliklerle kent belleği ile güçlü bir ilişkisi bulunmaktadır. Dünya genelinde pek çok farklı örneğini görebileceğimiz ve ulusal bağlamda da son dönem tartışma zemini bulan Şehircilik ve Mimarlık Müzesi’nin bu alanın önemli bir tamamlayıcısı olabileceğini varsaymaktayız. Erken Cumhuriyet Dönemi’nden bu yana arzu edilen şehircilik ve mimarlık pratiklerini sergileyememiş olan kent yine de döneminin en önemli eserlerine ev sahipliği yapmaktadır. Yine bilindiği üzere Erken Cumhuriyet kentleri arasında bilimsel olarak planlama faaliyetlerinin gerçekleştirildiği birkaç kentten biri olan Adana, hatırı sayılır bir belleğe sahiptir. Yine, öneri müzenin, hayata geçirilmesi takdirde, ulusal anlamda da öncü bir rol oynayacağı varsayılabilir. 1970’li yıllara ait güçlü ve yalın modern çizgilere sahip olan yapı, öneri kültür aksımızın son durağını temsil etmekte olup Merkez Parkla buluşması sağlanmıştır.

İnönü Meydanı ve adliye yapılarının bulunduğu yapı adasının kuzeyinde konumlanan ve üstünde iş merkezi ve otellerin bulunduğu yapı adası üzerinde dönüştürülmeye uygun yapı grupları tespit edilerek yeni bir düzenleme önerisi getirilmiştir. Yarışma alanı ve mevcut ada arasına yine mevcut yol izleri referans alacak biçimde eklenen Miralay Caddesi, D-400 üzerinden giriş alınarak tek yönlü olarak trafiğe açılmıştır. Üzerine eklenen otopark cepleri ve kaldırım düzenlemeleri ile alana hizmet etmesi öngörülmüştür. Yine hem öneri çarşı alanı hem de tarım araştırmaları merkezi kapalı otopark giriş ve çıkışları bu cadde üzerinde bulunmaktadır. Yine ada üzerinde yer alan yapıların zemin kullanımları öneri tasarım alanına hizmet edecek bir biçimde değiştirilmiş, ilişkisiz olarak bulunan ve alanda trafik yoğunluğu oluşmasını sağlayan oto galerileri ve diğer farklı kullanımlar ayıklanmış yerlerine eğlence ve buna bağlı ticari birim önerileri getirilmiştir.

Öneri yapı adası güneyinde konumlanan İnönü Caddesi tek yönlü araç trafiğine uygun biçimde düzenlenerek yine öneri tramvay hattının bu alandan geçmesi sağlanmış alana erişim kolaylaştırılmıştır. Yeni trafik düzenlemesiyle birlikte kaldırım genişlikleri de arttırılarak nitelikli bir yaya aksının oluşması sağlanmıştır. Atatürk Caddesi üzerinde bulunan mevcut toplu taşım durak ve cebi de yeniden ele alınıp genişletilerek alanla entegrasyonu gerçekleştirilmiştir.

Tasarım alanı ve yakın çevresi bütüncül bir kurguyla aktif yeşil alanlarla donatılmış, alanın Merkez Park ve Zübeyde Hanım Parkı ile bütünleşmesi sağlanmıştır. Başta yaya omurgası üzeri olmak üzere bütün yol ve cadde üzeri yaya güzergâhları geniş taçlı, yaprak döken, farklı mevsimlerde renk değişimi özelliği gösteren, iklime uygun ağaç ve bitkilendirme önerileri ile donatılmıştır. Yine geniş taçları sayesinde yaya güzergâhları üzerinde bitki tünelleri ve kanopilerin oluşması hedeflenerek gölge alanlar arttırılmıştır. Tasarım alanı içinde bulunan mevcut ağaç dokusu olabildiğince korunmuş, mümkün olanlarının yerleri değiştirilmiştir. İnönü Meydanı içerisinde yer alan ve anıt ağaç özelliği gösteren kauçuk ağaçları (ficus elastica) mevcut yerlerinde muhafaza edilerek alanın önemli bir tanımlayıcısı olması sağlanmış, doğal bir imge olarak tasarımda yerini almıştır. Getirilen önerilerle tüm yaya ve trafik sirkülasyonunun yeşil bir doku içerisinde hareket etmesi gerçekleştirilmiştir. Öneri meydan kullanımları, alan ve yapı girişleri ve yaya omurgası üzerinde heykelsi, yüksek ve yaprak döken ağaçlandırma tercihlerinde bulunulmuştur.

Kararlar 3: Mimari Tasarım

Oluşturulan yaya omurgası ve üzerine asılan birimlerle tanımlanan kamusal mekânlar, yerleştirilen saçak ve kanopilerle açık ve yarı açık mekânsal ihtiyacı karşılaması sağlanmış, alanın tanımlanmasını kolaylaştırmıştır. Saçaklarla beraber entegrasyonu sağlanan kapalı hacim ve birimlerle de tasarım bütünlüğünün kurulması hedeflenmiştir.

Mevcut belediye binası ve öneri ek yapısı, iklimsel özellikler gözetilerek, düşey hareketli dikmelerin bulunduğu ikinci bir cidarla kaplanarak yenilenmesi sağlanmıştır. Koza Meydanı ile bütünleşik biçimde çalışan çağdaş sanatlar merkezi, omurga üzerinden aks alan saçaklarla bütünleşik bir mekân hiyerarşisi oluşturmuş, doğusuna eklenen kafe birimleri başlayan aks, meydanı da tanımlayacak biçimde geçiş güzergahı konumunda bulunan geçici sergi galerisi devam ettirilmiş, çağdaş sanatlar merkezi ile de bitirilmiştir. Erişim ve kullanım sıklıkları göz önüne alınarak merkez zemin kotuna atölye ve toplantı salon birimleri yerleştirilmiştir. Yapının birinci katı ise büyük sergi ve gösterilerin yapılabileceği büyük bir salon olarak düşünülmüştür. Üst katta bulunan büyük salon uygun saçaklama ile beraber cam bir cephe ile kaplanmış olup, etkinliklerin dışarıdan da gözlemlenmesi sağlanmıştır. Yine alan otopark ihtiyacını karşılayacak kapalı otopark birimleri ve servisleri bodrum katında ele alınmış olup giriş ve çıkışları ayrı iki rampa ile düzenlenerek yol sistemine eklemlenmiştir. Öneri yapı ve kütleleri halkevi yapısı gabarisi ile uyum içinde olması gözetilmiş, kütle biçimleri, kaplama malzemeleri tercihleri ile de yapının oldukça sakin ve yalın bir dili olması hedeflenmiştir. Yaya aksları üzerinde bulunan ve alanın algılana bilirliğini kolaylaştıracak heykel anıt dikmeler eklenerek merkeze vurgu yapılması hedeflenmiştir.

Getirilen tasarım karar ve önerileri, kentin kentsel/kamusal mekân ihtiyaçları gözetilerek alınmış olup, bütüncül ve anlamlı bir sistem/omurga önerisi üzerinde durulmuştur. Bilinçli bir biçimde tekil – heykel yapı önerisinden kaçınılmıştır. Lynch’in de (2012, s:99) ifade ettiği gibi en değerli imgenin güçlü bir bütüncül alana en çok yaklaşan imge olduğu savıyla hareket edilmiş; her tür öğeyi ve form karakteristiklerini bir arada barındıran ve yoğunlaşmaları zayıf olmayan, duruma göre zincirleme ve hiyerarşik olarak düzenlene bilebilen bir imgesi yaratma hedefi güdülmüştür.

Kaynaklar:
Conzen, M.R.G., (1960), Alwinck: Northumberland: a study in town plan analysis, Institute of British Geographers Publication, 27, (George Philip, London)
Jacobs, J., (2015), Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı, Metis Yayınları, Çev: Bülent Doğan, 2. Baskı.
Jansen, H. 1935-1940 Adana Planları, TU Berlin Architekturmuseum
Lynch, K., (2012) Kent İmgesi, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Çev: İrem Başaran, 4. Baskı.
Ünlü, T., (2012), Thinking About Urban Fringe Belts: A Mediterranean Perspective, International Seminar of Urban Form.
Etiketler

Bir cevap yazın