Dance House Helsinki

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

JKMM ARCHITECTS 20220115, House for All Dance, Helsinki
Resmi orijinal boyutunda göster

Dance House Helsinki

Dans House projesi, Fin performans sanatları tarihinde uzun zamandır beklenen bir dönüm noktası. Kablo Fabrikası kültür merkezinin eski bölümlerindeki etkileyici yeni bina ve yenilenmiş tesisler, JKMM Architects ve ILO Architects ile işbirliği içinde tasarlandı.

Yeni ve eskiyi birleştiren proje, dans, sirk ve kültür performansı ve deneyimi için dünya standartlarında, dansa adanmış 7.000 metrekareden oluşuyor. Finlandiya’nın dans için tasarlanan ilk simgesi, 2022 baharında Helsinki şehir merkezindeki Kaapelitehdas (Kablo Fabrikası Kültür Merkezi)’ta açıldı.

Dans Başlıyor

Son yıllarda dans, insanların refahına katkıda bulunan popüler bir eğlence biçimi olarak Finlandiya’da yaşamın önemli bir parçası haline geldi. Bu anlamda dansa adanmış bir ev, ortak bir iyilik olan “mutluluk” altyapısının bir parçası.

“Biz mimarlar için dans için yeni bir yuva yaratmaya dahil olmak bir ayrıcalıktı. Proje benzersiz ve dünyada sadece bir avuç benzer bina var. Dans House devasa bir modern ‘dans makinesi’ gibi. Dans başladığında, dansçılar ve halk binayı devraldığında açılacak,” diye özetliyor projenin baş mimarı ve JKMM’nin kurucu ortağı Teemu Kurkela.

Bina, Helsinki’nin eski kablo fabrikasının parçası ve eki şeklinde. 1940’ların başlarından kalma bina deniz kablolarının üretildiği yer. 1990’ların başında, bina Helsinki Belediyesi tarafından satın alındı ve bugün, Kablo Fabrikası, yüzlerce yaratıcı kiracı ve profesyonel için müzeler, galeriler, stüdyolar, sanat okulları ve diğer birçok alan ve işlevi içeren Finlandiya’nın en büyük kültür merkezi.

Dans House, eski fabrikanın ve çevresinin tarihine çarpıcı bir çağdaş katman ekliyor. Yeni ve eski karşıtlık içinde ama aynı zamanda birbirleriyle diyalog halinde. Kablo Fabrikası’nın kültürel ve sanatsal kiracıları ve ziyaretçileri en başından itibaren tasarım sürecine aktif olarak katılmışlar. Geri bildirimleri, inşaat projesi sırasında 30 yıllık kültür merkezinde büyük bir revizyona yol açmış.

Dans House ve Kablo Fabrikası birlikte anlamlı bir varış noktası ve canlanan bir mahalle yaratıyor. Dance House Helsinki Direktörü Niki Matheson coşkusunu gizlemiyor: “Dans camiasının uzun zamandır kurduğu bir rüya sonunda gerçek oluyor ve kapılarımızı halka ve dansçılara açabileceğiz. Dance House birçok yönden tarihi bir yer. Açılış yılı boyunca yerli prömiyerler, klasikler ve uluslararası konuklardan oluşan çok çeşitli bir program sunacağız.”

Bir İlham Olarak Dans

Dans House’un mimarisi danstan ilham almış. Amaç, dansın formları ve estetiğinden ziyade altında yatan ilkeleri incelemek.

Dans, yerçekimi, hafiflik ve insan vücudunun ağırlığı ile ilgileniyor. Ana cepheler, yerden kaldırılmış, havada asılı duran ve görünüşte yerçekimine meydan okuyan iki devasa çelik duvardan oluşuyor. İki duvar diyalog halindedir: bir duvar kaba paslı çelikten, diğeri ise parlak paslanmaz çelikten yapılmış. “Yüzer” metal cepheler, mümkün olan en büyük metal yüzeylere sahip ısmarlama sandviç paneller oluşturmak için lazer kaynak teknolojisi kullanılarak özel olarak tasarlanmış.

Dans gösterileri de yanılsamalar yaratıyor. Giriş meydanının çelik duvarı, kararan akşamlarda yansımalar ve ışık için devasa bir yüzey oluşturuyor. Hafif saten benzeri çelik yüzey ışıkla dönüştürülebilir, dans olaylarının sahnesinin bir parçası olabilir.

Parka bakan kuzey cepheler yüzlerce dairesel alüminyum diskle kaplanmış. Diskler gökyüzüne karşı soyut ritmik yüzeyler yaratıyor. Ritim de dansın temel ilkelerinden biri.

Dans Makinası

Dans House, eski bir fabrikaya bağlanmak için tasarlanmış devasa, modern bir “dans makinesi” gibidir. Alanlar endüstriyel ölçekte ve detaylar bir makinenin parçaları olarak tanımlanabilir. Dans House, dansı deneyimlemek ve gerçekleştirmek için en son teknolojiyi sağlıyor.

JKMM’nin proje mimarı Harri Lindberg, “Makine benzeri kalite her yerde hissedilebilir. Teknolojiyi hissedebilir ve hatta dokunabilirsiniz. Dans House’da, zamana direnecek sağlam, dayanıklı ve sağlam malzemeler kullanıldı,” diyor.

7.000 m2’lik projede iki black box dans tiyatrosu alanı bulunuyor. 26 metre genişliğinde, 37 metre derinliğinde ve 24 metre yüksekliğinde, 700 kişilik mobil teleskop oturma sistemi ile “Erkko Hall”, İskandinav ülkelerindeki en büyük dans performansı alanı. Esnek alan 1.000 kişiye kadar ağırlayabiliyor. Erkko Hall’un oditoryumu, sahnesi ve yan sahnesi de ayrılarak üç etkinlik alanı oluşturulabiliyor. Kablo Fabrikası’nın eski “Pannu Salonu”, 235-400 kişilik daha küçük bir kara kutu tiyatro alanı olarak yeniden tasarlanmış. Modüler ve hareketli oturma sistemi toplam 1.100 koltuğa sahip. Dans House’un performans alanları dans, sirk ve diğer zorlu performans sanatları için eşit derecede uygun.

Dance House projesi, Kablo Fabrikası için yeni bir kalbi, fabrika kanatları arasındaki dış avlu alanını çok işlevli giriş ve etkinlik alanına dönüştüren camlı bir çatıya ev sahipliği yapıyor.

Dans Performansı Anı

Dans House’un mimarisi dans gösterilerine yer bırakacak şekilde tasarlanmış ancak dansçılar ve seyirciler geldiğinde tamamlanıyor. Ziyaretçiler mekanlara girerken, kendilerini sahneye çıkmak, performansın bir parçası olmak gibi hissediyorlar. Bütün bina bir sahne olarak deneyimlenebilir.

İç mekanlarda, ham çelik ve betonun sağlam yüzeyleri, tiyatro aydınlatma sistemleri, teknik tesisatlar ve çarpıcı renklerle buluşuyor. Işıklar ve gölgeler yansıtıcı yüzeylerle oynuyor. Bunlar birlikte, Fin yönetmen Aki Kaurismäki’nin filmlerini anımsatan “burlesk” bir kalite yaratmayı amaçlıyor.

Lobide, etkileşimli ışık çalışması “Öteki”, sanatçı Eetu Huhtala tarafından yaratılmıştır. Işık sistemi, mekana giren ziyaretçilerin hareketine yumuşak bir şekilde tepki vererek hassas ve deneyimsel bir ışık yerleştirmesi yaratıyor. Etkileşimli ışık işi, tıpkı bir dans gibi, mekandaki insanların hareketlerine göre sanata dönüşüyor.

Etiketler

Bir cevap yazın