İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Bölümü 3. sınıf stüdyosu (Arch 301) kapsamında Üveys Dingör ve Arda Mamus tarafından hazırlanmış proje, "Betonun Hegemonyasına Karşı Bir Duruş" ismini taşıyor.
İzmir, Karşıyaka’nın yoğun konut dokusuyla çevrili Şemikler bölgesinde yer alan proje, bölgede tamamen yok olan tarım pratiklerini ve yeşil dokuyu, “üreten bir mimari” kurgusuyla geri getirmeyi amaçlayan hibrit bir pazar yeri tasarımıdır.
Bağlam ve Sorun
Şemikler, geçmişte geniş bahçeli evlerin bulunduğu, mahallelinin tarımsal üretimle ilgilendiği ve birbirlerinin bahçelerinde sosyalleştiği, komşuluk ilişkilerinin güçlü olduğu bir yerleşim yeriydi. Ancak zamanla artan göç dalgası ve değişen imar planları (5-6 katlı bloklaşma), bu yeşil dokuyu ve yataydaki sosyal yaşamı silerek bölgeyi betonarme bir yoğunluğa hapsetti. Proje, bu sıkışık kentsel dokuyu kırmayı ve bölge halkına nefes alabilecekleri yeni bir kamusal boşluk sunmayı hedefler. Amacımız sadece bir pazar yeri inşa etmek değil; betona teslim olmuş bir mahallede kaybedilen “boşluğu” ve “doğayı” geri almaktır.
Kavramsal Yaklaşım: Çoğaltılmış Zeminler ve Asılı Bahçeler
Projenin temel motivasyonu, kentsel dönüşümle birlikte yatayda kaybedilen “bahçe” yaşantısını, düşeyde yeniden kurgulamaktır. Bölgedeki mevcut yapı stoğunun yarattığı geçirimsiz duvar etkisine karşın bu tasarım; kentin içinde nefes alan, geçirgen bir boşluk yaratmayı hedefler.
Tasarım kararlarını şekillendiren ana fikir, zemin kotunu tek bir düzlem olmaktan çıkarıp, gökyüzüne doğru çoğaltmaktır. Zemin, pazarın yoğun akışına ve ticari hareketliliğine bırakılırken; kaybedilen yeşil doku, üst kotlarda kurgulanan geniş plaklar üzerinde yeniden var edilir. Birbirinden kopuk katlar yerine, şaşırtmalı yerleşimleriyle birbirini gölgeleyen, rüzgarı içeri alan ve görsel teması kesmeyen bu plaklar; beton blokların arasında havada asılı duran “yeni mahalle bahçeleri” olarak çalışır. Böylece yapı, sadece içine girilen kapalı bir hacim değil, üzerinde gezilen, ekilen ve yaşanan çok katmanlı bir peyzaja dönüşür.
Döngüsel Varoluş: Çöp Değil, Kaynak
Bu yapı, tüketim odaklı kent yaşamına “döngüsel” bir alternatif sunar. Pazar yerinin ve mahallenin organik atıkları birer çöp yığını olarak görülmez; yapının sindirim sistemi olan kompost ünitelerinde işlenerek toprağa dönüşür. Alt kattaki pazarın atığı, üst kattaki bostanı besler; bostanda yetişen ürün, zemin kattaki Kent Mutfağı’nda pişerek sofraya döner.
Mekansal Kurgu ve Sosyal Etkileşim
Dört ana çekirdek üzerinde yükselen yapı, kullanıcıları zemin kotundan üstteki üretim teraslarına, piknik alanlarına ve açık hava sinemalarına taşır. Plaklar arasındaki geçişi sağlayan kırmızı merdivenler, bu yeşil katmanlar arasında dinamik bir sirkülasyon rotası çizer.
Kent Mutfağı
Zemin kotunda kurgulanan “Kent Mutfağı”, üretimin sofraya dönüştüğü yerdir. Yeşil plaklarda yetiştirilen ürünler, burada mahalleli tarafından kolektif bir şekilde pişirilip tüketilir; bu sayede geçmişin “bahçede toplanma” geleneği, modern bir kent senaryosuyla yeniden hayat bulur.
Kentsel Bir İyileştirme Hamlesi
“Şemikler Pazar Yeri, sıkışık kent dokusunun içinde kaybolan “komşuluk” ve “toprak” ilişkisine sunulan radikal bir cevaptır. Bu yapı, sadece alışveriş yapılan bir mekan değil; mahallelinin betondan kaçıp gökyüzüne sığındığı, kendi gıdasını ürettiği ve yeniden bir araya geldiği, nefes alan, yaşayan ve yaşatan bir organizmadır.