Ayak İzi Olmayan Ev

Ayak İzi Olmayan Ev, Kosta Rika’nın Güney Pasifik Kıyısı’nda bulunuyor. Nemli tropical iklime sahip bölgedeki evin tasarımında, doğal havalandırma ve güneş kırıcılar gibi pasif iklimlendirme yöntemleri kullanılıyor. Yapı; banyo, dolaplar, mutfak ve çamaşır alanı dahil servis alanlarını barındıran bir merkezin etrafında inşa ediliyor. Servis alanlarının kompakt bir birimde toplanması zeminin serbest olduğu bir plan şemasına izin veriyor. Dahası bu durum, kurulumu ve bakımı açısından evin ekonomisine de katkıda bulunuyor. Çift cidarlı cephede, dikey taşıyıcı kolonların dışını güneş kırıcıları tutan eğik strüktürel elemanlar sarıyor. Cephedeki eğim, günün en sıcak zamanlarındaki gün ışığına cevap veriyor. Paneller tekil olarak açılıp kapanarak, evin dışarıya olan açıklığını kontrol altında tutmaya, hava akımını sağlamaya ve gerektiğinde güvenlik ile mahremiyeti yaratabilmeye yardımcı oluyor. Cephedeki tavır, iç mekanları dış mekanlara dönüştürüyor ve tropical mimarlığın kapalı mekan-açık mekan dinamiğiyle oynuyor.

Ev; iki yatak odası, ortak bir yaşam ve yemek alanının yanında, tamamen kapalı özel mekanların arasında çok fonksiyonlu bir dizi alan barındırıyor. İşverenin isteğine göre inşa edilen yapı, yüzen çelik bir strüktür ve ahşap bitirişler barındırıyor. Kamu hizmet şebekesine bağlanan yapı, yenilenebilir enerjiler ile çalışıyor. Yalnızca su, binanın tepesindeki solar paneller ile ısıtılıyor. Central Valley of Costa Rica’da inşa edilen yapı, tek bir vagon üzerinde tek gecede varış noktasına ulaştırılıyor. Daha geniş bir konut tipolojileri kataloğuna dayanan yapı seri üretim için prototip olarak geliştiriliyor. Her bir konut tipolojisi, Orta Amerika’da türünün ilk örneği olan prefabrike bileşenler kataloğundan seçilen elemanlarla oluşturuluyor.

Başlangıç aşamasında yapı üç farklı boyutta; ufak (36 m2), orta-boyut (81 m2) ve aile evi (108 m2) üretiliyor. Kamu hizmet şebekesinin dışında kalan (off-grid) araziler için tamamen kendine yeten versiyonu da mevcut. Hizmet yerel marketin ekonomiklik ve sürdürülebilirlik ihtiyaçlarına cevap vermiyor. Farklı yapı tipolojileri kullanıcıların ihtiyaçlarına ve arazinin yapısına göre monte edilip, sökülüp, tekrar monte edilebiliyor. Proje, göçebe ve değişken koşullara uyarlanabilir yaşama şekillerine cevap veriyor. Yapı bileşenleri ve malzemelerinin seçimi çevresel performanslarıyla ilgili araştırma sonucu yapılıyor. Tasarım, yapının çevresi ile bütünleşmesi ve yapının çevreye etkisinin en aza indirgenmesi üzerine kuruluyor.

 

Etiketler

Bir cevap yazın