Pamukkale Üniversitesi, Mimarlık ve Tasarım Fakültesi-Mimarlık Bölümü mezunu Sevde Kozalıoğlu'nun; MIM412 dersi kapsamında, Dr. Öğr. Üyesi Saadet Mutlu Kaytan danışmanlığında tasarladığı bitirme projesi.
Denizli’nin önemli endüstriyel miras alanlarından biri olan eski DEBA boya-basma fabrikası, bu proje kapsamında öğrenci odaklı, çok işlevli bir yerel merkeze dönüştürülmüştür. Tasarım; üretim ve öğrenme süreçlerini sahneleme, paylaşım ve deneyim alanlarıyla bütünleştirerek kente yeni bir kültürel odak kazandırmayı hedefler.
Kurgulanan senaryoda podyum ve seyir rampaları yalnızca sirkülasyon elemanı değil, aynı zamanda üretim ve performansı görünür kılan mekânsal deneyim hatlarıdır. Bu akış, atölyelerden festival alanına kadar uzanır ve kullanıcıyı pasif izleyici konumundan çıkararak sürecin aktif bir parçası haline getirir. Mevcut dans stüdyosu korunarak kentle bütünleştirilmiş; kısa süreli misafir konaklamaları ve dikey tarım üretim alanlarıyla desteklenen yeni işlevler, endüstriyel belleği çağdaş üretim ve paylaşım kültürüyle buluşturmuştur. Böylece DEBA, hem geçmişin izlerini koruyan hem de geleceğin yaratıcı üretim biçimlerine alan açan dinamik bir merkez olarak yeniden kurgulanmıştır.
Eski Denizli boya-basma fabrikası (DEBA) sanayi aksı içinde konumlanmış; mevcut yapısal ve mekânsal unsurlar korunarak, yeni işlevlerle kent içine yeniden dâhil edilmesi hedeflenmiştir. Projenin ana hedefi, üretim kültürünü, kolektif belleği ve kamusal kullanım biçimlerini bir araya getiren sürekli, çok işlevli bir merkez yaratmaktır.
Tasarım; “üret, sergile, paylaş” kuramı çerçevesinde geliştirilmiştir. Korunan dans stüdyosu kentle ilişkilendirilerek bir dans merkezi işlevi kazanmıştır. Atölye-üretim süreçleri, genç üreticiler pazarı ve geri dönüşüm/geri paylaşım alanlarıyla bütünleştirilmiştir. Ayrıca podyum ve seyir rampaları, üretim-sergileme akışını açık hava festival alanına bağlayarak ziyaretçilere bütüncül bir deneyim sunmuştur.
– Yönetim ve kısa süreli konaklama birimleri (eğitmen/dansçı misafirleri için)
– Korunan dans stüdyosu (kamuya açık kullanım ve prova alanı)
– Kolektif üretim atölyeleri, genç üreticiler pazarı ve geri dönüşüm-paylaşım alanı
– Dikey aeroponik sulama sistemi ile yerinde tarım ve eğitim alanları
– Podyum rampası ve festival alanı ile açık programlar ve defileler için sahneleme
İç mekânda bölücü eleman olarak metal örgü paneller ve hafif geçirgen ekler kullanılmıştır. Bu elemanlar, mevcut kütleyle uyumlu yeni mekânsal kurgular oluşturmuştur. Projede ayrıca, sürdürülebilir su kullanımı için geri dönüşüm mekanizmaları ve dikey aeroponik üretim sistemine dair detaylar geliştirilmiştir.
AFTERMATH-DEBA, endüstriyel miras ile çağdaş kamusal üretim pratiklerini bir araya getirerek hem mekânsal sürekliliği koruyan hem de yeni toplumsal işlevler üreten bir dönüşüm senaryosu sunar. Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, mekânların yalnızca işlev üzerinden değil, deneyim kurguları üzerinden tasarlanmış olmasıdır. Ziyaretçi, alana adım attığında üretim ve sergilemenin iç içe geçtiği bir rota üzerinde ilerler. Rampalar yalnızca dolaşımı sağlamaz; aynı zamanda izleyiciyi sürece dâhil eden birer sahne ve seyir hattı olarak çalışır. Böylece yapı, kullanıcıya pasif bir gözlemci olma yerine, üretim ve performansın bir parçası olma fırsatı verir. Endüstriyel belleğin izleri bilinçli olarak korunmuş, bazı yüzeylerde izlenen aşınmalar, yeni eklerle kontrast yaratacak şekilde sergilenmiştir. Bu yaklaşım, geçmişin izini silmek yerine, onu görünür kılarak kullanıcıya ‘tarihsel süreklilik’ hissi sunar. Ayrıca, dikey aeroponik sistem yalnızca üretim değil, aynı zamanda eğitsel bir deneyim alanı olarak ele alınmıştır. Ziyaretçiler burada geleceğin tarım teknikleri ile tanışırken, endüstri sonrası mekânların yeni üretim biçimlerine nasıl evrilebileceğini doğrudan gözlemleyebilmektedir.
