5. Mansiyon, Bursa Atatürk Spor Salonu Mimari Proje Yarışması

MİMARİ AÇIKLAMA RAPORU

Bursa Atatürk Spor Salonu için açılan yarışmanın ilki 1961 yılında yapılmıştır. Yarışmayı Muhlis Türkmen, Hamdi Şensoy ve Orhan Şahinler’den oluşan ekip kazanmış ve proje uygulanmıştır.
Bir dönemi temsil eden yapı tıpkı bugün Millet Parkı olarak anılan alandaki spor sahası ile birlikte yıkılmıştır. Millet Parkı gerek mimari, gerekse peyzaj mimarlığı açısından kentsel mekana nitelikli açık kamusal mekan sunma potansiyeli taşımamaktadır. Bu nedenle yarışma alanına komşu olmakla birlikte açık alan olma kimliğinin dışında bir referans olma niteliği taşımamaktadır.
Yarışma alanının Batısında yer alan park ise kent belleğinde güçlü bir yeri olan Reşat Oyal Parkı olup tasarım için önemli referans noktalarından biridir.

Bu nedenle proje için geliştirilen konsept yıkılan spor salonunun mimari tasarım kararlarını yorumlayarak hem anısını yaşatmayı amaçlamakta hem de çevresini kuşatan açık alanlar için bir buluşma noktası olmayı amaçlamaktadır.

Tasarımda esas cadde yönünde bir ön meydan oluştururken(Yıkılan projede olduğu gibi) salon esas girişlerini millet parkı cephesi yönünde kurgulamaktadır (Yıkılan projedeki spor salonu strüktürlerinin tanımladığı yarı açık mekan kurgusunun sürdürülmesi). Kuzey cephesi yönünde ise servis ve oyuncu girişleri ile otopark kurulanmıştır. Böylece ön meydan başlayan bir giriş kanopisi millet parkı cephesi boyunca gelişerek Batı cephesinde yüzme havuzunun önünde Reşat Oyal Parkı’na yönelmektedir. Bu alanda bir amfi tiyatro tasarımı ile spor salonu ve park bütünleşmesi sağlanmıştır. Alanları birbirine bağlayan organik formlu kanopi Bursa tarihsel kent dokusu içinde organik olarak gelişen sokak karakteristiğini yansıtmaktadır.

Tasarımda kapalı spor salonu ve yüzme havuzu girişleri millet parkı cephesinde kurgulanmıştır. Spor salonu girişleri ve tribünün girişleri aynı kotta ve karşılıklı olarak tasarlanmıştır. Yüzme havuzu ise dış mekanla güçlü görsel ve ışık ilişkisi kurabilmek için zemin kotu ile aynı seviyede tasarlanmıştır. Yüzme havuzu seyirci girişleri bu kotta olmakla birlikte tribüne bir üst kottan ulaşılmaktadır. Yüzme havuzu tribünleri üst kotta bir terasa açılmakta ve bu teras doğrudan Millet Parkına bir köprü ile bağlanmaktadır. Böylece hem kapalı spor salonu hem de yüzme havuzu seyirci sirkülasyonu erişimleri olası acil durumlar için dış mekanla doğrudan ilişki kurmaktadır..

Tasarında istenilen kapalı otoparklar yapının güney sınırı ve Millet Parkı arasında kalan bölgede iki katlı olarak tasarlanmıştır. Bu bölgeden doğrudan spor salonlarına erişim sağlanabilmektedir.

Öte yandan dış alanda tasarlanan otopark çıkışları farklı kullanım için alternatifler sunmaktadır.

Tasarımda Millet Parkı için bir sınır tanımlanırken bu sınırın rekreasyonal aktivitelere dönüşmesine çalışılmıştır. Bu anlamda Sınırda yer alan “Anı Duvarı” ve amfi düzenlemeleri spor salonu girişleri için bir eşik tanımlamaktadır. Öte yandan Reşat Oyal Parkı yönünde ise bir amfi tiyatro tasarlanmıştır. Böylece Park seyir amfisine dönüşen mekan, mekanlar arası geçiş için bir eşik oluşturmaktadır. Tasarımda korunması istenen bitkisel varlık hem korunmuş hem de hem nicelik hem de nitelik olarak geliştirilmiştir. Organik kanopi formuyla birlikte gelişen peyzaj düzenlemesi kentli için sadece spor aktiviteleri için değil her türlü rekreasyonal aktiviteler için bir buluşma noktası oluşturmuştur.

Tasarımın bütününde doğal iklimlendirme için uygun tasarım ilkeleri geliştirilmiş ve yönlenmeler ona göre yapılmıştır. Her iki salonun doğal havalandırması hem düşey düzlemdeki pencere detaylarında hem de çatı pencerelerinde kurulan bilgisayar kontrollü paneller aracılığıyla gerçekleşmektedir. Çatı yüzeyinde kuzey yönünde konumlanan pencereler salonlar için homojen gün ışığı sağlamaktadır.

Sonuç olarak Atatürk Spor Salonu projesi bulunduğu kentsel bağlam be kentsel bellekle güçlü ilişkiler kurarak kentsel yaşam için bir odak olmaya adaydır.

Etiketler

Bir cevap yazın