BARK Mimarlık tasarladığı proje "Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması"nda 3.'lük ödülünü kazandı.
Samsun; pek çok Karadeniz kenti gibi, dağların kıyı çizgisine paralel uzanması neticesinde doğu-batı hattında doğrusal bir büyüme sergilemiş, coğrafyanın izin verdiği kesitlerde ise kuzey-güney aksında derinleşmiştir. Ancak bu iki yayılma ekseni, Sahil Yolu’nun yarattığı derin kesit nedeniyle birbirinden fiziksel olarak kopmuştur. Bu kopukluk, farklı dönemlerde kıyı bandında inşa edilen çeşitli kamusal yapılar (kültür merkezi, müze, salon vb.) aracılığıyla oluşturulan kentsel hareketlilik sayesinde aşılmaya çalışılmış; kentin iç yaşamı ile kıyı arasındaki ilişkiyi güçlendiren çeşitli “birleşim müdahaleleri” (bkz. Makro kent analizi, lejant: kent bağlantısı) geliştirilmiştir. (Yaya üstgeçitleri, araç ve tren üstgeçitleri ile yaya altgeçitleri gibi. ) bu bağlantılar, zaman içerisinde kent yaşamının doğal bir parçası hâline gelmiş; pek çok
kente kıyasla kentlilerin bu geçişleri gündelik bir alışkanlık olarak kullanma konusunda güçlü bir motivasyon geliştirdiği gözlemlenmiştir.
Proje alanı; doğu-batı kıyı şeridine yakınlığı ve Mert Irmağı’nın taşıdığı alüvyonlarla oluşmuş kuzey-güney aksındaki geniş düzlüğü sayesinde, kent içi yürünebilirlik ve erişilebilirlik açısından büyük fırsatlar barındırmaktadır. Bu nedenle ilk stratejik kararlarımızı; alanın kıyı ve kent doğrultularını birbirine bağlayan ve kentsel sürekliliği sağlayan kentsel yeşil alanlar etrafında şekillenmiş bir ‘üst ölçek bağlantı koridoru’ tarifleyicisi kurması yönünde geliştirdik.
1/2000 ölçekte tanımlayacağımız ‘Üst Ölçek Bağlantı Koridoru’nun , kentsel ölçekteki mevcut yeşil alanlarla güçlü bağlar kurmasını hedefledik. Bu doğrultuda; Mert Irmağı boyunca uzanan ve kent içerisine parçalı bir yapıda dağılmış olan yeşil alanları bütünleştiren bir yeşil alanlar bütünü önererek başladık.
Hazırladığımız bu yeşil omurganın, iki noktadan ırmak ekosistemine eklemlenmesini öngörmekteyiz:
● Birinci bağlantı (b.01): Kefeli Parkı’ndan başlayarak doğrudan Mert Irmağı’na uzanan hat.
● İkinci bağlantı (b.02): Kuzeyde yer alan 100. Yıl Bulvarı Köprüsü üzerinden; Esentepe Parkı, Şehir Mezarlığı ve Zübeyde Hanım Parkı’nı birbirine bağlayarak ırmağa ulaşan hat.
Bu bağlantılar sayesinde kentsel sürekliliğin çekirdek alandan, çepere doğru; yürünebilir yeşil alanların – ekosistem yeşil alanları – ve makro yeşil alanlar (bkz. yakın ölçek analiz) kesitinde 3 parçada kent yaşamına entegre olmasını amaçlıyoruz.
Bu ölçekte temel motivasyonumuz üst ölçek kararlarla kurduğumuz yeşil ekosistemin, çekirdek alana yaklaştıkça ‘yürünebilir yeşil alanlar dizgesine’ dönüşerek Millet Bahçesi, Proje Alanı ve Doğu-Park erişebilirliğini kurmak oldu. (bkz. kentsel aksonometrik) Söz konusu bağlantıyı mekânsal olarak desteklemek amacıyla, mevcut durum(m1-2-3-4) ve öneri kesitler geliştirdik. Aynı zamanda kentin geçirimsiz yüzeylerinin neden olduğu kopuklukları bularak bir alt ölçekte alana yaklaşım senaryolarını belirleyen odak noktaları (ö1-2-3-4-5) işaretledik.
Bu ölçekte yerleşimle ilgili ilk fikirlerimizi sınarken üst ölçekte kurguladığımız yeşil alanlar bütününün parsel içinde devam eden bir Kent Parkına dönüşme gayretiyle kararlarımızı şekillendirdiğimizi söyleyebiliriz.
Üst ölçekten gelen yaklaşım aksları, yeşil alanların parsel içindeki görünürlük motivasyonları, viyadük ve otoyolların oluşturduğu çeper eşikleri ve programın ihtiyaç duyduğu yapısal alan büyüklüğünü değerlendirdiğimizde; tasarım refleksimiz, tüm programı İlkadım Bulvarı’na sırt verecek şekilde konumlandırarak kuzeyde geniş bir park alanı kurgulamak oldu. Ancak bu senaryonun; batıdaki yüksek katlı dönüşüm yapıları ve doğudaki Atatürk Bulvarı’nın derin kesitinden kaynaklanan manzara ve gürültü problemleri nedeniyle verimsizleşeceğini düşündük.
Bu nedenle yapı grubunu Millet Bahçesinden gelen omurga aksı ile mevcut Tramvay Durağı ve Canik Mahallesinin Alana “düz ayak” yaklaşımı olan hat boyunca pergellenerek geri çekilecek şekilde yerleştirdik. Bu yerleşim stratejisinin ardından yapı kütlelerini; silüet ilişkileri ve fonksiyonların ihtiyaç duyduğu boşluklar üzerinden programlarına ayırdık.
Arazinin güney ucuna, mahalle ile (İmam Gazali sokak üzerinden) kurulacak ilişkinin potansiyelini göz önüne alarak Cami Kütlesini konumlandırdık. Arazinin güneyinden doğusuna uzanan bölgeye ise; hem geniş bir yaklaşım alanı sunması hem de viyadüğün yarattığı gürültü ve görsel baskıyı organize etmesi amacıyla Belediye Hizmet Binası’nı yerleştirdik.
Kalan alan içerisinde, üst ölçekten gelen yeşil omurganın görünür olabileceği geniş bir Kent Park Alanı ve bu alanla bütüncül çalışabilecek park-yapı kurgusunda alternatif mekanlar üretme potansiyeli olan; Kültür Merkezi’ni konumlandırdık. Böylece mevcutta görsel ilişkiyi bozan viyadük rampasına sırt verip parka açılacak şekilde yapay bir topografya kurguladık. Bu topografik müdahale ile programın geçirimsiz mekanlarını viyadük kanadına yerleştirirken, kültür merkezinin ana fuayesinin tamamen parka yönelmesini ve yeşil dokuyla bütünleşebilecek bir Park – Yapı olmasını amaçladık.

2. Mansiyon, Samsun Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası, Kültür Merkezi ve Cami Kentsel Tasarım ve Mimari Proje Yarışması
Wilhelminalaan Evi
Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması
Katılımcı, Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal, Kültürel ve İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması
4. Mansiyon, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması