3. Ödül, Büyükada Çarşı Camii Mimari Fikir Projesi Yarışması

3. Ödül, Büyükada Çarşı Camii Mimari Fikir Projesi Yarışması

MİMARİ AÇIKLAMA RAPORU

KONSEPT

İhtiyaç programının yoğunluğu ve kıble istikametinin cami için uygun görülen araziye diyagonal bir kullanım gerektirmesi, öngörülebilecek simetrik bir tektonik kitleden öte pragmatik ve serbest bir tasarım sürecini meşru hale getirmiştir.

Girişte cemaati Müslümanlığa kabülü temsil eden Kelime-i Tevhid karşılar kiriş üzerinde. Bu kabulü benimsemişlerin girdiği mahalde insanın maddi ve manevî kirlerinden arındıran bir ibadettir namaz. Müminlerin Rabbinin huzuruna maddi ve manevî kirlerden arınarak çıkması düşüncesine telmihle, cami girişine şadırvan yerleştirilmiştir.

İnsanların giderek yalnızlaştığı ve bireysel sorunlarıyla baş başa kaldığı çağımızda, namaz belirlenmiş vakitlerde aynı düşünce ve inancındaki insanları, “Rüku edenlerle birlikte rüku edin” (Bakara, 43) ayeti gereği bir araya toplayarak cemaatle ibadeti sağlar. Cami yavaş yavaş genişleyen ve ardından daralan yapısıyla, namaz vakitlerinde toplanıp ardından dağılmalarını simgeler. Topraktan yaratılan insanoğlu içinde nurdan yaratılmış meleklerin şeffaflığını barındırır. İnsanın topraktan yaratıldığını hatırlatan süslemesiz sade betona tezat, şeffaf camlarıyla insan ruhundaki farklılıkları hatırlatır. Namaz, günümüzün her türlü nimet ve teknolojiyle donanmış insanını Allah’ın huzurunda arındırarak, zengin-fakir, patron-işçi, hoca-öğrenciyi eşitler. Cami süslemelerden ve renklerden arındırılmış haliyle, Allah’ın huzuruna çıkan müminin dünyanın tüm karmaşasından arınmasını simgeler.

Namaz dinin direğidir, kim onu yıkarsa dinini yıkmıştır.(Hadis-i Şerif) Mekan namazın dini ayakta tuttuğu gibi direklerle ayağa kaldırılmıştır. “Gönülden boyun eğiciler olarak Allah için kıyam edin!” (Bakara; 238) Mümin, Allah’ın huzuruna çıktığı namazına, kalbî bir teslimiyet, derin bir tevazu ile ayakta durarak başlar. Mümin yalnız Allah için, Allah adına kıyam eder. “Ey iman edenler! Rükû edin, secde edin, Rabbinize ibadet edin, hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz” (Hacc; 77) Kıyamdan sonra Allah’ın yüceliği karşısında, kendi aczini ve zaafını itiraf ederek eğilir mümin. “Secde et ve (Rabbine) yaklaş” (Alak; 19), kıyam ve rükûdan sonra, müminin tevazu içinde kibir ve gururdan uzak, sonsuz bir teslimiyetle gerçekleştirdiği bir eylemdir secde.

Namazın rükunları olan kıyam, rükû ve secdeyi, farklı boyutlarda tasarlanan ibadet mahallinde maddeleştirilmiştir. Mümin namaz kılarken ruhu tüm ağırlıklarından kurtularak yükselir. Zeminden dalgalı boylarıyla yükselerek oluşturulan tavan, namaz kılan müminin ruhunun yükselmesi ve geriye dönüşünü simgeler. Şeffaflaşarak yükselen ruh, namaz mekânının yerleştirilen camlarla hatırlatılmıştır. Çağımız Müslümanlarının koşuşturmalı hayatları içinde sukunetle kılınan beş vakit namaz, çöl vahaları gibi ruhu sakinleştirir. Şehrin sıkışık yapılaşması içine sıkıştırılmış cami mekanı, hız çağının Müslümanlarının ibadet molaları gibi şehrin ortasına yerleştirilmiştir. Camin yükselip alçalan dalga kesiti, insanın kadim isyanını secdeyle nihayetlendirir.

“(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram’a doğru dön.” (Bakara, 149) Caminin iç mekanında tavanda algılanan en geniş düşey yüzeyde yerini alan bu ayet, tüm insanlığın namazda yönelmesi gereken doğrultuyu, caminin plan ve kesitindeki doğrudan yönleniş kurgusuyla birlikte anlatmaktadır.

“Her canlı şeyi sudan yarattık.” (Enbiya, 30) Recep Koç caddesine köşeden bakan cephesindeki su duvarı üzerinde yazılan bu ayet, suyun içinde var edilmiş bir adanın üzerindeki canlılara hayatın kaynağını hatırlatır. Rutin döngüde dönen hayatlara kendi döngüsünde yaratılışı an be an yaşatan dinamik doğası, iç mekandaki dinginliğe süreklilik katar kendi katmanında.

Renksiz, süssüz ve sade bir yapıdır Kâbe. Bütün yönleri içine alan, aynı zamanda yönsüzlüğü temsil eden kutsal bir küp. “Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir” (Bakara; 144) ayetiyle dünya üzerindeki tüm Müslümanların yöneldiği kıbledir. Caminin ana mekânı, namazın rukunlarını çağrıştırırken, minarede namaz sonunda dua için açılan “el” stilize edilmektedir. Bu stilize elin beş parmağını aynı zamanda her gün beş kez ezan sesinin dinlendiği minaredir. Minarenin üst kısmı poyraz rüzgarına maruz kalmışçasına güneydoğuya doğru eğilirken doğaya direnmediğini hatırlatır. Son cemaat mahalinin bittiği yerde yerini alan minare, konumuyla geleneksel cami mimarimizdeki yerini tanımlar.

Geçmişin şaşaalı, bol süslemeli, büyük kubbeli gösterişli mabetlerine öykünmeden, çağımızın düzeni içinde katılaşan gündelik yaşamı, namaz vakitlerinde şeffaflaşan ve incelen insan ruhunun karmaşa içinde kurduğu zarif düzeni, mekanda maddeleştirir. İç tasarıma yerleştirilen genel geçer güzellik kavramına hitap eden sanatsal yazılardan Allah(c.c.), Hz. Muhammed(sav), ciharyar-ı güzin ve Hz. Hasan ile Hz. Hüseyin yazıları, camii geleneğinin yüzyıllardır devam eden iç süsleme elemanları olmaktan öte betonarme taşıyıcılardaki alçak rölyeflerle buluşturur ve taşıyıcı sistemin bir parçası haline gelir.

Caminin kiriş kesitine ilham veren birliğin biricik ifadesi “elif” harfi olmuştur. Elifin altı nokta boyundaki silüeti, kesit sitilinde stilize edilerek binanın birleştirici yapısal elmanına dönüşmüştür. Caminin mihrabı kademe kademe sonlanışı ve kaçınılmaz sonun öte dünyaya açılışını bir kapı gibi temsil etmektedir. Mihrap cephesinden bakıldığında, bu son kapının dışarıdan algısı önünden geçen herkesi kucaklayışı ifade eder. Ve bu kucaklayış, genişlerken yükselen taşıyıcı elemanlarla beraber caminin heybeti kadar artar.

1. normal kat kadınların kullanımına ayrılmış mahfelidir. Bu caminin mimarisinde kadına verilen değer, kadınlar mahfelinin girişinin caminin ana giriş aksını belirlemesiyle başlar. İzole bir girişle üst kata yönlendirilen kadınlar caminin genel planını okuyabilme ayrıcalığına da sahip olur. İki kolonla taşıtılan kadınlar mahfeli, kadınla erkeğin eşitliğini bir bedenin iki ayağı gibi simgelerken kapalı mahal içerisinde yegane taşıyıcı kullanımına ancak kadınlar mahfeli için müsaade edilmektedir.

1. bodrum kat, caminin zemin kattaki kapalı mahalinden daha geniş yer kaplamaktadır. Tuvalet ile abdest ihtiyaçlarının giderilebileceği mahaller ile yerin altında çözümlenerek cami cemaatinin kullanımına öncelik verilmiştir. Bu kattaki ibadet mahali zemin katla aynı alan ve formdadır.
2. bodrum katında sadece cami görevlilerini ilgilendiren teknik mekanlar çözümlenmiştir.

Etiketler

Bir cevap yazın