2. Ödül, Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi Enstalasyon Sanat Yarışması

2. Ödül, Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi Enstalasyon Sanat Yarışması

Dinler Mimarlık'tan Süheyl Dinler ve Muhammed Malik Doğan'ın tasarımı Baykar'ın düzenlediği uluslararası yarışmada 2. ödüle layık görüldü.

Tasarım raporundan:

“Baharın gelişi en çok da çıkmaz sokağın müdavimleri olan çocukları sevindirirdi. Okul biter bitmez top oynamak için soluğu burada alırlardı:

– Pas ver, pas ver!

– Haydi atabilirsin!

– Bu kez beni geçemeyeceksin!

…!?

– Durun! Ne oluyor?!

– Kaçın! Herkes kaçsın!

Yine o ses. Halbuki bütün kış çok sakin geçmişti. Her şey iyiye gidiyor, hayaller kaldırıldıkları raflardan tekrar çıkarılıyordu. Ta ki kulakları sağır eden uçakların gürültüsü duyulana kadar…

“Hiçbir şey değişmemiş.” diye düşündü, bu sesi ilk duyduğunda kaybettiği abisini aklına getirmemeye çalışarak… Daha sonra yine aynı ses gözlerini hastane koridorlarında açmasına sebep olmuştu… Bir ses en yakın arkadaşını almıştı ondan; bir ses ilk gittiği okulu, bir ses de sağ kolunu… Duvarın dibine çöküp de korkudan yumduğu gözlerini bu anıları unutmak için yavaşça açtı. Önündeki asfalt yola düşen garip ışıklar gördü; farklı renklerde, parça parça ve hareket halinde… Ani bir hamleyle başına göğe kaldırdı.

Korkulu bakışları ve çatık kaşları yavaşça yumuşadı, şaşırdı, gülmeye başladı, sonra da bağırmaya;

– Şuraya bakın! Gökyüzüne bakın! Uçurtmaları gördünüz mü?

– Çok fazla var!

– Çok güzeller!

Hepsi saklandıkları yerden çıkıp koşmaya başladı; uçurtmaların peşinden, hayallerinin peşinden…”

Hâlâ dünyanın pek çok yerinde çocuklar, gökyüzünde uçurtmalar yerine savaş uçaklarını görüyorlar. Gökyüzü onlar için uçsuz bucaksız bir hayal penceresi yerine üzerlerine çöken bir korku bulutu. İşte tam bu noktada çocuklar gökyüzüyle barışsın, uçurtmalar tekrar havalansın diye Baykar barışın habercisi ve destekçisi hava araçları ile mazlumun ve mağdurun yanında olmaya devam ediyor.

Birçok silah ve teknoloji zaman içerisinde tam da üretilme amacına uygun olarak zihinlerde olumlu ya da olumsuz yer ediniyor. Bugün adını terör örgütleri ile anmaya alıştığımız muharebe tüfeklerinin ya da namlusunu savunmasız evlere doğrultan tankların isimlerini hepimiz çok iyi biliyoruz ve bu teknolojilerin hiçbiri bir daha iyi anılmayacak. İnsansız hava araçları teknolojisini kullanan Baykar ise şimdiye kadarki duruşu ve başarılı operasyonlarıyla adı anıldığında masumları korkutan değil, onlara el uzatan bir gücün simgesi oldu. Firma, dünyadaki benzerlerinin aksine üretimini ahlaki bir zemine oturtmayı gâye edinmekte ve teknolojisini, güçlünün değil haklının yararına sunacak şekilde geliştirmektedir.

Bu düşüncelerle ele aldığımız enstalasyon alanında insansız hava araçlarının uçurtmalara dönüşümünü görselleştiren heykelsi bir yapı tasarladık. Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezine gelen ziyaretçiyi en önce karşılayan bu strüktür, yardımına koştuğu halkların özgürlük mücadelesine destek olan ihaların görevlerini tamamladıktan sonra hayatlarını gökyüzünde özgür birer uçurtma olarak sürdürmelerini hikaye ediyor ve şunları söylüyor:

Onlar, gökyüzü yeniden çocuklara ve onların uçurtmalarına ait olsun diye uçuyorlar ve uçmaya devam edecekler…

TASARIM: Alan içerisine konumlanan birimler ovalleşerek, teknoloji merkezinin yumuşak hatlara sahip binası, dış cephe materyalleri ve peyzajıyla uyum içerisinde yükselmektedir. Strüktür sadece izlenen bir sergi unsuru olmak yerine içerisinde gezilebilen, kendisine dokunulan, sesi ve sessizliği hissedilebilen deneyime dayalı interaktif bir yapıdır. Enstalasyonun daha fazla duyuya hitap etmesi ile hedeflenen; tasarımın ve taşıdığı fikrin daha etkili ve daha akılda kalıcı olmasını sağlamaktır.

KULLANIM: Oluşturulan birimlerin arasına giren kullanıcı savaşı betimleyen metalin soğuk dokusunu hisseder, yüksek duvarlar arasında daralır ve aradığı ferahlığı bulmak için başını göğe kaldırır, tıpkı hikayemizdeki çocuklar gibi. Gökyüzü ise vurgusu yapılan barışın ve umudun simgesidir. Bu deneyimle oluşturulan şey ise aslında felsefede öznenin kendi içine dönmesi olarak tanımlanan ‘refleksif düşünce’dir. Yani aktarılmak istenen his ve bilgi esasen kullanıcının belleğinde vardır, enstalasyonun amacı var olanı hatırlatarak açığa çıkarmaktır.

Uçak kanadının dönüşümünden esinlenilen birimlerin uçurtmayı temsil eden uç kısımlarındaki ince ve hafif metal çift yüzlü yüzeyler, içerilerinde bulunan dikey miller sayesinde rüzgar etkisiyle hafif biçimde dönebilmektedir. Enstalasyonun açık bir alanda konumlanması ve geniş, kavisli yüzeylerinin de yapacağı olumlu etki rüzgârın bir girdi olarak tasarıma katılmasını sağlamıştır. Bu sayede oluşan kinetik etki enstalasyonun anıtsal duruşuna özgün bir karakter kazandırır. Ayrıca tasarımın hikayesinin okunabileceği ve tanıtım animasyonunun izlenebileceği iki ayrı ekran, bağımsız birimler olarak enstalasyonun iki tarafındaki yaya yollarında bulunmaktadır.

MALZEME: Kitedrone’u oluşturan parçalar korten çelik ve metalden oluşuyor. Korten çelik; kolay şekil alabilmesi, statik dayanımı, kendine özgü doğal dokusu, anıtsal duruşu ve binadaki bronz detaylarla uyumundan dolayı tercih edilmiştir. Onu tamamlayan metal malzeme ise yansıtıcı bir dokuya sahip, bu sayede farklı renkler ile uyum sağlayabilen, ince ve kolay şekil alabilen bir yapıdadır. İki malzeme de yapının kullanım şekline uygun olarak açık alanın olumsuz şartlarına karşı dayanıklı ve uzun ömürlüdür.

THE KITEDRONE APP:

Alana gelen ziyaretçileri farklı içerikler aracılığıyla sosyalleştirirken Baykar hakkında bilgilendirmeyi ve teknoloji merkezini de tanıtmayı amaçlayan bir akıllı telefon uygulaması düşünülmüştür. Bu uygulama enstalasyonun iki tarafındaki tanıtım ekranlarında bulunan karekod bağlantıları ile indirilebilir. Uygulamanın içeriği için düşünülen bazı arayüzler şunlardır:

Baykar Technologies: İnsansız hava araçlarından orman yangınlarıyla mücadele sistemlerine kadar birçok farklı alanda üretim yapan firmanın yazılı, görsel ve istatistiklerle tanıtıldığı bölüm.

The Kitedrone: Uygulamaya da adını veren enstalasyonun hikayesinin olduğu bölüm.

Uçurtmanı Bırak: Gökyüzüne bırakılan her uçurtma yükselerek başka diyarlarda tanımadığımız kimselere görünür. Kullanıcıların bu bölüme yazacakları; belki savaş mağduru bir çocuğun okuyup mutlu olacağı bir teselli, belki bir Baykar çalışanının görüp memnun olacağı bir teşekkür mesajı olabilir.

Senin Hikayen: Ziyaretçilerin çektiği en güzel fotoğrafları deneyimleri ile birlikte paylaştığı ve birbirleriyle iletişime geçerek sosyalleştiği bölüm.

Etkinlik Takvimi: Teknoloji merkezinin programının yanı sıra her yıl düzenlenen Teknofest ile diğer teknoloji buluşmalarının ve oturumlarının bir takvimde toplandığı bölüm.

Etiketler

Bir cevap yazın