2. Mansiyon (MimLab), İztuzu Kumsalı Deniz Kaplumbağaları Bakım İstasyonu ve Günübirlik Alan Ekolojik Tasarımı Fikir Yarışması

PROJE RAPORU

‘’ Doğal olan, sonradan dış kalıp ve baskılarla verilmeyen, geliştikçe şekillenen, gelişme süreci tamamlandığında kusursuzlaşan biçimdir. Mimaride organik sözcüğü ‘bütünsel varlık’ anlamı taşır; mimarideki kullanımıyla organik yaklaşıma göre bütünün parçayla ilişkisi neyse parçanın bütünle ilişkisi de odur. Dolayısıyla, organiğin esas anlamı bütüncül olarak var olan şeydir. ‘’

(Coleridge)

Geniş Dalyan sulak alan sistemini denizden ayıran dar bir şerit üzerinde, yaklaşık 4.5 km uzunluğundaki küçük bir kumul sistemi olan İztuzu Kumsalı ender bulunan bir ekosistem bütünün parçasıdır. Caretta caretta’ların nadir üreme alanlarından biri olması, farklı ekosistemlerin kesişim noktasında bulunması ve kültürel peyzaj öğelerine sahip olan konumu nedeniyle İztuzu, koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle kurgulanması gereken önemli bir doğal peyzaj alanıdır.

Biyolojik çeşitliliğin ve verimliliğin en yoğun olduğu alanlar tarih boyunca insanoğlunun aşırı kullanımına maruz kalmıştır. Bu alanların insanoğlu tarafından daha akılcı kullanılabilmesi için ilgili taraflar arasında asgari koşulların sağlandığı kapsamlı anlaşmalara ve bir takım ekolojik ilkelere ihtiyaç vardır. Bu sebeple, doğal değerlere yönelik tehditlerin tespit edilip alınacak tedbirlerin bir plan çerçevesinde ortaya konması gerekmektedir. İztuzu ile ilgili alınacak peyzaj ve mimari tasarım kararları, bölge ekosisteminin ve biyoçeşitliliğinin korunup gelişmesine kendi başına yeterli olamaz. Kültürel, sosyal, ekonomik ve ekolojik açıdan bölge için yeni ilkeler geliştirilmesi ve bu ilkeleri bir arada tutacak katılımcı bir ‘Bütüncül Sistem Tasarımı’ yaklaşımı geliştirilmesi gerekmektedir.

Bütüncül Sistem Tasarımı

Bütüncül Sistem Tasarımı, alana dair üretilecek senaryoların, dört farklı ilke (sosyal, ekonomik, kültürel ve ekolojik) ile birlikte tasarlanması ve bu tasarımın sürdürülebilir etkenlerle harmanlanmasıyla oluşmaktadır. İztuzu Kumsalı üç farklı ekosistemin kesiştiği hassas B zonunda zengin biyoçeşitliliği ve doğal değerleriyle ekolojik anlamda korunması ve kendi ekosistemini sürdürülebilir kılacak tasarım önerileriyle şekillenmesi amaçlanan bir doğal peyzaj alanıdır. Bu anlamda tasarım bütününde alınan kararlar, fauna ile floranın birbiriyle örtüşük şekilde bölgenim geneline örnek teşkil edecek bir model önerisi üzerinedir.

Belirlenmiş ilkeler, sürdürülebilirliğin tüm boyutları için geçerlidir. Esnek sistemler ve sürdürülebilir tasarımlar ortaya koymak için Bütüncül Sistem Tasarımı mihenk taşıdır. Bu anlamda yönetim organlarının, alana dahil olan ziyaretçilerin, gönüllülerin ve bölge halkının işbirliği önemlidir. Bu yaklaşım, ilgilenen herkesin aktif olarak dahil olabileceği seviyede şeffaf ve katılımcı uygulamaların ortaya konulmasını sağlar.Bütüncül sistem ilkeleri kendi başlıkları içerisinde geliştirilmesinin yanı sıra birbirini besleyecek nitelikte çalıştırılarak kapsayıcı bir tasarım kurgulanması amaçlanmıştır. Dekamer’in varlığı ile alan önemli bir potansiyel kazanmaktadır, ancak Dekamer’i besleyecek ve bölgenin kimliği ile örtüşecek yeni destek fonksiyonların alana dahil edilmesi hedeflenen bir konudur. Bu anlamda ekolojik veriler incelenmiş ve alana has bir tasarım geliştirmenin ilk halkası olan yapısal ve bitkisel peyzaj tasarım kararlarının, diğer ana ilkelerle(ekonomik,sosyal,kültürel) güçlü bağ kuran, ekoturizme olanak sağlayacak bir ‘eko-köy’ çizgisinde kurgulanması amaçlanmıştır. Bu yaklaşım, belirli bir tasarımın sonucu değil devam eden bir sürecin önemli bir halkasıdır. Şüphesiz ki salt dış geliştiriciler tarafından tasarlanmaz, sadece zemini oluşturulur. Tasarımcının oluşturduğu zemin katılımcıların oluşturduğu topluluklar tarafından süreç içerisinde devinen bir şekilde yeniden tasarlanır ve kullanıcıya yönelik bir hal alır. Tasarım kararları, yenilenebilir bir gelecek için sürekli bir keşif yeri olan yaşam ve öğrenim merkezi tohumlarını atmaya yönelik olmuştur.

Dekamer-Köy I Sürdürülebilir Yaşam Merkezi

Dekamer, Caretta caretta’ların en önemli üreme alanlarından biri olan İztuzu Kumsalı’nda, orman bölgesi ile kumul bölgesi arakesitinde, eğimli bir arazide konumlanmaktadır. Deniz kaplumbağalarının araştırılması, korunması ve tedavi edilmesi amacıyla kurulmuş olan Dekamer aynı zamanda önemli bir ziyaretçi potansiyeline de sahiptir. Üreme mevsimi olan yaz aylarında gönüllülerin desteğiyle faaliyetini hızlandıran Dekamer, İztuzu sahilinin gündüz-gece ekseninde, insan-deniz kaplumbağası kullanımının değişimini denetleyen hem de farklı tipolojideki insanların bir araya geldiği bir ziyaret alanıdır. Dekamer mevcut koşullarda, ulaşım olanakları, kuruma ilişkin kaynaklar, bilinirlik ve işlevsel yetersizlikler nedeniyle gerektiği ilgiyi görememektedir. Aynı zamanda ekim ayı ile birlikte üreme sezonunun kapanmasıyla gönüllüler alana gelmemekte ve Dekamer kış aylarını atıl olarak geçirmektedir. Oysa ki bulunduğu konum ve misyonu itibariyle gönüllü, yerli ve yabancı turist, bölge halkı üçgeni sosyal bir platform ve ortak bir üst ekolojik hedef için bir araya gelme fikri bakımından oldukça güçlü bir konuma sahiptir. Bu noktada ‘Dekamer-köy Sürdürülebilir Yaşam Merkezi’ fikri filizlenmektedir. Bölgenin gerek doğal gerekse kültürel değerlerinin, oluşturulacak yeni bir sosyal platform ile harmanlanması ve bu birlikteliğin tüm mevsimlere yayılarak ekolojik bir cazibe merkezi haline getirilmesi projenin omurgasını oluşturmaktadır.

Özel Çevre Koruma Bölgesindeki Köyceğiz ve Ortaca’da tarımsal faaliyet çok önemlidir. Narenciye aynı zamanda bölgede ihraç edilen tarımsal ürünlerin de başında gelmektedir. Bunun dışında meyve sebze yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Tarım kültürü ve geleneksel tarım bilinci yüksek olmasına karşın organik tarıma veya iyi tarıma bölgede toplu halde geçilememesinden dolayı biyolojik mücadele yarım kalmaktadır. Sulamada yüzeysel tarım yöntemlerinin kullanılması, aşırı gübre ve pestisit kullanımı ciddi kirlilik yaratmaktadır. Bölge için tasarlanması düşünülen ekoturizm modellerinin tarım uygulamalarıyla desteklenmesi kaçınılmazdır. Tarımsal faaliyetlerin bölgedeki fauna biyoçeşitliliğine olan katkısı da mühimdir. Zaman içerisinde çeşitli kuş ve sürüngen türlerinin popülasyonu tarım alanlarının tahrip edilmesiyle azalmış, bölgedeki biyoçeşitlilik zarar görmüştür.

Geleneksel ile yeninin karşılaştığı rasyonel bir düzlem kurgulamak için ekolojik tarım ekoturizme zemin oluşturacak şekilde, orman dokusu ile kumul alan arasında, toprak bakımından verimli bir alanda Dekamer ile birlikte çalışacak şekilde konumlanmıştır. Ekolojik uygunluk ve ekonomik değer açısından Dalyan için önemli olan narenciye bahçeleri ve sebze yetiştiriciliği tarım parselasyonunun içerisinde yer almaktadır. Nitelikli tarım uygulamalarının ve yenilikçi çözümlerin paylaşılması, köklü geleneksel bilgi ve yerel kültürlerin onurlandırılması yoluyla Dekamer-köy sosyal bir platform olarak farklı tipolojideki ziyaretçilerin ve bölge halkının bir sosyal platform düzleminde bir araya gelmesini amaçlar. Ayrıca dalında meyveyi görmeden büyüyen bir geleceğe karşılık toprağı anlamaya ve ona dokunmaya yönlendirmeyi kendi içinde bir görev olarak kabul eder. Modern teknolojinin ve kaynaklarının akıllıca kullanılmasını geleneksel miras ve bilgelikle birleştirmeyi amaçlar. Bu merkezde yapılacak faaliyetlerin, eko-kökenlerinin getirdiği bütünsel yaratıcılığın ve yeniliğin, küresel yoksulluk ve çevresel yıkım sorunlarının bölgesel ölçekte farkındalık yaratarak ele alınmasına büyük katkı sağlayacağı düşünülmüştür.

Dekamer-köy bir organizma gibi çalışmaktadır. Farklı fonksiyonlara sahip alanlar (ziyaretçi merkezi, rehabilitasyon ve araştırma merkezi, ekolojik tarım alanı) birbirleriyle ilişki içerisinde hem kendi görevlerini yerine getirirken birliktelikleriyle doğal kaynakların kullanımı ve atık dönüşümü bakımından kendini artıya geçirmektedir. Kendi kendine yeten ve üreten bir oluşum olmasının yanında flora ve fauna biyoçeşitliliğine katkı sağlamakta, büyük resmin içerisinde kendine yeten bir ekolojik parça olarak sistemdeki rolünü gerçekleştirmektedir.

Platform

Üç ayrı ekosistemi selamlayan ‘platform’ ormanlık alandan göl sulak alanı ve deniz aksına doğru bir uzanım gerçekleştirmektedir. Mevcut ağaçlar platformu şekillendiren temel unsurdur. Algısal ve yapısal sürekliliğe sahip bir şekilde ağaçların çevresinden ve doğal peyzajın üzerinden sızarak bir yandan deniz ekosistemine diğer yandan ise göl ekosistemine doğru yapıya giriş kotu olan ±0.00 (+6.00 arazi) kotunda uzanımına devam eder. Doğal peyzaj, eğim ile birlikte platformun altında akıp devam etmektedir. Platform farklı işlevlerdeki kütleleri sirkülasyon senaryosuyla birbirine bağlar aynı zamanda da geçiş alanıyla ziyaretçi merkezi ve rehabilitasyon merkezi fonksiyonlarını birbirinden ayırırken mevcutta bulunan hafızadaki patika aksına referans vererek orman ile deniz arasında bir geçiş aksı tanımlar. Ayrıca Platform uzanımı, ekolojik tarım alanıyla bütünleşik bir ilişki kurgular. Bu platformı mekan olarak tanımlayacak bir üst örtü platform üzerinden geçirgen bir kabuk olarak kütleleri sarmalar. Bir yandan da platform sirkülasyon, toplanma, dağılma gibi hareketlerin omurgası olmasının yanı sıra çok amaçlı olarak da kullanılmayı hedefler. Geçici mevsimsel sergi mekanı, açık hava eğitimleri, gönüllüler için sosyal kullanımlar bunlardan bazılarıdır.

Malzeme / Cephe

Platform taşıyıcı elemanları ve birimler sürdürülebilirlik açısından enerji verimliliğine katkı sağlayan ve negatif karbon ayakizine sahip ahşap malzemeyle tasarlanmıştır. Taşıyıcı yapı elemanları lamine ahşaptır. Ayrıca güneş kontrolü nedeniyle cephe farklı boyutlardaki lineer ahşap modüller ile kaplanmış ve bu modüller mekanların kullanım senaryoları doğrultusunda birimlere entegre edilmiştir. Isı yalıtımı olarak nemli ve sıcak bölgelerde fonksiyonunu yitirmeyen, yangın dayanımı yüksek koyun yünü kullanılmıştır. Cephenin şeffaf kısımlarında ısı kontrollü çift kat low-e cam kullanılmasıyla ısıtma-soğutma yüklerinden büyük oranda kurtularak operasyonel karbondioksit miktarının ve enerji kullanımının azaltılması öngörülmüştür. Yıllık ortalama sıcaklığı yüksek olan bölgedeki yapının çevresel koşullar dikkate alındığında; hem ahşabın ısıl verimliliğin yüksek olması hem de duvar katmanlaşmasının arttırılmasıyla kabuğun ısıl performansı arttırılmıştır. Günün farklı saatlerinde gün ışığı kontrolünün kullanıcının insiyatifinde olması için modüllerin bir kısmı kayar şekilde tasarlanmıştır. Yazın yüksek sıcaklıklara maruz kalan, kışın ise şiddetli rüzgar alan bu bölgede, mekansal sirkülasyonların bir ahşap örtü ile kapatılması ve iç-dış kesitli yarı açık alanlar yaratılmasıyla görsel, iklimsel konforun arttırılması hedeflenmiştir.

Yapısal tasarım kararlarında ön üretimli ahşapların kullanılması yapının demonte edilebilir, yeniden kullanılabilir, yeniden değerlendirilebilir ve gerektiğinde çevreye zarar vermeden yok edilebilir olmasını sağlamaktadır. Yapının çevresel sürdürülebilirlik ilkelerine saygı duyarak düşük karbon iziyle inşa edilmesi ve kullanım ömrünü tamamladığında geri dönüştürülebilmesi önemsenmiştir.

Mekan Organizasyonu

Dekamer’e geliş aksında ziyaretçileri öncelikle Sürdürülebilir Yaşam Merkezi karşılar. Ekolojik tarımın yapıldığı alan ile birlikte çalışan Ziyaretçi Merkezi, ardından da kumul-orman alanı kesişimindeki geçiş aksı ve en sonunda da Rehabilitasyon Merkezi ve ofisler yer almaktadır. İhtiyaç programı doğrultusunda şekillenen birimler ihtiyaç duyulan geçiş ilişkileri doğrultusunda konumlanmıştır.

Platform içerisindeki geçiş alanı ziyaretçi merkezi ile rehabilitasyon merkezini ikiye ayırmaktadır. Ziyaretçi merkezinin birimleri olan sunum odası, tank alanı ve müze ziyaretçilerin takip edeceği belli bir sirkülasyon sistemiyle şekillenmiştir. Tank alanı taşıdığı yük nedeniyle diğer kütlelerden farklı olarak -2.85 kotunda zemine temas etmektedir. Bu yerleşim ile birlikte, platform +0.15 kotunda asma kat olarak çalışarak 4.50m’lik tanklara kaplumbağa bırakma ve gözlemleme alanı olarak da kullanılmaktadır. Ayrıca ekolojik tarım alanına tank alanından -2.85 kotunda geçiş verilmiş ve bu iki önemli alan birbirine bağlanmıştır. Ziyaretçi merkezinden üst kotta platform – amfi – patika aksıyla göl ve denize doğru alt kotta ise -2.85 kotundan tarım alanı ve toprak yola doğru devam eden senaryoların geçirgenliği önemsenmiştir.

Rehabilitasyon merkezi ve ofis alanlarının olduğu alanda ofislerin mekanları daha izole alanlarda kurgulanmıştır. Rehabilitasyon merkezine ait birimler tek bir dairesel planda iç avludan birbirlerine geçiş sağlanacak şekilde konumlandırılmıştır.

Enerji Verimliliği ve Atık Yönetimi

Projedeki ıslak hacimlerden gelen toplama boruları platformun altında yer almaktadır. Islak hacimlerden gelen borular Sürdürülebilir Yaşam Merkezi’ndeki tanklara ulaşır. Sifonlardan gelen kanalizasyon suyu bir foseptik tankı üzerinden bitki sistemlerine aktarılır. Bu altyapı ‘sistemin bağırsakları’ olarak adlandırılmaktadır. Mutfak biriminden toplanan organik atıkları sıcak kompost yöntemiyle toprak verimliliğini arttıracak şekilde gübre olarak doğaya yeniden kazandırılır.Yenilenebilir enerji kaynağı olarak güneş enerjisi tercih edilmiş ve güneş enerji panelleri yapının yıllık ihtiyacını karşılamaya yönelik sayıda, ofis kütlesinin üzerinde güney-kuzey ekseninde konumlandırılmıştır.

Bitkisel Peyzaj Kararları

Alan genelinde bitkisel peyzaj tasarım kararları genel olarak toprağın rehabilitasyonu üzerinedir. Bu anlamda bitkilendirilen bölgeler kendi içerisinde kumul alanlar, göl sulak alanı, kumul-orman geçiş alanı ve ekolojik tarımın yapıldığı alanlardır. Turizm faaliyetlerinin yarattığı tahribat nedeniyle kumul tepelerinde ve göl sazlıklarında ciddi tahribatlar oluşmuş ve bu da biyoçeşitliğe zarar vermiştir. Bu nedenle endemik bitki türleri kullanılarak tahrip olan yerlerin rehabilite edilmesi amaçlanmıştır. Ekolojik tarım alanında tarımsal ve kültürel bir değer olan narenciye bahçelerine (meyvelik) ve sebze yetiştiriciliğine yer verilmiştir.

Ekolojik tarımın, tarım kültürünün gelişmesi ve sosyal boyutun güçlenmesinin yanı sıra bölgeye ait fauna çeşitliliğine de ciddi katkısı olmaktadır. Meyvelikler ile birlikte bölgede popülasyonu azalmakta olan Podicipedidae, Phalacrocoracidae, Ardeidae ve Anatidae gibi kuş türlerinin tekrar gözlemlenebilir ve takip edilebilir olması beklenmektedir. Bunun yanı sıra bir çok sürüngen ve omurgasız türün biyoçeşitliliğinin artması beklenmektedir.

Ulaşım ve Günübirlik Mekan Kurgusu

İztuzu Kumsalı’na Dalyan’dan gelen mevcut yol korunmuş bu aks içerisinde bisiklet yolu hattı bırakılmıştır. Kumul alana fazla müdahale eden otopark alanı geri çekilerek tur otobüsleri ve minibüsler için ayrı, diğer araçlar ve engelli araç parkı için ayrı bir aks bırakılmıştır. Bisiklet yolu aksını takip eden alanda bisiklet park yeri ayrılmıştır. Günübirlik alana ait birimler kompakt bir şekilde ahşap malzeme kullanılarak tasarlanmıştır. Plaj aksı denizin kum ile buluştuğu alandan yaklaşık 40 metre geride yuvalama bandının arkasında tasarlanmıştır.

İztuzu Kumsalı’nın kuzeyinde yer alan plaj alanında teknelerin yanaşabileceği iskeleler mevcuttur. Ancak kıyı bandının yaklaşık olarak 4,5 km olması ve başka bir ulaşım imkanı olmaması nedeniyle tur tekneleriyle gelen ziyaretçiler Dekamer alanına deniz yoluyla ulaşamamaktadır. Bu sebeple alanda kumul alanın bittiği ve kaya şevlerinin olduğu güney batı kıyısında küçük teknelerin yanaşabileceği ölçekte bir iskele tasarımı öngörülmüştür.

Etiketler

Bir cevap yazın