2. Mansiyon, İç Anadolu Bölgesi (Eskişehir), 7 İklim 7 Bölge – Mahalle Ulusal Mimari ve Kentsel Tasarım Fikir Yarışması

2. Mansiyon, İç Anadolu Bölgesi (Eskişehir), 7 İklim 7 Bölge – Mahalle Ulusal Mimari ve Kentsel Tasarım Fikir Yarışması

Proje Raporu

A. Senaryo: “Festina Lente” Sakin Mahalle

 

“Hız insanı kendinden uzaklaştırır ve yavaşlık kendine yaklaştırır.”

Günümüz koşullarının getirdiği hızlı olma çabası, insanları kendinden ve dolayısıyla birbirinden uzaklaştırır. Kendine dönemeyen, bireysel anlamda var olması güçleşen insanın; toplumun bir parçası olarak sosyal anlamda gerçek ilişkiler geliştirebilmesi ve var olduğunu ispatlayacak üretken bir bireye dönüşmesi mümkün olmaz. Kendine yaklaşabilmesi için ise hızdan uzaklaşmış bir çevre en önemli önceliklerdendir. Bu bağlamda çevresel anlamda tetikleyici iletişim araçlarından olan kent mekanı, etkin bir rol oynamaktadır. İlişkilerin temellerinin atıldığı yaşam alanları açısından, mahalle ölçeği hızın sebep olduğu kültürel ve sosyal aşınmanın kırılması için ilk adımın atılacağı deneysel kent mekanıdır. Mahalle çekirdeğinde kazanılacak yaşama sanatı (“festina lente”), kademe kademe topluma yayılmayı sağlayacak hareketi tetikleyecektir.

Her ne kadar hıza sebep olan faktörler sıfırlanamayacak olsa da optimum denge sağlanarak, kent mekanları ve tasarım prensipleriyle asgari düzeye indirmek mümkündür. İnsanların yavaşça acele etmesine olanak sağlayacak kent mekanları ile sakin mahalle kurgusu; insanların birbirini görmesi ve çevresini fark etmesini sağlayacaktır. Böylece; fiziksel anlamda mekan ile, sosyal anlamda insanlar ile kurulan kaliteli ilişki toplumsal düzeyde değerlerin canlanmasını sağlayacak; bunun sonucu olarak da ekonomik ve kültürel anlamda üretken bir yaşam dokusu desteklenecektir. Belirlenen mekansal kodlar ile sürdürülebilir kılınan bu döngü, mahalle dinamiklerinin canlı tutarak, bütüncül bir yaşam sistemi yaratacaktır.

Eskişehir’in mevcut kimliği, mekansal dokusu, sosyo-kültürel yapısı, ekonomik dinamikleri ve ekolojik mevcudiyeti, üst ölçek plan kararları ile birlikte analiz edildiğinde; en eski yerleşimi olan Odunpazarı’nın potansiyellerinin “Sakin Mahalle” kurgusu ile açığa çıkarılarak yaşatılabileceği öngörülmüştür. Bu çerçevede; Odunpazarı’nın organik dokusundan ilhamla yola çıkılan yavaşlatılmış trafik sistemi, sakin yaşam ve yüksek farkındalık ile kurulan güçlü sosyal bağlar, birbirini gören insanlar ve etkileşimleri sayesinde güvenli kent mekanları, ekonomik gelişim ve yerel kalkınmayı destekleyici yöresel üretim atölyeleri, bu sayede gelişen aidiyet duygusu, aktivite çeşitliliği sağlayacak kamusal mekanlar ve doğa ile direkt iletişim şeklinde insan odaklı prensip ve ilkeler doğrultusunda belirlenen tasarım kodları ile mahalle kurgusuna yansıtılmıştır.

B. Makro-Mikro Ölçek Kararları ve Mahalle Prensip Şemasının Çevresiyle Çalışma Sistemi

Eskişehir Metropoliten alanı Merkez Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı’na göre Eskişehir’in vizyonu; “…ekolojik, doğal ve kültürel değerleri koruyan ve geliştiren, iklim değişikliğine duyarlı ve uyum sağlayan, yerel değerleri öne çıkaran, yaşam kalitesi yüksek, erişilebilirlik düzeyi yüksek, demokratik, adil ve kapsayıcı, yenilenebilir enerji üreten ve verimli kullanan, tarımsal üretimi destekleyen, dayanıklı ve güvenli, akıllı büyüyen bir sanayi, lojistik, kültür, turizm ve eğitim kenti” şeklinde belirlenmiştir. Bu vizyon ve getirdiği plan kararları, kentin mevcut durumu ve tüm verilerin Odunpazarı üzerindeki etkileri göz önünde bulundurulduğunda; mikro ve makro ölçekteki ilişkiler “Sakin Mahalle” konsepti çevrçevesinde şu şekilde geliştirilmiştir:

1. Makro Ölçekte Uzak Çevre İlişkileri

Uzak çevre ilişki nitelikleri, bulunduğu stratejik konum, barındırdığı kaliteli yaşam biçimi ile göç alma potansiyeli ve hızlı tren ulaşım modu sayesinde kolay erişilebilir olması, Eskişehir’i bir odak, tercih edilen kaliteli yaşam alanı ve aynı zamanda sık kullanılan bir güzergah haline getirmiştir. Bunu sonucu olarak kazanılan birçok avantajın yanında, yoğun ve hızlı bir kent yaşamı dezavantajı kaçınılmazdır. Tüm dinamikler çerçevesinde kuzey-batı ve güney-doğu doğrultusundan gelişme eğilimi gösteren kentin yaratacağı baskıdan, proje alanının konum itibarı ile etkilenmeyecek olması “Sakin Mahalle” kimliğini desteklemektedir. Böylece mahalle sakinleri gelişmiş kentin fırsatlarından faydalanacak, negatif etkilerine maruz kalmayacaktır.

2. Makro Ölçekte Yakın Çevre İlişkileri

Makro ölçekte kent merkezindeki yoğun kullanımların yarattığı kaos ve ulaşım ağı ağırlığı, kentin gelişim doğrultusunun yarattığı baskısı ve sanayi bölgelerinin negatif etkilerinden uzak ama erişilebilir “Sakin Mahalle”, etki alanında bulunun kent ormanı, turizm alanı gibi rekreatif aktivite ağırlıklı kullanımlar sayesinde yeşil ile güçlü bir etkileşim içindedir. Proje alanının güney cepheden kurduğu bu etkileşim mahalle kimliğini desteklerken, kuzey cepheden etki alanında bulunduğu Odunpazarı alt merkez oluşumu kent yaşamına katılım anlamında olumlu fırsatlar sunmaktadır.

3. Kent İçi Konumu ve Kent Lekesi ile Bütüncül Çalışma Sistemi

Kentin çeperinde yer alan proje alanının, güney girişe yakın bir konumda bulunması şehir kimliği açısından önem taşımaktadır. Kentsel kullanım dağılımı açısından yoğun akan kent ulaşım arterlerinin etki alanından uzak sakin bir çevre ve doğal kimlikli kullanımların yoğunlaşmış olması, mahalle konseptinin çevre kullanımlarla bütüncül çalışmasını desteklemektedir. Kuzey cephede düşük yoğunluklu konut dokusuna komşu olması, Odunpazarı alt merkezine dengeli ve uyumlu bir kullanım geçişi sağlamaktadır. Güney cephenin yeşil kimliği sakin mahalle yaşamı ile tutarlı bir fonksiyon dönüşümüdür. Ayrıca proje alanının doğusunda bulunan, Eskişehir Metropoliten alanı Merkez Bölgesi 1/25000 ölçekli Nazım İmar Planı’nında belirlenen yüksek öğretim alanı kullanımına konut stoğu sağlamak açısından önem taşımaktadır.

4. Sınır Çevre Kullanımlar ile Bütüncül İlişki ve Mahalle Temasının Prensip Şeması

Festina Lente felsefesi ile yola çıkılarak insan öncelikli sakin bir mahalle hayal edildiğinde; trafik tehlikesi/yoğunluğu ve yarattığı gürültü/çevre kirliliğini asgari düzeye indirerek ekolojik bir çevre yaratmak temel önceliktir. Bu yüzden sınır çevre kullanımlar da göz önünde bulundurulduğunda, proje alan sınırının doğu cephesine dokunan park kullanımı avantaja çevrilmiş, eğim çözümü de sağlayacak şekilde mahalle içinden geçen yeşil bir koridor kurgulanmıştır. Trafik yavaşlatma önceliği ile doksan derece dönüşlü yollar sık kullanılarak bir doku oluşturulmuş ve bu dokunun yeşil koridor boyunca genişlemesi sağlanmıştır. Aktif yeşil koridorun merkez açılımına ise; ticari kullanım ve sosyal donatılar yerleştirilerek tamamen yayalaştırılmış bir sosyal kullanım alanı ile insan odaklı yaşayan bir çevre hedeflenmiştir. Yürürlükteki imar planına göre belirlenen çevre kullanımlar ile uyumlu geçiş ve yol devamlılıkları sağlanarak kurgulanan konut alanlarının; sosyal kullanımlardan eşit derecede faydalanabilir olması amacı ile, arazi koşullarının elverdiği düzeyde merkez yeşili çevrelemesi sağlanmıştır. Uzun vadede hatıra alanına dönüşmesi öngörülen ağaçlandırılacak alan, mahalle çeperini sararak ekolojik dengeyi ve mahalle senaryo prensiplerini destekleyici bir unsurdur.

C. Tasarım Prensipleri

Kentin sosyal, fiziksel, ekonomik dinamikleri, plan doğrultusunda öngörülen fiziki ve stratejik kararlar ile birlikte kentin mevcut durumu mikro ve makro ölçekte analiz edildiğinde, geliştirilen senaryo doğrultusunda mekanlar kurgulanırken gözetilen prensip ve oluşturulan politikaların farklı disiplinler üzerinden detaylı tasarım kodlarına yansıtılma adımları şöyle sıralanabilir:

1. Mahalle Yerleşim Kurgusunu Belirleyen Arazi ve Yeşil Doku

Tasarım prensiplerinin yola çıkış noktası olan yeşil koridor, mahalle kurgusunun diğer kullanım alanlarının yerleşimi ve tasarımı için referans olmuştur. Arazi koşulları ve çevre kullanımlar göz önünde bulundurulduğunda, yeşil geçiş fikri eğimi avantaja çevirmiş, sakin mahalle konseptini destekleyici ekolojik avantajlar sunmuş ve sınır kullanım devamlılığını desteklemiştir.

2. Trafik Yavaşlatma Prensiplerine Göre Kurgulanan Araç Omurgası

Eski Odunpazarı dokusundan ilham alınarak kurgulanan araç dolaşımı ile, doksan derecelik açılarla sık dönüşler yaratılarak ve hız düşürücü malzemeler kullanılarak trafiği yavaşlatma ve yayalara güvenli bir çevre sunma amaçlamıştır. Düşük arz-düşük talep prensibiyle; araç yolların genişliklerinin 7 metre ile sınırlı tutulması; kullanıcıların araç kullanma oranını düşürmeyi hedeflemektedir. Araç dolaşım sistemi yeşil geçiş bölgesinde genişletilerek, tamamen yayalaştırılmış bu sosyal kullanım alanına yalnızca çeperden servis hizmeti vermesi öngörülmüştür. Böylece insan odaklı sakin bir mahallenin sosyal, ekolojik ve ekonomik açılardan sürdürülebilirliği mümkün kılınacaktır. Ayrıca insanların araç bağımlılığından kurtularak sokaklara çıkmasını sağlamak, kullanıcılar arası sosyal etkileşimi güçlendirirken; güvenli kent mekanları yaratmak açısından sakin mahallenin önceliğidir.

3. Arazi Koşulları ve Yeşil Geçişe Göre Kurgulanan Konut Dokusu

Hakim rüzgar yönü, arazi verileri, sınır çevre kullanımları gibi doğal ve yapay parametreler göz önünde bulundurularak kurgulanan konut dokusunun yerleşim önceliklerinden biri de; sosyal donatı ve ticari birimlerin hizmet vereceği yeşil geçişe eşit erişilebilirlikte olmasıdır. Böylece mahallenin yeşil merkezi, sosyal etkileşim yoğunluğu ile canlılığını koruyarak güvenli bir kamusal mekan niteliğini sürdürecektir. Konut sistemlerinin bir araya geliş prensipleri ise; içinde barındırdığı avlu, konut bahçesi gibi kamusal ve yarı kamusal kullanımların hiyerarşik kurgusu çerçevesinde sakin mahalle konseptini besleyecek, komşuluk ilişkilerini güçlendirecek şekilde belirlenmiştir. Konut birimleri kendi içinde bireysel yaşam alanı açısından çeşitlilik sağlarken, bir araya getiriliş biçimleriyle oluşan sistemli açık alanlar sayesinde de aktif ve iletişime açık ortak yaşam alanları oluşturacak esnekliktedir. Böylece kullanıcı; hem birey olarak kendini var edebileceği özel ve yarı-özel yaşam alanlarına, hem de sosyal bir birey olarak aşamalı şekilde toplumun aktif bir parçası olabileceği yarı kamusal ve kamusal mekanlara sahip olacaktır.

4. Yaya Omurgası ve Avlulu Sistem Kurgusu

Araç trafiğinde kapalı merkezi yeşil alan içinde yaya ringi oluşturulmuştur. Yayalaştırılmış yeşil merkezin tamamına dokunan bu yaya ringi, sakin mahalle prensipleri çerçevesinde insanların etrafına bakması, farkında olması ve sağlıklı iletişim kurarak sosyal etkileşimi güçlendirmesi açısından önem taşımaktadır. Yeşil geçiş bölgesinde yaya omurgasının kırıldığı değerli noktalarda yeşil meydanlar oluşturularak, aktivite çeşitliliğine olanak sağlaması hedeflenmiştir. Böylece bu meydanlar mahalle ve çevresi ölçeğinde yöresel etkinlik, festival, sergi, açık hava sinema gösterimi gibi aktivitelere ev sahipliği yaparak sosyal etkileşim, mekana bağlanma, ekonomik kalkınma ve kültürel gelişim açısından katkı sağlayacaktır.

Konutların bir araya geliş sisteminden açığa çıkan avlu kurgusu; sosyal etkileşim önceliği ile mahalle kullanıcılarının ilişkilerini geliştirmesi, komşuluk ilişkilerinin güçlenmesi ve mekana aidiyet duygusu geliştirmesi açısından önem taşımaktadır. Konut sistemi ve içinde yer alan ortak sosyal alanlar kurgusunu destekleyici yaya dolaşımı, merkezi yaya ringine insanları yürümeye yönlendirecek şekilde güvenli çevre sunarak sistematik olarak bağlanmıştır.

5. Kurgulanan Yeşil Geçişin Fonksiyon Dağılımı

Yeşil geçiş; mahalle tasarım prensiplerinin önceliklerinden olan sakin, güvenli, insan odaklı, mahallenin her noktasından erişilebilirliği yüksek ve yürüme mesafesinde ekolojik sosyal mekanlar yaratma amaçlarına hizmet edecek şekilde işlevlendirilmiştir. Mahallenin ana girişleri olarak kurgulanan yeşil başlangıçlar mahalle parkı olarak özelleştirilmiş ve orta girişleri sadece yayaya açık omurgalarla tanımlanmıştır. Servis imkanı ise çevresinde ring yapan araç yolları ile sağlanacaktır.

Mahalle kalbi fonksiyonun yüklenen merkez yeşil ise rekreasyon ve spor alanına dönüşerek kullanıcılar için çeşitli aktivitelerle sosyalleşmesine ve bireysel rekreatif alternatiflere imkan sunacaktır. Okul kullanımlarını da destekleyici spor alanı, barındırdığı futbol, basketbol, tenis sahası ve diğer aktivite alanları ile ile sağlıklı, sosyal ve aktif bireylerin topluma kazandırılması açısından geniş bir kullanım alanı sunmayı amaçlamaktadır. Öğrenci kullanımları dışında mahallede yerleştirildiği konum itibarı ile her yaştan mahalle sakini için erişilebilir olması ve çeşitli spor faaliyetleri düzenlenmesine imkan tanıyarak sosyal etkileşimi destekleyici bir unsur olması öngörülmüştür. Ayrıca yeşil merkezi canlandırıcı bir fonksiyon olarak mahalle güvenliği açısından önem taşır.

Konutların bir araya geliş biçimlerinde mekan hiyerarşisi ve kullanım çeşitliliği açısından önem taşıyan konut bahçeleri; sakin mahalle prensibini destekleyerek daha küçük kullanıcı gruplarına rekreatif aktivite olanağı sağlamayı hedeflemektedir.

6. Ticari Kullanım ve Sosyal Donatıların Yeşil Sistemde Dağılımı ve Bisiklet Dolaşımı

Tüm ticari kullanım ve sosyal donatıları içinde toplayarak, mahallenin kalbi olarak etkin bir iletişim aracı rolü öngörülen merkezi yeşil; belirlenen bisiklet güzergahı ile trafiğe kapalı alanda kullanıcılara ulaşım alternatifi sunmaktadır. Ekolojik ve ekonomik açıdan sürdürülebilirliğin sağlanması, bedensel açıdan sağlıklı bireylerin yetişmesi ve sakin mahalle kimliğinin desteklenmesi için mahalle içi ulaşımda bisiklet önemli bir rol oynamaktadır.

Merkezi yeşilin içinde ring yapan yaya omurgasının kırıldığı tüm mahalle için erişilebilirliğin yüksek olduğu noktalar kullanım değeri açısından önem kazandığından okul, idari birim (sağlık ocağı, muhtarlık), pazar alanı ve belediye evi gibi sosyal donatılar ile anlamlandırılmıştır. Mahallenin sosyo-ekonomik açıdan en önemli kamusal alanlarından olan pazar alanı, işlev ve erişilebilirlik açısından muhtarlık ve sağlık ocağının doğusuna konumlandırılmıştır. Belediye evi, her yaştan mahalle sakininin çeşitli konu ve sorunlar için bir araya gelip fikir üretebileceği, etkinlik düzenleyebileceği ve çalışmalarını yürütebilerek sosyal bağlarını güçlendireceği kamusal bir mekandır.

Merkezi yeşilin büyük kuzey parçasındaki yaya ringi çeperinde kurgulanan küçük esnafın esas alındığı ölçekteki parçalı ticari birimler; yerel canlılık ve iletişim aracı olarak tasarlanarak; mahallelinin her türlü ihtiyacını (gastronomik mekanlar, terzi, bakkal, vb.) karşılaması planlanmıştır.

Merkezi yeşilin küçük güney parçasındaki yaya ring atölye ve satış birimleriyle tanımlanmıştır. Bu atölyeler yöreye özgü zanaat ve sanata ilişkin üretimlerin (lületaşı, yerel mutfak ve gastronomik faaliyetler gibi) yapılabileceği eğitim alanlarıdır. Atölyelerde verilen eğitim ve çalışmalar sonucu çıkan ürünler satış biriminde satılarak yerel kalkınmaya katkı sağlayacaktır.

Yaya omurgası boyunca uzanan ticari birim, atölyeler ve sosyal donatılar, mekan hiyerarşisi prensiplerine göre yaptığı hareketlerle açık alan, yarı-açık alan imkanları ile kullanıcılara farklı kamusal alan kullanım alternatifleri sunmaktadır.

Ayrıca konut sistemleri içinde kurgulanan konut bahçelerine küçük ölçekli satış ve hizmet birimleri yerleştirilerek gastronomik ve diğer küçük ölçekli ihtiyaçları karşılayacak alışveriş imkanı sağlanmıştır.

7. Mahalle Çeper Kullanım Kararları ve Otopark Sistemi

Kurgulanan yeşil ağın; mahallenin her noktasından erişilebilir olması, çeşitli spor ve rekreatif aktivitelere imkan sağlayarak kullanıcılar arasındaki sosyal etkileşimi güçlendirmesinin yanı sıra; ekolojik denge açısından mahalle kurgusundaki önemi büyüktür. Aktif yeşil alanların destekleyici unsuru pasif yeşil alanların ağaçlandırılacak olması zaman içinde koruya dönüşecek olması mahalle hatırası ve kent belleği açısından değer taşımaktadır.

İnsan odaklı ve yaya öncelikli kurgusuyla yaşayan “Sakin Mahalle” konseptinde, trafik yavaşlatma tasarım prensiplerinin önceliği olmasına rağmen; kent yaşamında araç kullanımı göz ardı edilemez. Böyle bir gerçeklik var iken yaşam kalitesi ve güvenli çevre imkanı sağlayacak optimum çözüm, parçalı otopark politikası ile ekolojik dengeye asgari düzeyde zarar sağlayacak biçimde üretilmiştir. Parçalı kurgulanan otopark konumları belirlenirken ise kullanıcıların araçlarını park ettikten sonra istediği kullanım alanına kolay erişebilmesi önemsenmiştir.

Merkezi yeşilin rekreasyon alanında kurgulanan serbest yeşil yol dolaşım kurgusu ile, çeperlere kuzey-güney yönünde erişim güçlendirilmiş, ticari ve sosyal donatı kullanımlarına erişim alternatifi sağlanmıştır. Yeşil sistem çardaklarla desteklenerek rekreatif ortama uyumlu mekan alternatifi sunulmuştur.

MİMARİ TASARIM RAPORU

Tarihi evlerin yer aldığı Odunpazarı semti Eskişehir ilinin en eski yerleşim yerlerinden birisidir. Sivil Türk mimarisinin özelliklerini yansıtan Odunpazarı evleri genellikle dar sokakların iki yanına sıralanan bitişik nizam yapılardır. Çoğunlukla arka bahçe kullanımı yer yer ise ön ve yan bahçe kullanımı olan bu evler 2 ya da 3 kattan oluşmaktadır. Osmanlı örneklerini barındıran bu yerleşim, kıvrımlı yolları ve bitişik düzenleri ile adet ve geleneklerini koruyarak günümüze kadar gelmiştir. Konutların en büyük özellikleri ise genellikle girişlerini sokaktan alması ve arka bahçe kullanımı ile mahremiyet olgusunu ele almasıdır.

Mahalle önerisi geliştirilirken referans olarak ele alınan ilk etmen tarihi Odunpazarı dokusu olmuştur. Sokak ve konut dokusunun yeniden yorumlanması ile ele alınan mahalle tasarımında Odunpazarı’nın kıvrımlı ve yer yer çıkmaz sokakları konut topluluklarının yerleşmesinde aktif rol oynamıştır.

2 farklı konut ünitesinden oluşan mahalle sisteminde bu üniteler geleneksel pratiklerden de alınan referanslar ile oluşturulan sokakların iki yanında konumlandırılmıştır. Üniteler kendi içerisinde kurgulanan 8 adet bitişik nizam haneden meydan gelmektedir. Her türden konut tipinin kullanıldığı ünitelerde ortalama birey sayısını barındıran konut tipinden en fazla kullanılmıştır. Odunpazarı evlerinden gelen arka bahçe kültürü ise öneri proje içerisinde daha bütüncül olacak bir biçimde birleştirilerek ortak kullanım alanı haline getirilmiştir.

Mahremiyet olgusunun arka bahçelerde yaratılıp sokak hayatının yaşadığı semt kültüründe, bitişik nizam evlerin sokaklardan giriş alması ve kendi özel açık alanlarını arka bahçelerinde yaratması, öneri mahalle sisteminde güncel mimari bir anlayışla yeniden yorumlanmaya çalışılmıştır. Yatayda yerleşmeyi ele alan bu yeni mahalle sisteminde, 2 katlı yapıların bitişik nizamda yan yana gelmesi ve arkalarında kendi mahremiyet bölgelerini kurgulaması hedeflenmiştir. Mimari bellekte yer alan plan kurgusundan yola çıkılarak tasarlanan çift hacimli konut birimlerinin yanı sıra zemin ve üst katta bağımsız olarak çalışan birimler de kurgulanmıştır. Bu birimler zemin kat girişlerini yine sokaktan alırken üst kat girişlerini ise avlu içerisinde oluşturulan dolaşım ağından sağlamaktadır. Tuğla ve ahşap gibi yerel malzemelerin kullanıldığı konut birimleri sürdürülebilirlik ve maliyet açısından da oldukça avantajlıdır.

‘Sakin Mahalle’ konsepti ile ele alınan öneri mahalle sisteminde çıkış noktası olan Odunpazarı referansının güçlü izleri bulunmaktadır. Mahalle sakininin birbiri ile iletişime geçeceği, yüzleşmeyi maksimum dereceye çıkaracak, komşuluk ilişkilerini güçlendirecek ve arzulanan eski mahalle yapısını tekrar elde etmeyi sağlayacak olan bu sistem, Odunpazarı’nın aksine açık alanları genişletilmiş, arkabahçelerden ziyade konut üniteleri için ekstra ortak bahçeler sunan bir sistem olarak kurgulanmıştır. Bütün bu kararların yanında, mahallenin ortasında, mahallelinin nefes alabileceği ve çeperi sosyal donatılarla çevrilmiş olan bir rekreasyon alanı yaratılmıştır. Bu yönden çevre ve ekosistemle güçlü bağlar kurmayı amaçlayan ‘sakin mahalle’, geleneksel yaşam pratikleri çerçevesinden de ayrılmamayı hedef haline getirmiştir.

Etiketler

Bir cevap yazın