Betül Genç ve Yunus Emre Bolat, Winnovation Fikir Projesi Yarışması’nda "RevoCumba” isimli projeleriyle birincilik ödülüne layık görüldü.
‘RevoCumba’ projesi, geçmişin mekânsal belleğini çağdaş üretim teknolojileriyle yeniden yorumlayan bir pencere sistemi önerisidir.
Tasarımın çıkış noktası, Osmanlı ve erken Cumhuriyet döneminde sokağa taşarak mahalle dokusuna kimlik kazandıran cumba kavramıdır.
Cumba, yalnızca cephe elemanı değil; kullanıcıyla kent arasında bir arayüz, evin dışa doğru uzanan nefes alanıdır.
Bu projede bu geleneksel öge, hareketli ve modüler bir sistem olarak yeniden düşünülmüş, böylece geçmişin mekânsal duygusu günümüz yaşam alışkanlıklarına uyarlanmıştır.
Proje, yoğun ve dar yerleşim dokusuna sahip kentsel Balat bölgesinde yaşayan kullanıcıların değişen ihtiyaçlarına cevap verebilecek, mekânla birlikte dönüşebilen esnek bir pencere modülü önerir. Küçük metrekareli konutlarda, iç mekânın sınırlarını esnetmek, dışarıyla ilişki kurmak ve yaşam kalitesini artırmak hedeflenmiştir.
Tasarımın ana elemanı, duvar boşluğuna entegre edilen sabit raylı kasa profili üzerine oturan hareketli pencere modülüdür. Bu modül, ray sistemi üzerinde içe veya dışa hareket edebilir; kullanıcı, istediği konumda sistemi sabitleyerek farklı kullanım senaryoları yaratabilir.
Modül içe konumlandığında, iç mekânda sessiz, yarı mahrem bir niş alanı oluşturur.
Kullanıcı, pencere önünde oturup kitap okuyabilir, bitkilerini yerleştirebilir veya dış manzarayla bireysel bir bağ kurabilir.
Dışa doğru itildiğinde ise modül, cephe üzerinde cumba etkisi yaratır; küçük iç mekânı genişleterek yarı açık bir veranda alanı oluşturur. Bu durum, geleneksel cumbanın dışa taşan karakterini çağdaş bir dilde yeniden üretir.
Sisteme eklenebilen alternatif parçalar (güneş kırıcı, bitki cebi, yağmur suyu kanalı) modülün hem çevresel hem de işlevsel çeşitliliğini artırır. Güneş kırıcı eleman, cephedeki gölgeleme kontrolünü sağlar; bitki cepleri, kullanıcıya doğayla etkileşim kurabileceği mikro yeşil alanlar sunar. Yağmur suyu kanalı ise birikmiş suyu kuşlar ve küçük canlılar için kullanılabilir hale getirerek doğayla paylaşım fikrini güçlendirir.
Projede üç temel inovasyon alanı bulunur:
Pencere Tasarımında İnovasyon:
Geleneksel sürme sistem mantığı, mekânsal bir modüle dönüştürülmüştür. Winsa’nın Comfort Slide sürme sistemi referans alınarak, raylı yapının yalnızca kanat taşıyan bir eleman değil, hareket edebilen bir yaşam hacmi oluşturabileceği yeniden düşünülmüştür. Böylece pencere, statik bir yüzeyden dinamik bir mimari öğeye dönüşmüştür.
Montaj Sürecinde İnovasyon:
Modül, sabit raylı kasa profiline tak–çıkar montaj prensibi ile yerleştirilir. Bu sistem hem kolay üretim, hem de yerinde hızlı kurulum imkânı sağlar. Gerektiğinde modül tek kişi tarafından sökülebilir, bakım veya yenileme süreci pratik biçimde yürütülebilir.
Kullanım Biçiminde İnovasyon:
Pencere, kullanıcı davranışına göre farklı senaryolara dönüşür. Sessiz bir okuma alanı, veranda, bitkisel alan veya kuş su yolu gibi çeşitli deneyimlere adapte olur. Bu yönüyle sistem, pasif kullanıcıyı aktif hale getirir; bireyin yaşam alışkanlıklarına göre şekil alan bir etkileşimli tasarım sunar.
Proje, iklimle uyumlu pasif bir sistem olarak kurgulanmıştır. Modül, yönlendirilebilir açıklıkları sayesinde mevsimsel koşullara adapte olur. Yaz aylarında dışa taşarak gölgelik sağlar, hava akışını artırır. Kış aylarında içe çekilerek ısı kaybını azaltır, cepheyle bütünleşir. Açılır cam yüzeyler doğal havalandırmayı desteklerken, enerji tüketimini minimuma indirir.
Kullanılan PVC profiller, Winsa’nın geri dönüştürülebilir Comfort Slide serisine aittir ve çevre dostu üretim prensipleriyle uyumludur. Sistemin sökülüp yeniden monte edilebilir yapısı, uzun ömürlü kullanım ve malzeme döngüsünü destekler. Güneş kırıcı ve yeşil yüzey ekleri, cephede mikro iklim etkisi yaratarak sürdürülebilir konforu güçlendirir.
Projede tüm sistem elemanlarında antrasit gri renk tercih edilmiştir. Bu ton, hem modern mimari dil ile uyum sağlar hem de çevredeki tarihi dokunun renk paletine tezat oluşturmadan çağdaş bir görünüm kazandırır.
Tasarım, Balat gibi tarihi ve sık dokulu bir yerleşim bölgesinde kurgulanmıştır. Bu bölgede konutlar dar parsellerde konumlanır, pencere açıklıkları sokakla çok yakın ilişki kurar. Sınırlı iç mekân metrekareleri, kullanıcıların yaşam alanlarını dışa taşma ihtiyacını artırır.
Bu bağlamda ‘RevoCumba’ projesi, mevcut yapı stoğuna entegre edilebilen, ek strüktürel müdahale gerektirmeyen bir çözüm önerir. Cumba geleneğini çağdaş bir sistemle yeniden hayata geçirerek hem yerel mimari belleğe saygı gösterir, hem de kentsel yoğunluk koşullarında yaşanabilirliği artırır.
Proje, dar sokak dokusunda yaşayan kullanıcıya gün ışığı, hava ve doğa ile temas imkânı sunarken, cephe estetiğine dinamik bir kimlik kazandırır. Bu yönüyle hem bireysel yaşam kalitesine hem de çevresel farkındalığa katkı sağlar.
‘RevoCumba’ hareketli cumba sistemi, gelenekselin duygusunu çağdaş üretimle buluşturan bir adaptif pencere tasarımıdır. Bir yandan geçmişin cumba kültürünü hatırlatırken, diğer yandan Winsa Comfort Slide sisteminin teknolojik altyapısını kullanarak sürdürülebilir, ergonomik ve kişisel bir kullanım deneyimi yaratır. Dar kentsel alanlarda dönüşebilen, yaşayan bir cephe elemanı olarak ‘RevoCumba’, pencereyi yeniden tanımlar. Artık yalnızca bir açıklık değil, ışık, hava, doğa ve insan arasında kurulan dinamik bir arayüzdür.