1. Ödül, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası ve Çevresi Mimari Proje Yarışması

1. Ödül, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Hizmet Binası ve Çevresi Mimari Proje Yarışması

PROJE RAPORU

Kent; algılanan fiziksel çevrenin yanı sıra, doğal çevrenin, kentli-kent ilişkisinin, kentlinin günlük aktivitelerinin şekillendirdiği bir bütündür. Tüm öğeleriyle bir kent, girift bir yapı tanımlar. Kentin fiziksel çevresi, kentteki sosyal yaşantıyı şekillendirdiği gibi, sosyal yaşantı da fiziksel çevrenin dönüşümünde ve gelişiminde direkt etkilidir. Benzer bir saptama doğal çevre kentli alışkanlıkları ilişkisi için de yapılabilir. Bu girift yapı, yeni ihtiyaçlar yaratarak kentin devingen yapısının sürekliliğini sağlar.

Tekirdağ merkez yerleşimi güneyde Marmara Denizi, kuzeyde D110 karayolu ile sınırlandırılmış bir yerleşimdir. Kent diğer birçok kıyı yerleşimi gibi kıyı boyunca lineer bir yapıda gelişmektedir. Mevcut kent merkezi; Hükümet Konağı, Belediye Binası, Zübeyde Hanım Parkı ve Orta Camii’nin etrafında yer almaktadır. Kent merkezi, kentlinin günlük hayatında önemli bir yere sahiptir. Kentlilerin; dinlenme, yeme-içme, ibadet etme, sosyalleşme vb. ihtiyaçları büyük ölçüde merkez ve yakın çevresinde karşılanır. Hükümet Konağı’nın önündeki meydan, gündüz ve akşam saatlerinde kentlinin toplandığı bir meydan niteliğindedir. Bu meydanda panolardan bilgi edinilir, büfelerden yeme-içme ihtiyacı karşılanır, meydanda ya da meydanın karşısındaki parkta, ağaç gölgelerinde dinlenilir. Tekirdağ’ın mevcut yapısında; bahsedilen meydan birçok ihtiyaca cevap vermesine rağmen, kentin çok odaklı olma potansiyelinin değerlendirilmeyişini göstermektedir. Bu noktada, 1/5000 nazım imar planı birtakım müdahaleler öngörmekte, kentin odak sayısının artırılmasını sağlamaya çalışmakta (Belediye Binası ve Hükümet Konağı’nın taşınması, kıyı düzenlemesi, sanayi yerleşiminin şehir dışına taşınması vb.), fakat yeni problemler ve eksiklikler yaratmaktadır. Yapılan tasarımla, saptanan problem ve eksikliklere çözümler önerilmiştir.

Kentsel Kararlar:

Tasarıma başlarken; mevcut kent özellikleri ve kabul edilen plan kararlarıyla kentin kazanacağı yeni özellikler dikkate alınmış, kente; kompakt yapıya sahip olması adına müdahaleler yapılması öngörülmüştür. Kabul edilen plan kararlarında, kentin merkez yerleşimi, kuzeyinde yer alan D110 karayolunun sınırına kadar yapılaşacaktır.

Kentin doğal yapısının önemli yapı taşlarından olan yeşil doku, kompakt kent fikrinin de başat öğelerinden biridir. Ulaşım kolaylığı ve işlev çeşitliliğinin yanı sıra, odaklar arasındaki yeşil sürekliliği de odakların birbiriyle olan ilişkisini kuvvetlendiren öğelerden biridir. Nazım imar planında, kentteki yeşil yoğunluğunun yetersizliği göz önüne alınmış, yeni odaklar yeşil sürekliliğiyle bağlanmak istenmiştir, fakat bu noktada mevcut kent merkezi bu bağlantılara uzak kalmış, yeşil yoğunluğu artırılamamıştır (Grafik 2). Dolayısıyla odaklar arasında yaratılan ağ sisteminin bütünlüğü de sekteye uğramaktadır. Yeşil alan önerisi yapmadan önce, mevcut ve planlanan yeşillerin (Grafik 1 ve 2); aktif ve pasif yeşil olma özellikleri dikkate alınmış, yapılan öneride bu bütünlük ve süreklilik korunmuştur. Mevcut kent merkezindeki boş alanların rekreatif amaçla değerlendirilmesi böylece merkezdeki aktif yeşil lekesinin büyümesi sağlanmıştır. Kent bütünündeki yeşil ağ sisteminin, mevcut kent merkezini de kapsaması adına, sahilde; Atatürk Bulvarı ve Fatih Sultan Mehmet Bulvarı, kent merkezinde; Hükümet Caddesi ve devamında Köse İlyas Caddesi’nde araç trafiği yavaşlatılmış, bu akslar boyunca yeşil yoğunluğu artırılmıştır. Bu akslara ek olarak tasarım alanının doğusunda, kuzey-güney doğrultusunda (Fatih Sultan Mehmet Caddesi’ne kadar) bir yeşil aks kurgulanmıştır (Grafik 3). Bahsedilen akslar, yol kenarı otoparklarının kaldırıldığı, trafiğin yavaşlatıldığı toplu taşımanın teşvik edildiği, yayaya daha fazla alan tanıyan, yürünebilir (walkable) hale getirilmiştir (Grafik 10). Kent bütününde, yeşil akslar ve yeşil alanlar dikkate alınarak belirlenen noktalara bisiklet durakları, topoğrafyanın zorunlu kıldığı yerlerde de bisiklet asansörleri yerleştirilmiş, bisiklet kullanımı teşvik edilmiştir (Grafik 9). Böylece karbon salınımının düşmesi, yeşil oranının artması sağlanmıştır. Planlama kararlarında kentin, D110 karayoluna kadar genişlemesi kabul edilmiştir. Bu karar, kent merkezinin kuzeyindeki tüm tarım alanlarının yapılaşma tehdidiyle karşı karşıya kalma ihtimalini ortaya çıkarır. Büyüyen kentin yaratacağı baskı neticesinde ortaya çıkacak, tarım alanlarının yapılaşması tehlikesine karşı önlem almak adına, D110 karayoluna paralel uzanan pasif bir yeşil bant önerilmiştir (Grafik 4).

Merkez yerleşiminin kent içi ve şehirlerarası ulaşım yönünden zaafları vardır. Kent içi ulaşım, yalnızca otobüslerle ve minibüslerle karşılanmaktadır. Şehirlerarası otobüs terminalinin kent merkezinin doğusunda, merkezle üniversite arasında konumlanması, şehirlerarası otobüslerin Fatih Sultan Mehmet Caddesi’ni ve Atatürk Caddesi’ni kullanmasına, kent-sahil ilişkisinin sekteye uğratmasına sebep olmaktadır (Grafik 5). Öncelikli olarak, otobüs terminali şehrin batısına, tren istasyonunun yakınına taşınmış, bu bölge ulaşım merkezine dönüştürülmüştür. Böylece şehirlerarası otobüsler kent merkezinden değil, çevre yolundan geçerek, şehir trafiğini ve sahil-kent ilişkisini etkilemeyecektir. Terminalin ve tren istasyonunun şehirle bağlantısının sağlanması ve kent içi ulaşım alternatiflerinin artması adına terminal ve üniversite arasında çalışan ve şehir merkezini çevreleyen hafif raylı sistem önerilmiş, kentin tamamına ulaşabilecek bir ring sistemi kurgulanmıştır. Bunlara ek olarak, büyüme izi dikkate alınarak kent bütününde otobüs durakları önerilmiştir (Grafik 6).

Bahsedilen kentsel müdahalelerin öncelikli hedefi, Tekirdağ merkez yerleşimini kompakt bir yapıda kurgulamaktır. Öncelikle kent bütününde odak noktaları belirlenmiştir (Grafik 7). Bu sayede kentte kamusal alan kullanımının çoğalması, çeşitliliği ve sürekliliğinin sağlanması hedeflenmiştir. Kente yeni odakların eklenmesinin yanı sıra, mevcut odakların dönüşümü de söz konusudur. Belediye binasının da yer alacağı yeni kent merkezi, sanayi bölgesi, tarım bölgesi, şehre eklenen yeni odaklardır. Dönüştürülmesi önerilen mevcut odaklardan biri olan mevcut kent merkezinin; sahip olduğu tarihi doku ön plana çıkarılarak tarih ve müze turizmine hizmet etmesi önerilmektedir. Kentle olan ilişkisi, ulaşım ve yeşil alan müdahaleleriyle kuvvetlendirilen sahil bandında, rekreatif alanlar artırılarak, bu odağın kentte bir çekim merkezi olması hedeflenmiştir. Belirlenen altı odak (Eski kent merkezi, yeni kent merkezi, üniversite, sahil bandı, tarım bölgesi, sanayi bölgesi) arasında yeşil sürekliliği, ulaşım kolaylığı ve işlev paylaşımı (kent içi işlev/odak alternatiflerinin artırılmasının) sağlanmış, kente; tüm odaklarının bir bütünün parçalarını oluşturduğu, kompakt bir yapı özelliği kazandırılmıştır (Grafik 8).

Tasarım Alanıyla İlgili Genel Kararlar:

Tasarım alanı; mevcut kent merkezinin doğusunda, henüz yapılaşmamış bir bölgede yer almaktadır. Alanın bu durumu, mevcut kent yapısıyla doğrudan ilişki kurmasının önünde bir engel olarak yorumlanmış, kentsel ölçekte kararlar alırken bu engelin ortadan kalkması başat kriter olarak belirlenmiştir. Yeni kent merkezinin öncelikli ihtiyaçları; mevcut kentle fiziksel temasının kurulabilmesi ve kent dinamizminin bir parçası haline gelmesidir. Fiziksel temasın sağlanabilmesi; alanın, kentin yapısal bütünlüğünün bir parçası olmasını gerektirmekte, bu da; kent bütününde sağlanması hedeflenen yeşil sürekliliğinin, ulaşım kolaylığının tasarım alanını da kapsamasını ve alanın işlev paylaşımındaki rolünün önemini ortaya çıkarmaktadır. Kentsel ölçekte alınan kararlarda, kent bütününde (tasarım alanını da kapsayan) yeşil sürekliliği ve ulaşım kolaylığı kurgulanmış, tasarım alanının; kent bütününde belirlenen odaklar arasındaki işlev paylaşımında rol sahibi olması sağlanmıştır.

Alan özelinde alınacak kararlar aşamalandırılmış; öncelikle alana yaklaşım, ardından alan içi işlev dağılımı ve bu dağılımın tasarım alanının çevresiyle kurduğu ilişki kurgulanmıştır. Alanın çevresindeki sokaklar ve kentsel karar aşamasında kurgulanan yeşil akslar, alanın içinde devam ettirilmiş, alanın kentin yapısal bütünlüğüne entegre olması sağlanmıştır (Grafik 13, 14). Tasarım alanı bütününde; yürünebilir alanlarda maksimum eğimin %5 olduğu topoğrafyaya müdahale edilmeyip, mevcut eğim kullanılmış, böylece engelli ulaşımına ve alan bütününde konforlu yaya ve bisiklet trafiğine olanak tanınmıştır. Alan içi tasarım yaklaşımı; alanın büyüklüğünün insan ölçeğinde değerlendirilmesini sağlayacak gridal bir sistem üzerinde kurgulanmıştır (Grafik 11). Gridal sistemin oluşturduğu yaya yolları, hem alan içindeki işlevsel bölümlenmeyi, hem de alan dışı dokudaki yolların alan içinde sürekliliğini sağlamaktadır. Amaç; bütünü var eden kent parçalarından kentin oluşması gibi, tasarım alanını da; alan içi işlevlere yönelik cevaplar üreten 4×4 metre büyüklüğünde modüllerle oluşturmaktır. Gridal sistem kullanılarak ve alan dışı dokudaki yolların sürekliliği sağlanarak alan bütününe yayılmış zonlar belirlenmiştir. Zonların işlevlendirilme sürecinin ve zonları oluşturacak modüllerin, mevcut kent merkezindeki insan alışkanlıklarından direkt referans alması sağlanmıştır. 520.000 m2’lik tasarım alanı; gezinme, dinlenme, alışveriş, yeme-içme, spor, piknik, sergi alanlarının birbiriyle direkt ilişki kurarak bir bütünün parçalarını oluşturacağı bir kurguyla tasarlanmıştır. Bu alanlar; mevcut kent merkezinde rastlanan; info panosu kullanımı, küçük satış birimlerinden gıda alışverişi, meydan ve çevresini dinlenme amaçlı kullanan halk yoğunluğu, hafta içi öğlen saatlerinde bile mevcut kent merkezinin kalabalık oluşu gibi verilerin değerlendirilmesi sonucu kurgulanmıştır (Fotoğraf-1, 2, 3, 4, 5). Bir araya gelerek bahsi geçen alanları oluşturacak modüller de, yine mevcut yaşam alanlarında gözlemlenen halk alışkanlıkları dikkate alınarak tasarlanmıştır. Bu modüller; kiosk, yeşil alan, sert zemin, oturma birimleri, bisiklet durakları, info ekranları, su öğesi, otopark çıkış birimleri, şeklinde işlevlendirilmiş ve tasarlanmıştır. Kuzeybatı-güneydoğu doğrultusunda konumlanan alan, 1/5000 Nazım İmar Planı’nda, bu doğrultuda uzanan iki park ve bu parklar arasında konumlanan kent meydanıyla birleşen bütünleşik bir kurguya sahiptir. Tasarlanan alanda bu kararlar korunmuş ve önceki adımda belirlenen zonlar aracılığıyla geliştirilmiştir (Grafik 12). Alanın kuzeybatı ucundan kent meydanına kadar uzanan parkın çevresindeki parsellerde, 1/5000 Nazım İmar Planı’nda belirtildiği gibi ticari işlevli yapılar ve alanın 24 saat yaşayan bir yer olması adına bu parsellerden sekiz tanesinde Konut + Ticaret yapıları tasarlanmıştır. Ticari yapılar, zemin katta halka direkt hizmet veren dükkânların kullanımına, üst katlarda da ofis kullanımına olanak tanıyacak şekilde kurgulanmıştır. Yapıların zemin katları arkatlı tasarlanmış, dükkân önlerinde yarı açık mekân seçeneği yaratılmıştır. Ticari yapıların parka cephe verenleri tek blok şeklinde kurgulanırken, çevre yollara cephe veren ve nispeten daha büyük parsele oturanları, mevcut kent merkezinde yer alan ve aktif kullanılan Rüstempaşa Külliyesi’ne referans vererek avlulu tipte tasarlanmıştır. Tüm ticari yapıların cephelerinde, kullanıcı tarafından farklılaştırılmayı (farklı renkte ve tipte panjur/cephe elemanı kullanımı) amaçlayan ve buna altlık oluşturan gridal bir cephe düzeni önerilmiştir. Ticari birimlerin cephede kullanacağı tabelalar, tektipleştirilmiş ve yerleri belirlenmiştir, bu sayede potansiyel görüntü kirliliği engellenmiştir. Konut + Ticaret yapıları, karşılıklı iki parselin bir araya geldiği bir kurguda, alanın dört farklı yerinde konumlanmaktadır. Bu yapıların zemin katları yine arkatlı tasarlanmış ve dükkânların kullanımına ayrılmış, üst katların ise konut olarak kullanılması planlanmıştır. Tıpkı ticari yapılarda olduğu gibi, Konut + Ticaret yapılarında da; kullanıcı tarafından farklılaştırılması beklenen (hareketli ahşap güneş kırıcı kullanımıyla) ve buna olanak tanıyacak şekilde gridal düzende cephe tasarlanmıştır.

Kent meydanı, kuzeybatı ve güneydoğuda iki adet parkla, güneybatıda belediye binasıyla, kuzeydoğuda da resmi kurum yapısıyla sınırlandırılmış bir alana yerleşmektedir. Konumu itibariyle, belediye binasının güneybatısından alana yaklaşan aksın üstünde yer alan meydan, çevresindeki kentsel öğeleri birbirine bağlayan ve tüm öğelerin ortak toplanma noktası özelliğinde bir meydandır. Mevcut kent merkeziyle yeni kent merkezini birbirine bağlayan akslardan biri olan Sosyo-Kültürel Aks (bu aksın güneyinde, benzer özellikli iki yeşil aks mevcuttur, bu akslar, alana yaya ulaşımını teşvik edecek şekilde, yavaşlatılmış trafiğe sahip olan, yeşil yoğunluğunun fazla olduğu akslardır) alana ulaştığında Kentsel Yaşam Koridoru’yla birleşerek, meydanı belediye binasının güneybatısındaki sosyo-kültürel alanla ve sağlık yapısıyla, resmi kurum yapısının kuzeydoğusundaki raylı sistem istasyonu ve otobüs durağıyla bağlamaktadır. Meydanın kuzeybatısında ve güneydoğusunda yer alan parklardaki yeşil izin meydana taşması sağlanmış, böylece meydanın ve parkların sınırları erigen hale getirilmiş, süreklilik sağlanmıştır. Alana araçla yaklaşımın, Sosyo-Kültürel Aks’ın kuzeybatısındaki araç yolundan sağlanması öngörülmüş, 1/5000 Nazım İmar Planı’nda yer alan bat-çık korunmuştur. Bu sayede; alana gelen taşıtların, meydanın altında kurgulanan 1000 araçlık otoparka ulaşması, park ve meydan arasındaki ilişkiyi bozmaması sağlanmıştır. Kent meydanının altında tasarlanan otoparkın çatı döşemesi, meydanda korunan doğal eğime paralel olarak kurgulanmış, otopark; araç rampasına park edilebilen bir iç kurguya sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Alanın güneydoğusunda yer alan park, kent bütününde yaratılan yeşil sürekliliğinin, yeni kent merkezindeki parçası niteliğindedir. Bu park, içinde piknik alanlarının, su öğesinin, spor alanlarının, gezinti parkurlarının, botanik serginin yer aldığı bir kent içi parktır. Meydanla direkt ilişki kurması, yeni kent merkezinin bir cazibe merkezi olması açısından önemli bir faktördür.

Peyzaj Prensipleri:

Tasarım; kentin, bütün yapıtaşlarıyla kompakt bir yapı kurgulamasını hedefler. Alan bütününde alınan peyzaj kararları da bu kurgunun sürekliliğini sağlamak adına, 4×4 metrelik modüllerin bir araya gelmesiyle tasarlanmıştır. Bu yöntemle, zemin döşemesi çoğulluğuna, çeşitliliğine sahip bir tasarım elde edilmiştir. Farklı sert zemin ve yumuşak zemin karakterleri bir bütünü oluşturacak şekilde bir arada kurgulanmıştır. Küp taş, Bazalt kaplama gibi kaplamalar, yumuşak zeminlerle kombine edilmiştir.

Tekirdağ, bitkilerin soğuğa dayanıklılık haritasında 8b bölgesinde yer almaktadır. Alanın peyzaj kararları alınırken, bitki türleri bu kriter göz önüne alınarak seçilmiştir. Bu kritere göre; Salix babylonica, Gleditsia triacanthos form inermis, Ulmus parvifolia, Liriodendron tulipifera, Ceanothus impressus, Myrtus communis ve Pittosporum tobira bitkileri tercih edilmiştir.

Mimari Tasarım Kararları:

Tasarım; bahsedilen kentsel kararların sürekliliğine katkı sağlama hedefinin yanı sıra, klasik bir belediye binasını sorgulayan bir tavırla kurgulanmıştır. Kentsel yaşamın merkezinde, bütün haşmetiyle varlığını hissettiren, yalnızca işi düşenin mecburen uğradığı, mesai saatleri dışında kent içinde ulaşılamaz bir hacim tanımlayan, kentten ve kentliden kopuk bir belediye binası yerine; ölçeğinin büyüklüğünü, kendi sınırlarını eriten bir avantaja çeviren, kentsel yaşamın içinden akıp geçmesine olanak tanıyan, katılımcılığı teşvik eden, bununla beslenen, halka ait, halkın sözünü söyleyen bir yapı tasarlamak hedeflenmiştir.

Bahsedilen tasarım kararları doğrultusunda; Belediye Binası, zemine oturan bir yapı yerine, zemini kentliye bırakan bir forma sahip olacak şekilde tasarlanmıştır. Farklı karakterde işlevleri bir arada bulundurması amaçlanan yapının; formuyla, hem kentsel kararları göz önünde bulunduran, hem de yapı içi hiyerarşik kurgunun gerekliliklerini yerine getiren bütüncül bir tavra sahip olması sağlanmıştır. Bu karar ışığında, yapı içi kurgunun bağlayıcı karakteri niteliğinde bir Arayüz tasarlanmıştır.

Arayüz, zemin kotundan 4 metre yukarı kalkarak, zemin kotundaki kentsel yaşam kurgusu üstünde bir saçak görevi görür. Bu sayede, zemin kotunda yaratılan Kentsel Yaşam Koridoru ve Sosyal Yaşam Avlusu’nda konfor artar, kent dinamizmi belediye binasıyla bütünleşir. Kentsel Yaşam Koridoru, belediye birimlerinin yoğun temposuyla, kentsel yaşamın devingenliğini birbirinden ayırırken, belediyenin ve kentsel yaşamın birbirine dokunduğu, katılımcı bir ortam yaratır. Fiziksel özellikleriyle bir sokak ortamına sahip olması sağlanan Kentsel Yaşam Koridoru; mesai saatlerinde, zemin kotunda belediye birimleriyle, zemin kotundaki diğer işlevleri birbirinden ayırırken, mesai saatleri dışında yapının zemin kotunun tamamının bir bütün olarak yaşamasını sağlar. Bu, belediye birimlerinin kullanımındaki bazı işlevlerin mesai saatleri dışında dönüşümüyle desteklenir; örneğin, zemin kotta bulunan ve kent meydanına cephe veren yemekhane, mesai saatleri dışında restoran olarak halkın kullanımına açılır. Koridor boyunca; kütüphaneyle, bisiklet durağıyla, sergi salonuyla, Sosyal Yaşam Avlusu’yla, kafeyle, konferans salonunun ve çok amaçlı salonun fuayeleriyle ve aynı zamanda belediye binasının girişiyle karşılaşılır. Bu kurgu, belediye kurumunun, kentsel yaşamın içinde, keskin ayrımları olmaksızın var olmasını sağlar. Konferans salonu, çok amaçlı salon ve kafe, kot farkı kullanılarak yaratılan Sosyal Yaşam Avlusu’nun sınırlarını tanımlar. Konferans salonu ve çok amaçlı salonun fuayeleri, istenildiğinde Sosyal Yaşam Avlusu’na ve Kentsel Yaşam Koridoru’na açılarak sokağa taşar. Benzer şekilde, çok amaçlı salon da, yapının güneydoğusunda tasarlanan Açık Etkinlik Alanı’na açılır ve kentsel mekanla bütünleşik çalışır. Sosyal Yaşam Avlusu, Açık Etkinlik Alanı’yla Kentsel Yaşam Koridoru’nu birbirine bağlayarak, Arayüz’ün altındaki kentsel alan sürekliliğini sağlar. Yapının kentsel boşlukları, yalnızca geçilip gidilen mekânlar yerine; sokağa taşan kafenin, sergi salonunun davetkârlığıyla karşılaşılan, kitap okumak için uğranan, bir organizasyon sonrası davetlilerin kutlama yaptığı, kreşteki çocukların oyun oynadığı, yemek sonrası açık havada çay içmek için çıkılan, konforlu mekânlar tanımlar. Böylece yapı; zeminde farklı işlev alternatifleri ve mekânsal çeşitlilik yaratarak konforlu bir fiziksel çevre yaratır ve belediye binasını bir çekim alanına dönüştürür.

Zeminden 4 metre yukarıda konumlanan Arayüz, içinde belediyenin yönetim birimlerini, meclis salonunu ve belediye birimlerini barındırır. Konforlu mekânlar yaratmak ve gün ışığının maksimum kullanımını sağlamak adına boşluklu bir forma sahip olan Arayüz, zeminde tasarlanan Hayat’ların sürekliliğini sağlar. Belediye programının yoğunluğunu karşılama hedefiyle tasarlanan Ofis Bloğu, yapının çevreyle kurduğu ilişkiyi şekillendirecek ve manzaraya yönelecek şekilde, Arayüz’e eklemlenir. Blok; zemin kotta, yapının kuzeybatısında kalan araç trafiğiyle yapının zemin kotunda yaratılan Kentsel Yaşam Koridoru’nu birbirinden ayırır, yapının kuzeybatısında servis ve otopark girişleri için mekân tanımlar, Sosyo-Kültürel Aks’ı Kentsel Yaşam Koridoru’na, dolayısıyla kent meydanına yönlendirir. Böylece, yapı bütününde yer alan tüm işlevler hiyerarşik bir kurguya sahip olur. Bu kurgu, Arayüz sayesinde bir bütün halinde işler, yapının tamamında sirkülasyon bütünlüğü ve kolaylığı sağlanır.

Yapı, inşası ve kullanımı süresince sürdürülebilirlik ilkelerine sadık kalacak şekilde tasarlanmıştır. 8×8 metrelik akslar üstüne yerleştirilen yapının, bu sayede, modüler bir forma sahip olması ve ihtiyaç halinde birimlerde değişiklik yapılabilme ihtimalini yaratması sağlanmıştır. Gün ışığından maksimum oranda fayda sağlaması adına Arayüz’de boşluklar açılmış, Ofis Bloğu’nda, blok boyunca devam eden bir atrium yaratılmıştır. Yapının ısı verimliliğini optimum seviyede tutmak adına, kuzeye yönelen cephelerde, ofis birimlerinin ihtiyaç duyduğu şeffaf yüzeyleri azaltmadan, kapalı yüzeyler yaratılmış, ritmik bir cephe tasarımı kurgulanmıştır. Güneye yönelen cephelerde ise; hareketli güneş kırıcılar kullanılmış, bu sayede, yapının dinamik ve ritmik bir cepheye sahip olması sağlanmıştır. Yapı, Arayüz’ün çatısına yerleştirilen fotovoltaik güneş panelleri sayesinde kendi enerjisini kendi üreten, kendi kendine yeten özellikte tasarlanmıştır. Yine Arayüz’ün çatısında, yağmur suyunun yapı içinde belli noktalara yerleştirilen su depolarına toplanmasını sağlayan sistem kullanılmış, biriktirilen suyun bitkilerin sulanmasında ve yapı içindeki pis su kullanımında değerlendirilmesi sağlanmıştır. Neticede Arayüz, Ofis Bloğu’nu, konferans salonunu, çok amaçlı salonu, başkanlık girişini, yemekhaneyi, kreşi, sergi salonunu, kütüphaneyi ve belediye birimlerini birleştiren, bağlayıcı bir eleman olmasının yanında, yapının sürdürülebilir bir yapı olmasında da başrolü üstlenir.

Etiketler

Bir cevap yazın