Sinan Şerifoğlu Mimarlık'ın "Kadıköy Belediyesi Hizmet Binası Mimari Proje Yarışması" için tasarladığı proje, 1. mansiyon ödülünü kazandı.
Yarışma alanı ve çevresi, kentsel açıdan yüksek yoğunluklu, karma kullanımlı ve dinamik bir bölge olarak tanımlanabilir. Çevresinde yoğun konut dokusu, ticari yapılar ve kamusal alanlar bulunmaktadır. Alan, Marmaray ve metrobüs gibi kentsel ölçekte yüksek kapasiteye sahip toplu ulaşım hatlarının kesişim noktasında bulunmaktadır.
Bununla birlikte bölgede yapılması planlanan Maltepe-Üsküdar tramvay hattı projesi ve Yenidoğan-Söğütlüçeşme metro hattı bölgeyi önemli bir aktarma merkezi hâline getirecektir. Bu bağlamda yarışma alanı, çevresindeki iş merkezleri ve kentin cazibe noktalarına olan yakınlığı nedeniyle yoğun bir kentsel odak noktası olma potansiyeline sahiptir.
Tasarım yaklaşımı, yarışma alanının yaya yoğunluğu yüksek bir bölgede yer almasını dikkate alarak, kentsel kamusal alanlarla belediye ofislerini belirli bir mekânsal düzen içerisinde bütünleştirmeyi hedeflemektedir. Bu doğrultuda, yukarıda bahsi geçen ulaşım hatlarının kesişim noktasında – yarışma alanının güneydoğusunda – kamusal bir meydan oluşturulmuştur. Sosyal işlevlerin alanın çeperine, belediye ofislerinin ise merkeze konumlandırılması ise iki temel ilkeye dayanmaktadır:
1. Kamusal ve Kurumsal Alanların Ayrıştırılması
Yarışma alanının çevresindeki yoğun yaya hareketi göz önünde bulundurularak, sosyal işlevler halkın doğrudan erişimine açık, kamusal kullanımı teşvik eden bir yapı içinde tasarlanmıştır. Bu işlevler, kafe, sergi alanı, etkinlik mekanları ve halkın yararlanabileceği sosyal donatıları içermektedir. Bu yaklaşım, belediye hizmetlerinin kentle etkileşimini artırırken, kamusal alanları daha erişilebilir kılmayı hedeflemektedir.
Öte yandan, belediye ofisleri, belirli bir düzen ve işleyiş gerektiren kurumsal mekânlar olduğundan, kontrollü giriş çıkışa sahip, daha içe dönük bir organizasyonla merkeze yerleştirilmiştir. Bu yerleşim, çalışanların daha verimli bir çalışma ortamına sahip olmasını sağlarken, belediye hizmetlerine ihtiyaç duyan vatandaşların da yönlendirilmesini kolaylaştırır.
2. Kullanıcılar Arasında Mekânsal Hiyerarşi Oluşturulması
Bu yerleşim düzeni, kullanıcıları farklı mekânsal katmanlara ayırarak kontrollü bir geçiş süreci oluşturur:
Tamamen Kamusal Alanlar (Sosyal İşlevler): Alanın dış çeperinde konumlanan ve herkesin serbestçe erişebileceği mekanları içerir. Burada, halka açık sosyal aktiviteler ve belediyeye bağlı kültürel işlevler bulunabilir.
Yarı-Kamusal Alanlar: Geçiş bölgesi olarak işlev gören hem belediye çalışanlarının hem de vatandaşların kullanabileceği mekanları kapsar.
Kurumsal Alanlar (Belediye Ofisleri): Merkezde yer alarak daha kontrollü bir erişim düzenine sahip olan bu alanlar, belediye çalışanlarına yönelik işlevleri barındırır. Bu düzenleme, çalışanların daha verimli bir çalışma ortamına sahip olmasını sağlarken, halkın belediye hizmetlerine erişimini belirli noktalarda odaklar.
Bu mekânsal organizasyon, belediyenin kamu hizmetleriyle halk arasındaki etkileşimi dengeli bir şekilde kurgulamasını sağlarken, kurumsal işleyişin de kesintisiz devam etmesine olanak tanır.
Başkanlık binası, alanın kuzeydoğusunda konumlandırılmıştır. Tramvay hattı bu bölgede doğal bir sınır oluştururken, tasarımda öngörülen peyzaj düzenlemeleri de bina çevresinde güvenliği destekleyici bir tampon alan işlevi görmektedir. Tasarımda, mevcut bina girişlerinin konumları korunarak, kentsel hafızayla süreklilik sağlanmıştır.
Tasarıma yön veren temel prensiplerden biri, yalın ve esnek bir mekânsal organizasyon oluşturmak olmuştur. Bu doğrultuda, yapı iç avlulu ve galerili bir plan şemasıyla kurgulanmıştır. Merkezde yer alan avlu, hem doğal ışık ve havalandırma açısından bir çekim noktası yaratırken hem de iç mekânlarda açıklık ve ferahlık hissini güçlendirmektedir.
Ofis hacimleri modüler bir sistemle tasarlanarak, zaman içinde farklı ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde esneklik sağlanmıştır. Bu modüler yapı sayesinde mekânlar, değişen işlevsel gereksinimlere kolayca uyum sağlayabilir; büyüyebilir, bölünebilir ya da yeniden organize edilebilir.
Plan şeması, yalın bir kare form üzerinden geliştirilmiş, böylece hem mekânsal algıyı sadeleştirerek ziyaretçilerin ve dış kullanıcıların yapıyı kolayca kavraması sağlanmış hem de güçlü bir mimari kimlik oluşturulmuştur. Kare planın sağladığı düzenli ve net mekânsal kurguyla, kullanıcı deneyimi sezgisel ve akıcı hale getirilmiştir. Bu yaklaşım, erişilebilirlik, esneklik ve zamansızlık gibi önemli tasarım kriterlerini bir araya getirerek, mekânın uzun vadeli işlevselliğini desteklemektedir.
Ofis yapısında, iç avlu ve dışarıya açılan teraslar ile zengin bir mekânsal deneyim oluşturulmuştur. İç avlu, yapı içinde doğal ışık ve hava akışını destekleyerek hem çalışanlar hem de ziyaretçiler için ferah ve dingin bir atmosfer sunar. Gün içinde değişen ışık oyunları, avlunun yaşayan bir mekân haline gelmesini sağlarken, buradaki yeşil dokular ve oturma alanları çalışma ortamına doğallık ve huzur katar.
Dışa açılan teraslar hem bireysel hem de ortak kullanımlara uygun esnek alanlar sunarak ofis yaşamına çeşitlilik kazandırır.
Çalışanlar için açık havada çalışma, sosyalleşme veya dinlenme imkânı sağlayan bu mekânlar, yoğun iş temposu içinde nefes alabilecekleri alternatif noktalar yaratır. Ayrıca, ziyaretçiler için ofis mekanını daha davetkâr ve erişilebilir hale getirerek mekânsal deneyimi zenginleştirir.
Bu mekânsal kurgu, kapalı ve açık alanlar arasında akışkan bir ilişki kurarak, monoton çalışma düzenini kıran, ilham verici ve esnek bir iş ortamı oluşturur. Böylece hem bireysel verimlilik hem de sosyal etkileşim desteklenerek, kullanıcıların fiziksel ve zihinsel konforu ön planda tutulmuştur.

Mamurbaba Evi
Mansiyon, Ankara Keçiören Belediyesi Fatih Stadı Alanı Tasarımı Fikir Projesi Yarışması
Mansiyon, Architectural Tribute to Nature : Nature Museum Pavilion Competition
1. Ödül (Ulusal Aşama, İtalya), Saint-Gobain Mimarlık Öğrenci Yarışması 2026
Mansiyon, Candelo Urban Link Competition 2026