3. Mansiyon, Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması

Miskavi Architecture Studio'nun "Trabzon Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Merkezi Ulusal Mimari Proje Yarışması" için tasarladığı proje, 3. mansiyon ödülü kazandı.

Proje Raporu:

Trabzon Kültür & Sanat Merkezi: Kentsel Bir Kasnak Yapısı

BAĞLAM:

Proje alanı, denize paralel katmanlaşan kent morfolojisinde eski-yeni kent geçiş bandında yer almaktadır. Alan çevresinin genel karakteri, tarihi kent dokusundan kalan anıtsal yapılar ile yeni yapılaşmanın süperpoze edildiği, araç odaklı kent düzenlemeleri ile parçalanmış, zaman içerisinde yapılan eksiltmeler sonucu sınırlarıyla ara ilişkileri tanımlanmamış bir kent mozaiği olarak tariflenebilir.

Öneri, çevresinde yer alan kent adalarını, anıt yapı öbeklerini ve parçacıl açık alanları, yüksek kültür ve gündelik kentli yaşayışını harmanlayan, kenti çalıştıran, tanımlı etkinlikler dışında açık uçlu bir kamusal alan olarak kullanılabilen, kullanım sürekliliğini destekleyen bir kültür- sanat merkezi yapısı ile canlandırmayı ve tamamlamayı hedefler.

KENT İLİŞKİLERİ:

Proje, kentin iki ana arterinin kesişiminde konumlanması sebebiyle potansiyeli ve görünürlüğü yüksek bir noktadadır. Ancak mevcut durumdaki kent planlaması araç trafik optimizasyonunu önceliklendirmiştir.

Kentsel yaklaşım, alan ve çevresindeki bağlantıları yükseltilmiş kesitli geçitler, yol dönüş çaplarının azaltılarak araçların yavaşlatılması, toplu taşıma ve yaya yoğunluğu yüksek “arzu” rotalarında kaldırımların genişletilmesi ve kesintiye uğrayan Gülbahar Hatun Camii’den Zağnos Vadisi Parkı bağlantısının yeniden kurgulanması gibi stratejik müdahaleler üzerinden engelsiz erişimi destekleme odaklı kurgulanmıştır.

KÜTLE YAKLAŞIMI:

İhtiyaç programında yer alan salonların yalnızca seyirci ve sahne alanları, parselin taban alanının üçte ikisini kaplamaktadır. Bu yoğunluğun, tek plan düzleminde yerleşilmesi halinde zemin kotunda kent işlevlerine alan kalmayacağı görülmektedir. Bu sebeple, salonların bağımsız kullanıma yönelik ihtiyaçlar da göz önünde bulundurularak salonların kesitte ayrıştırılmasına karar verilmiştir.

Yapının ağırlık merkezi, alanın güneyine konumlanarak kent silüetine ikonik bir yapı eklenmesi hedeflenmiştir.

Alanın kuzeyinde ise Atapark ve Zağnos Vadisi ekosistemleri, günlük kentli kullanımına açık kara kutu, atölye alanları ve seyir terasları barındıran bir kültür meydanı olarak tasarlanmıştır.

+32.00 kotundaki meydandan, farklı kotlarda yer alan yaya erişim noktalarına Opera & Bale Salonu altında yer alan bir mekânsal omurga üzerinden bağlantılar kurgulanmış, esnek mekanlar barındıran, kentli kullanımına açık bir kültür topografyası oluşturulmuştur.

Tiyatro Salonu ve Karakutu girişleri meydana açılan +32.00 kotunda, Opera & Bale Salonu +41.00 kotunda konumlandırılmıştır.

SİRKÜLASYON:

Kentli ve izleyici sirkülasyonu, salonların ilgili fuaye kotlarına bağımsız girişlerle sağlanmış, iki salon arasında yer alan asansör çekirdeği ve açık merdivenler ile birbirine bağlanmıştır.

Depo ve otopark girişleri, araç trafiğini ana arterden uzaklaştırarak İmaret Hamam Sokağı’nda kurgulanmıştır.

Dekor depoları plan bazında ayrıştırılarak iki ayrı dekor girişi ve dekor asansörleri ile salonların bağımsız çalışabilmeleri sağlanmıştır.

Sanatçı-VIP girişleri, otopark ve +32.00 kotlarından tüm katlara genel kullanıcı sirkülasyonu ile çakışmadan erişim sağlayacak şekilde doğu cephesinde konumlandırılmıştır.

SALON KURGULARI:

Tiyatro Salonu, dikdörtgen formda, balkonlu seyirci yerleşimine sahip, çerçeve sahne düzeninde çalışan tam donanımlı bir tiyatro yapısı olarak ele alınmıştır. Drama ve konuşma ağırlıklı salonlar için akustik kaynaklarda önerilen yaklaşık 4–5 m³/koltuk ölçeğiyle uyumlu şekilde çözümlenmiştir.

Opera & Bale Salonu balkonsuz ve dikdörtgen formda kurgulanmıştır. Balkonsuz kurgu, salon içindeki akustik sürekliliği arttırmak, at nalından ziyade dikdörtgen form ise yan duvarlardan gelen erken yansımaların yönünün ve gecikme sürelerinin daha öngörülebilir olması ve ses enerjisinin yanal doğrultulardan desteklenmesi için tercih edilmiştir.

Yarışma şartnamesindeki kapasitenin tek parter seviyesinde karşılanması salonun kütle yerleşiminden kaynaklı statik çözümlerinde daha homojen, denetlenebilir ve ekonomik bir çözüm oluşturulmasını sağlamıştır.

Etiketler

Bir yanıt yazın