1. Mansiyon (Eyüpsultan, Merkez: Aşevi ve Mahalle Evi), Sosyal Merkezler Mimari Proje Yarışması

1. Mansiyon (Eyüpsultan, Merkez: Aşevi ve Mahalle Evi), Sosyal Merkezler Mimari Proje Yarışması

MİMARİ RAPOR

Türk Evi’nin Soyutlanmış Çağdaş Bir Yorumu ve İmgesel Bir Nesneye Dönüşümü : HALKIN EVİ Eyüpsultan, Merkez : Aşevi ve Mahalle Evi

HALKIN EVİ / KOLEKTİF BİR EV

Sosyal Merkez, işlevi ve hayal edilen kullanım senaryosu gereği bölge halkı için kolektif bir ev olarak yorumlanmıştır. Hem imgesi hem iç kullanım şemasındaki kılavuz tasarım prensibi bir “ev” tipolojisinin yeniden yorumudur. Yarışma arsasının bulunduğu özgün topoğrafya ile tasarım ürünün bölge dokusu ile kavraşarak kendi imgesi ile manzaraya karışması hedeflenir.

Sosyal Merkez; coğrafya ile silüette, dokuda ve kesitte kavraşan yapı formunu ve kullanım senaryosu gereği kolektif bir evin çağdaş yorumunu kompozisyonlaştırmalı.

TOPOĞRAFYA İLE SİLUETTE, DOKUDA, KESİTTE KAVRAŞMAK

Yarışma arsasındaki özgün topografik özellikler daha geniş ölçekte bakıldığında bir manzarayı tarifler niteliktedir. Bu durum, konumu gereği yarışma arasasında yapılacak herhangi bir mudehalenin coğrafya niteliğine nüfuz edeceğini öngörür.

Doğu yönünde Kaşgari Sokağı ile Eyüpsultan mezarlığına komşu ve yukarı çıktıkça Pierre Loti’ye bağlanan , Güneybatı yönünde yamaca dogru manzara veren yarışma arsasında , “arsa ne olmak istiyor?” sorusu sorulmuş ve öklidyen geometri ile kabaca bir üçgen form kendini göstermiştir. Üçgen bir form yer örtüden oraya aitmişçesine yükselir ve adeta yontularak zengin perspektifler ve kullanım senaryoları tasarlanır. Bu yontulma sürecinde üçgen ana formun izdüşümünde bulunan İstanbul’un en alçakgönüllü simgelerinden heybetli Erguvan ağacı korunmuş ve açık kapalı mekanların kurgusunun özünü oluşturmuştur. Arsada bulunun çok sayıdaki yeni dikilmiş genç servi ağaçlarının yeri değiştirilmiş ve hepsi korunmuştur. Yapı, yüksekliği ve kütlesi itibariyle uzaktan bakıldığında üçgen formlu uçan bir cumba imgesi ile belirir. Bu cumba 1. katın kendisidir ve altta zemin kotunun üstünü örterek korunaklı halk terasını tanımlar.

TÜRK EVİ’NİN HALKIN EVİ OLARAK YORUMU

Sosyal merkezin halkın ortak kullanımlı kolektif bir evi olarak yorumlanması ve bağlamına aidiyetinin önemi tasarımın ana kurgusunu belirler. Bu kurgu belirlenirken geleneksel Türk Evi verneküler bir mimari tipoloji olarak ele alınır ve yeniden yorumlanır. Tasarım süreci Türk Evi tipolojisinin soyutlanarak imgesel bir nesneye dönüşümünün seyridir.

Sofa plan tipi ile iç mekanların zengin ve serbest kullanımı,
Eş boyutlu pencere dizileri ile cephenin incelikli tek modülasyon çözümüyle sadeleşmesi,
Çatı saçakları ile Türk Evi imgesini kuvvetlendirmesi,
1. kat kütlesinin adeta bir cumba gibi Güneybatı yönüne başını uzatması ve
Türk Evi’ndeki “hayat”ın zemin kat kotunda halk terası olarak yorumlanması ile bazı ögeler öne çıkar.

Zemin ve 1. katta ahşap malzeme kullanımı ile tekrarlayan modülasyon dizisi ve tanımlı dolu-boş oranı belirgindir. 1. Bodrum/ Alt Zemin kat arsanın güneybatı yönünde kot farkı sebebiyle toprak üstüne çıkar ve cephede pencere olmaksızın açılan avlular kurgusu ile zemin ve 1. kattan ayrışır. 1. Bodrum / Alt Zemin kat imgesi itibariyle kunt bir baza oluştururken, Zemin ve 1. katlar ise narin bir kağıt uçak gibi bu bazanın üstüne konar.

 

Etiketler

Bir cevap yazın